- Mahkeme
- Danıştay 6. Daire
- Esas No
- 2020/5348
- Karar No
- 2023/1905
- Karar Tarihi
- 23.02.2023
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen işlemlere karşı dava açma süresi otuz gündür; bu özel süre, riskli yapı tespitine dayanak düzenleyici işleme yöneltilen istemi de kapsar. Kiracı, riskli yapı tespitine karşı iptal davası açma ehliyetine sahiptir; buna karşılık tespite karşı idari itiraz hakkı yalnızca maliklere ve kanuni temsilcilerine tanınmıştır.
Riskli Yapı Tespitinde Dava Süresi ve Ehliyet
İlgili çalışma alanı → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: Riskli yapı tespiti, kentsel dönüşüm ve idari dava uyuşmazlıkları için çalışma alanı.
Riskli yapı tespitine karşı açılan davaların büyük bölümü esasa girilmeden kapanır. Sebep çoğu zaman teknik değil takvimseldir. Danıştay 6. Dairesi'nin 23.02.2023 tarihli, E. 2020/5348 K. 2023/1905 sayılı kararı bu noktayı iki yönden aydınlatır: dava süresi genel altmış gün değil özel otuz gündür ve bu süre, tespitin dayandığı yönetmelik hükmüne yöneltilen iptal istemini de kapsar.
Uyuşmazlığın Konusu
Bir taşınmaz, maliklerinden birinin talebi üzerine riskli yapı olarak tespit edildi. Yapıda ticari faaliyet yürüten kiracı, riskli yapı tespit işleminin ve tespitin dayanağı olan uygulama yönetmeliğinin itiraz hakkını düzenleyen fıkralarının iptalini istedi.
Kiracının temel iddiası şuydu: yapının ekonomik ömrünü tamamladığı ya da yıkılma riski taşıdığı, ilmi ve teknik verilere dayanılarak saptanmalıdır; oysa yapıda yerinde inceleme yapılmamış, numune alınmamıştır. Kiracı ayrıca yönetmeliğin, tebligatı ayni ve şahsi hak sahiplerine yönelttiği halde itiraz hakkını yalnızca maliklere tanımasını hak arama özgürlüğüyle bağdaşmaz buldu.
Dava, ilk aşamada ehliyet yönünden reddedildi. Bu red kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca bozuldu ve dosya esas incelemesi için Altıncı Daireye geldi. Böylece kiracının riskli yapı tespitine karşı dava açma ehliyeti bulunduğu, yargılamanın kabul ettiği bir veri hâline geldi.
Kararın Gerekçesi
Daire, esas incelemesini süre üzerinden sonuçlandırdı. Ölçüt şu sözlerle kuruldu:
Bu durumda; yukarıda da belirtildiği gibi 6306 sayılı Kanun gereğince tesis edilen işlemlere karşı dava açma süresinin otuz gün olduğu ve uygulama işlemine dayanak düzenleyici işlemlere karşı da uygulama işleminin dava açma süresi içerisinde dava açılması gerektiğinden, riskli yapı kararından 13/12/2018 tarihinde haberdar olan davacının, riskli yapı kararına ve dayanak düzenleyici işleme karşı dava açma süresinin en son günü olan 12/01/2019 gününün hafta sonu tatiline denk gelmesi nedeniyle 14/01/2019 tarihine kadar dava açması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 27/02/2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Gerekçenin dayanağı 6306 sayılı Kanun md. 6 hükmüdür. Anılan maddenin dokuzuncu fıkrası, bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde dava açılabileceğini öngörür. Bu, 2577 sayılı Kanun md. 7 hükmündeki altmış günlük genel süreye göre özel bir düzenlemedir ve genel süreyi bertaraf eder.
İkinci kural, düzenleyici işleme ilişkindir. Bir yönetmelik hükmüne karşı ilan tarihinden itibaren dava açılabileceği gibi, o hükme dayanılarak tesis edilen uygulama işleminin dava süresi içinde de dava açılabilir. Kiracı bu ikinci yolu seçtiğinden, yönetmelik hükmüne yönelen istemi de uygulama işleminin otuz günlük süresine bağlandı. Süre kaçırıldığı için dava esasa girilmeden reddedildi.
Önemli: Riskli yapı davasında iki ayrı takvim işler. Tespitin tebliğinden itibaren on beş gün içinde teknik heyete itiraz edilir; tespite ya da itirazın reddine karşı ise otuz gün içinde iptal davası açılır. Otuz günü altmış gün sanmak, kararın gösterdiği üzere davayı doğrudan süre aşımına sürükler.
İtiraz Hakkı ile Dava Ehliyetinin Ayrılması
Kararın ikinci katmanı, iki farklı hukuki imkânın birbirine karıştırılmasını önler. 6306 sayılı Kanun md. 3, riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince on beş gün içinde itiraz edilebileceğini düzenler. İtiraz mercii, üniversitelerce ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört üye ile Bakanlıkta veya Başkanlıkta görevli üç üyeden oluşan teknik heyettir.
Bu düzenleme, itiraz yolunu malik ve kanuni temsilciyle sınırlar. Kiracı, sınırlı ayni hak sahibi ya da yapıda menfaati bulunan başka bir ilgili, teknik heyete itiraz edemez. Buna karşılık idari yargıda dava açma ehliyeti, itiraz hakkıyla aynı çerçeveye tabi değildir; menfaati ihlal edilen kişi iptal davası açabilir. Dosyada kiracının ehliyetsizliği gerekçesiyle verilen red kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca bozulması bu ayrımı somutlaştırır.
Doktrinde de 7181 ve 7471 sayılı Kanunlarla getirilen tebliğ rejiminin hak arama özgürlüğü bakımından tartışmalı yönleri bulunduğu, riskli yapı tespitine ilişkin usul kurallarının yorumunda bu boyutun gözetilmesi gerektiği belirtilir.1
Sürenin Başlangıcı ve Öğrenme Tarihi
Kararın uygulama değeri, sürenin hangi anda işlemeye başladığında yoğunlaşır. Dosyada kiracıya tespit, idarece değil malik tarafından gönderilen noter ihtarnamesiyle ulaşmıştı. Daire, bu ihtarnamenin tebliğ edildiği günü öğrenme tarihi saydı ve otuz günü o tarihten hesapladı.
Bu yaklaşım, tebligatın idare tarafından yapılmadığı hâllerde de sürenin işleyebileceğini gösterir. İşlemin varlığından ve içeriğinden dava açmaya yetecek ölçüde haberdar olan ilgili bakımından süre başlar. Riskli yapı tespitinin tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmesi, yapıya tutanak asılması ve muhtarlıkta ilan edilmesi de aynı sonuca hizmet eden bildirim araçlarıdır.
Güncel düzenlemede tespit işlemi, 6306 sayılı Kanun md. 3 uyarınca muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayılır. Bu kural, sürenin başlangıcını kişisel tebligat almaya bağlayan beklentiyi ortadan kaldırır.
Uygulamada
İlk hata, süreyi altmış gün varsaymaktır. 6306 sayılı Kanun kapsamındaki her idari işlem için otuz günlük özel süre geçerlidir; tespit, teknik heyet ret kararı, tahliye ve yıkım işlemleri bu kapsamdadır. Takvim, tespitin öğrenildiği ilk andan itibaren tutulmalıdır.
İkinci hata, dayanak yönetmeliğe karşı istemi ayrı ve serbest bir takvime bağlı sanmaktır. Karar, uygulama işlemi üzerinden gidildiğinde düzenleyici işleme yönelen istemin de aynı otuz güne tabi olduğunu ortaya koyar. Yönetmelik hükmü ile bireysel işlem tek dilekçede ve tek sürede istenmelidir.
Üçüncü hata, kiracı ya da sınırlı ayni hak sahibinin süreci malikin inisiyatifine bırakmasıdır. Bu kişiler teknik heyete itiraz edemez; ancak tespitten haberdar olduklarında doğrudan iptal davası açabilirler. Tespit ve itiraz usulünün ayrıntısı riskli yapı tespitine nasıl itiraz edilir sayfasında, denetimin kapsamı riskli yapı tespitinin iptali ve idari yargı denetimi makalesinde ele alınır.2
İlgili içerikler için bkz. Riskli Yapı Tespitinin İptali ve İdari Yargı Denetimi, Kentsel Dönüşüm Süreci: Baştan Sona Rehber, Riskli Yapı Tespitinin İptali Davası Nasıl Açılır, İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku.
Dipnotlar
-
Sinan Seçkin, "6306 sayılı Kanun Kapsamında Riskli Yapı Tespiti ve İdarenin Zor Kullanma Yetkisi", İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2024, C. 9, S. 2, s. 463-511. ↩
-
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, RG 31.05.2012/28309, md. 3 ve md. 6; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, RG 20.01.1982/17580, md. 7. ↩
Sonraki dosya · Karar Analizi
Açık Rıza Olmadan Reklam SMS'i: KVKK Kurul Kararı
Dosyayı aç →