KARAR ANALİZİ
Kullanımla Ayırt Edicilik Kazanma: HGK'nın Şekil Unsuru ve SMK md. 5/2 Yorumu
Hukuk Genel Kurulu, şekil unsurunun karma markaya ayırt edicilik kazandırma kapasitesini ve SMK md. 5/2 kullanımla kazanılan ayırt edicilik ölçütünü netleştiriyor.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · 24.09.2025 · Marka Hukuku
- Mahkeme
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2024/365
- Karar No
- 2025/564
- Karar Tarihi
- 24.09.2025
Şekil unsuru, karma bir marka başvurusuna soyut ve somut düzeyde ayırt edicilik kazandırabilir. Tanımlayıcılık mal/hizmet bazında incelenmeli; SMK md. 5/2 kullanımla kazanılan ayırt edicilik, somut kanıtlarla desteklendiğinde mutlak ret nedenlerini bertaraf eder.
Marka başvurusu reddedildiğinde başvuru sahibinin ilk argümanı şekil unsuruna dayanır: logo, renk ve tasarım kompozisyonunun başvuruya ayırt edicilik kazandırdığı iddia edilir. TÜRKPATENT'in md. 5/1-b, 5/1-c ve 5/1-d kapsamında verdiği ret kararlarının önemli kısmı bu noktada yoğunlaşır. Hukuk Genel Kurulu'nun 24.09.2025 tarihli kararı, şekil unsurunun bir başvuruya ne ölçüde ayırt edicilik kazandıracağını ve SMK md. 5/2 kullanıma dayalı ayırt edicilik savunmasının hangi koşullarda işleyeceğini HGK düzeyinde netleştirdi.1
Olay
Tanınmış "M" markalı şirket, turuncu "M" logosu ve ek bir ibareden oluşan karma bir marka başvurusunda bulundu. TÜRKPATENT başvuruyu üç ayrı mutlak ret nedeniyle reddetti: SMK md. 5/1-b (ayırt edici nitelik eksikliği), SMK md. 5/1-c (tanımlayıcılık) ve SMK md. 5/1-d (ticaret alanında herkes tarafından kullanılma). Başvuru sahibi YİDK itirazının da reddedilmesi üzerine Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde YİDK iptali davası açtı.
Hukuki Sorun
Turuncu logo gibi bir şekil unsuru, karma marka başvurusuna ibareyle birlikte değerlendirildiğinde ayırt edicilik kazandırır mı; SMK md. 5/2 kullanımla kazanılan ayırt edicilik savunması SMK md. 5/1-b, 5/1-c ve 5/1-d ret nedenlerini hangi ölçütlerle aşar?
Mahkeme Süreci
İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etti; turuncu M logosunun başvuruya bütünsel izlenim düzeyinde ayırt edicilik kazandırdığını tespit ederek YİDK kararını iptal etti. BAM kararı bozdu — şekil unsuruna sınırlı ağırlık verdi ve tanımlayıcılığın baskın olduğunu belirledi. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi BAM'ı bozdu ve İlk Derece'nin yönünü benimsedi. BAM direnince dosya Hukuk Genel Kurulu'na geldi. HGK, dairenin bozma kararı doğrultusunda karar vererek şekil unsurunun ayırt edicilik katkısını teyit etti.
Yargıtay'ın Gerekçesi
HGK gerekçesini üç temel tespit üzerine kurdu.
Birinci tespit — soyut ve somut ayrımı. Ayırt edicilik iki düzlemde incelenir. Soyut ayırt edicilik, işaretin doğası gereği mal/hizmetten bağımsız taşıdığı kapasitedir. Somut ayırt edicilik ise belirli mal ve hizmetler özelinde hesaplanır. BAM bu ayrımı yapmadan şekil unsurunun katkısını reddetmişti. HGK iki düzeyin ayrı ayrı incelenmesini istedi.
İkinci tespit — şekil unsurunun ayırt edicilik fonksiyonu. Karma markalarda şekil unsuru dekoratif değildir. Karakteristik bir şekil, ibaredeki tanımlayıcı içeriği dengeleyerek bütünsel izlenimi ayırt edici hale getirebilir. Turuncu "M" gibi güçlü bir şekil unsuru, ibarenin tanımlayıcılığından bağımsız marka kimliği yaratır. BAM'ın "şekil unsuru tek başına ayırt edicilik sağlamaz" formülü karma marka pratiğini daraltır ve HGK tarafından reddedildi.
Üçüncü tespit — SMK md. 5/2'nin işlerliği. SMK md. 5/2, "bir marka başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez" der. HGK bu hükmü işler bir savunma mekanizması olarak teyit etti. Mekanizmayı işler kılan şey kullanımın kendisi değil, kullanımın somut ve ölçülebilir biçimde belgelenmesidir. Satış verisi, reklam harcaması, pazar payı raporu, tüketici anketi, medya kapsamı — bunlar SMK md. 5/2 dosyasının omurgasını oluşturur.
Hukuk Genel Kurulu, 24.09.2025, E. 2024/365, K. 2025/564
HGK, ayırt edicilik incelemesinde "soyut ve somut" ayrımının zorunlu olduğunu, şekil unsurunun ibaredeki tanımlayıcılığı dengeleyerek bütünsel izlenimde ayırt edici sonuç doğurabileceğini ortaya koydu. SMK md. 5/1-c tanımlayıcılığının mal ve hizmet bazında incelenmesi gerektiğini HGK düzeyinde teyit eden bu karar, karma marka başvurularında şekil unsurunun rolünü güçlendirdi ve SMK md. 5/2 kullanımla kazanılan ayırt edicilik mekanizmasının işlerliğini onayladı.
Hukuki İlke
Başvuru tarihinden önceki dönem için somut ve ölçülebilir kullanım kanıtı sunulursa (satış verisi, reklam harcaması, pazar payı, anket, medya kapsamı), SMK md. 5/2 savunması SMK md. 5/1-b, 5/1-c ve 5/1-d'ye dayalı ret kararlarını bertaraf eder.
Kararın Uygulama Alanı
Hukuk Genel Kurulu'nun bu karar, SMK md. 5/2 savunmasının hukuki bir mekanizma olarak işleyişini yeniden tanımlamıştır. YİDK itirazında SMK md. 5/2 savunması yapılacaksa, kullanımla kazanılan ayırt edicilik mutlaka ölçülebilir kanıtlarla desteklenmelidir: başvuru tarihinden önceki beş yıllık dönemsel satış verisi, faturalı reklam harcama raporu (yıl bazında), bağımsız pazar araştırma raporu, tüketici bilinirlik anketi, medya kapsamı ve ödül-sertifikalar. Bu kanıtlar YİDK itirazı aşamasında sunulur; dava aşamasında eklenen veriler "sonradan kurgulanan" sayılır ve HGK standardını karşılamaz.
Karma marka tasarımında şekil unsuru bağımsız ayırt edicilik bileşeni olarak işlev görmeli; renk, form ve kompozisyon tercihleri tescil başvurusundan önceki stratejik karar olarak belgelenir. SMK md. 5/1-c tanımlayıcılık ret kararına karşı savunma, ibarenin hangi mal ve hizmet sınıfları için tanımlayıcı olmadığını gösteren kısmi kabul talebi ile yapılır. Bu sayede en azından SMK md. 5/2 savunması dışında kalan sınıflar için tescil kazanılabilir.
İtiraz edenler şekil unsurunun ayırt edicilik sağlamadığını ispat yüküyle karşı karşıyadır. Salt ibareye odaklanan itiraz stratejisi Hukuk Genel Kurulu kararından sonra yetersiz kalmıştır. Daire, karma markalarda şekil unsurunun ibaredeki tanımlayıcılığı dengeleyerek bütünsel izlenimde ayırt edici sonuç doğurabileceğini açıkça teyit etmiştir.
Karşı Senaryo
Risk 1 — kanıtı geç toplamak. "md. 5/2'ye dayanacağız, kanıtları sonra toplarız" tutumu HGK standardını karşılamaz. Dava aşamasında toplanan veriler "sonradan kurgulanan" sayılır. Sonuç: red kararı onanır, marka tescil edilmez.
Risk 2 — subjektif tanınmışlık iddiası. "Biz bu markayı yıllardır kullanıyoruz, bilinir" iddiası ölçülebilir veri sunmaz. Sonuç: SMK md. 5/2 savunması karşılıksız kalır, mutlak ret kesinleşir.
Risk 3 — şekil unsurunu dekor olarak konumlandırmak. Şekil unsuru "renkli bir harf" olarak savunulursa, karma marka ayırt edicilik argümanı kaybolur. Sonuç: BAM bozma, Yargıtay onama — başvuru reddedilir.
Kararın Sınırları ve İstisnalar
Bu ilkenin uygulanması belirli ön koşullara bağlıdır. Şekil unsuru zayıf, jenerik veya sektörde yaygın kullanılıyorsa — basit geometrik formlar, yaygın renkler veya standart çerçevelerse — aynı korumadan yararlanmaz. SMK md. 5/2 savunması tarihsel kullanıma dayanır; kullanım kanıtı başvuru tarihinden sonrasına aittir ise, mekanizma işlemez. Daire bu süre sınırını kesin belirtmiştir: SMK md. 5/2 yalnızca başvuru tarihine kadar olan dönem için uygulanır.
Ret kararı SMK md. 5/1-b, 5/1-c veya 5/1-d dışındaki bent hükümlerine dayanıyorsa, SMK md. 5/2 savunması uygulanamaz. Örneğin SMK md. 5/1-ı (kamu düzenine aykırılık) veya SMK md. 5/1-f (yanıltıcı işaret) ret gerekçeleri smit md. 5/2 ile aşılamaz. Kullanım düzeyi de sorgulanır; düşük ciro, sınırlı coğrafi yayılım ve seyrek kullanım "ciddi ve kesintisiz kullanım" eşiğini karşılamaz. Hukuk Genel Kurulu, bu eşiği ölçülebilir verilerle ispat edilmesini talep eder.
Sonuç
Ayırt edicilik incelemesi yalnızca ibareye odaklanmayı gerektirir; şekil unsurunun bütünsel izlenime katkısı mutlak surette gözetilir. Hukuk Genel Kurulu, soyut ve somut ayırt edicilik ayrımını HGK düzeyinde net biçimde yaparak iş hukuku uygulamasını yeniden şekillendirmiştir. Bu karar, karma marka başvurularında şekil unsurunun rolünü güçlendirmiş ve SMK md. 5/2 kullanımla kazanılan ayırt edicilik mekanizmasının işlerliğini onaylamıştır.
Pratik açıdan, SMK md. 5/2 savunması dilekçede zikredilmekle işlemez. Başvuru tarihinden önceki döneme ait somut ve ölçülebilir kullanım kanıtları — satış verisi, reklam harcaması, pazar payı, tüketici anketi, medya kapsamı — dosyaya girmezse ret kesinleşir. TÜRKPATENT YİDK'sı ve sonrasında yargı mercileri bu kanıtları talep etmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi takip eden kararlarında bu ilkeyi tutarlı uygulamaktadır; salt formülasyona dayanan SMK md. 5/2 argümanları kabul görmemektedir.
İlgili içerikler için bkz. Ayırt Edicilik Nedir?, Mutlak Ret Nedenleri, Mutlak Ret Nasıl Aşılır?, Marka Hukuku Rehberi, Marka Hukuku.
Kaynakça
ÇOLAK, Uğur: Türk Marka Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, 4. Bası, 2018.
KAYA, Arslan: Marka Hukuku, Arıkan Yayınları, 2006.
Dipnotlar
-
Yargıtay 11. HD, 15.10.2025, E. 2025/1617, K. 2025/6257. Daire, SMK md. 5/2 kapsamındaki kullanımla ayırt edicilik kazanma iddiasının kabul edilebilmesi için ibarenin başvuru tarihinden önce yoğun ve kesintisiz kullanılmış olması; satış hacmi, reklam harcamaları ve tüketici algısı delillerinin bir arada sunulması gerektiğini; salt fatura veya sosyal medya paylaşımlarının yeterli olmadığını belirtmiştir. ↩
İlgili İçerikler
Karar Analizi
Karşılaştırmalı Reklamda Marka Kullanımı: Yargıtay'ın Dürüstlük ve Yanıltıcı İzlenim Standardı
Karar Analizi
Sosyal Medyada İzinsiz Paylaşımın Umuma İletim İhlali Sayılması: Yargıtay'ın FSEK m. 25 Uygulaması
Karar Analizi