Riskli Alan Kararına Karşı İptal Davası Nasıl Açılır?
Riskli alan belirlemesi Cumhurbaşkanı kararıyla yapılır; menfaati ihlal edilen malikler teknik heyet aşaması olmaksızın doğrudan Danıştay'da iptal davası açar.
Riskli Alan Kararına Karşı İptal Davası Nasıl Açılır?
İlgili çalışma alanı → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: Riskli alan, riskli yapı ve kentsel dönüşüm uyuşmazlıkları için çalışma alanı.
Kısa cevap: Doğrudan idari yargıda. Riskli alan belirlemesi, tek bir yapıya değil bölgenin bütününe ilişkin olduğundan riskli yapı tespitindeki teknik heyet aşaması bulunmaz. Belirleme Cumhurbaşkanı kararıyla yapıldığından, iptal istemi 2575 sayılı Kanun uyarınca ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da ileri sürülür. Süre bakımından 6306 sayılı Kanun md. 6 hükmündeki otuz günlük özel süre uygulanır. Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması istenmemişse, karar bekleniyorken alan içindeki uygulama işlemleri sürebilir.
Riskli Alan ile Riskli Yapı Ayrımı
Riskli yapı, tek binanın ekonomik ömrünü tamamladığının ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığının ilmi ve teknik verilere dayanılarak saptanmasıdır. Riskli alan ise zemin yapısı veya üzerindeki toplam yapılaşma nedeniyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan bölgeyi kapsar.
Ayrım usule yansır. Riskli yapıda malik önce teknik heyete başvurur; riskli alanda böyle bir zorunlu idari aşama yoktur. Kavramsal karşılaştırma riskli alan ile riskli yapı arasındaki fark sayfasında ele alınır.
Önemli: Riskli alan içinde kalmak, o alandaki her binanın ayrıca riskli yapı olarak tespit edildiği anlamına gelmez. Malik, hem alan kararının hem kendi yapısına ilişkin işlemlerin hukuki durumunu ayrı ayrı takip etmelidir; iki süreç farklı takvimlerde ilerler.
Dava Hangi Gerekçelerle Kurulur
İptal istemi, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarına yönelir. Riskli alan kararlarında en verimli tartışma sebep unsurunda yürür: alanın hangi teknik veriye dayanılarak belirlendiği, zemin etüdünün kapsamı, yapı stoku analizinin yöntemi ve alan sınırının nasıl çizildiği denetlenir.
Sınır belirlemesi ayrıca ölçülülük yönünden tartışılır. Riskin bulunmadığı parsellerin uygulama bütünlüğü gerekçesiyle alana dâhil edilmesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin orantısız olduğu iddiasını gündeme getirir. Danıştay 6. Dairesi'nin 29.03.2023 tarihli, E. 2021/2884 K. 2023/3174 sayılı kararında yer alan karşı oy, dönüşüm kurallarının mülkiyet hakkına müdahale bakımından kamu yararı, kanunilik ve orantılılık ölçütleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.
Riskli Alanda Sonraki İşlemler
Alan kararı kesinleştiğinde bölge, dönüşüm rejimine tabi olur. 6306 sayılı Kanun md. 6, uygulama yapılan etap veya adada parsellerin yeniden değerlendirilmesine hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar verileceğini düzenler; karara katılmayanların arsa payları rayiç değer üzerinden açık artırmayla satılır.
Alan ve parsellere ilişkin onaylanan imar ve parselasyon planları ise ilgili çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünde on beş gün süreyle ilan edilir. Bu planlara itiraz ilan süresi içinde aynı müdürlüğe yapılır ve itirazlar Bakanlıkça beş gün içinde değerlendirilir. İtirazın reddi hâlinde planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın ret kararı tarihinde kesinleşir.
Uygulamada
En sık hata, alan kararını öğrendikten sonra genel altmış günlük süreye güvenmektir. 6306 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerde süre otuz gündür ve bu süre resen incelenir.
İkinci hata, alan kararı yerine yalnızca sonraki uygulama işlemine dava açmaktır. Alan kararının hukuka aykırılığı ileri sürülecekse, uygulama işleminin dava süresi içinde her iki işleme birden dava açılmalıdır. Plan aşamasındaki itiraz usulü için imar planına nasıl itiraz edilir sayfasına bakılabilir.
İlgili içerikler için bkz. İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku, Riskli Alan ile Riskli Yapı Arasındaki Fark, İmar Planı ve Ruhsat Davaları Rehberi, Riskli Yapı Tespitinin İptali ve İdari Yargı Denetimi.
Sonraki dosya · Soru
Riskli Yapı İtirazında Teknik Heyet Nasıl Çalışır?
Dosyayı aç →