REHBER
Tescilsiz Tasarım Koruması
Türkiye'de ilk kez kamuya sunulan tasarımlar için SMK m. 55/2 kapsamında üç yıllık tescilsiz koruma rejimi; kapsam, kanıt yükü ve uygulama sınırları.
Tescilsiz tasarım koruması, Türkiye'de ilk kez kamuya sunulan tasarımları, herhangi bir tescil işlemine gerek olmaksızın üç yıl süreyle koruyan rejimdir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 55/2, bu rejimin yasal dayanağıdır.1
Bu rehber, tescilsiz tasarımın hangi koşullarda doğduğunu, tescilli tasarımdan farklarını, ispat yükünün nasıl taşınacağını ve özellikle moda, mobilya ve hızlı tüketici elektroniği gibi yaşam döngüsü kısa sektörlerde nasıl kullanılacağını ele alır.
Tescilsiz Tasarımın Doğuşu
SMK m. 55/2 uyarınca, tasarımın Türkiye'de ilk kez kamuya sunulması anında koruma doğar. Bu, üç ana unsurun varlığına bağlıdır:
1. Yenilik. Tasarım, kamuya sunulduğu tarihten önce dünyada açıklanmamış olmalıdır.
2. Ayırt Edicilik. Bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim, önceki tasarımlardan farklı olmalıdır.
3. Türkiye'de İlk Kamuya Sunum. Tasarım, ilk olarak Türkiye'de kamuya sunulmalıdır. Yurt dışında daha önce kamuya sunulmuş bir tasarım için Türkiye'de tescilsiz koruma doğmaz.
Kamuya sunum; sergileme, satış, internet üzerinden tanıtım, fuar katılımı, sosyal medya paylaşımı gibi yollarla gerçekleşebilir.
Koruma Süresi ve Kapsamı
Tescilsiz tasarım, kamuya ilk sunum tarihinden itibaren üç yıl süreyle korunur. Bu süre uzatılamaz, yenilenemez. Süre dolduktan sonra, tasarım kamuya mal olur ve serbestçe kullanılabilir.
Tescilsiz tasarımın koruma kapsamı, tescilli tasarımdan farklıdır:
Tescilli Tasarım. Bağımsız geliştirilmiş benzer tasarımlara karşı dahi korunur.
Tescilsiz Tasarım. Yalnızca taklit (kopyalama) hâlinde koruma sağlar. Bağımsız geliştirilmiş benzer tasarımlara karşı koruma yoktur.
Bu fark, ihlâl davasında davacının ispat yükünü önemli ölçüde değiştirir: taklit olduğunu, yani üçüncü kişinin tasarımı görüp kopyaladığını kanıtlamak gerekir.
İspat Yükü ve Kanıt Stratejisi
Tescilsiz tasarım davasında en zor unsur, ilk kamuya sunum tarihinin kanıtlanmasıdır. Tescil sicilinin sağladığı tarih güvencesi olmadığı için, tasarım sahibinin kendi kanıt arşivini kurması zorunludur.
Kanıt değeri olan belgeler:
- Fuar Katılım Belgeleri. Tasarım fuarında sergilenme tarihi.
- Sosyal Medya Paylaşımları. Tarih damgalı ve kaydı korunmuş paylaşımlar.
- E-Ticaret Listelemeleri. Tarihli platform kayıtları, ekran görüntüleri.
- Basılı Katalog ve Broşürler. Yayın tarihi belgelenmiş matbu materyaller.
- Noter Tespitleri. Tasarım örneğinin noter onaylı kaydı (en güvenli yöntem).
- Sertifikalı Zaman Damgası. TÜRKKEP veya benzeri elektronik zaman damgası kayıtları.
Pratikte güçlü dosyalarda, tasarım pazara çıkmadan önce noter tespiti yapılır.
Tescilli — Tescilsiz Karşılaştırma
| Tescilli Tasarım | Tescilsiz Tasarım | |
|---|---|---|
| Koruma süresi | 5 + 5×4 = 25 yıl | 3 yıl |
| Koruma alanı | Bağımsız benzer tasarımlar dahil | Yalnızca taklit |
| Tescil ücreti | Var | Yok |
| Tarih kanıtı | Sicil kaydı | Sahibe yük |
| Yenilik kontrolü | Re'sen yapılmaz | Davada gündeme gelir |
| Uluslararası tanınma | Lahey Sistemi mümkün | Sınırlı |
Bu tablo göstermektedir ki tescilsiz tasarım, tescilli tasarımın yerine geçmez; onun tamamlayıcısıdır. İdeal strateji, hayat döngüsü uzun tasarımları tescil ettirmek, kısa ömürlü tasarımları ise tescilsiz koruma altında kullanmaktır.
Hangi Sektörler İçin?
Tescilsiz tasarım, üç sektörde özellikle değerlidir:
1. Moda. Sezonluk koleksiyonlar, yüksek hızlı ürün yaşam döngüsü. Her sezon bir tescil yapmak ekonomik değildir; tescilsiz koruma yeterlidir.
2. Hızlı Tüketici Elektroniği. Cep telefonu aksesuarı, kulaklık, kablo gibi kısa süreli ürünler.
3. Mobilya ve İç Mekân. Sezonluk tasarımlar, koleksiyon parçaları.
Bu sektörlerde tescil maliyetinin ürünün yaşam döngüsünden uzun olması, tescilsiz korumayı pratikte tek seçenek hâline getirir.
Avrupa Birliği Karşılaştırması
Avrupa Birliği hukukunda tescilsiz tasarım koruması, Topluluk Tasarımı (Unregistered Community Design — UCD) olarak düzenlenmiş ve süre üç yıl olarak belirlenmiştir. Türk hukukundaki rejim ile büyük ölçüde paraleldir.
Bir tasarım, ilk kez AB'de kamuya sunulmuşsa AB tescilsiz koruması kazanır; Türkiye'de ilk kez sunulmuşsa Türk SMK koruması doğar. İki ülke pazarına aynı anda girilecekse, hangisinin "ilk kamuya sunum" sayılacağı dikkatle yönetilmelidir.
İhlâl ve Dava Yolları
Tescilsiz tasarım hakkı sahibinin açabileceği davalar, tescilli tasarımla aynıdır: tespit, men, tazminat, ihtiyati tedbir. Ancak ispat yükü ağırdır.
Davacı şunları kanıtlamak zorundadır:
- Tasarımın Türkiye'de ilk kez kamuya sunulduğu (tarih ve yer).
- Tasarımın yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşıdığı.
- Üç yıllık koruma süresinin dolmadığı.
- Davalının tasarımı görüp kopyaladığı — yani taklit ettiği.
Taklidin kanıtı, en zor unsurdur. Pratikte; iki tasarımın özdeş olması, davalının pazarda davacıdan sonra ortaya çıkması ve davacının tasarımının erişilebilir olduğu hâllerde mahkemeler "taklit karinesi" uygular.
Haksız Rekabet ile Kombinasyon
Tescilsiz tasarım hakkının yeterli olmadığı veya kanıtlanamadığı durumda, TTK m. 54 vd. haksız rekabet hükümleri devreye girer. Aynı görünümün taklit edilmesi, dürüstlüğe aykırı bir ticari davranış olarak haksız rekabet teşkil eder.
İhlâl davalarında, tescilsiz tasarım ile haksız rekabet talepleri genellikle birlikte ileri sürülür. Bu, hem hukuki temeli güçlendirir hem de tescilsiz koruma süresi dolduktan sonra dahi haksız rekabet davası yolunu açık tutar.
Sonraki Adımlar
Tescilsiz tasarım koruması, doğru kanıt arşivi kurulmadığında işlevsizdir. Pazara çıkmadan önce noter tespiti yapılmış, sosyal medya kayıtları korunmuş ve yayın tarihleri belgelenmiş bir tasarım için bu rejim güçlü bir koruma sağlar. Kayıt eksikliği olan dosyalarda, en hızlı ihlâl davasında bile davacı ispat yükünü taşıyamaz.2
İlgili rehberler için: Tasarım Tescili Rehberi · Tasarım Hükümsüzlük Davası · Tasarım Tecavüzü Rehberi
Dipnotlar
-
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, RG 10.01.2017/29944, md. 55/2. ↩
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 23.10.2025, E. 2025/1364, K. 2025/6465 — sınai mülkiyet hakkı koruması ile haksız rekabet hükümleri birlikte değerlendirilirken, ilk kullanım ve kamuya sunum tarihinin kanıtlanmasının davanın yönünü belirlediği vurgulanmıştır. ↩
İlgili İçerikler