Av. Zeki Demirci
Zeki DemirciKarar AnaliziE. 2026/2672 · K. 2026/2918İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku29.04.2026

İhalenin Feshi Talebinin Reddinde Para Cezası ve Ölçülülük

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ihalenin feshi talebi reddedilen şikâyetçiye verilen para cezası oranının resen ve ölçülülük ilkesiyle belirleneceğini kabul etti.

Av. Zeki DemirciPaylaş:XLinkedIn
Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2672
Karar No
2026/2918
Karar Tarihi
29.04.2026
Kararın Özü

İhalenin feshi talebi usulden veya esastan reddedilen şikâyetçi aleyhine hükmedilecek para cezasının oranı, hem istinaf hem temyiz aşamasında resen değerlendirilir ve şikâyetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü biçimde belirlenir. Somut olayda ihale bedelinin yüzde ikisi olarak belirlenen para cezası, Anayasa md. 13'teki ölçülülük ilkesi gözetilerek yüzde beş oranına çıkarılmış ve karar düzeltilerek onanmıştır.

Karar MetniMahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir. Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re'sen değerlendirilir. ... Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %2'si oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %2'si olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşılmıştır.

İhalenin Feshi Talebinin Reddinde Para Cezası ve Ölçülülük

İlgili çalışma alanı → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: İpotek, cebri icra ve taşınmaz mülkiyeti uyuşmazlıkları için çalışma alanı.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 29.04.2026 tarihli ve 2026/2672 E., 2026/2918 K. sayılı kararıyla ihalenin feshi talebinin reddi hâlinde hükmedilen para cezasının nasıl belirleneceğini ele aldı. Karar iki noktada yön veriyor: oranın kanun yolu aşamalarında resen denetlenmesi ve ölçülülük ilkesinin somut ölçüt hâline getirilmesi. Sonuç, uygulamada alışılmışın tersine işledi ve alt derece mahkemesinin belirlediği oran şikâyetçi aleyhine yükseltildi.

Uyuşmazlığın Konusu

Şikâyetçi, cebrî satış sonucu yapılan ihalenin feshini istedi. Talep reddedildi ve şikâyetçi aleyhine 2004 sayılı Kanun md. 134 uyarınca ihale bedelinin yüzde ikisi oranında para cezasına hükmedildi. Uyuşmazlık, kanun yolu aşamasında bu oranın yerinde olup olmadığı noktasında toplandı.

Daire, para cezasının varlığını değil ölçüsünü tartıştı. Fesih gerekçelerinin niteliği ile fesih isteyenin sıfatını birlikte değerlendirerek talebin ihale sürecini uzatmaya yönelik olduğu sonucuna vardı.

Kararın Gerekçesi

Kararın yön veren bölümü şudur:

Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir. Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re'sen değerlendirilir. ... Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %2'si oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %2'si olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşılmıştır.

Daire bu değerlendirmeyle yetinmedi ve dosyayı bozmadı. Oranı yüzde beşe çıkararak hükmü düzeltti ve kararı bu şekliyle onadı.

Para Cezasının Hukuki Dayanağı

Para cezası, 24.11.2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun md. 27 ile 2004 sayılı Kanun md. 134'e eklenen fıkradan doğar. Hükme göre icra mahkemesi; talebin sınırlı kişi çevresi dışındaki kişilerce ileri sürülmesi nedeniyle, bu kişiler bakımından feragat nedeniyle ya da işin esasına girerek reddine karar verirse, ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.

Aynı maddede yer alan diğer filtreler bu yaptırımı tamamlar. Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışındaki kişilerin talebi ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir; ayrıca talepte bulunulurken ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde para cezası oranı yüzde yirmi olarak uygulanır.1

Düzenlemenin amacı bellidir: ihalenin feshi şikâyetinin, satışı geciktirmek ve ihale alıcısını caydırmak için bir gecikme aracı olarak kullanılmasını engellemek.2 Şikâyet yolunun kendisi kapatılmamış, sonuçsuz kalan başvuruya maliyet bağlanmıştır.

Ölçülülük Denetimi ve Resen İnceleme

Kararın asıl katkısı, kanunun tanıdığı yüzde ona kadarlık takdir alanının nasıl kullanılacağını somutlaştırmasıdır. Daire iki ölçüt koyuyor: şikâyetçinin ihale sürecini uzatma amacıyla hareket edip etmediği ve fesih iddiasının ağırlığı. Bu iki ölçüt, oranın alt ve üst sınır arasında nerede duracağını belirler.

İkinci nokta usule ilişkindir. Para cezasının oranı hem istinaf hem temyiz aşamasında resen değerlendirilir. Tarafların bu yönde bir istinaf ya da temyiz sebebi ileri sürmesi aranmaz. Somut olayda bu yaklaşım, oranın şikâyetçi aleyhine yükseltilmesiyle sonuçlandı.

Anayasa md. 13'e yapılan atıf, denetimin çift yönlü olduğunu gösterir. Ölçülülük ilkesi yalnızca yüksek oranların indirilmesine değil, ihale sürecini uzatmaya yönelik başvurularda düşük belirlenmiş oranların yükseltilmesine de dayanak yapılabilir.

Önemli: İhalenin feshi talebini reddeden karara karşı kanun yoluna başvurmak, para cezası bakımından güvenli bir hamle değildir. Oran resen incelendiği için başvuru, cezanın yükselmesiyle sonuçlanabilir. Kanun yolu tercihi yapılırken fesih sebeplerinin gerçek gücü ile bu riskin birlikte tartılması gerekir.

Geçiş Hükmü ve Temyiz Aşamasındaki Dosyalar

Kararın ikinci ayağı zaman bakımından uygulamadır. 7343 sayılı Kanun md. 33 ile 2004 sayılı Kanuna eklenen Geçici md. 18, 2004 sayılı Kanun md. 134'te yapılan değişikliklerin yürürlük tarihinde ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmayacağını kural olarak belirtir. Ancak aynı fıkra bu kurala açık bir istisna getirir: ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm, görülmekte olan taleplerde de uygulanır.

Fıkra usul sonucunu da düzenler. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasındaki dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz; Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. İncelenen kararda izlenen yol tam olarak budur. Daire, oranı yükseltirken dosyayı ilk derece mahkemesine göndermedi ve hükmü düzelterek onadı.

Bu tercih pratik bir sonuç doğurur. Dosya, oran tartışması nedeniyle yeniden yargılamaya konu olmaz; ihale alıcısı bakımından belirsizlik süresi uzamaz. Geçici hükmün amacı da bu yönde okunabilir.

Uygulamada

İhalenin feshi dosyalarında hesap artık iki kalemli değil üç kalemlidir. Nispi harç ve yüzde beş teminat yanında, talebin reddi hâlinde doğacak para cezası da baştan hesaplanmalıdır. Şikâyet dilekçesi hazırlanırken sorulacak soru, fesih sebebinin var olup olmadığı değil, sebebin ihale bedelinin yüzde onuna varabilecek bir riski taşımaya değecek ağırlıkta olup olmadığıdır.

Fesih sebeplerinin seçimi bu nedenle belirleyicidir. Satış ilanının tebliğ edilmemesi, malın esaslı vasıflarındaki hata ya da ihaleye fesat karıştırılması gibi somut ve belgeye bağlanabilir sebeplerle sınırlı bir dilekçe, hem kabul şansını artırır hem de talebin süreci uzatmaya yönelik olmadığını gösterir. Buna karşılık kıymet takdirine süresinde itiraz edilmediği hâlde düşük bedelle satış iddiasının fesih sebebi olarak ileri sürülmesi, dairenin bu kararda tanımladığı uzatma amacı görünümünü doğrudan besler. Kıymet takdirine itiraz süresi ve satış aşamasının bütünü için İpoteğin Paraya Çevrilmesi ve Taşınmazın Cebri Satışı sayfasına bakılabilir.

Karşı tarafta duran ihale alıcısı için de sonuç değerlidir. Şikâyetin reddi hâlinde alıcı yalnızca ihale bedelinin nemasıyla değil, uzatma amaçlı başvuruları caydıran bir yaptırım rejimiyle de korunur. Alıcı vekilinin cevap dilekçesinde fesih sebeplerinin soyutluğunu ve başvurunun zamanlamasını ayrıca vurgulaması, oranın belirlenmesinde doğrudan etki doğurur.

Borçlu tarafında ise sıralama nettir. Savunma, ihalenin feshi aşamasına saklanmaz; tebligat, kıymet takdiri ve satış ilanı aşamalarında kullanılmayan itirazlar sonradan telafi edilmez. İpotek ilişkisinin kuruluşundan satışa uzanan zincirin bütünü için İpotek ve Taşınmaz Rehni Rehberi ile İhalenin Feshi Nasıl İstenir sayfaları birlikte okunabilir.


İlgili içerikler için bkz. İpotek ve Taşınmaz Rehni Rehberi, İpoteğin Paraya Çevrilmesi ve Taşınmazın Cebri Satışı, İcradan Taşınmaz Almak Riskli mi, İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku.

Dipnotlar

  1. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu, RG 19.06.1932/2128, md. 134 ve Geçici md. 18; 7343 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, RG 30.11.2021/31675, md. 27 ve md. 33; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, RG 04.02.2011/27836.

  2. Para cezasının amacı ve 7343 sayılı Kanunla getirilen filtrelerin değerlendirilmesi için bkz. KÖSE, Yasin, "7343 Sayılı Kanun ile İhalenin Feshi Şikâyetinde (İİK m. 134) Yapılan Değişikliklerin Değerlendirilmesi", Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2023, S. 53, s. 313-340; ayrıca ÇON, Ömer, İhalenin Feshi (İcra ve İflas Kanunu Madde 134), Ankara: Yetkin Yayınları, 2021; MUŞUL, Timuçin, İhale ve İhalenin Feshi, Ankara: Adalet Yayınevi, 2016.

Sonraki dosya · Karar Analizi

Kazandırıcı Zamanaşımında İmar-İhya ve Yirmi Yıllık Zilyetlik

Dosyayı aç →