Zeki DemirciFikri Mülkiyet Hukuku

KARAR ANALİZİ

Marka Reddi ile Haksız Rekabet Birlikte Değerlendirme: Yargıtay'ın İspat Standardı

Yargıtay 11. HD, marka tescil reddi ile birlikte haksız rekabet iddiasının değerlendirildiği dosyada, dürüstlüğe aykırı kullanımın somut delillerle ispatının belirleyici olduğunu vurguladı.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 01.10.2025 · haksiz-rekabet

ZD
Av. Zeki DemirciFikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku
Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1043
Karar No
2025/5854
Karar Tarihi
01.10.2025
Kararın Özü

Marka tescil reddi ile birlikte haksız rekabet iddiasının değerlendirildiği dosyada, dürüstlüğe aykırı kullanımın ve yanıltıcı izlenimin somut delillerle ispatı belirleyicidir.

Karar MetniMarka tescil engelleri ile haksız rekabet hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca soyut benzerlik tespiti yeterli olmayıp; dürüstlüğe aykırı kullanım, tüketici üzerinde yanıltıcı izlenim ve bu izlenimden doğan ekonomik etkinin somut delillerle ortaya konulması zorunludur.

Sınai mülkiyet uyuşmazlıklarında, marka tescil işlemleri ile haksız rekabet talepleri çoğu zaman birlikte gündeme gelir. Tescil engelinin varlığı, haksız rekabetin de doğmuş olduğu anlamına gelir mi? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.10.2025 tarihli kararı, bu iki rejimin paralel ama bağımsız değerlendirme standardına sahip olduğunu açıkça ortaya koymakta ve haksız rekabet iddialarında ispat yükünün hafifletilemeyeceğini sabit içtihat olarak teyit etmektedir.

Olay

Davacı, davalının marka başvurusuna karşı SMK m. 5/1 kapsamında tescil engeli olduğunu ileri sürerek itirazda bulunmuş ve aynı zamanda davalının fiili kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini iddia etmiştir. YİDK aşamasında verilen karar üzerine açılan davada, davacı her iki temele dayanarak hem markanın hükümsüzlüğünü hem de haksız rekabetin tespitini talep etmiştir. Davalı, marka kullanımının iyi niyetli ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu savunmuştur.

Hukuki Sorun

Marka tescili engelinin (SMK m. 5) varlığı veya yokluğu, haksız rekabet iddiasının (TTK m. 54 vd.) sonucunu doğrudan belirler mi? İki rejim arasındaki ispat standardı farklı mıdır? Haksız rekabet iddiasında "yanıltıcı izlenim" ve "dürüstlüğe aykırı kullanım" hangi düzeyde ispatlanmalıdır?

Mahkeme Süreci

İlk Derece Mahkemesi, marka tescil engeli ile haksız rekabet iddiasının bağımsız değerlendirme gerektirdiğini tespit etti. Davacının soyut "benzerlik vardır, dolayısıyla haksız rekabet vardır" iddiası yeterli görülmedi; haksız rekabet için ayrı somut ispat aranıldı. BAM, bu yöntemi doğru bularak kararı onayladı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de BAM kararını onaylayarak iki rejim arasındaki paralel ama bağımsız değerlendirme yönünü teyit etti.

Yargıtay'ın Gerekçesi

Dairenin gerekçesi üç temel tespit üzerine kuruldu.

Birinci tespit — iki rejimin amaç ve standardı farklıdır. SMK m. 5, marka olarak tescilin önündeki nispi ve mutlak ret nedenlerini düzenler; tescil sicilinin saflığını korur. TTK m. 54 ise, ticari hayatın dürüstlük kuralını korur ve tescilden bağımsız bir koruma alanı sunar. Aynı olayın hem marka tescili hem de haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilmesi olağandır; ancak değerlendirme standartları aynı değildir.1

İkinci tespit — dürüstlüğe aykırı kullanım somut delillerle ispatlanmalıdır. Haksız rekabet iddiasının kabul edilebilmesi için, davalı kullanımının tüketici üzerinde yanıltıcı izlenim yarattığının ve bunun ekonomik etki doğurduğunun somut olarak gösterilmesi gerekir. Soyut benzerlik veya çağrışım iddiası, haksız rekabet için yeterli temel oluşturmaz.

Üçüncü tespit — marka reddi ile haksız rekabet otomatik bağlantılı değildir. Marka başvurusunun SMK m. 5 kapsamında reddedilmesi, haksız rekabetin de gerçekleştiği anlamına gelmez. Aynı şekilde, marka başvurusunun reddedilmemiş olması da haksız rekabet iddiasının başarısız olacağı sonucunu doğurmaz. Her rejim kendi içinde değerlendirilir.

Hukuki İlke

Marka tescil engeli (SMK m. 5) ile haksız rekabet (TTK m. 54 vd.) bağımsız değerlendirme standartlarına tabidir. Haksız rekabetin tespiti için, davalı kullanımının dürüstlüğe aykırı olduğu, tüketici üzerinde yanıltıcı izlenim yarattığı ve bu izlenimden ekonomik etki doğduğu, somut delillerle ispat edilmelidir. Soyut benzerlik veya çağrışım iddiası haksız rekabet için yeterli temel oluşturmaz.

Kararın Uygulama Alanı

Bu karar, sınai mülkiyet davalarında dilekçe stratejisini iki ayrı eksene yerleştirir. Marka tescil itirazı için hazırlanan dilekçe yapısı, haksız rekabet iddiasını otomatik olarak desteklemez. Her iki rejim, ayrı argüman ve delil yapısıyla işlenmelidir.

Marka tescil itirazı için davacı, SMK m. 5'in mutlak ret nedenlerini veya SMK m. 6'nın nispi ret nedenlerini ileri sürer; benzerlik analizi, ayırt edicilik incelemesi ve karıştırılma ihtimali değerlendirmesi üzerinden argümantasyon kurar. Bu analiz, marka hukukunun klasik testlerine — Sabel, Lloyd, Canon kriterleri ile uyumlu içtihat çizgisi — dayanır.

Haksız rekabet iddiası için davacı ise farklı bir yola girer. Davalı kullanımının dürüstlüğe aykırı olduğunu kanıtlamak için pazar araştırması, tüketici anketi, davalının kullanım biçiminin niyetini gösteren e-postalar veya iç yazışmalar, davalı kullanımı sebebiyle uğranılan satış kaybı, pazar payı erozyonu gibi somut deliller sunulmalıdır. Yanıltıcı izlenimin ölçeği ve ekonomik etkisi belgelenmelidir.

Davalı için savunma stratejisi de iki katmandır. Marka tescil cephesinde, başvurunun korumayı hak ettiğini ayırt edicilik ve farklılaşma argümanlarıyla savunur. Haksız rekabet cephesinde ise iyi niyetli, dürüstlük kuralına uygun kullanım iddia eder; herhangi bir yanıltıcı niyetin bulunmadığını, davalı kullanımının tüketici üzerinde gerçek bir karıştırma riski yaratmadığını sunar.

Karşı Senaryo

Risk 1 — iki rejimi karıştırma. Davacı, "marka tescili engellendiği için haksız rekabet de gerçekleşmiştir" şeklinde bir mantık kurar; bu ikinci iddia için ayrı somut delil sunmaz. Daire, iki rejimin bağımsız değerlendirildiğini açık biçimde teyit eder. Sonuç: marka talep kabul edilse dahi, haksız rekabet talebi reddedilir.

Risk 2 — soyut benzerlik iddiası. Davacı, "iki marka benzer, dolayısıyla haksız rekabet vardır" iddiası ile yetinerek tüketici anketi, ekonomik etki analizi veya niyet kanıtı sunmaz. Haksız rekabet ispat eşiği karşılanmaz. Sonuç: haksız rekabet talebi reddedilir; davacı yalnızca marka itiraz sonucu ile yetinir.

Kararın Sınırları

Bu karar, marka tescil reddi ile haksız rekabet arasındaki bağı düzenler; ancak bazı özel hâllerde iki rejim arasındaki bağlantı daha sıkı kurulabilir. Örneğin SMK m. 6/9 kapsamında kötü niyetli başvurularda — başvuru sahibinin tescili dürüstlüğe aykırı bir amaçla yaptığı ispatlanırsa — marka reddi gerekçesi doğrudan haksız rekabetin de delili olarak kullanılabilir.

Karar ayrıca, tescilsiz marka veya işaret korumasına ilişkin tartışmaları doğrudan kapsamaz. Tescilsiz işaret koruması için, SMK m. 6/3 önceki hak temelinin yanı sıra haksız rekabet hükümleri ayrıca değerlendirilir; gerçek kullanım önceliği bu davalarda ekstra bir argüman kalemini oluşturur.

Sonuç

Sınai mülkiyet uyuşmazlıklarında, marka tescil itirazı ile haksız rekabet talebinin paralel inşası yaygın bir pratiktir. Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bu kararı, iki rejimi otomatik birbirine bağlamamayı, her birini bağımsız delil yapısıyla işlemeyi sabit içtihat olarak teyit eder. Davacı vekili için pratik mesaj: marka itirazı için kullanılan benzerlik analizinin yanına, haksız rekabet için tüketici algısı, ekonomik etki ve niyet kanıtlarını da eklemeden dosyayı kazanmak kolay değildir.

Davalı vekili için karar, çift cepheli savunma için fırsattır. Marka cephesinde benzerliğin yetersiz olduğunu, haksız rekabet cephesinde ise dürüstlük kuralına uygun kullanımı, ayrı ayrı argümanlarla inşa etmek savunmanın gücünü artırır. Sınai mülkiyet hukukunda, "tek argüman, iki dava" yaklaşımı, modern içtihat ile bağdaşmamaktadır.


İlgili içerikler için bkz. Haksız Rekabet Rehberi, Tescilsiz İşaret Koruması, Karalama ve Yanıltıcı Reklam, Marka İtiraz Süreci, Haksız Rekabet.

Kaynakça

ARKAN, Sabih: Ticari İşletme Hukuku, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, 2018.

NOMER, Haluk: Haksız Rekabet Hukuku, Beta Yayıncılık, 2018.

Dipnotlar

  1. Yargıtay 11. HD, 01.10.2025, E. 2025/1043, K. 2025/5854. Karar, marka tescil reddi ile haksız rekabet iddiasının birlikte değerlendirildiği dosyalarda, iki rejimin paralel ancak bağımsız ispat standartlarına tabi olduğunu, haksız rekabetin kabulü için dürüstlüğe aykırı kullanım, yanıltıcı izlenim ve ekonomik etkinin somut delillerle ortaya konulması gerektiğini sabitler. SMK m. 5 ile TTK m. 54 vd. uygulamasında doğrudan referans niteliği taşır.