MAKALE
Marka Tescilinde Mutlak Ret Nedenleri
SMK md. 5 kapsamında mutlak ret nedenleri, ayırt edicilik, tanımlayıcılık ve kamu yararı kavramlarının doktrinel ve içtihadi analizi.
Giriş
Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (SMK) düzenlenen marka koruması tescil esaslıdır. Kanuna göre marka hakkının elde edilmesi, bunun için öngörülmüş usule bağlıdır. Bir markanın tescil edilebilmesi için kanunda düzenlenen ret nedenlerini içermemesi gerekir1. Marka tescilinde bazı engeller Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından re'sen dikkate alınır; bunlar mutlak ret nedenleri olarak adlandırılır2. Mutlak ret nedenleri kamu düzeni ile ilgilidir ve önceki hak sahiplerinin itirazına bağlı olmaksızın Kurum tarafından doğrudan uygulanır.
SMK md. 5'te düzenlenen mutlak ret nedenlerinden biri de, söz konusu markanın aynı veya benzer mal ve hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasıdır3. Avrupa Birliği hukukundaki düzenlemeden farklı olarak, Türk hukukunda mutlak ret nedenlerinden birini oluşturan bu düzenleme, TÜRKPATENT'e tescilli marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer başvuruları inceleme ve karara bağlama yetkisi vermektedir4.
Bu makalede mutlak ret nedenleri, özellikle ayırt edicilik yoksunluğu ve tanımlayıcılık ekseninde, doktrin görüşleri ve Yargıtay içtihadı çerçevesinde incelenmektedir. Marka hukukunun tüm konularını kapsayan genel çerçeve için bkz. Marka Hukuku Rehberi; Marka Hukuku.
I. Marka Kavramı ve Tescil Sistemi
Marka kısaca bir teşebbüse ait mal veya hizmetlerin diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan işaret şeklinde tanımlanabilir (SMK md. 4)5. Markanın temel işlevi ayırt etme işlevidir6. Marka, ilişkin olduğu mal veya hizmetle ilgili olarak tüketiciye bunların kaynağını içeren bir mesaj iletmektedir7.
Serbest piyasa ekonomilerinde aynı tür mal veya hizmetlerin birçok kaynaktan gelme ve tüketicinin de bunlar arasından özgürce seçim yapma imkânı bulunmaktadır. Marka, sağlıklı işleyen bir piyasa ekonomisi için önemlidir; zira bu yönüyle tüketiciye doğru bilgi aktarmakta, piyasa araştırması bakımından ona zaman kazandırırken bir yandan da pazar verimliliğini artırarak kamu yararı sağlamaktadır8.
SMK md. 4'te yer alan tanımda marka olabilecek işaretler belirtilmiştir. Kanun koyucu bu tanımda sınırlı sayı yöntemini benimsemediğinden, ayırt edici olmak ve sicilde gösterilebilir olma şartıyla sesler, renkler, hareketli görüntüler, kokular, tatlar ve dokular da marka olarak tescil edilebilecektir9. Madde metninden anlaşıldığı üzere markanın varlığı için iki unsurdan bahsetmek mümkündür: "ayırt edicilik" ve "sicilde gösterilebilir olma şartıyla işaret"10.
II. Mutlak Ret Nedenlerinin Hukuki Niteliği
Mutlak ret nedenleri, marka tescil başvurusunun TÜRKPATENT tarafından re'sen incelenip reddedilmesine gerekçe oluşturan hallerdir. SMK md. 5/1'in gerekçesinde bu nedenlerin kamu yararı ile ilgili halleri kapsadığı, ilgililerin marka olarak kullanılabilecek işaretleri seçme serbestisi olmasına rağmen tescil edilebilirlik bakımından birtakım kısıtlamalar getirildiği ifade edilmiştir11.
Arkan, mutlak ret nedenlerinin marka tescilinde re'sen uygulanması gereken engeller olduğunu, bu nedenlerin kamu yararını koruma amacı taşıdığını ve TÜRKPATENT'in başvuruyu değerlendirirken herhangi bir itiraz olmaksızın bu nedenleri gözetmesi gerektiğini belirtmektedir12. Doktrin ve uygulamada, iki hüküm arasında — mutlak ve nispi ret nedenleri — kapsam ve amaç açısından bazı farklılıklar bulunduğu kabul edilmektedir13.
Bununla birlikte, SMK md. 5'te mutlak ret nedenlerinin düzenlenmiş olması ve SMK md. 17/1 uyarınca herkesin (ç) bendi hariç olmak üzere md. 5 kapsamında görüşlerini Kuruma sunabilmesi gibi düzenlemeler karşısında marka hakkının kamu yararını ilgilendiren bir boyutunun da olduğunun kabulü gerekmektedir14. Nitekim marka hakkına getirilen bu sınırlamanın Anayasa'nın 35'inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında da kendisini gösterdiği söylenebilir15.
| Kriter | Mutlak Ret (SMK md. 5) | Nispi Ret (SMK md. 6) |
|---|---|---|
| Kim uygular? | TÜRKPATENT re'sen | Hak sahibinin itirazıyla |
| Neyi korur? | Kamu yararı | Önceki hak sahibinin menfaati |
| İtiraz gerekli mi? | Hayır | Evet |
| Hukuki dayanak | SMK md. 5/1 (a)-(i) | SMK md. 6/1-6/9 |
Nispi ret nedenleri ve itiraz süreci hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Marka İtiraz Süreci.
III. SMK md. 5/1 Kapsamındaki Mutlak Ret Nedenleri
SMK md. 5/1 hükmü şu şekildedir:
"Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilemez: a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler."
Aşağıda bu bentlerden uygulamada en sık karşılaşılanları doktrinel ve içtihadi perspektifle incelenmektedir.
A. SMK md. 5/1-a: Marka Olamayacak İşaretler
SMK md. 4'teki marka tanımına uymayan işaretler bu bent kapsamında reddedilir. Bir işaretin marka olabilmesi için Çolak'ın ifadesiyle "bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etme kapasitesine sahip olması ve sicilde gösterilebilir nitelikte olması" gerekir16. Sınırları belirsiz olan, sicilde temsili mümkün olmayan başvurular bu kapsamda reddedilir. Pratikte bu bent tek başına nadiren uygulanır; çoğu başvuru SMK md. 5/1-b veya 5/1-c kapsamında değerlendirilir.
B. SMK md. 5/1-b: Ayırt Edici Nitelikten Yoksun İşaretler
Bu bent, TÜRKPATENT'in en sık başvurduğu ret gerekçesidir. Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler tescil edilemez. Ayırt edicilik kavramı, marka hukukunun merkezinde yer alır ve doktrinde geniş biçimde tartışılmıştır.
Tekinalp'e göre ayırt edicilik, "markanın bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan bir güce sahip olması" demektir17. Suluk ve Güneş ise ayırt ediciliği, "işaretin hedef kitlede belirli bir kaynağa işaret ettiği algısını yaratabilme kapasitesi" olarak tanımlamaktadır18. Bozgeyik, bu kavramı daha dar bir perspektiften ele alarak, "tüketicinin işareti belirli bir ticari kaynak ile ilişkilendirip ilişkilendiremeyeceği" sorusuyla sınırlamaktadır19.
Ayırt edicilik değerlendirmesi soyut ve somut olmak üzere iki düzeyde yapılır. Soyut ayırt edicilik, bir işaretin genel olarak marka işlevi görebilecek nitelikte olup olmadığını; somut ayırt edicilik ise belirli mal veya hizmetler bakımından ayırt edici kapasiteye sahip olup olmadığını ifade eder20. Bu ayrım uygulamada kritik önem taşır: bir işaret soyut düzeyde ayırt edici görünse de somut mal ve hizmetler bakımından ayırt edici olmayabilir.
Bu konuda Yargıtay'ın yakın tarihli bir kararı dikkat çekicidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bir eğitim teknolojisi şirketinin marka tescil başvurusunu değerlendirirken, başvuruya konu ibarenin eğitim sektörü bakımından tanımlayıcı mahiyette olduğu ve ayırt edici niteliği bulunmadığı gerekçesiyle SMK md. 5/1-b ve 5/1-c hükümleri uyarınca kısmen reddedilmesine ilişkin YİDK kararını yerinde bulmuştur21. Kararda, başvuru sahibinin ibarenin uluslararası alanda kullanılan teknik bir terim olması nedeniyle ayırt edici niteliğini savunmasına rağmen, mahkeme ibarenin hedef kitle nezdinde doğrudan eğitim hizmetlerini çağrıştırdığını ve bu nedenle ayırt edici olmadığını tespit etmiştir.
Coğrafi yer adlarının marka olarak tescili de bu bent kapsamında sıkça tartışılmaktadır. Arkan, coğrafi adların kural olarak herkesin kullanımına açık olması gerektiğini ve marka olarak tescillerinin ancak işaretin markasal algı yaratması halinde mümkün olacağını belirtmektedir22. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de bir coğrafi işaret içeren ibare hakkındaki kararında, su kaynağı olarak bilinen bir coğrafi adın marka olarak tescilinin halkı yanıltma riski taşıdığını ve SMK md. 5 ve 6. maddelerin ilgili bentleri uyarınca reddi gerektiğini değerlendirmiştir23.
Ayırt edicilik kavramının kapsamlı analizi için bkz. Ayırt Edicilik Nedir?.
C. SMK md. 5/1-c: Tanımlayıcı İşaretler
Tanımlayıcı işaretler, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak veya üretim/sunum zamanı belirten işaretlerdir. Bu tür ifadelerin bir kişinin tekeline verilmesi, serbest rekabeti engeller. Yasaman'a göre tanımlayıcılık yasağı, "ticaret alanında herkesin kullanma ihtiyacı duyabileceği genel nitelikteki ifadelerin tekelleştirilmesini önleme" amacı taşımaktadır24.
Çolak, tanımlayıcılık değerlendirmesinde üç aşamalı bir test önermektedir: ilk olarak işaretin semantik içeriğinin belirlenmesi, ikinci olarak bu anlamın başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerle ilişkisinin tespit edilmesi ve son olarak ilgili tüketici kesiminin algısının değerlendirilmesi25. Bu üç aşamalı test, Yargıtay kararlarında da dolaylı olarak benimsenmiştir.
Tanımlayıcılık değerlendirmesinde yabancı dildeki ibarelerin durumu doktrinde ayrıca ele alınmaktadır. Güneş'e göre, bir ibarenin yabancı dilde tanımlayıcı olması, ilgili sektörde bu dilin bilinmesi halinde Türk hukuku bakımından da tanımlayıcılık teşkil eder26. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, İtalyanca "mulino" (değirmen) ibaresinin değirmencilik sektöründe marka olarak tescil edilip edilemeyeceğini değerlendirdiği kararında, ibarenin tarım ve değirmencilik sektöründe yaygın kullanım alanı bulduğunu ve "herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan ve değirmencilik sektöründe oldukça fazla kullanım alanı bulan tanımlayıcı nitelikteki" bir kelime olduğunu tespit ederek, SMK md. 5/1-b, 5/1-c ve 5/1-d hükümleri uyarınca hükümsüzlük kararı verilmesini yerinde bulmuştur27.
Bu karar, tanımlayıcılık değerlendirmesinde "ilgili tüketici kesimi" kriterini somutlaştırması bakımından önemlidir. Daire, tanımlayıcılığın genel tüketici nezdinde değil, ilgili sektör profesyonelleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Böylece bir ibarenin genel halk tarafından bilinmemesi, ilgili ticaret çevresinde tanımlayıcı olarak algılanması halinde ret kararını engellememektedir.
Benzer şekilde, İngilizce bir bileşik kelimeden oluşan teknoloji markası başvurusunda Daire, ibarenin 9. sınıftaki mallar bakımından tanımlayıcı ve ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu tespit etmiştir28. Başvuru sahibi, ibarenin orijinal bir bileşik kelime olduğunu ve daha önce bu sınıfta kullanılmadığını ileri sürmüş olmasına rağmen, mahkeme ibarenin İngilizce anlamının ilgili tüketici kesimi tarafından kolaylıkla anlaşılacağını ve doğrudan malın niteliğini belirttiğini kabul etmiştir.
SMK md. 5/1-c kapsamında tanımlayıcılık iddiası ileri sürerken, ibarenin hangi mal veya hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğunu somut biçimde göstermek gerekir. Aynı ibare farklı sınıflarda tanımlayıcı olmayabilir. Bu nedenle sınıf bazlı değerlendirme, tanımlayıcılık analizinin olmazsa olmazıdır.
D. SMK md. 5/1-ç: Aynı veya Ayırt Edilemeyecek Kadar Benzer İşaretler
Bu bent, SMK'nın AB hukukundan ayrıştığı kritik noktalardan birini oluşturmaktadır. Bozgeyik ve Dağkıran'ın isabetle belirttiği üzere, AB düzenlemesi ayniyeti marka tescilinde bir nispi ret nedeni olarak tanımlarken, SMK bunu mutlak ret nedenleri arasında saymıştır29. Bu düzenleme, TÜRKPATENT'e önceki tescilli markalarla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer başvuruları re'sen reddetme yetkisi vermektedir.
Bir başvurunun SMK md. 5/1-ç kapsamda yer aldığı sonucuna varılabilmesi için bazı şartların varlığı gerekmektedir: önceden tescil edilmiş veya daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış bir markanın varlığı, markanın aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsaması ve karşılaştırılan işaretler arasında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunması30.
"Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" kavramının kapsamı doktrinde tartışmalıdır. Bently, ayırt edilemeyecek derecede önemsiz farklar bulunan işaretlerin aynı sayılacağını ifade etmektedir31. Arkan ise karşılaştırılan işaretlerin neredeyse hiçbir fark gözetilemeyecek biçimde benzer olması halinde ayniyetten bahsedilebileceğini belirtmiştir32. TÜRKPATENT'in Marka İnceleme Kılavuzu'na göre ise kelime unsurları aynı, şekil unsuru farklı işaretler; kelime unsurları aynı, şekil unsuru içermeyen ancak tali unsur içeren işaretler ve tüm unsurları aynı olmakla birlikte tertip edilişi farklı işaretler "ayırt edilemeyecek derecede benzer" kabul edilecektir33.
Battal, bu konudaki doktrinel tartışmayı derinleştirerek, iltibas ihtimalinin hem mutlak hem de nispi ret nedeni olarak düzenlenmesinin amaca yönelik bir tekrar niteliğinde olduğunu savunmaktadır34. Battal'a göre Arkan, aynı inceleme kriterlerine hem mutlak hem de nispi ret nedenleri arasında yer verilmesini isabetsiz bulmakta, ancak mutlak ret nedeni oluşturan iltibas hallerinin aksine, nispi ret nedeni oluşturan iltibas hallerinin sadece açık iltibas hallerini değil inceleme ve değerlendirme gerektiren halleri de kapsadığını savunmaktadır. Buna karşılık Tekinalp, marka hukukunda öncelik ilkesinin evrensel nitelik taşıdığını ve halkın karıştırabileceği bir işaretin marka olarak tescilinin TÜRKPATENT tarafından re'sen reddedilmesi gerektiğini ifade etmektedir35.
E. SMK md. 5/1-d: Ticaret Alanında Herkes Tarafından Kullanılan İşaretler
Bu bent, belirli bir ticaret veya meslek alanında herkes tarafından kullanılan veya genel kabul görmüş işaretlerin münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin tescilini yasaklamaktadır. Teknik semboller, standart kısaltmalar ve sektörel jargon bu kapsamda değerlendirilir.
(c) bendi ile (d) bendi arasındaki fark, korunan menfaatin niteliğinde yatmaktadır. Çolak'a göre (c) bendi malın veya hizmetin özelliklerini tanımlayan ifadelerin tekelleştirilmesini engellerken, (d) bendi sektörde ortak kullanıma konu olan işaretlerin herhangi bir kişinin tekeline verilmesini önlemektedir36. Örneğin "eczane" sözcüğü eczacılık ürünleri için tanımlayıcıdır (c bendi); yeşil haç işareti ise sektörde herkes tarafından kullanılan bir sembol olarak (d) bendi kapsamında değerlendirilir.
F. SMK md. 5/1-e: Malın Şeklinden Kaynaklanan İşaretler
Üç boyutlu işaretlerde, malın doğası gereği zorunlu olan, teknik sonuç elde etmek için gerekli olan veya mala asli değerini veren şekiller tescil edilemez. Bu hükmün amacı, şekil üzerinden sınırsız bir tekel yaratılmasının önlenmesidir. Tekinalp'e göre teknik fonksiyonlu şekiller patent veya faydalı model yoluyla korunabilir; marka tescili ile sonsuz koruma sağlanması kanun koyucunun amacına aykırıdır37.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, uluslararası tanınmış bir ayakkabı markasının taban deseni için yapılan üç boyutlu şekil markası başvurusunda, ürünün fonksiyonel unsurlarından oluşan şekillerin kullanımla ayırt edicilik kazanma iddiasıyla bile tescil edilmekte zorlandığını teyit etmiştir38. Daire, şekil markasının 1987'den bu yana Türkiye'de satılmasına ve tüketici nezdinde yüksek bilinirliğe sahip olmasına rağmen, taban deseninin ürünün fonksiyonel bir unsuru olduğunu ve SMK md. 5/1 kapsamında ret kararının yerinde olduğunu tespit etmiştir.
G. Diğer Mutlak Ret Nedenleri
SMK md. 5/1'in (f) ila (i) bentlerinde düzenlenen diğer mutlak ret nedenleri şunlardır:
Halkı yanıltıcı işaretler (f bendi): Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek işaretlerin tescili yasaktır. Başvuru kapsamıyla örtüşmeyen tanımlayıcı unsurlar yanıltma riski taşır.
Yetkisiz devlet arma ve amblemleri (g bendi): Paris Sözleşmesi md. 6ter kapsamındaki devlet armaları, bayrakları, amblemleri ve uluslararası kuruluş işaretleri yetkili makam izni olmadan tescil edilemez.
Dini değer ve semboller (h bendi): Kamuoyunca tanınan dini değerleri ve sembolleri içeren işaretlerin tescili yasaktır. Bu hüküm, dini değerlerin ticari amaçlarla kullanılmasını engellemektedir.
Kamu düzeni ve genel ahlak (ı bendi): Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler tescil edilemez. Hakaret içeren, müstehcen veya toplumun temel değerleriyle çatışan ifade ve görseller bu kapsamdadır.
Tescilli coğrafi işaret içeren işaretler (i bendi): Tescilli coğrafi işaretten oluşan veya tescilli coğrafi işaret içeren başvurular reddedilir. Coğrafi işaretlerin marka yoluyla tekelleştirilmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
IV. Kullanımla Ayırt Edicilik Kazanma (SMK md. 5/2)
SMK md. 5/2 hükmüne göre, bir marka başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa, bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez. Bu istisna yalnızca belirtilen üç bent için geçerlidir; diğer bentler için kullanımla aşma mümkün değildir.
Kullanımla ayırt edicilik kazanma (secondary meaning) kavramı, doktrinde geniş biçimde tartışılmıştır. Kaya, bu kavramı "başlangıçta ayırt edici nitelikten yoksun olan bir işaretin, piyasada uzun süreli ve yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde belirli bir ticari kaynağa işaret eder hale gelmesi" olarak tanımlamaktadır39. Uzunallı ise kullanımla kazanılan ayırt ediciliğin ispatında "tüketici algısının belirlenmesinin merkezi rol oynadığını" vurgulamaktadır40.
İspat yükü başvuru sahibindedir ve Yargıtay bu konuda yüksek bir eşik aramaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, taşımacılık sektöründe tanımlayıcı bir ibare için kullanımla ayırt edicilik kazanma iddiasını değerlendirdiği kararında, beş yılı aşan ticari kullanımın tek başına yeterli olmadığını, somut delillerle desteklenmesi gerektiğini hükme bağlamıştır41. Mahkeme, web sitesi kullanımı ve ticari faaliyet belgelerinin tek başına "tüketici nezdinde belirli bir kaynağa işaret etme" olgusunu ispata yeterli olmadığını tespit etmiştir.
Kullanımla ayırt edicilik kazanmak için sunulması gereken deliller şunlardır: satış rakamları ve ciro, reklam harcamaları, kullanım süresi ve yaygınlığı, pazar payı, tüketici anketleri, ticaret odası ve meslek kuruluşu yazıları, fatura, katalog ve sipariş formları42. Suluk'un isabetle belirttiği gibi, "birkaç yıllık kullanım ve sınırlı sayıda fatura yeterli görülmez; delil portföyü kapsamlı ve çok yönlü olmalıdır"43.
SMK md. 5/2 istisnası dar yorumlanır. Bu istisnaya dayanacak başvuru sahiplerinin delillerini başvurudan önce hazırlamaları gerekir. Başvuru sonrası toplanan deliller, başvuru tarihinden önceki kullanımı ispat etmekte güçlük yaratır.
V. Muvafakatname İstisnası (SMK md. 5/3)
SMK md. 5/3 hükmü, önceki tescilli marka sahibinin noter onaylı muvafakatname vermesi halinde, SMK md. 5/1-(ç) bendi kapsamındaki ret kararının uygulanmamasını öngörmektedir. Bu istisna 2017 SMK ile getirilmiş olup, grup şirketleri ve franchise yapılarında yaygın kullanım alanı bulmaktadır44. Yasaman'a göre muvafakatname istisnası, "marka hukukundaki katı koruma anlayışını ekonomik gerçeklikle uzlaştırma" amacı taşımaktadır45.
Muvafakatname kurumu için bkz. Muvafakatname ile Marka Tescili.
VI. Yargıtay İçtihadında Mutlak Ret Nedenlerinin Uygulanması
A. Seri Markalar ve Ayırt Edicilik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.11.2025 tarihli kararında seri marka stratejisi izleyen bir şirketin uzun süreli yatırım ve pazar varlığına dayalı olarak ayırt edicilik kazandığını değerlendirmiştir46. Bu karar, seri markaların bireysel ayırt edicilik değerlendirmesinden farklı bir perspektifle ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Daire, uzun süreli ve tutarlı kullanımın, başlangıçta zayıf ayırt ediciliğe sahip bir marka serisinin tüketici nezdinde belirli bir kaynağa işaret eder hale gelmesine yol açabileceğini kabul etmiştir.
B. Üç Boyutlu Şekil Markaları
Üç boyutlu şekil markalarında ayırt edicilik eşiği klasik sözcük markalarına göre belirgin biçimde yüksektir. Bozgeyik'in de vurguladığı üzere, tüketiciler ürünün şeklini genellikle bir kaynak göstergesi olarak değil, ürünün kendisinin bir özelliği olarak algılamaktadır47. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yukarıda anılan ayakkabı taban deseni kararı, bu yaklaşımı somut biçimde teyit etmektedir.
C. Mutlak ve Nispi Ret Nedenlerinin Birlikte Uygulanması
Uygulamada bir marka başvurusu hem mutlak hem de nispi ret nedenleri kapsamında değerlendirilebilmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin perakende sektöründe "market" ibaresi içeren bir marka uyuşmazlığında, SMK md. 5/1-b kapsamında tanımlayıcılık ve SMK md. 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalini birlikte değerlendirdiği görülmektedir48. Daire, tanımlayıcı nitelikteki "market" unsurunun 35. sınıf perakende hizmetleri bakımından ayırt edici nitelik taşımadığını ve aynı zamanda önceki tescilli markalarla karıştırılma ihtimali yarattığını tespit etmiştir.
VII. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Mutlak ret nedenleri konusunda uygulamada en sık karşılaşılan hatalar ve stratejik değerlendirmeler şunlardır:
Tanımlayıcı işaret seçimi sorunu. Bilinirlik, ayırt edicilikten farklıdır. Herkesin bildiği tanımlayıcı ifadeler tescil edilemez. Bu husus, özellikle sektörel terminolojiden türetilen marka başvurularında sıklıkla gözden kaçmaktadır.
Bent bazlı değerlendirme gerekliliği. SMK md. 5/1-b ile 5/1-c'nin ayrı değerlendirme kriterleri vardır. Yanlış bende dayanan savunma reddedilir. Ayırt edicilik yoksunluğu (b bendi) ile tanımlayıcılık (c bendi) farklı hukuki temellere dayanır; her birinin ayrı tartışılması gerekir.
Sınıf bazlı değerlendirme zorunluluğu. Aynı işaret bir sınıfta sorun yaratmazken, diğerinde tanımlayıcı olabilir. Tanımlayıcılık her zaman belirli mal ve hizmetler bakımından değerlendirilir.
Ret kararına karşı hukuki yollar. YİDK'ya itiraz süresi iki aydır (SMK md. 20). YİDK kararına karşı Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde dava açılabilir. Hükümsüzlük davası ise mutlak ret nedenlerine dayandığında zamanaşımına tabi değildir (SMK md. 25).
Hükümsüzlük davası hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Marka Hükümsüzlük Davası.
Sonuç
Mutlak ret nedenleri, marka tescil sisteminin birincil filtresi olarak kamu yararını koruma işlevi üstlenmektedir. SMK md. 5/1'de düzenlenen bu nedenler, TÜRKPATENT'in re'sen uyguladığı ve başvuru sahiplerinin en sık karşılaştığı tescil engelleridir.
Doktrinde Arkan, Tekinalp, Çolak ve Bozgeyik gibi yazarlar tarafından geniş biçimde tartışılan ayırt edicilik ve tanımlayıcılık kavramları, Yargıtay içtihadında somut uyuşmazlıklar üzerinden şekillenmeye devam etmektedir. Özellikle yabancı dildeki tanımlayıcı ibarelerin değerlendirilmesi, sınıf bazlı analiz zorunluluğu ve kullanımla ayırt edicilik kazanmanın ispat koşulları, uygulamada en çok tartışılan konulardır.
SMK md. 5/1-ç'nin mutlak ret nedeni olarak düzenlenmesi, AB Marka Tüzüğü'nden farklı bir tercih olup, TÜRKPATENT'e re'sen inceleme yetkisi vermesi bakımından tüketici korumasını ön plana çıkarmaktadır. Battal ve Arkan'ın bu konudaki doktrinel tartışması, kanun koyucunun bu tercihi öğretide eleştirilse de düzenlemenin toplumun kamu yararını gözettiğini ortaya koymaktadır.
Marka hukukunun tüm boyutlarıyla ele alındığı genel çerçeve için bkz. Marka Hukuku Rehberi, Marka Hukuku, Türkiye'de Marka Tescil Süreci.
Kaynakça
Arkan, Sabih, Marka Hukuku C.I (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları 1997).
Battal, Ahmet, 'Türk Patent Enstitüsünün Markalarda İltibasın Önlenmesine İlişkin Yetkisi Yönünden Mutlak ve Nispi Red Nedenleri', Gazi Üniversitesi Ticaret Hukuku.
Bently, Lionel vd., Intellectual Property Law (6. Bası, Oxford Law Trove 2022).
Bozgeyik, Hayri, Marka Hakkının Korunması (On İki Levha Yayıncılık 2024).
Bozgeyik, Hayri ve Dağkıran, Ahmet Şevki, 'Marka Tescilinde Ayniyet ve Ayırt Edilemeyecek Kadar Benzerliğin Mutlak Ret Nedenleri Arasında Yer Alması ve Kamu Yararı ile İlişkisi — Yargı Kararları Işığında Bir İnceleme', TFM, C. 10, S. 2, s. 203-213 (2024).
Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku (On İki Levha Yayıncılık 2023).
Güneş, İlhami, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Işığında Uygulamalı Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2021).
Kaya, Aslan, Marka Hukuku (Vedat Kitapçılık 2024).
Paslı, Ali, Marka Hukukunda Ürün Benzerliği (1. Baskı, Vedat 2018).
Suluk, Cahit vd., Fikri Mülkiyet Hukuku (Seçkin Yayınevi 2024).
Tekinalp, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku (Vedat 2012).
Türk Patent ve Marka Kurumu, Marka İnceleme Kılavuzu (Türk Patent 2021).
Uzunallı, Sevilay, Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2024).
WIPO, 'DL 302 An Advanced Course on Trademarks, Industrial Designs and Geographical Indications' (WIPO Academy 2024).
Yasaman, Hamdi vd., Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi (Seçkin Yayıncılık 2019).
Yılmaz, Alper Çağrı, Türk Marka Hukuku ve Avrupa Birliği Hukukunda Mutlak Tescil Engelleri (Pozitif Matbaacılık 2008).
Dipnotlar
-
Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku (On İki Levha Yayıncılık 2023) 119. ↩
-
Arkan, Sabih, Marka Hukuku C.I (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları 1997) 38; Yasaman, Hamdi vd., Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi (Seçkin Yayıncılık 2019) 49. ↩
-
Bozgeyik, Hayri ve Dağkıran, Ahmet Şevki, 'Marka Tescilinde Ayniyet ve Ayırt Edilemeyecek Kadar Benzerliğin Mutlak Ret Nedenleri Arasında Yer Alması', TFM 2024, 10(2), s. 203. ↩
-
Bozgeyik ve Dağkıran (n.3) 204. ↩
-
Suluk, Cahit vd., Fikri Mülkiyet Hukuku (Seçkin Yayınevi 2024) 187; Güneş, İlhami, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2021) 3. ↩
-
Bozgeyik, Hayri, Marka Hakkının Korunması (On İki Levha Yayıncılık 2024) 5. ↩
-
WIPO 'DL 302 An Advanced Course on Trademarks, Industrial Designs and Geographical Indications' s.e.t. 4 Mayıs 2024, 3. ↩
-
Hennesey, William O., 'The Role of Trademarks in Economic Development and Competitiveness' (WIPO) 1; Bently, Lionel vd., Intellectual Property Law (6. Bası, Oxford Law Trove 2022) 6-7. ↩
-
Paslı, Ali, Marka Hukukunda Ürün Benzerliği (1. Baskı, Vedat 2018) 23-27, 55-56. ↩
-
Bently (n.8) 2. ↩
-
Arkan (n.2) 36; Yılmaz, Alper Çağrı, Türk Marka Hukuku ve Avrupa Birliği Hukukunda Mutlak Tescil Engelleri (Pozitif Matbaacılık 2008) 19. ↩
-
Arkan (n.2) 75; Yasaman vd. (n.2) 430; Çolak (n.1) 181. ↩
-
Örneğin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, SMK md. 5 ve 6'nın birlikte uygulanabileceğine ilişkin yerleşik uygulaması için bkz. Yargıtay 11. HD, 23.06.2025, E. 2025/207, K. 2025/4443. ↩
-
Güneş (n.5) 88. ↩
-
Tekinalp, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku (Vedat 2012) 400. ↩
-
Çolak (n.1) 121. ↩
-
Tekinalp (n.15) 370. ↩
-
Suluk (n.5) 190; Güneş (n.5) 45. ↩
-
Bozgeyik (n.6) 28. ↩
-
Arkan (n.2) 42; Çolak (n.1) 135. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 28.05.2025, E. 2024/6437, K. 2025/3774. İlk Derece Mahkemesi: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/244 E., 2022/150 K. Eğitim sektöründe tanımlayıcı mahiyette bir ibarenin SMK md. 5/1-b ve c kapsamında ret kararı. ↩
-
Arkan (n.2) 55; Çolak (n.1) 165. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 23.06.2025, E. 2025/207, K. 2025/4443. Su kaynağı olarak bilinen coğrafi adın marka tescilinde halkı yanıltma riski ve SMK md. 5 kapsamında değerlendirilmesi. ↩
-
Yasaman vd. (n.2) 445. ↩
-
Çolak (n.1) 148-152. ↩
-
Güneş (n.5) 66. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 10.04.2025, E. 2024/3916, K. 2025/2311. İlk Derece Mahkemesi: Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (FSHHM sıfatıyla), 2022/139 E., 2023/499 K. İtalyanca "mulino" (değirmen) ibaresinin değirmencilik sektöründe tanımlayıcı niteliği ve SMK md. 5/1-b, c, d kapsamında hükümsüzlük. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 14.05.2025, E. 2024/5116, K. 2025/3358. İlk Derece Mahkemesi: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/263 E., 2021/367 K. İngilizce bileşik kelime markasının 9. sınıf bakımından tanımlayıcılığı. ↩
-
Bozgeyik ve Dağkıran (n.3) 204-205. ↩
-
Bently (n.8) 5; Arkan (n.2) 51, 76; Yasaman vd. (n.2) 228. ↩
-
Bently (n.8) 5. ↩
-
Arkan (n.2) 75; Yasaman vd. (n.2) 439. ↩
-
Türk Patent ve Marka Kurumu, Marka İnceleme Kılavuzu (Türk Patent 2021) 190-192. ↩
-
Battal, Ahmet, 'Türk Patent Enstitüsünün Markalarda İltibasın Önlenmesine İlişkin Yetkisi Yönünden Mutlak ve Nispi Red Nedenleri', s. 7-9. ↩
-
Tekinalp (n.15) 370-371. Tekinalp'e göre "marka hukukunda öncelik ilkesi evrensel nitelik taşıyan bu ilkeye göre, marka olarak tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir işaret, aynı mal ve hizmetler için başkası tarafından tescil ettirilemez." ↩
-
Çolak (n.1) 172. ↩
-
Tekinalp (n.15) 385. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 22.10.2025, E. 2025/1621, K. 2025/6425. İlk Derece Mahkemesi: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/67 E., 2022/80 K. 1987'den beri Türkiye'de satılan uluslararası tanınmış ayakkabı markasının taban deseni şekil markası başvurusu. ↩
-
Kaya, Aslan, Marka Hukuku (Vedat Kitapçılık 2024) 95. ↩
-
Uzunallı, Sevilay, Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2024) 60. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 29.01.2026, E. 2025/3593, K. 2026/582. İlk Derece Mahkemesi: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2022/95 E., 2022/393 K. Taşımacılık sektöründe tanımlayıcı ibare için kullanımla ayırt edicilik kazanma iddiasının ispat koşulları. ↩
-
Çolak (n.1) 160; Suluk (n.5) 195. ↩
-
Suluk (n.5) 196. ↩
-
Yasaman vd. (n.2) 460. ↩
-
Yasaman vd. (n.2) 462. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 18.11.2025, E. 2025/2214, K. 2025/6809. Seri marka stratejisi ve uzun süreli kullanımla ayırt edicilik kazanma. ↩
-
Bozgeyik (n.6) 42. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 29.01.2026, E. 2025/3891, K. 2026/595. İlk Derece Mahkemesi: Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2020/51 E., 2022/66 K. "Market" ibaresinin 35. sınıf perakende hizmetleri bakımından tanımlayıcılığı ve karıştırılma ihtimali. ↩