REHBER
Tescilsiz İşaret Koruması
Tescil edilmemiş marka, logo, ürün şekli ve ticari unvan için TTK m. 54 vd. haksız rekabet hükümleri kapsamında koruma; gerçek kullanım, öncelik, ispat yükü.
Marka, tasarım ve diğer ayırt edici işaretler tescil edilmeden de korunabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 54 vd. haksız rekabet hükümleri, dürüstlüğe aykırı kullanıma karşı tescilsiz işaretlere de geniş bir koruma şemsiyesi sunar.1
Bu rehber, tescil edilmemiş bir markanın, logonun, ürün şeklinin veya ticari unvanın hangi koşullarda korunabileceğini, gerçek kullanım önceliğinin nasıl kanıtlanacağını ve ihlâl davalarında talep edilebilecek hakları ele alır.
Tescilsiz İşaretin Koruma Temeli
Sınai Mülkiyet Kanunu, marka korumasını kural olarak tescile bağlamıştır. Ancak SMK m. 6/3 ve TTK m. 55/1-a, tescilsiz işaretler için iki ayrı koruma kapısı açar:
1. SMK m. 6/3 — Önceki Hak. Başvuru tarihinden önce Türkiye'de aynı veya benzer bir işareti aynı veya benzer mal ve hizmetlerde gerçek kullanım yoluyla kullanan kişi, bu işaretin marka olarak tescilinin önlenmesi için itirazda bulunabilir veya tescilden sonra hükümsüzlük davası açabilir.
2. TTK m. 54-63 — Haksız Rekabet. Tescilli olmayan işaretin, dürüstlüğe aykırı biçimde başkası tarafından kullanılması haksız rekabet teşkil eder.
Bu iki temel, çoğu zaman birleşik kullanılır: tescilsiz işaret sahibi, hem SMK kapsamında itiraz/hükümsüzlük yoluna, hem de TTK kapsamında haksız rekabet davasına aynı anda başvurabilir.
Korunan İşaret Türleri
Tescilsiz koruma, geniş bir işaret yelpazesine uygulanabilir:
1. Markalar. Logo, kelime markası, slogan, ses, üç boyutlu işaret.
2. Ticari Unvan ve İşletme Adı. TTK m. 39 ve devamı, ticari unvanı ayrıca düzenler; ancak işletme adının tescilsiz koruması haksız rekabet hükümleri kapsamındadır.
3. Ürün Şekli ve Ambalajı. Eğer kaynak gösterici işlev kazanmışsa.
4. Mağaza Tasarımı ve Dekorasyonu. Tüketicide belirli işletmeye atıfta bulunan tasarımlar.
5. İnternet Sitesi Tasarımı. Ayırt edici düzen ve görsel kimlik.
6. Sosyal Medya Kullanıcı Adı. İşletmeye ait olduğu açıkça belirlenebilen hesaplar.
7. Alan Adı (Domain). Tescil olmasa dahi, gerçek kullanımla işletmeye bağlanmış alan adları.
Gerçek Kullanım Önceliği
Tescilsiz koruma için belirleyici unsur, gerçek kullanımdır. Sadece niyet, plan veya hazırlık yeterli değildir; işaretin ticari hayatta aktif olarak kullanılmış olması gerekir.
Gerçek kullanım için aranan unsurlar:
1. Süreklilik. Tek seferlik veya sembolik kullanım yeterli değildir. Pazar içinde süreklilik gösteren kullanım gerekir.
2. Yoğunluk. Kullanımın pazarda fark edilir düzeyde olması.
3. Ticari Boyut. Kişisel veya akademik kullanım, ticari öncelik kurmaz.
4. Coğrafi Yaygınlık. Türkiye genelinde veya en azından dava konusu coğrafyada kullanım.
İspatlama belgeleri: faturalar, satış kayıtları, reklam materyalleri, sosyal medya kayıtları, fuar katılımları, basında yer alan haberler, internet arşivleri.
SMK m. 6/3 Kapsamında İtiraz ve Hükümsüzlük
Tescilsiz işaret sahibi, SMK m. 6/3 uyarınca:
İtiraz Aşaması. Türkiye'de aynı veya benzer bir işaretin başvurusu yapıldığında, gerçek kullanım önceliğine dayanarak başvuruya YİDK nezdinde itirazda bulunabilir.
Hükümsüzlük Davası. İtiraz yapılmamış veya reddedilmiş ise, tescilden sonra mahkemeye başvurarak hükümsüzlük talep edebilir.
İspat yükü, tescilsiz işaret sahibine aittir. Gerçek kullanımı süre, yoğunluk ve coğrafya bakımından kanıtlamak zorundadır.
TTK m. 54 Kapsamında Haksız Rekabet
TTK m. 55/1-a/4 uyarınca, "başkalarının mal, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" haksız rekabet teşkil eder. Bu hüküm, iltibas kavramı ile birlikte değerlendirilir.
İltibasın tespitinde:
- Karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal benzerliği
- Faaliyet alanlarının benzerliği
- Pazar konumlarının benzerliği
- Ortalama tüketici algısındaki karıştırılma riski
dikkate alınır.
Tescilli marka sahibi olmasa dahi, gerçek kullanım önceliği bulunan tescilsiz işaret sahibi, haksız rekabet hükümlerine dayanarak dava açabilir.
Tescilsiz İşaret — Tescilli Marka Çatışması
Pratikte sıkça görülen senaryo: A şirketi bir markayı yıllardır kullanmakta ancak tescil ettirmemiştir; B şirketi aynı veya benzer markayı tescil ettirir. Bu durumda:
1. SMK m. 6/3 İtiraz Yolu. A şirketi, B'nin başvurusuna itiraz edebilir. Gerçek kullanım önceliğini kanıtlamak zorundadır.
2. Hükümsüzlük Davası. İtiraz reddedilmiş veya yapılamamış ise, B'nin tescili sonrası hükümsüzlük davası açılır.
3. Bekletici Sorun. B, A'ya karşı tecavüz davası açtığında, A "tescilsiz öncelik" savunması yapabilir; mahkeme hükümsüzlük talebini bekletici sorun yapar.
A'nın başarı şansı, gerçek kullanımın kanıt gücüne bağlıdır. Belgesel desteği olmayan iddialar Yargıtay aşamasında çoğunlukla reddedilir.
Tanınmış Marka Koruması
Tescilsiz olsa dahi, Paris Sözleşmesi m. 6 bis ve TRIPS Anlaşması m. 16 uyarınca tanınmış markalar Türkiye'de korunur. Bu, uluslararası bir koruma çatısıdır.
Tanınmışlık iddiası için:
- Markanın yurt dışında pazar payı
- Reklam ve tanıtım yatırımları
- Türkiye'deki tüketici farkındalığı
- Pazar araştırma sonuçları
belgelenmelidir. SMK m. 6/4 uyarınca tanınmış marka, farklı mal ve hizmetlerde dahi korunabilir.
Coğrafi Sınırlama
Tescilsiz işaret koruması, tescilli markadan farklı olarak coğrafi olarak sınırlıdır. Sadece gerçek kullanımın gösterildiği coğrafyada koruma sağlar.
Örnek: İstanbul'da uzun yıllardır kullanılan bir tescilsiz işaret, İzmir'de aynı işareti kullanmaya başlayan başka bir işletme için sınırlı koruma sağlayabilir; çünkü İzmir pazarında işaret bilinir değildir.
Bu sınırlama, tescilli marka koruması ile tescilsiz koruma arasındaki temel farklardan biridir. Yaygın faaliyet gösteren işletmelerin tescil işlemini ertelememesi önemlidir.
Açılabilecek Davalar
TTK m. 56 uyarınca tescilsiz işaret sahibi şunları talep edebilir:
- Tespit davası
- Men davası
- Eski hâle iade davası
- Maddi tazminat
- Manevi tazminat
- Hükmün ilanı
Ayrıca SMK m. 159 ve HMK m. 389 kapsamında ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Sonraki Adımlar
Tescilsiz işaret koruması, gerçek kullanımı belgeleyebilen işletmeler için güçlü bir alandır. Ancak ispat yükü ağır olduğu için, asıl strateji her zaman tescil yoluyla koruma sağlamaktır. Tescil edilmemiş bir işaretin koruması, dava sırasında belgelemenin gücüne bağlı olarak değişken sonuçlar verir.2
İlgili rehberler için: Haksız Rekabet Rehberi · Ticari Sır Koruması · Karalama ve Yanıltıcı Reklam
Dipnotlar
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, RG 14.02.2011/27846, md. 54-63. ↩
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 23.10.2025, E. 2025/1364, K. 2025/6465 — sınai mülkiyet uyuşmazlıklarında tescilsiz öncelikli hak iddiası ve haksız rekabet hükümleri birlikte değerlendirilirken, gerçek kullanım önceliğinin kanıt gücü ile birlikte ele alınması gerekir. ↩
İlgili İçerikler