Av. Zeki Demirci
Zeki DemirciKarar AnaliziE. 2025/2082 · K. 2025/5572İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku23.12.2025

Önalım Hakkı ve Fiili Taksim: Şufa Davasının Sınırı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, paylı taşınmazda fiili taksim bulunduğunda önalım hakkının kullanılmasının dürüstlük kuralına aykırı düşeceğini ve davanın reddi gerektiğini belirledi.

Av. Zeki DemirciPaylaş:XLinkedIn
Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2082
Karar No
2025/5572
Karar Tarihi
23.12.2025
Kararın Özü

Paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşlar 4721 sayılı Kanun md. 732 uyarınca önalım hakkını kullanabilir. Ancak paydaşlar taşınmazı kendi aralarında fiilen taksim etmiş ve satılan pay satıcının kullandığı yere karşılık geliyorsa, davacının önalım hakkını kullanması 4721 sayılı Kanun md. 2 dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz; eylemli paylaşma ispatlanırsa dava reddedilir.

Karar MetniÖn alım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması 4721 sayılı Kanunun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. ... Eylemli paylaşmanın varlığı hâlinde davanın reddi gerekir.

Önalım Hakkı ve Fiili Taksim: Şufa Davasının Sınırı

İlgili çalışma alanı → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: Önalım, tapu iptali ve tescil, ecrimisil ve el atma, kamulaştırma için çalışma alanı.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 23.12.2025 tarihli ve 2025/2082 E., 2025/5572 K. sayılı kararıyla, paylı taşınmazda önalım hakkının hangi hâlde kullanılamayacağını değerlendirdi. Karar, hisseli tapularda paydaşlardan birinin payını dışarıdan birine satması üzerine açılan şufa davalarında fiili taksim savunmasının nasıl sonuç doğurduğunu gösterir.

Uyuşmazlığın Konusu

Paylı taşınmazlarda bir hissedar payını üçüncü kişiye satmış, diğer paydaşlar bu satış nedeniyle önalım hakkına dayanarak payın iptali ile kendi adlarına tescilini istemiştir. Davalılar, paydaşlar arasında fiili taksim bulunduğunu savundu. İlk derece mahkemesi, taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi bu kararı onadı.

Kararın Gerekçesi

Yerleşik içtihadın esası, kararda şu sözlerle ifade edildi:

Ön alım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması 4721 sayılı Kanunun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Eylemli paylaşmanın varlığı hâlinde davanın reddi gerekir.

Karar, önalım hakkının kaynağını 4721 sayılı Kanun md. 732 olarak gösterir: paylı mülkiyette bir paydaş payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satarsa, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilir. Buna karşılık, paydaşlar taşınmazı fiilen bölüşmüş ve herkes kendi kısmını kullanır hâle gelmişse, satıcının kullandığı yere karşılık gelen payın satışında diğer paydaşın önalım istemesi hakkın kötüye kullanılması sayılır. Fiili taksim savunmasının dayanağı 4721 sayılı Kanun md. 2 dürüstlük kuralıdır ve kötüniyet iddiası, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebilir, hâkim tarafından kendiliğinden de dikkate alınır.

Kararın Anlamı

Önalım hakkı, paylı mülkiyete dışarıdan istenmeyen kişilerin girmesini önlemeye ve paylı mülkiyetin sona ermesini kolaylaştırmaya hizmet eder. Hak, satışın diğer paydaşa noterden bildirilmesinden başlayarak üç ay ve her hâlde satıştan itibaren iki yıl içinde, 4721 sayılı Kanun md. 733 ve md. 734 uyarınca dava yoluyla kullanılır. Bu karar, hakkın mutlak olmadığını; fiilî bir kullanım düzeni yerleşmiş ve paydaşlar bunu uzun süre benimsemişse korunması gerekenin bu düzen olduğunu teyit eder.

Uygulamada belirleyici olan, fiili taksimin ispatıdır. Satılan payın, satıcının fiilen kullandığı bölüme karşılık gelmesi ve davacının o yerde satıştan önce hak iddia etmemiş olması aranır. Bu unsurlar keşif, tanık ve teknik delille ortaya konulduğunda önalım davası reddedilir; ortaya konulamazsa hak ayakta kalır.

Önemli: Fiili taksim savunması her paydaş ve her parsel için ayrı değerlendirilir. Taşınmazın bir bölümünde eylemli paylaşma bulunması, aynı davadaki başka parseller yönünden önalımın da reddini gerektirmez. Ayrıca fiili taksim iddiası, satış tarihinden sonra yapılan sınır çekme veya döşeme gibi işlemlerle değil, satış anındaki fiilî durumla kanıtlanır.

Uygulamada

Önalım davasında ilk adım süredir. Satış davacı paydaşa noterden bildirilmişse üç aylık süre bu bildirimle işler; bildirim yoksa iki yıllık süre satış tarihinden hesaplanır. Süre geçtikten sonra açılan dava dinlenmez. Davalı fiili taksim savunması yapacaksa, satış anında taşınmazın fiilen bölüşülmüş olduğunu ve satılan payın satıcının kullandığı yere karşılık geldiğini ispatlamalıdır. Davacı ise satıştan önce o yerde de kullanımı bulunduğunu ya da fiilî bir taksim olmadığını göstererek savunmayı karşılar. Konunun bütünü için önalım hakkı ve şufa davası rehberi ile önalım davası ne kadar sürede açılır sayfalarına bakılabilir.


İlgili içerikler için bkz. Önalım Hakkı ve Şufa Davası Rehberi, Fiili Taksim Önalım Hakkını Engeller mi ve İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku.

Sonraki dosya · Karar Analizi

Paylı Mülkiyette El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil

Dosyayı aç →