Av. Zeki Demirci
Zeki DemirciKarar AnaliziE. 2025/2754 · K. 2025/6487Sağlık Hukuku25.12.2025

Vakıf Üniversitesi Hastanesinde Tıbbi Zarar: Görevli Yargı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vakıf üniversitesi hastanesini kamu tüzel kişisi sayarak tıbbi zarardan doğan tazminat davasının tüketici mahkemesinde değil idari yargıda görülmesi gerektiğini belirledi.

Av. Zeki DemirciPaylaş:XLinkedIn
Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2754
Karar No
2025/6487
Karar Tarihi
25.12.2025
Kararın Özü

Vakıf üniversitesi hastanesi, kanunla kurulan ve kamu hizmeti sunan bir kamu tüzel kişisidir. Bu hastanede verilen sağlık hizmetinden doğan tazminat davası, tüketici mahkemesinde değil, idari yargıda hizmet kusuru ilkesine göre görülür. Adli yargıda açılan dava, görev yönünden usulden reddedilmelidir.

Karar Metnikamu tüzel kişisi olarak kanunla kuruldukları ve kamu hizmeti sundukları tartışmasız olan vakıf üniversitesi hastanesinin, Devlet üniversitesi hastanesi gibi sağlık hizmetinin sunulmasından kaynaklanan zararlardan sorumlu olup olmadığına idari yargı yerince hizmet kusuru ilkesi kapsamında incelenerek karar verilmesi gerekir.

Vakıf Üniversitesi Hastanesinde Tıbbi Zarar: Görevli Yargı

İlgili çalışma alanı → Sağlık Hukuku: Tıbbi malpraktis, görevli yargı, hekimin ve hastanenin sorumluluğu için çalışma alanı.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 25.12.2025 tarihli ve 2025/2754 E., 2025/6487 K. sayılı kararıyla, tıbbi malpraktis davalarında en çok karıştırılan usul sorununu çözdü: dava hangi yargı kolunda görülür. Karar, vakıf üniversitesi hastanesini özel hastane değil kamu tüzel kişisi sayarak davayı idari yargıya yönlendirir.

Uyuşmazlığın Konusu

Hasta, bir vakıf üniversitesi hastanesinde kasık fıtığı ameliyatı sırasında onamı alınmadan göbek fıtığı ameliyatı da yapıldığını ileri sürerek tüketici mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtı. Davalı, davanın idari yargıda açılması gerektiğini savundu. İlk derece mahkemesi işin esasına girip davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi bu kararı onadı.

Görev Sorununun Kaynağı

Tıbbi malpraktiste görevli yargı kolu, hizmetin kim tarafından sunulduğuna bağlıdır. Özel hastanede ya da muayenehanede hekimle hasta arasındaki ilişki özel hukuk sözleşmesine dayanır; uyuşmazlık adli yargıda görülür. Devlet hastanesinde ise hizmet kamu gücüyle sunulduğundan, zarar hizmet kusuru kapsamında idari yargıda tam yargı davasıyla istenir. Ayrımın esası tıbbi malpraktis: özel hastane ve devlet hastanesi farkı makalesinde açılır.

Vakıf üniversitesi hastanesi bu iki kategorinin arasında görünür. Adı "özel" çağrışımı yapsa da, hukuki niteliği farklıdır.

Kararın Gerekçesi

Yargıtay, vakıf üniversitesinin hukuki niteliğini Anayasa'ya dayandırdı:

kamu tüzel kişisi olarak kanunla kuruldukları ve kamu hizmeti sundukları tartışmasız olan vakıf üniversitesi hastanesinin, Devlet üniversitesi hastanesi gibi sağlık hizmetinin sunulmasından kaynaklanan zararlardan sorumlu olup olmadığına idari yargı yerince hizmet kusuru ilkesi kapsamında incelenerek karar verilmesi gerekir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 25.12.2025, 2025/2754 E., 2025/6487 K.

Karar, Anayasa md. 130 ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na göre vakıf üniversitelerinin kanunla ve tüzel kişiliğe sahip biçimde kurulan kamu tüzel kişileri olduğunu belirtir. Bu nitelik, sundukları sağlık hizmetini de kamu hizmeti sayar. Sonuç olarak vakıf üniversitesi hastanesinde verilen sağlık hizmetinden doğan zarar, devlet üniversitesi hastanesindeki gibi hizmet kusuru esasına göre değerlendirilir ve 2577 sayılı Kanun md. 2 uyarınca idari yargıda tam yargı davasına konu olur.

Daire, işin esasına giren yerel mahkeme kararını bozdu; davanın görev yönünden usulden reddi gerektiğini, esasa girilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtti.

Önemli: Hastanenin adındaki "özel" ya da "vakıf" ibaresi görevli yargıyı belirlemez. Belirleyici olan, hizmeti sunan kurumun hukuki niteliğidir. Vakıf üniversitesi hastanesi kamu tüzel kişisi olduğundan, oradaki tıbbi zarar davası idari yargıya aittir. Yanlış yargı kolunda açılan dava esastan değil, görevden reddedilir.

Süre Tuzağı

Görevin idari yargıda olması, davacı için ciddi bir süre riski taşır. Adli yargıda açılan dava görevden reddedilince, davacının idari yargıya yeniden başvurması gerekir. İdari yargıda tam yargı davası, 2577 sayılı Kanun md. 13 uyarınca önce idareye başvuru ve ardından süresinde dava açma koşuluna bağlıdır. Yanlış yargı kolunda geçen süre, idari başvuru sürelerinin kaçırılmasına yol açabilir.

Bu nedenle vakıf üniversitesi hastanesine ilişkin bir tıbbi zarar iddiasında, dava açılmadan önce hastanenin hukuki niteliği ve görevli yargı kolu netleştirilmelidir. Devlet ve idari sorumluluk yolunun işleyişi için devlet hastanesinde tıbbi zarar: idari sorumluluk ve tam yargı makalesi yol gösterir.

Kararın Anlamı

Karar, sağlık hizmetinde görevli yargının kurumun statüsüne göre belirlendiğini teyit eder. Özel hastane adli yargı, devlet hastanesi idari yargı, vakıf üniversitesi hastanesi ise kamu tüzel kişisi olması nedeniyle idari yargı. Bu tasnif, davanın en başında doğru kurulmasını gerektirir; aksi hâlde davacı, esasa hiç girilmeden görevden ret ve süre kaybıyla karşılaşır.

Uygulamada

Dava öncesinde ilk adım, tedaviyi sunan kuruluşun hukuki statüsünün belgelenmesidir. Kuruluş bir vakıf üniversitesine bağlıysa, uyuşmazlık idari yargıya taşınır ve 2577 sayılı Kanun md. 13 çerçevesinde önce idareye başvurulur. Kuruluş gerçek anlamda özel bir hastane ya da muayenehane ise adli yargı görevlidir; estetik ve benzeri eser sözleşmesi niteliğindeki işlemlerde tüketici mahkemesi devreye girer.

Zamanaşımı ve başvuru süreleri yargı koluna göre değiştiğinden, görev belirlemesi bir usul ayrıntısı değil, davanın kaderini belirleyen ilk karardır. Görevli mahkeme ve süre için tıbbi malpraktiste tazminat ve zamanaşımı sayfasına bakılabilir.


İlgili içerikler için bkz. Tıbbi Malpraktis: Özel Hastane ve Devlet Hastanesi Farkı, Devlet Hastanesinde Tıbbi Zarar: İdari Sorumluluk ve Tam Yargı ve Sağlık Hukuku.

Sonraki dosya · Karar Analizi

Hile Nedeniyle Tapu İptalinde Hukuki Nitelendirme

Dosyayı aç →