Av. Zeki Demirci
Zeki DemirciKarar AnaliziE. 2025/1141 · K. 2025/7397İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku25.12.2025

İmar Planı İptali: Menfaat İhlali ve Dava Süresi

Danıştay 6. Daire, imar planına karşı iptal davasında taşınmaz malikinin ancak kendi parseline ilişkin kısmı dava edebileceğini ve askı itiraz süresinin kaçırılamayacağını belirledi.

Av. Zeki DemirciPaylaş:XLinkedIn
Mahkeme
Danıştay 6. Daire
Esas No
2025/1141
Karar No
2025/7397
Karar Tarihi
25.12.2025
Kararın Özü

Taşınmaz maliki imar planına karşı ancak kendi taşınmazına ilişkin kullanım kararları yönünden iptal davası açabilir; planın tümünün iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel menfaati yoksa dava ehliyet yönünden reddedilir. İmar planına bir aylık askı süresinde 2577 sayılı Kanun md. 11 kapsamında itiraz edilip istek reddedildikten sonra altmış gün içinde dava açılmalıdır; itirazın reddine ilişkin meclis kararının sonradan tebliği dava süresini yeniden başlatmaz.

Karar MetniTaşınmaz maliki sıfatıyla, yani imar planının davacının taşınmazına ilişkin kullanım kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, incelemenin bu kullanım kararları ile sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Zira; kişilerin bunun dışında, imar planlarının kendilerini etkilemeyen kullanım kararlarının ya da tümünün iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel bir menfaatleri bulunmamaktadır.

İmar Planı İptali: Menfaat İhlali ve Dava Süresi

İlgili çalışma alanı → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: İmar davaları, ruhsat, tapu iptali ve tescil, kentsel dönüşüm için çalışma alanı.

Danıştay 6. Daire, 25.12.2025 tarihli ve 2025/1141 E., 2025/7397 K. sayılı kararıyla, imar planına karşı açılan iptal davasında iki eşiği belirledi: dava açma ehliyeti için menfaat ihlali ve süre. Karar, taşınmazı imar planından etkilenen malikin hangi kapsamda ve hangi sürede dava açabileceğini gösterir.

Uyuşmazlığın Konusu

Bir taşınmaz maliki, parselini kapsayan alanda onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının tamamının ve taşınmazına ilişkin kısmının iptalini istedi. İdare mahkemesi işlemi iptal etti, bölge idare mahkemesi bu kararı onadı. Danıştay, hem planın tümüne yönelik istem yönünden ehliyeti hem de taşınmaza ilişkin kısım yönünden süreyi inceledi.

Kararın Gerekçesi

Menfaat ihlali ölçütü, kararda şu sözlerle konuldu:

Taşınmaz maliki sıfatıyla, yani imar planının davacının taşınmazına ilişkin kullanım kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, incelemenin bu kullanım kararları ile sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Zira; kişilerin bunun dışında, imar planlarının kendilerini etkilemeyen kullanım kararlarının ya da tümünün iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel bir menfaatleri bulunmamaktadır.

Daire, iptal davasının 2577 sayılı Kanun md. 2 anlamında menfaat ihlaline dayandığını; taşınmaz malikinin planın tümünü değil, yalnızca kendi parseline ilişkin kullanım kararlarını dava edebileceğini belirledi. Davacı, planın tümünün kendisini nasıl etkilediğini açıklamadığından, plana bütünüyle yönelik istem ehliyet yönünden reddedilmelidir.

Süre yönünden ise Daire, imar planlarının 3194 sayılı Kanun md. 8 uyarınca bir ay askıya çıkarıldığını, bu süre içinde itiraz edilebileceğini vurguladı. Askı süresinde 2577 sayılı Kanun md. 11 kapsamında yapılan itiraz altmış gün içinde yanıtlanmazsa reddedilmiş sayılır ve bunu izleyen altmış gün içinde dava açılmalıdır. Süre geçtikten sonra itirazın reddine ilişkin meclis kararının davacıya tebliği, dava açma süresini yeniden canlandırmaz; bu nedenle dava süre aşımından incelenemez.

Kararın Anlamı

Karar, imar planına karşı dava açmayı iki temel eşiğe bağlar. Birincisi ehliyettir: malik yalnızca kendi taşınmazına ilişkin plan kararlarını dava edebilir; planın tümüne yönelik iptal istemi, çevresini etkileyen bir kullanım kararıyla arasındaki kişisel ve güncel menfaat bağı açıklanmadıkça ehliyetten reddedilir. İkincisi süredir: imar planı düzenleyici bir işlemdir ve askı-itiraz mekanizması süreyi belirler.

Uygulamada en sık kaybedilen hak, süre nedeniyle olur. Askı süresinde itiraz edilmesi doğru bir adımdır; ancak itiraz sonrası altmış günlük zımni ret süresi ve onu izleyen altmış günlük dava süresi kaçırılırsa, idarenin sonradan verdiği açık ret kararı yeni bir süre yaratmaz. Bu yüzden askı tarihleri ve itiraz tarihi baştan takip edilmelidir.

Önemli: İmar planına karşı dava süresi, itirazın reddine ilişkin kararın tebliğ tarihinden değil, askı ve zımni ret sürelerinin işleyişinden hesaplanır. Askı süresinde itiraz edip sonra beklemek, çoğu zaman hak kaybına yol açar. Süre kaçırılmışsa yeni bir plan değişikliği veya uygulama işlemi beklenerek ona karşı dava yolu değerlendirilir.

Uygulamada

İmar planına karşı dava hazırlığında ilk iş, askı ilan tarihlerinin ve varsa itiraz tarihinin tespitidir. Malik, dava dilekçesinde planın kendi taşınmazına ilişkin hangi kullanım kararının menfaatini nasıl ihlal ettiğini somut biçimde açıklamalıdır. Şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden denetim, ancak ehliyet ve süre eşikleri aşıldıktan sonra esasa girildiğinde yapılır. Ruhsat, yapı tatil zaptı ve imar para cezası gibi uygulama işlemleri için ayrı süreler işlediğinden, bunlar plan davasından bağımsız değerlendirilir. Konunun bütünü için imar planı ve ruhsat davaları rehberi ile imar planına nasıl itiraz edilir sayfalarına bakılabilir.


İlgili içerikler için bkz. İmar Planı ve Ruhsat Davaları Rehberi, İmar Planı İptal Davası Nasıl Açılır ve İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku.

Sonraki dosya · Karar Analizi

Kamulaştırma Bedelinin Tespiti: Gelir Metodu ve Gerçek Karşılık

Dosyayı aç →