DOSYA: KARAR ANALİZLERİ · 2026
076 analiz
Karar Analizleri
Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararlarının fikri mülkiyet hukuku perspektifinden analizi — ilke, gerekçe ve uygulama sonuçları.
MARKA HUKUKU
13 ANALİZ
Müktesep Hakta Süre ve Asli Unsur Ölçütü
Markada müktesep hak iddiasının kabulü için dayanak markanın tescil tarihi ile yeni başvurunun tarihi arasında yeterli sürenin geçmesi ve önceki marka ile yeni başvurunun asli unsurlarının aynı olması gerekir. Bu iki koşuldan birinin eksikliği müktesep hak iddiasını düşürür.
Marka Hakkında Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı
Sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bilen ya da bilmesi gereken marka sahibi, birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalırsa, sonraki marka kötüniyetle tescil edilmiş olmadıkça artık hükümsüzlük ileri süremez. Beş yıllık sürenin dolup dolmadığı mahkemece somut biçimde hesaplanır; süre dolmamışsa hak ayakta kalır.
Marka Tecavüzünde Tazminat ve Kümülatif Koruma: Yargıtay'ın Sınırları Netleştirdiği Karar
Tescilli markanın SMK ile korunduğu hallerde, TTK haksız rekabet hükümleri ancak tescil kapsamı dışında kalan ek unsurların ihlali halinde uygulanabilir. Kümülatif koruma otomatik değildir.
Nike v. StockX: Vault NFT, First Sale Doktrini ve Marka Tükenmesinin Dijital Sınırı
Vault NFT'lerin marka tecavüzü iddiası bakımından Nike'ın özet hüküm talebi reddedildi; ancak StockX'in Nike soruşturmacılarına sattığı 4 çift ile bir müşteriye sattığı 33 çift toplam 37 kopya ayakkabı yönünden taklit (counterfeit) sorumluluğu sabit görüldü. Augustos 2025'te taraflar gizlilik şartlı sulhle bütün davayı kapattı. Karar; NFT bağlantılı ikincil pazar modelinin marka hukuku açısından gri alanını ve Vault NFT yapılarında "physical-linked NFT" argümanının jüri huzurunda test edilmesi gerektiğini tescil etti.
Yuga Labs v. Ripps: NFT Sanat Protestosu Savunmasının Marka Tecavüzü Karşısında Reddi
RR/BAYC NFT koleksiyonu, Bored Ape Yacht Club markasıyla aynı dijital görseli işaret ederek tüketici karıştırılması yaratmıştır. Rogers v. Grimaldi testinin "sanatsal ifade" eşiği uygulanamaz; çünkü taklit bir el çantasının satışı kadar sanatsal değildir. Toplam $8.895.346,50 tazminat: $1.375.362,92 disgorgement + $200.000 cybersquatting statutory damages + $6.983.432,62 avukatlık ücreti. Daimi ihtiyati tedbir verildi. Karar 2024'te Ninth Circuit'in bozma kararıyla tartışmaya açıldı ve sonrasında taraflar sulha vardı.
Google France v. Louis Vuitton: Anahtar Kelime Reklamcılığında Marka Kullanımının Sınırları
Reklam veren bir markayı anahtar kelime olarak satın aldığında, reklam ortalama internet kullanıcısının ürünün marka sahibinden mi yoksa üçüncü kişiden mi geldiğini anlamasını engelliyor veya güçleştiriyorsa marka tecavüzü oluşur. Anahtar kelime reklam hizmeti sağlayıcısı (Google), depoladığı işareti Direktif 89/104 md. 5 anlamında kendisi kullanmış sayılmaz; ancak Direktif 2000/31 md. 14 barınma istisnası yalnızca verilere bilgi veya kontrol sağlayan 'aktif rol' üstlenmemiş sağlayıcılar için uygulanır.
Hermès v. Rothschild: NFT Formundaki Dijital Eserlerde Marka Koruması ve Rogers Testi
Bir dijital eser sanatsal ifade unsuru taşısa dahi; tanınmış markayı *açıkça yanıltıcı* (explicitly misleading) biçimde kullanıyorsa Lanham Act kapsamında marka tecavüzü, sulandırma ve cybersquatting sorumluluğu doğar. Rogers v. Grimaldi testi NFT formatına uygulanır; ancak ortalama tüketicinin kaynağı yanıltıcı biçimde algılayacağı hâllerde First Amendment koruması ortadan kalkar. Jüri kararı Hermès lehine $133,000 tazminat (110.000$ kâr/komisyon + 23.000$ cybersquatting).
L'Oréal v. Bellure: Karşılaştırmalı Reklamda Tanınmış Markanın İtibarından Haksız Yarar
Tanınmış markanın ayırt edici karakterinden veya itibarından haksız yarar sağlama; Direktif 89/104 md. 5(2) anlamında karıştırılma ihtimalinin veya markanın ayırt edici karakteri ya da itibarına zarar verilmesinin varlığını gerektirmez. Karşılaştırmalı reklam listelerinde tanınmış markanın taklit/koku eşdeğeri olarak gösterilmesi, Direktif 84/450 md. 3a(1)(h) kapsamında izin verilen reklam dışındadır ve marka sahibi bu kullanımı yasaklayabilir.
Karşılaştırmalı Reklamda Marka Kullanımı: Yargıtay'ın Dürüstlük ve Yanıltıcı İzlenim Standardı
Karşılaştırmalı reklamda rakibin tescilli markasının kullanımı tek başına ihlal teşkil etmez; ancak dürüstlüğe aykırı kullanım veya yanıltıcı izlenim varsa, bu unsurların somut delillerle ispatlanması ve tüketici algısı düzeyinde değerlendirilmesi gerekir.
Karıştırılma İhtimali ve Baskın Unsur Testi: Yargıtay'ın Onayladığı Değerlendirme Yöntemi
Karıştırılma ihtimali incelemesinde ayırt edici ve baskın unsurlar gözetilerek bütünü itibariyle bıraktığı izlenim esas alınır.
Kötüniyetli Marka Tescili ve Hükümsüzlük: Yargıtay 11. HD'nin SMK md. 6/9 Yorumu
Kötüniyet, iltibasın alt unsuru değil bağımsız bir hükümsüzlük sebebidir. İltibas reddedilse bile kötüniyet ayrıca değerlendirilmelidir.
Kullanımla Ayırt Edicilik Kazanma: HGK'nın Şekil Unsuru ve SMK md. 5/2 Yorumu
Şekil unsuru, karma bir marka başvurusuna soyut ve somut düzeyde ayırt edicilik kazandırabilir. Tanımlayıcılık mal/hizmet bazında incelenmeli; SMK md. 5/2 kullanımla kazanılan ayırt edicilik, somut kanıtlarla desteklendiğinde mutlak ret nedenlerini bertaraf eder.
Tanınmış Markanın Farklı Sınıfta Korunması: Yargıtay 11. HD'nin SMK md. 6/5 Yorumu
Tanınmış markanın koruması, SMK md. 6/5 kapsamında mal/hizmet benzerliği şartını aşar. Seri marka algısı, ilişkilendirilme ihtimalini güçlendiren bağımsız bir faktördür.
PATENT HUKUKU
02 ANALİZ
Buluş Basamağı Bulunmayan Patentin Hükümsüzlüğü
Yeniliği çürütülemeyen bir patent, buluş basamağı yokluğu nedeniyle tek başına hükümsüz kılınabilir. Teknik alandaki uzman kişinin bilinen verileri birleştirerek teknik problemi aşikâr biçimde çözebilmesi, buluş basamağı şartını ortadan kaldırır.
Patent İstem Yapısı ve Tecavüz Değerlendirmesi: Yargıtay'ın Koruma Kapsamı Yorumu
Patent ve faydalı model koruma kapsamı istemlerle çizilir; tecavüz değerlendirmesinde her istem unsurunun tek tek karşılaştırılması zorunludur.
TASARIM HUKUKU
04 ANALİZ
Ambalaj Tasarımında Yenilik, Ayırt Edicilik ve Hükümsüzlük
Bir ürün veya ambalaj tasarımı, başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş bir ürünle bütün ögeleri benzer biçim, oran ve yerleşimde ise ve farklılıklar bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edicilik katmıyorsa, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını taşımadığından hükümsüz kılınır. Tasarımcının geniş seçenek özgürlüğüne sahip olması bu değerlendirmede aleyhe işler.
Harcıalem Üründe Tasarım Hükümsüzlüğü
Önceki tarihli bir patent görselinde yer alan ürünle bütün ögeleri benzer biçim, oran ve yerleşimde olan tasarım, farklılıkları küçük ayrıntı düzeyinde kaldığı için yenilik ve ayırt edici nitelik taşımaz. Tasarımcının seçenek özgürlüğünün geniş olduğu hallerde küçük farklar ayırt edicilik sağlamaz.
Tescilli Sınai Haklarda Kümülatif Korumanın Sınırı
Tescilli marka ve tasarım ile tescilsiz tasarım bakımından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı davalarda yalnızca özel kanun olan Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uygulanır. Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümleri, bu özel hükümlerin yanında ve aynı anda uygulanamaz. Bu kapsamda kümülatif koruma uygulama alanı bulmaz.
Tasarım Hükümsüzlüğünde Yenilik ve Ayırt Edicilik: Bilirkişi Karşılaştırması Belirleyicidir
Endüstriyel tasarım hükümsüzlüğünde yenilik ve ayırt edicilik şartları, bilgilenmiş kullanıcı perspektifinden somut bilirkişi karşılaştırması ile tespit edilir.
TELİF HUKUKU
09 ANALİZ
Yarışma Programı Formatının FSEK Koruması: Yargıtay'ın Hususiyet Ölçütü
Yarışma programı formatları, ayrı ayrı hususiyet taşıdıkları ölçüde FSEK kapsamında eser korumasından yararlanır. Ortak bir temel formattan ayrışarak kendine has unsurlar geliştiren programlar arasında, tüm yarışma programlarında görülebilecek benzerlikler ihlal ve haksız rekabet oluşturmaz.
AI Ses Klonlama Türk Hukukunda Hangi Mevzuata Tâbi? Ankara BAM 20. HD 22.05.2026 Kararı
Yapay zeka ile ses klonlama davaları FSEK kapsamı dışındadır; KVKK + TMK m. 23-25 + Anayasa m. 20/3 çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde sürdürülür. Davalının ses değiştirildi, davacının değil savunması KVKK m. 3/1-e işleme tanımı karşısında geçersizdir; KVKK m. 5/2-d alenileştirilmiş veri istisnası AI eğitim verisi için otomatik koruma sağlamaz. Karar yalnızca görev konusunda kesindir; esas hakkında değerlendirme Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edecektir.
Miramax v. Tarantino: Pulp Fiction NFT'leri ve 1993 Sözleşmesindeki Saklı Hakların Sınırı
Miramax, Tarantino'nun 1993 tarihli sözleşmesinde tanımlanan "Reserved Rights" hükmünün NFT satışlarını kapsayıp kapsamadığı sorusunu açtı. Karar mahkeme kararı değil, sulhdür: taraflar Eylül 2022'de gizlilik şartlı uzlaşma ile davayı kapattı. Dava, geriye dönük sözleşmelerde "ileride doğacak teknolojiler" yorumu için doktrinel referans değeri taşır.
Thaler v. Perlmutter: Yapay Zekâ Tek Başına Eser Sahibi Olamaz
Telif kanunu kapsamında koruma yalnızca insan eli ürünü eserlere tanınır. Tamamen yapay zekâ tarafından — insan yaratıcı müdahalesi olmaksızın — üretilen bir görselin USCO nezdinde tescili Telif Kanunu çerçevesinde reddedilebilir. Hâkim Howell özet hüküm aşamasında bu çizgiyi teyit etmiş ve ABD'nin AI telif politikasının temelini oluşturmuştur.
Influencer İçeriklerinde Telif Sorumluluğu: Yargıtay'ın Umuma İletim Çizgisinin Sosyal Medya Bağlamında Kıyasi Uygulaması
Eserin izinsiz dijital paylaşımı FSEK m. 22 çoğaltma ve m. 25 umuma iletim haklarını birlikte ihlal eder; manevi tazminat ayrı kalem olarak hesaplanır. Bu içtihat çizgisi, influencer içeriklerinde reklam veren–ajans–influencer arasında paralel sorumluluk doğmasına kıyasen uygulanır.
Restoranda TV Yayını ve FSEK m. 68 Farazi Sözleşme Bedeli: İşletmenin Bağımsız Lisans Yükümlülüğü
Yayıncı kuruluşun yayın lisansı, işletmenin umuma iletim faaliyeti için ayrı bir lisans alma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; ceza davasında verilen beraat, FSEK m. 68 kapsamındaki mali hak sorumluluğunu sona erdirmez.
Yapay Zekâ Üretimi Reklam İçeriklerinde Sorumluluk: Yargıtay'ın Karıştırılma İhtimali Çizgisinin Kıyasi Uygulaması
Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde ayırt edici ve baskın unsurlar gözetilerek bütünsel izlenim esas alınır; sınıf farklılığı tek başına iltibası bertaraf etmez. Bu test, AI üretimi içeriklerin tüketici düzeyinde değerlendirilmesinde kıyasen uygulanabilir.
Sosyal Medyada İzinsiz Paylaşımın Umuma İletim İhlali Sayılması: Yargıtay'ın FSEK m. 25 Uygulaması
Eserin sahibinin izni alınmaksızın sosyal medyada veya dijital ortamda paylaşılması, FSEK m. 21, 22 ve 25 kapsamında mali hakları ihlal ettiği gibi, FSEK m. 14, 15 ve 16'daki manevi hakları da ihlal eder; tazminat her iki hak türü için ayrı kalemler hâlinde hesaplanmalıdır.
İzinsiz Uyarlamada Mali ve Manevi Hak İhlali: FSEK Kapsamında Ayrı Tazminat Hesabı
Eser sahibinin izni alınmaksızın yapılan uyarlama, FSEK kapsamında mali ve manevi hak ihlali doğurur; tazminat her iki hak türü için ayrı hesaplanır.
HAKSIZ REKABET
02 ANALİZ
Fikri Mülkiyet Hakkının Hâkim Durum Aracı Olarak Kullanılması: Rekabet Kurulu Tetrapak Kararı (24-32/758-319) Üzerine Değerlendirme
Fikri mülkiyet hakkının münhasır kullanımı tek başına RKHK m. 6 ihlali oluşturmaz; ancak hak sahibinin pazar gücü, bağlama uygulamaları, dışlayıcı sözleşme şartları veya yan pazara erişimin engellenmesi yoluyla rekabeti sınırlaması, fikri hakkı bir hâkim durumun kötüye kullanılması aracı hâline getirir.
Marka Reddi ile Haksız Rekabet Birlikte Değerlendirme: Yargıtay'ın İspat Standardı
Marka tescil reddi ile birlikte haksız rekabet iddiasının değerlendirildiği dosyada, dürüstlüğe aykırı kullanımın ve yanıltıcı izlenimin somut delillerle ispatı belirleyicidir.
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
04 ANALİZ
İş Yerinde Yüz Tanıma Sistemi: KVKK Kurul Kararı
İşe giriş çıkışta yüz tanıma sistemiyle biyometrik veri işlenmesi, 6698 sayılı Kanun m. 6 kapsamında bir işleme şartına dayanmadığından hukuka aykırıdır. Manyetik kart, RFID etiketi veya doğrulama kodu gibi daha az müdahaleci alternatifler varken biyometrik veri işlemek ölçülülük ilkesine aykırıdır; açık rıza bulunsa dahi genel ilkelere aykırılık sonucu değiştirmez.
Açık Rıza Olmadan Reklam SMS'i: KVKK Kurul Kararı
Reklam amaçlı SMS gönderiminde kullanılan cep telefonu numarası kişisel veridir; bu nedenle süreç yalnızca ticari elektronik ileti mevzuatına (6563 sayılı Kanun ve İYS) değil, aynı zamanda kişisel verilerin korunması mevzuatına da uygun olmalıdır. İleti Yönetim Sistemi kaydı ya da onayı tek başına 6698 sayılı Kanun anlamında açık rıza yerine geçmez. Veri sorumlusu ilgili kişinin açık rızasını veya bir işleme şartını tevsik edemezse, gerekli tedbirleri almadığı kabul edilerek idari para cezası uygulanır.
Çerezlerde Açık Rıza: KVKK Kurul Kararı
İnternet sitesi ve mobil uygulamada kullanılan çerezler aracılığıyla kişisel veri işlenmesi 6698 sayılı Kanun'a tabidir. Bir bilgi toplumu hizmetinin yerine getirilmesi için zorunlu çerezler açık rıza gerektirmezken; hedefleme, analitik, davranışsal reklamcılık ve zorunlu olmayan işlevsellik çerezleri için ilgili kişinin açık rızası alınmalı ve aydınlatma, ilgili Tebliğ'e uygun olarak eksiksiz yapılmalıdır.
Dijital Pazarlamada Çoklu Aktör Sorumluluğu: Reklam Dürüstlüğü Kararının KVKK Uyumuna Kıyasi Yansıması
Reklam dürüstlüğü değerlendirmesinde reklamın bütünsel izlenimi ve ortalama tüketici algısı esas alınır; karşılaştırmanın objektif ve doğrulanabilir verilere dayanması aranır. Bu yaklaşım, dijital pazarlama operasyonlarında çoklu aktör sorumluluk dağılımına kıyasen uygulanabilir.
KAT MÜLKİYETİ HUKUKU
09 ANALİZ
Kat Maliki Olmayan Yöneticinin Dava Açma Yetkisi
Kat maliki olmayan yönetici, ortak yerlere elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme gibi mülkiyet hakkına dayalı davaları kural olarak açamaz; ancak kat malikleri kurulunun oybirliğiyle aldığı ve bu tür davaların açılması için özel yetki içeren kararı varsa yöneticinin dava açma (aktif husumet) ehliyeti bulunur. Yapı kayıt belgesi, projeye aykırı yapıyı yasal hale getirmez; yalnızca yapının yeniden yapımına kadar kullanımına imkan sağlar ve yönetim planına uyma yükümünü ortadan kaldırmaz.
Komşuyu Gören Güvenlik Kamerası: Özel Hayatın Sınırı
Ortak yeri gösteren güvenlik kamerası kural olarak kabul edilebilir; ancak bir kat malikinin kapısını ve iç mekânını gösteren kamera özel hayatın gizliliğini ihlal eder ve kaldırılmasına karar verilir.
Ortak Cepheye İzinsiz Baz İstasyonu: Fuzuli İşgal ve Ecrimisil
Anayapının dış duvarları ve çatısı gibi ortak yerlerin baz istasyonu veya reklam amacıyla kiralanması, 634 sayılı Kanun md. 45 uyarınca tüm kat maliklerinin oybirliğiyle vereceği karara bağlıdır. Oybirliği kararı olmadan maliklerin bir kısmıyla yapılan kira sözleşmesi, karara katılmayan malike karşı ileri sürülemez; bu malik yönünden işletmenin tasarrufu fuzuli işgal niteliğindedir ve ecrimisil istenebilir.
Ortak Otoparkın Tek Kişiye Tahsisi: Müdahalenin Önlenmesi
Ortak yerler tüm kat maliklerinindir; yönetim planında hüküm veya kat maliklerinin oybirliği bulunmadıkça ortak yer tek bir malike tahsis edilip kiraya verilemez, aksi hâlde ortak alanlara müdahalenin önlenmesine karar verilir.
Zemin Katın Asansör Gideri: Yönetim Planının Belirleyiciliği
Yönetim planında zemin veya giriş kat maliklerinin asansör giderine katılmayacağı açıkça düzenlenmişse bu malikler asansör tamir ve işletme giderinden sorumlu tutulamaz; yönetim planına aykırı avans veya gider kararı bu malikleri bağlamaz.
Aidat Alacağı Sıra Cetvelinde Öncelikli: Yargıtay 6. HD Kararı
Kat malikinin ortak gider ve avans borcundan doğan alacak 634 sayılı Kanun kapsamında önceliklidir; kanuni ipoteğin sonuç doğurması için tescil şartı aranmaz ve sıra cetveli düzenlenirken bu öncelik gözetilir.
Olağanüstü Kurul Toplantısının İptali: Çağrı Usulü Denetimi
Kurul kararlarının iptali istemi; çağrı usulü, yeter sayı ve delil durumu üzerinden üç derecede denetlenir; usul ve kanuna uygun bulunan kısmen kabul kararı onanmıştır.
Sitede Hayvan Besleme Sınırı: Yargıtay 5. HD Kararı
Kat malikinin sitede hayvan bulundurma ve besleme serbestisi sınırsız değildir; komşuları rahatsız eden yoğunlukta besleme, men davasına konu olur; makul sayıda evcil hayvanla sınırlandıran karar onanmıştır.
Toplu Yapıda Yatırım Bütçesi Tahakkuku Yargı Denetiminde
Toplu yapıda yatırım bütçesine ilişkin yönetim kurulu ve temsilciler kurulu kararları iptal davasına konu olabilir; usulüne uygun bildirim yapılmadan yapılan tahakkuklara karşı kat malikinin dava hakkı vardır; kısmen kabul kararı onanmıştır.
SAĞLIK HUKUKU
03 ANALİZ
Tıbbi Malpraktiste Sorumluluğun Çerçevesi: Özen, Kusur Karinesi ve İlliyet
Hasta ile hekim arasındaki ilişki vekâlet, hasta ile özel hastane arasındaki ilişki hastaneye kabul sözleşmesidir. Sözleşmeden doğan sorumlulukta kusur bakımından ispat yükü davalı hekim ve hastanededir; zarar ve uygun illiyet bağının ispatı ise davacıya aittir. Malpraktis komplikasyondan farklıdır ve hekim en hafif kusurundan dahi sorumludur.
Estetik Cerrahide Aydınlatılmış Onam ve İspat Yükü
Estetik amaçlı yüz ve boyun germe ameliyatı eser sözleşmesi niteliğindedir. Hastanın ameliyatın kapsamı ve olası sonuçları hakkında aydınlatıldığını ispat yükü hekime aittir. Onam formunun hasta tarafından el yazısıyla kabul edilmiş olması ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması hâlinde, hastanın beklediği estetik sonucun tümüyle gerçekleşmemesi tek başına tazminat gerektirmez.
Vakıf Üniversitesi Hastanesinde Tıbbi Zarar: Görevli Yargı
Vakıf üniversitesi hastanesi, kanunla kurulan ve kamu hizmeti sunan bir kamu tüzel kişisidir. Bu hastanede verilen sağlık hizmetinden doğan tazminat davası, tüketici mahkemesinde değil, idari yargıda hizmet kusuru ilkesine göre görülür. Adli yargıda açılan dava, görev yönünden usulden reddedilmelidir.
İNŞAAT VE GAYRİMENKUL HUKUKU
30 ANALİZ
Ortaklığın Giderilmesinde Satışın Umuma Açık Artırmayla Yapılması
Aynen taksimi mümkün olmayan taşınmazlarda ortaklık açık artırmayla satış suretiyle giderilir; mahkemenin hükümde satışın umum arasında yapılacağını açıkça göstermesi gerekir. Nispi harç alınmışken ayrıca maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi de hatalıdır. Bu eksiklikler yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanır; nispi karar ve ilam harcı satış bedeli üzerinden hesaplanıp paydaşlardan payları oranında alınır.
Kira Tespitinde Hak ve Nesafet İndirimi ile Emsal Denetimi
Beş yılı dolduran konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedeli, kiralananın boş olarak getirebileceği rayiç bedel saptandıktan sonra yüzde beş ile yüzde yirmi arasında hak ve nesafet indirimi uygulanarak belirlenir. Emsal kira sözleşmelerini tek tek inceleyip karşılaştırmayan, emsallerin niçin uygun görüldüğünü açıklamayan bilirkişi raporu 6098 sayılı Kanun md. 344/3 ölçütlerini karşılamadığından hükme esas alınamaz.
Arsa Payı Düzeltme Davasında Yapının Yıkılması Davayı Konusuz Bırakmaz
Arsa payının düzeltilmesi davası görülürken anayapının yıkılması davayı konusuz bırakmaz; taraf iradeleriyle yeniden arsa payı belirlenip kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmadıkça davacının dava açmakta hukuki yararı devam eder.
Fazladan Yapılan Bağımsız Bölüm Sözleşmedeki Orana Göre Paylaşılır
Sözleşmede öngörülenden fazla bağımsız bölüm yapılmış ve paylaşımı düzenlenmemişse, fazla bölüm sözleşmedeki paylaşım oranına göre bölüşülür; arsa sahibi yüklenici yerine ödediği bedel için hapis hakkı kullanabilir.
İskânsız Yapıda Fiilî Teslim Gecikme Tazminatını Sona Erdirir
Arsa sahibi yapı kullanma izin belgesi bulunmayan bağımsız bölümü teslim almaya zorlanamaz; ancak yüklenici fiilî teslimi, kiralamayı veya üçüncü kişiye satışı ispatlarsa gecikme tazminatı o tarihte sona erer.
Yapı Kayıt Belgesi Yapı Kullanma İzni Yerine Geçmez
Sözleşmedeki anahtar teslim kaydı iskân alma borcunu kapsar; yapı kayıt belgesi bu borcu ifa etmez ve kendi edimini yerine getirmeyen yüklenici tapu iptali ve tescili isteyemez.
Kentsel Dönüşümde Tahliye Süreleri ve Abone Hizmetlerinin Durdurulması
Riskli yapının tahliyesi ve yıktırılması için maliklere süre verilmesini ve süre sonunda idarece işlem yapılmasını öngören yönetmelik kuralları hukuka uygundur. Buna karşılık, süresinde yıktırılmayan riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmemesini idarenin talebine bağlayan kural daha önce iptal edildiğinden bu yönden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Arsa Payı Satışında Rayiç Bedelin Yargısal Denetimi
Kentsel dönüşümde anlaşmaya katılmayan malikin arsa payının satışına esas rayiç bedel yargısal denetime tabidir. Denetimde dayanılacak bilirkişi raporu, satış tarihine yakın tarihli ve birden çok emsal satışa dayanmalıdır. Yedi yıl öncesine ait tek bir satışı emsal alan rapor eksik incelemedir ve iptal kararına dayanak yapılamaz.
İhalenin Feshi Talebinin Reddinde Para Cezası ve Ölçülülük
İhalenin feshi talebi usulden veya esastan reddedilen şikâyetçi aleyhine hükmedilecek para cezasının oranı, hem istinaf hem temyiz aşamasında resen değerlendirilir ve şikâyetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü biçimde belirlenir. Somut olayda ihale bedelinin yüzde ikisi olarak belirlenen para cezası, Anayasa md. 13'teki ölçülülük ilkesi gözetilerek yüzde beş oranına çıkarılmış ve karar düzeltilerek onanmıştır.
Kazandırıcı Zamanaşımında İmar-İhya ve Yirmi Yıllık Zilyetlik
Öncesi yol olan ve tapu kaydı yol fazlası olarak oluşan bir yerde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılabilmesi için önce imar-ihyanın tamamlanması, ardından yirmi yıllık zilyetlik süresinin gerçekleşmesi gerekir. Hukuki kıymetini yitirmemiş tapu kaydı ayaktadır; bağışta bulunan tarafın da bağışladığı yer üzerinde mülkiyet ya da zilyetliğinin bulunması aranır.
Ölü Kişi Adına Kadastro Tespiti ve Mirasçıların Konumu
Kadastro sırasında kimliği açıkça belirlenen ölü kişi adına yapılan tespit, mirasçıları hayatta olduğu sürece esasen mirasçılar adına yapılmış sayılır. Kayıt malikinin mirasçılarının tümünün ölü olup olmadığı araştırılmadan ve tespit tarihinde sağ mirasçı bulunup bulunmadığı belirlenmeden zilyetliğe dayalı tescile karar verilemez.
Riskli Yapı Tespitinde Dava Süresi ve Ehliyet
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen işlemlere karşı dava açma süresi otuz gündür; bu özel süre, riskli yapı tespitine dayanak düzenleyici işleme yöneltilen istemi de kapsar. Kiracı, riskli yapı tespitine karşı iptal davası açma ehliyetine sahiptir; buna karşılık tespite karşı idari itiraz hakkı yalnızca maliklere ve kanuni temsilcilerine tanınmıştır.
Geriye Etkili Fesihte Üçüncü Kişinin İktisabı
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmaz tapuda yükleniciye devredildikten ve yüklenici arsa payını veya bağımsız bölümleri üçüncü kişilere sattıktan ya da ipotek tesis ettikten sonra sözleşmenin geçersizliği tespit edilir veya sözleşme geriye etkili feshedilirse, üçüncü kişilerin tapuya güvenerek ve iyiniyetle ayni hak edindikleri yönündeki iddiaları dinlenir ve iktisap edilen mülkiyet ya da ipotek hakkı korunur. Üçüncü kişinin iktisap anında iyiniyetli olmadığı ispatlanırsa taşınmaz arsa sahibine dönebilir. İyiniyetin bulunmadığını ispat yükü bunu iddia eden tarafa aittir.
Yüklenicinin Çifte Temliki ve Yarışan Şahsi Haklar
Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan bağımsız bölüm devri hakkı, sözleşmede yasaklanmadıkça alacağın temlikiyle üçüncü kişiye geçer ve yazılı şekil yeterlidir. Yüklenici aynı bağımsız bölümü birden fazla kişiye temlik etmişse yarışan şahsi haklardan önceki tarihli olana değer tanınır; temlikin adi yazılı ya da noterde satış vaadi biçiminde yapılması ve sonraki alıcının iyiniyeti sonucu değiştirmez. Bedelin ödenip bağımsız bölümün teslim edildiği hâllerde 30.09.1988 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca tescil davası kabul edilebilir.
Hile Nedeniyle Tapu İptalinde Hukuki Nitelendirme
Dava dilekçesinin içeriği ve 6100 sayılı Kanun md. 140/3 uyarınca düzenlenen ön inceleme tutanağı davanın hile nedenine dayandığını gösteriyorsa, mahkemenin davayı inançlı işlem olarak nitelendirip inançlı işlemin yazılı delil rejimine tabi tutması hatalıdır. Hile her türlü delille ispatlanabilir; iptal hakkı şekle bağlı olmaksızın, aldatmanın öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde irade açıklaması, def'i veya dava yoluyla kullanılabilir ve hukuki ilişki geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılır.
İleriye Etkili Fesihte İfa Oranı ve Tapu Talebi
İleriye etkili fesihte edimin önemli ölçüde ifa edilmiş olması koşulu aranmaz; taraflar serbest iradeleriyle sözleşmeyi her zaman ileriye etkili olarak feshedebilir ve fesih iradelerinin birleştiği hallerde fesih geçerlidir. Bununla birlikte yüklenici, gerçekleşen ifa oranını aşan bir tapu payı talep edemez; sözleşme yüzde 85 oranında ifa edilmişse bu oranın karşılığı olmayan bağımsız bölümlerin tapusu istenemez.
Şerh Yokluğunda Haciz, İpotek ve Tapuya Güven
Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişi 4721 sayılı Kanun md. 1023 ile korunur. Haciz ise şahsi bir haktır; haciz alacaklısı bu korumadan yararlanamaz ve haciz ancak haciz tarihinde gerçekten takip borçlusuna ait olan taşınmaz üzerine konulabilir. Arsa sahibi, tapu devrinin sözleşme nedeniyle yapıldığını tapuya şerh vererek üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasını baştan bertaraf edebilir.
İnançlı İşlemde Tapu İptali: Yazılı Delil ve Muvazaadan Farkı
İnançlı işlem, inananın bir hak veya nesneyi teminat ya da yönetim amacıyla inanılana gerçekten devretmesi ve amaç gerçekleşince iadesini içeren geçerli bir sözleşmedir; devir gerçekten istendiği için muvazaadan ayrılır. İnanç ilişkisi 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca tarafların imzasını taşıyan yazılı delille ispatlanır; bu belgenin tapu devrinden sonra düzenlenmiş olması ispat değerini etkilemez.
Kat Karşılığı İnşaatta Gecikme Tazminatı ve Alt Yüklenici Savunması
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde daireleri süresinde teslim etmeyen yüklenici, 6098 sayılı Kanun md. 125 kapsamında gecikme tazminatı öder. Sözleşmede gecikilen her ay için daire başına rayiç kira bedeli kararlaştırılmışsa tazminat bu ölçüte göre hesaplanır. Yüklenici, işi üstlendiği alt yüklenicinin inşaatı yarım bırakmasını, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü karşısında arsa sahibine karşı haklı sebep olarak ileri süremez.
İmar Planı İptali: Menfaat İhlali ve Dava Süresi
Taşınmaz maliki imar planına karşı ancak kendi taşınmazına ilişkin kullanım kararları yönünden iptal davası açabilir; planın tümünün iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel menfaati yoksa dava ehliyet yönünden reddedilir. İmar planına bir aylık askı süresinde 2577 sayılı Kanun md. 11 kapsamında itiraz edilip istek reddedildikten sonra altmış gün içinde dava açılmalıdır; itirazın reddine ilişkin meclis kararının sonradan tebliği dava süresini yeniden başlatmaz.
Kamulaştırma Bedelinin Tespiti: Gelir Metodu ve Gerçek Karşılık
Arazi niteliğindeki taşınmazda kamulaştırma bedeli, 2942 sayılı Kanun md. 11 uyarınca gelir metodu esas alınarak, taşınmazın olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yolla belirlenir. Taşınmazın niteliği, konumu ve imar durumu gözetilerek objektif değer artışı uygulanır; ödenecek bedel taşınmazın gerçek karşılığını yansıtmalıdır.
Kat Karşılığı İnşaatta Geriye Etkili Fesih ve Tapuya Güven
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz satışı ile eser sözleşmesinden oluşan karma bir sözleşmedir ve resmî şekle tabidir; adi yazılı sözleşme, arsa payının devriyle edimler ifa edilince geçerli hale gelir. Yüklenici edimini yerine getirmezse sözleşme geriye etkili feshedilir ve yükleniciye devredilen paylar iade edilir. Ancak yükleniciden pay, bağımsız bölüm ya da ipotek gibi ayni hak kazanan iyiniyetli üçüncü kişi 4721 sayılı Kanun md. 1023 tapuya güven ilkesiyle korunur; kötüniyet ispatı iddia edene aittir.
Kişi Kendi Muvazaasına Dayanamaz: Tapu İptali Davasının Sınırı
Tapuda resmî satış olarak yapılan devrin gerçekte bağış olduğunu ileri sürüp işlemin geçersizliğine dayanarak tapu iptali ve tescil isteyen kişi, o işlemin tarafı olduğundan kendi muvazaasına dayanamaz. Taşınmaz bağışı 6098 sayılı Kanun md. 288 uyarınca resmî şekle tabidir; satış senediyle yapılan devirde bağıştan söz edilemez ve dava reddedilir.
Muris Muvazaası ile Tapu İptali: Mal Kaçırma ve Seçimlik Hak
Muristen gelen taşınmazın mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devredildiği ispatlanırsa, mirasçı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteyebilir. Taşınmaz yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilmişse davacı, 6100 sayılı Kanun md. 125 uyarınca seçimlik hakkını kullanarak davayı tazminat davasına dönüştürebilir. Muvazaa iddiası ispat edilemezse dava reddedilir.
Önalım Hakkı ve Fiili Taksim: Şufa Davasının Sınırı
Paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşlar 4721 sayılı Kanun md. 732 uyarınca önalım hakkını kullanabilir. Ancak paydaşlar taşınmazı kendi aralarında fiilen taksim etmiş ve satılan pay satıcının kullandığı yere karşılık geliyorsa, davacının önalım hakkını kullanması 4721 sayılı Kanun md. 2 dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz; eylemli paylaşma ispatlanırsa dava reddedilir.
Paylı Mülkiyette El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Paylı ya da elbirliği mülkiyette bir paydaş, diğerinin rızası olmadan taşınmazı tek başına üçüncü kişiye kullandıramaz; pay ve paydaş çoğunluğu bulunmadan verilen izin diğer paydaş yönünden geçersizdir ve kullanan üçüncü kişi fuzuli şagil konumundadır. Ancak kullanan kişi bir paydaşın hakkına dayanıyorsa taşınmazın tamamı için değil paya vaki el atmanın önlenmesine karar verilir. El atmanın önlenmesi ile ecrimisil birlikte istendiğinde dava değeri, el atılan yerin değeri ile ecrimisil miktarının toplamıdır.
Tapu İptali ve Tescilde Belirsiz Alacak Değil Kısmi Dava
Kat karşılığı inşaatta tapu iptali ve tescil mümkün olmazsa istenen rayiç bedel tazminatında, alacağın değeri dava tarihinde belirlenebilir olduğundan 6100 sayılı Kanun md. 107 belirsiz alacak davası açılamaz; talep 6100 sayılı Kanun md. 109 uyarınca kısmi dava niteliğindedir ve gerçek değer üzerinden harçlandırılır. Kesin vade veya temerrüt ihtarı yoksa faiz dava ve ıslah tarihlerinden işler.
Harici Satışla Tapu İptali ve Tescil: İçtihadı Birleştirme Kararı
Tapuda kayıtlı taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve resmî şekle uyulmadan yapıldığı için geçersiz olan sözleşmeye dayalı tescil davası kural olarak kabul edilemez. Ancak kat mülkiyetine tabi olmak üzere yapımına başlanan taşınmazdan bağımsız bölüm satımında taraflar satımda anlaşıp alıcı tüm borçlarını ödemiş, satıcı da bağımsız bölümü teslim edip alıcının malik gibi kullanmasına rağmen tapuda devirden kaçınıyorsa, hâkim olayın özelliğine göre Türk Medeni Kanunu md. 2 dürüstlük kuralı gereğince tescil davasını kabul edebilir.
Tapu Tahsis Belgesine Dayalı Tescilin Şartları: HGK'nın Öncü Kararı
Tapu tahsis belgesi kişisel hak sağlayan zilyetlik belgesidir; tek başına tescile yetmez. Hak sahibi adına tescil için geçerli belge, ıslah imar planının yapılmış olması, başka yerden tahsis yapılmamış olması, yerin konut alanında ve kamu hizmetine ayrılmamış olması, yer aynılığının keşifle saptanması, arsa bedelinin ödenmiş veya depo edilmiş olması ve düzenleme ortaklık payı indirimi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Yüklenicinin Kişisel Hakkının Temliki ve Tapu İptali Tescil: HGK Kararı
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenici, teslim borcunu ifa edince arsa sahibine karşı kazandığı bağımsız bölüm tapusunun devri yönündeki kişisel hakkını, sözleşmede yasak yoksa arsa sahibinin rızası gerekmeden üçüncü kişiye yazılı şekilde temlik edebilir; temlik alan bu hakkı arsa sahibine karşı ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteyebilir. Aynı bağımsız bölüm birden çok kişiye temlik edilmişse şahsi hakların yarışmasında önceki tarihli temlike değer tanınır. Alıcının kalan borcu, birlikte ifa kuralı gereği yükleniciye ödenmek üzere mahkeme veznesine depo ettirilir.