Tasarım Hukuku: Ürün Görünümünün Korunması
Tasarım hukukunun çerçevesi: yenilik ve ayırt edici nitelik şartları, bilgilenmiş kullanıcı ölçütü, tescilli ve tescilsiz koruma, tecavüz ve hükümsüzlük.
Tasarım Hukuku: Ürün Görünümünün Korunması
İlgili hizmet sayfası → Tasarım Avukatı: Tasarım tescili, hükümsüzlük ve tecavüz uyuşmazlıkları için hizmet sayfası.
Tasarım hukuku, bir ürünün ne işe yaradığını değil nasıl göründüğünü korur. Koruma konusu teknik çözüm değil görünümdür; bu ayrım, tasarım tescilinin hem gücünü hem de kırılganlığını açıklar. Görünüm hızlı taklit edilir, ancak aynı hızla da yenilik niteliğini kaybeder.
Türkiye'de tasarım koruması 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Üçüncü Kitabı ile düzenlenir1. Bu rehber; korunabilirlik şartlarından başvuru ve itiraz sürecine, tecavüz taleplerinden hükümsüzlüğün sonuçlarına uzanan zinciri tek çerçevede toplar ve tasarım tescilinin marka ile patent karşısındaki yerini belirler.
1. Tasarımla Korunan Nedir
SMK md. 55/1 tasarımı, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü olarak tanımlar. Korumanın konusu görünümün kendisidir; ürünün işlevi, malzemesinin performansı veya üretim yöntemi tasarım hukukunun dışında kalır.
Ürün kavramı geniştir. SMK md. 55/2 uyarınca ürün; bilgisayar programları hariç olmak üzere endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik ürünü ve bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri kapsar. Bir mobilyanın silueti, bir ayakkabı tabanının deseni, bir kutunun açılış biçimi ve bir arayüz ikonu aynı hükmün kapsamındadır.
Kanun, korumanın dışında kalan alanları da açıkça çizer. SMK md. 58/4 uyarınca kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri ve başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmek için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu parçaların görünüm özellikleri koruma kapsamı dışındadır. Bu istisna, tasarım hakkının teknik tekele dönüşmesini engeller.
Önemli: Tasarım koruması ile telif koruması birbirini dışlamaz. SMK md. 58/3 uyarınca tasarım koruması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda aranan şartların bulunması halinde o kanunla öngörülen korumaya halel getirmez. Estetik nitelikli bir ürün görünümü hem tescilli tasarım hem eser olarak korunabilir. Tescil süresi dolan bir tasarımda tek dayanak, çoğu zaman bu ikinci katmandır.
2. Koruma Şartları: Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik
SMK md. 56/1 uyarınca tasarım, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla korunur. İki şart birlikte aranır; biri eksikse tescil verilmez, verilmişse hükümsüz kılınabilir.
Yenilik. SMK md. 56/4 bir aynılık testi kurar. Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden, tescilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde aynısı kamuya sunulmamışsa tasarım yeni sayılır. Değerlendirme mutlak niteliktedir: yabancı bir katalog, yurt dışında yayımlanmış bir video ya da uzak bir pazardaki bir ürün yeniliği ortadan kaldırabilir.
Aynılık testinin kritik cümlesi hükmün son fıkrasındadır: tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bu ölçüt, taklitten kaçınmak için yapılan yüzeysel değişikliklerin koruma doğurmayacağı anlamına gelir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 26.03.2026 tarihli, E. 2025/4817, K. 2026/1746 sayılı kararında; bir halı tasarımının hükümsüzlüğü istemini değerlendirirken yenilik incelemesinin başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olunmadığına göre yapılacağını belirtmiştir. Daire, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki "bu küçük farklar, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik olarak değerlendirilemez" tespitini benimseyerek hükümsüzlük kararını yerinde bulmuştur.
Kararın uygulamadaki karşılığı iki yönlüdür. Tasarım sahibi bakımından, mevcut bir ürüne renk veya ölçü düzeyinde müdahale ederek yeni bir tescil almak dayanıksız bir hak üretir. Hükümsüzlük iddiasında bulunan taraf bakımından ise argüman, farklılıkların varlığı üzerinden değil, o farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde algılanabilir olup olmadığı üzerinden kurulmalıdır.
Ayırt edici nitelik. SMK md. 56/5 uyarınca bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim, önceden kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise tasarım ayırt edici niteliğe sahip sayılır. Yenilik aynılığı, ayırt edici nitelik ise benzerliği sınar; ikinci eşik ilkinden ağırdır.
Birleşik ürün parçaları için ek bir şart vardır. SMK md. 56/2 uyarınca parça, birleşik ürüne takıldığında normal kullanımda görünür durumda olmalı ve görünür özellikleri koruma şartlarını karşılamalıdır. Bir motorun iç parçası, kaputun altında kaldığı sürece tasarım korumasından yararlanmaz.
3. Bilgilenmiş Kullanıcı Ölçütü ve Genel İzlenim
Karşılaştırmayı yapan kişi ne sıradan tüketicidir ne de sektör uzmanı. Bilgilenmiş kullanıcı; ilgili ürün grubunu tanıyan, piyasadaki alternatifleri bilen, ürünü kullanma deneyimine sahip ancak teknik uzman düzeyinde bir bilgi taşımayan varsayımsal kişidir. Bu kullanıcı, ortalama tüketiciden daha dikkatlidir; bu nedenle tüketicinin fark etmeyeceği ayrıntılar onun nezdinde anlam taşıyabilir.
Değerlendirme bütünsel yapılır. Tasarımlar unsurlarına bölünüp tek tek kıyaslanmaz; kullanıcıda bıraktıkları toplam izlenim karşılaştırılır. Bir üründe ortak olan zorunlu unsurlar ayıklandıktan sonra kalan serbest tercihler, izlenimin belirleyici bileşenidir.
Ölçütün üçüncü boyutu seçenek özgürlüğüdür. SMK md. 56/6 uyarınca ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. Aynı ilke, SMK md. 58/2 uyarınca koruma kapsamının belirlenmesinde de geçerlidir. Teknik veya standart kısıtların yoğun olduğu ürünlerde küçük farklar ayırt edicilik doğurabilirken, serbestlik alanı geniş ürünlerde aynı düzeydeki fark yetersiz kalır.
Bu ölçütün dava içindeki işleyişi için tasarım tecavüzünde bilgilenmiş kullanıcı testi başlığındaki çerçeve izlenebilir.
4. Kamuya Sunma ve On İki Aylık Açıklama İstisnası
SMK md. 57/1 kamuya sunmayı geniş tanımlar: sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetler bu kapsamdadır. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması ise kamuya sunma sayılmaz.
Tanımın pratik sonucu keskindir. Fuar standında sergilenen bir prototip, sosyal medyada paylaşılan bir ürün görseli, bayilere gönderilen bir katalog ve internet sitesine yüklenen bir görsel kamuya sunma oluşturur. Bu anlardan sonra yapılan tescil başvurusu, kendi açıklamasıyla yenilik itirazına açık hale gelir.
Kanun sınırlı bir güvence alanı tanır. SMK md. 57/2 uyarınca başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı, halefi ya da bunların izniyle üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu yapılan kamuya sunma, tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.
Önemli: Bu on iki aylık pencere bir hak değil, kurtarma imkanıdır. Yurt dışı korumada aynı esnekliği tanımayan ülkeler bulunur ve Türkiye'de kullanılan hoşgörü süresi, o ülkelerde yeniliğin kaybı anlamına gelebilir. İhracat planı olan bir üründe doğru sıralama şudur: önce başvuru, sonra tanıtım. Tersi sıralamanın sonuçları için tasarımımı tescilden önce satışa sunarsam ne olur sorusuna bakılabilir.
5. Tescilli ve Tescilsiz Koruma Arasındaki Fark
SMK md. 55/4 uyarınca tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmişse tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuşsa tescilsiz tasarım olarak korunur. İki koruma türü aynı kanunda düzenlenir ancak süre ve kapsam bakımından ayrışır.
Süre. SMK md. 69/1 uyarınca tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır ve beşer yıllık dönemler halinde yenilenerek toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilir. SMK md. 69/2 uyarınca tescilsiz tasarımlarda süre, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır ve uzatılamaz.
Kapsam. Fark asıl burada belirginleşir. SMK md. 59/1 uyarınca tescilli tasarım sahibi, izni olmadan koruma kapsamındaki tasarımın veya tasarımın uygulandığı ürünün üretilmesini, piyasaya sunulmasını, satılmasını, ithalini ve ticari amaçla kullanılmasını engelleyebilir. SMK md. 59/2 uyarınca tescilsiz tasarım ise sahibine bu fiilleri engelleme hakkını yalnızca korunan tasarımın aynısının ya da genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması halinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcının bağımsız çalışması kopyalama sayılmaz.
Aradaki fark ispat yükünde somutlaşır. Tescilli tasarımda davacı, tescil belgesi ile benzerlik iddiasını ileri sürer. Tescilsiz tasarımda davacı ayrıca kopyalamayı, yani karşı tarafın kendi tasarımına erişimini ve bunu esas aldığını göstermek zorunda kalır. Bu ispat, moda ve mobilya gibi sezonluk ürün gruplarında çoğu zaman dosyanın en zayıf halkasıdır. Ayrıntı için tescilsiz tasarım koruması başlığına bakılabilir.
6. Başvuru, Yayım ve İtiraz
SMK md. 61/1 başvuruda bulunması gereken unsurları sayar: başvuru formu, tasarımın görünümünü yansıtan ve yayım yoluyla çoğaltılmaya elverişli görsel anlatımı, ürünün adı, tasarımcıların adları, tescil isteme hakkının nasıl elde edildiğine ilişkin bilgi, varsa yayım erteleme talebi ve vekile ilişkin bilgi. Görsel anlatım koruma kapsamını belirleyen unsurdur; ürün adı, sınıf ve tarifname bilgileri SMK md. 61/3 uyarınca koruma kapsamını etkilemez.
Birden çok tasarım, SMK md. 61/7 uyarınca ek ücret ödenmesi ve süslemeler hariç her bir ürünün aynı sınıfa dahil olması şartıyla çoklu başvuru altında toplanabilir. Çoklu başvuruyu oluşturan tasarımlar SMK md. 61/8 uyarınca kanunun uygulanmasında ayrı ayrı değerlendirilir. Sürecin işleyişi için çoklu tasarım başvurusu nedir sorusuna bakılabilir.
Kurum incelemesi SMK md. 64 çerçevesinde yürür. Şartlara uygunluk denetlenir, başvuru tarihi kesinleşir ve SMK md. 64/6 uyarınca tasarım veya ürün tanımına uygun olmayan, kamu düzenine ya da genel ahlaka aykırı, korumadan yararlanamayacak kişilerce yapılan, hükümranlık alametlerinin uygunsuz kullanımını içeren ve yeni olmadığı tespit edilen başvurular reddedilir. Kurumun yenilik yönünden resen ret yetkisi bulunması, tasarım sisteminin marka sisteminden ayrıldığı noktalardan biridir.
Tescil ve yayımdan sonra iki ayrı itiraz yolu açılır. SMK md. 67/1 uyarınca başvuru sahipleri Kurum kararlarına karşı bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı itirazda bulunabilir. SMK md. 67/2 uyarınca üçüncü kişiler, tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde; tasarımın SMK md. 55'teki tanıma uygun olmadığı, SMK md. 56 ve md. 57'deki şartları taşımadığı, SMK md. 58/4 kapsamında kaldığı, başvurunun kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçeleriyle itiraz edebilir.
Önemli: Üç aylık itiraz süresi hak düşürücüdür ve kaçırıldığında aynı sebepler yalnızca mahkemede hükümsüzlük davası yoluyla ileri sürülebilir. Rakip tescilleri düzenli izlemeyen işletmeler, ucuz ve hızlı olan idari yolu kaybedip pahalı ve uzun olan yargı yoluna mahkum olur. İtiraz dosyasının kurulumu için tasarım başvurusuna itiraz nasıl yapılır başlığına bakılabilir.
7. Tecavüz Halleri ve İleri Sürülebilecek Talepler
SMK md. 81/1 tecavüz sayılan fiilleri üç bentte toplar. Birincisi, tasarım sahibinin izni olmaksızın koruma kapsamındaki tasarımın uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ve ithal işlemine tabi tutmaktır. İkincisi, lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya üçüncü kişilere devretmektir. Üçüncüsü tasarım hakkını gasp etmektir.
Dava hakkı bakımından SMK md. 81/2 bir eşik koyar: tescil sahibi, başvurunun tescil edilerek yayımlanmasından sonra hukuk davası açabilir. Tecavüz eden başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse yayım şartı aranmaz; kötüniyet mahkemece tespit edilirse yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. SMK md. 81/4 uyarınca tescilsiz tasarımlarda hak sahibi, tasarım SMK md. 57'ye göre kamuya sunulduğu takdirde dava açmaya yetkilidir.
Talepler SMK md. 149 üzerinden kurulur: tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminat, tecavüz oluşturan ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan araçlara el konulması, bu ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması, SMK md. 149/1-d uyarınca tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması ile SMK md. 149/1-g uyarınca haklı bir sebep veya menfaat bulunması halinde kararın masrafı karşı tarafa ait olmak üzere ilan edilmesi.
Kümülatif korumanın sınırı. Uygulamada dava dilekçeleri uzun süre tescilli sınai hakka dayalı talepleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümleriyle birlikte ileri sürdü2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 26.03.2026 tarihli, E. 2025/4817, K. 2026/1746 sayılı oy çokluğuyla verdiği kararında bu yaklaşımı sınırlandırmıştır. Daire; tescilli haklar bakımından ilke olarak yalnızca ilgili özel düzenlemenin uygulama alanı bulacağını, 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı davalarda tescilli sınai haklar bakımından yalnızca özel kanun olan SMK hükümlerinin uygulanabileceğini ve TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin bu özel hükümler yanında aynı anda uygulanamayacağını belirtmiştir. Kararda bu durum, kümülatif korumanın uygulanmaması olarak ifade edilmiştir.
Gerekçe mevzuat değişikliğine dayanır. Mülga 6762 sayılı TTK md. 57/5'te yer alan "ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları" ibaresi, 6102 sayılı TTK md. 55/1-a-4 hükmüne alınmamıştır. Daire aynı yöndeki 14.03.2022 tarihli, E. 2019/5189, K. 2022/1852 ve 22.04.2021 tarihli, E. 2021/89, K. 2021/3054 sayılı kararlarına da atıf yapmıştır.
Karar oy çokluğuyla verilmiştir ve karşı oyda kümülatif korumanın sürdürülmesi gerektiği savunulmuştur. Bu nedenle içtihadın tam olarak istikrar kazandığını söylemek güçtür. Yine de mevcut eğilim, tescilli tasarıma dayanan dilekçelerde haksız rekabet talebinin ayrıca ileri sürülmesini riskli hale getirir. Kararın ayrıntılı çözümlemesi için tescilli sınai haklarda kümülatif korumanın sınırı başlığına bakılabilir. Tecavüz davasının yürüyüşü tasarım tecavüzü rehberi başlığında ayrıntılanmıştır.
8. Hükümsüzlük ve Geçmişe Etkisi
SMK md. 77/1 hükümsüzlük hallerini üç bentte sayar. Tasarımın SMK md. 55'teki tanıma uygun olmadığı, SMK md. 56 ve md. 57'deki şartları taşımadığı, SMK md. 58/4 ile SMK md. 64/6-c kapsamında kaldığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığı veya bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilirse hükümsüzlük kararı verilir. Hak sahipliğinin başka kişiye ait olduğunun ispatı ve sonradan kamuya açıklanan aynı ya da benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihinin önce olması diğer iki haldir.
Dava, SMK md. 78/3 uyarınca koruma süresince veya tasarım hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılabilir. Tescilli tasarımlarda dava sicilde kayıtlı sahibe, tescilsiz tasarımlarda SMK md. 78/5 uyarınca hak sahibi olduğunu iddia eden kişiye yöneltilir.
Sonuç ağırdır. SMK md. 79/1 uyarınca hükümsüzlük kararı geçmişe etkilidir ve tasarıma kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır. Tescil süresi içinde üretilen ürünler de bu etkinin kapsamındadır; hak, ileriye dönük olarak sona ermez, baştan itibaren yok sayılır.
Geçmişe etkinin iki istisnası vardır. SMK md. 79/2 uyarınca hükümsüzlüğe karar verilmeden önce tecavüz nedeniyle verilmiş kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar ile hükümsüzlükten önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler etkilenmez. Tasarım sahibinin ağır ihmali veya kötüniyeti nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri saklıdır ve SMK md. 79/3 uyarınca sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi istenebilir. Kesinleşmiş hükümsüzlük kararı SMK md. 79/4 uyarınca herkese karşı hüküm doğurur. Davanın kurgusu için tasarım hükümsüzlük davası başlığına bakılabilir.
9. Tasarım, Marka ve Patent Arasında Tercih
Aynı ürün üzerinde üç hak birlikte doğabilir; her biri farklı bir unsuru korur. Tasarım görünümü, marka kaynak gösteren işareti, patent teknik çözümü korur. Doğru tercih, korunmak istenen unsurun ne olduğunu belirlemekle başlar.
Tasarım tescili hızlı ve görece ucuzdur; esaslı yenilik incelemesi sınırlıdır ve koruma başvuru tarihinden itibaren doğar. Buna karşılık tescil, hükümsüzlük davasında her an sınanabilir. Marka tescili süresiz yenilenebilir ve zaman içinde güçlenir; ancak yalnızca ayırt edicilik kazanmış işaretleri korur. Patent en güçlü tekeli sağlar, en yüksek eşiğe ve en yüksek maliyete sahiptir.
Pratik ayrım noktaları şöyle özetlenebilir. Ürünün silueti ve yüzey deseni tasarım tesciline; ürün üzerindeki logo ve ad marka tesciline; üründeki teknik iyileştirme patent veya faydalı modele konudur. Üç boyutlu ambalaj biçimi, hem tasarım hem marka olarak korunabilir; ancak ambalaj markası için ayırt edicilik eşiği yüksektir ve kullanımla kazanılmış ayırt edicilik çoğu zaman aranır. Karşılaştırma için tasarım tescili ile marka tescili farkı ve ambalaj tasarımı nasıl korunur başlıklarına bakılabilir.
Süre boyutu tercihte belirleyicidir. Tasarım koruması yirmi beş yılla sınırlıdır. Ürün görünümü bu sürenin ötesinde de piyasada değer taşıyacaksa, koruma stratejisi baştan marka katmanıyla desteklenmelidir. Tasarım tescili sona erdiğinde ayakta kalan tek hak, tescilli üç boyutlu marka veya FSEK korumasıdır.
Uygulamada
Tasarım dosyalarında kaybedilen davaların çoğunun kökeni başvuru öncesi döneme uzanır. Üç hata tekrar eder.
Birincisi zamanlama hatasıdır. Ürün fuarda tanıtılır, kataloğa girer veya internet sitesinde yayımlanır; başvuru aylar sonra yapılır. SMK md. 57/2'nin on iki aylık penceresi Türkiye bakımından çoğu zaman kurtarıcı olur, ancak yurt dışı koruma büyük ölçüde kapanır. İhracat yapan üreticide doğru sıra, tanıtımdan önce en azından Türkiye başvurusunun yapılmasıdır.
İkincisi görsel anlatım hatasıdır. Koruma kapsamını belirleyen tek unsur görsellerdir. Tek açıdan çekilmiş, gölgeli, ürünün ayırt edici detayını göstermeyen veya arka planında başka nesneler bulunan görseller, tecavüz davasında karşılaştırmayı davalı lehine çevirir. Görsel setinin ürünün her yüzünü ve ayırt edici detayını net biçimde göstermesi gerekir.
Üçüncüsü portföy hatasıdır. Tasarım koruması yenilemeye bağlıdır ve beş yıllık dönemler kolayca gözden kaçar. Yenilenmeyen tasarımlar SMK md. 69/6 uyarınca koruma süresinin bittiği tarihte sona erer; sonrasında ürün görünümü serbest hale gelir ve rakip taklit, hukuka aykırılık taşımaz.
Karşı taraf argümanı olarak en sık kurulan yapı, davacının kendi tasarımının yeni olmadığı savunmasıdır. Davalı vekili, tecavüz iddiasına karşı hükümsüzlük karşı davası açarak önceki tarihli katalog, fuar görseli veya yurt dışı tescil sunar. Bu savunmanın gücü, SMK md. 56/4'ün küçük ayrıntı ölçütünden gelir: davacı tasarımı ile önceki tasarım arasındaki farklar bilgilenmiş kullanıcı nezdinde algılanabilir değilse tescil ayakta kalmaz. Tasarım sahibi, dava açmadan önce kendi tescilinin bu teste dayanıp dayanmadığını değerlendirmelidir.
Dilekçe kurgusunda güncel bir risk daha vardır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kümülatif korumaya ilişkin son yaklaşımı karşısında, tescilli tasarıma dayanan bir davada TTK haksız rekabet talebinin ayrıca ileri sürülmesi reddedilme riski taşır. Haksız rekabet yolu, tescilsiz ürün görünümü ve tescilsiz işaretler bakımından açık kalmaya devam eder; talep bu ayrım gözetilerek kurulmalıdır. Ürün taklidi karşısında atılacak ilk adımlar için ürün tasarımım kopyalandı ne yapabilirim başlığına bakılabilir.
İlgili içerikler için bkz. Tasarım Tescili Rehberi, Tasarımda Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik Nedir, Tescilli Sınai Haklarda Kümülatif Korumanın Sınırı, Tasarım Hukuku.
Dipnotlar
Sonraki dosya · Rehber
Dijital Ortamda Marka Koruma Programı
Dosyayı aç →