Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciSoruNº 359Tasarım Hukuku

Tasarımda Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik Nedir?

Tasarımda yenilik aynılık testine, ayırt edici nitelik bilgilenmiş kullanıcı üzerindeki genel izlenime dayanır. SMK md. 56 ölçütleri ve Yargıtay yaklaşımı.

Av. Zeki DemirciSık Sorulan SorularPaylaş:XLinkedIn

Tasarımda Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik Nedir?

İlgili hizmet sayfası → Tasarım Avukatı: Tasarım tescili, hükümsüzlük ve tecavüz uyuşmazlıkları için hizmet sayfası.

Kısa cevap: SMK md. 56/1 uyarınca bir tasarım, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla korunur. Yenilik bir aynılık testidir: tasarımın aynısı daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olmalıdır. Ayırt edici nitelik ise bir benzerlik testidir: tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim, önceki tasarımların aynı kullanıcıda yarattığı izlenimden farklı olmalıdır.

İki şart birlikte aranır. Yenilik eşiğini geçen bir tasarım, ayırt edici nitelik eşiğinde takılabilir. Tersi mümkün değildir; ayırt edici nitelik taşıyan bir tasarım zaten yenidir. Bu nedenle uygulamada tartışma çoğunlukla ikinci eşikte yoğunlaşır.


1. Yenilik: Aynılık Testi ve Küçük Ayrıntı Ölçütü

SMK md. 56/4 uyarınca bir tasarımın aynısı; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden, tescilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamışsa o tasarım yeni kabul edilir1. Değerlendirme mutlaktır: kaynağın ülkesi, dili ve erişim kolaylığı sonucu değiştirmez.

Hükmün belirleyici cümlesi son satırdadır: tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bu ölçüt, taklit riskinden kaçınmak için yapılan kozmetik değişikliklerin koruma doğurmayacağı anlamına gelir. Renk tonunu değiştirmek, bir kenarı yuvarlatmak veya ölçüyü bir miktar büyütmek yeni bir tasarım üretmez.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 26.03.2026 tarihli, E. 2025/4817, K. 2026/1746 sayılı kararında; bir halı tasarımının hükümsüzlüğü istemini değerlendirirken yenilik incelemesinin başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulma bulunup bulunmadığına göre yapılacağını belirtmiştir. Daire, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki "bu küçük farklar, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik olarak değerlendirilemez" tespitini benimseyerek tescilin hükümsüzlüğünü yerinde bulmuştur.

Kararın gösterdiği şey, iki testin uygulamada iç içe geçtiğidir. Farkların küçük olup olmadığı, soyut bir ölçme işlemiyle değil, bilgilenmiş kullanıcının algısı üzerinden belirlenir.

Önemli: Yeniliği ortadan kaldıran açıklamanın kimden geldiği önemsizdir. Tasarım sahibinin kendi fuar sunumu, kataloğu veya sosyal medya paylaşımı da kamuya sunma sayılır. SMK md. 57/2 yalnızca başvurudan önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefinden kaynaklanan açıklamalar için istisna tanır. Bu pencerenin dışında kalan her açıklama, kendi tescilinizi yıkan delile dönüşür.


2. Ayırt Edici Nitelik: Genel İzlenim Farkı

SMK md. 56/5 uyarınca bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden, tescilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise tasarım ayırt edici niteliğe sahip sayılır.

Karşılaştırma bütünsel yapılır. Tasarımlar parçalara ayrılıp unsur unsur eşleştirilmez; kullanıcıda bıraktıkları toplam etki kıyaslanır. Bu nedenle tek bir detaydaki farklılık, genel izlenimi değiştirmiyorsa ayırt edicilik doğurmaz. Aynı mantıkla, tek tek benzeyen unsurların bir araya gelişindeki özgün düzen ayırt edicilik üretebilir.

Karşılaştırmaya esas alınacak önceki tasarım, tek bir dokümandan gelmelidir. Farklı ürünlerden alınan parçaların zihinsel olarak birleştirilmesiyle bir "önceki tasarım" kurgulanamaz. Bu ayrım, hükümsüzlük dosyalarında sıkça tartışma konusu olur.


3. Bilgilenmiş Kullanıcı Kimdir

Bilgilenmiş kullanıcı ne sıradan tüketicidir ne de sektör uzmanıdır. İlgili ürün grubunu tanıyan, piyasadaki alternatifleri bilen, ürünü kullanma deneyimi olan ancak teknik uzman düzeyinde bilgi taşımayan varsayımsal bir kişidir.

Bu tanımın iki sonucu vardır. Birincisi, kullanıcı ortalama tüketiciden dikkatlidir; tüketicinin gözünden kaçacak bir düzen farkı onun nezdinde anlam taşıyabilir. İkincisi, uzmandan daha az ayrıntıcıdır; teknik çizim düzeyinde ölçülebilen ama gözle algılanmayan farklar dikkate alınmaz.

Kullanıcı profili ürüne göre değişir. Bir halı için bilgilenmiş kullanıcı, mağazada desen ve dokuyu karşılaştırarak seçim yapan alıcıdır. Bir yedek parça için ise ürünü tekrar tekrar takıp söken tamirci olabilir. Uyuşmazlıkta ilk adım, karşılaştırmayı yapacak kullanıcının kim olduğunu tanımlamaktır. Ölçütün tecavüz davasındaki işleyişi tasarım tecavüzünde bilgilenmiş kullanıcı testi başlığında ayrıntılanmıştır.


4. Seçenek Özgürlüğünün Etkisi

SMK md. 56/6 uyarınca ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. Aynı ilke SMK md. 58/2 uyarınca koruma kapsamının belirlenmesinde de geçerlidir.

Kural şu biçimde işler. Ürünün biçimi teknik zorunluluklar, standartlar veya ergonomik gerekler nedeniyle sıkışmışsa tasarımcının hareket alanı dardır; bu durumda küçük farklar bile ayırt edicilik doğurabilir ve buna bağlı olarak korumanın kapsamı dar kalır. Biçim serbestliğinin geniş olduğu ürünlerde ise aynı düzeydeki fark yetersiz sayılır, ancak elde edilen koruma daha geniş bir alanı kapsar.

Bu simetri, dosya stratejisini doğrudan belirler. Tescil sahibi, seçenek özgürlüğünün dar olduğunu ileri sürerek küçük farkının ayırt edicilik ürettiğini savunabilir; ancak aynı savunma, kendi korumasının kapsamını daraltır ve rakibin benzer ürününü tecavüz alanının dışına çıkarabilir. Karşı taraf da bu tutarsızlığı hedef alır.

SMK md. 58/4 ayrıca ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özelliklerini koruma kapsamı dışında bırakır. Zorunlu unsurlar karşılaştırmadan ayıklandıktan sonra kalan serbest tercihler, genel izlenimin gerçek bileşenidir.


Uygulamada

Hükümsüzlük dosyalarında en sık yapılan hata, farkların sayılmasıyla yetinilmesidir. Bilirkişi raporlarında ve dilekçelerde "şu unsur farklı, bu unsur farklı" biçiminde ilerleyen bir liste, testin kendisini karşılamaz. Kanunun aradığı şey farkların varlığı değil, bu farkların bilgilenmiş kullanıcının genel izleniminde yarattığı değişikliktir. Argüman bu düzeye taşınmadığında rapor, karşı tarafın lehine yorumlanmaya açık kalır.

İkinci sık hata delil zamanlamasıdır. Yenilik iddiasının dayanağı olan katalog, fuar görseli, internet yayını veya yurt dışı tescil, tarihinin ispatlanabilir olması şartıyla değer taşır. Tarihsiz bir ekran görüntüsü, önceki tasarımı göstermeye yetmez. Delil toplarken arşiv kayıtları, noter tespitleri ve tescil sicilleri gibi tarihi doğrulanabilir kaynaklar tercih edilmelidir.

Üçüncüsü tescil öncesi araştırmanın atlanmasıdır. TÜRKPATENT uygulamasında Kurum, SMK md. 64/6-d uyarınca yeni olmadığını tespit ettiği başvuruları resen reddedebilir. Bu yetki tescil aşamasında bir filtre oluşturur, ancak tescilin ayakta kalacağını garanti etmez. Başvuru öncesinde ulusal ve uluslararası tasarım sicillerinde yapılacak benzerlik araştırması, ileride açılacak hükümsüzlük davasının maliyetiyle karşılaştırıldığında ihmal edilebilir bir yüktür.

Karşı taraf argümanı olarak beklenmesi gereken yapı şudur: davalı, tecavüz iddiasına karşı hükümsüzlük karşı davası açar ve davacının tescilinden önce yayımlanmış bir görsel sunar. Bu savunmanın gücü doğrudan SMK md. 56/4'ün küçük ayrıntı ölçütünden gelir. Dava açmadan önce kendi tescilinizin bu teste dayanıp dayanmadığını değerlendirmek, tecavüz davasının ilk adımıdır.


İlgili içerikler için bkz. Tasarım Hükümsüzlüğü Geçmişe Etkili mi, Tescilli Sınai Haklarda Kümülatif Korumanın Sınırı, Tasarım Hukuku Rehberi, Tasarım Hukuku.

Dipnotlar

  1. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 56, md. 57, md. 58, md. 64, RG 10.01.2017/29944.

Sonraki dosya · Soru

Telif Hakkı İhlali Suçu Şikayete Bağlı mı?

Dosyayı aç →