Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciMakaleNº 119Marka Hukuku

Halkı Yanıltıcı Marka: SMK m. 5/1-(f) ve Yanıltıcılık Ölçütleri

Halkı yanıltıcı marka SMK m. 5/1-(f) uyarınca nasıl belirlenir? Nitelik ve coğrafi kaynak yanıltıcılığı, 2024-2025 Yargıtay kararları ve m. 26/1-(c) iptali.

Giriş

Halkı yanıltıcı marka, malın veya hizmetin niteliği, kalitesi ya da coğrafi kaynağı hakkında tüketicide gerçeğe aykırı bir izlenim bırakan işarettir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 5/1-(f) uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler" marka olarak tescil edilmez. Hüküm, markanın ayırt edicilik sorunundan değil, tüketiciyi korumaktan doğar. Bu nedenle ayırt edicilik tartışmasında işe yarayan hiçbir savunma, yanıltıcılık karşısında işe yaramaz.

Yanıltıcılık uyuşmazlıkları çoğunlukla üç yerde çıkar: bir yer adı içeren marka başvurusunda, üstünlük iddiası taşıyan slogan markalarda ve tescilden sonra el değiştiren markalarda. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024 ve 2025 tarihli kararları, bu üç alanda ölçütleri somutlaştırmıştır1.

İlgili hizmet sayfası → Marka Avukatı: Marka tescili, itiraz ve hükümsüzlük uyuşmazlıkları için hizmet sayfası.

Bu yazı, KHK döneminde yazılmış kaynakları SMK bakımından güncelleyerek okur. Mutlak ret nedenlerinin genel haritası için mutlak ret nedenleri makalesine, hükümsüzlük davasının usulü için marka hükümsüzlük davası rehberine bakılabilir.

SMK m. 5/1-(f): Hükmün Yapısı ve KHK Karşılığı

Doktrin ve KHK dönemi kararları, SMK m. 5/1-(f) hükmünün karşılığı olarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK m. 7/1-(f) bendini gösterir. KHK dönemi kararlarında "Marka KHK m. 7/1-f" olarak anılan ret nedeni, SMK'da m. 5/1-(f) olarak düzenlenmiştir2. KHK dönemi tez ve makalelerinde geçen "7/1-f" atıfları bugün SMK m. 5/1-(f) olarak okunmalıdır.

Hükmün üç unsuru vardır:

  • İşaret: Marka olarak tescili istenen işaretin bütünü veya bir unsuru.
  • Konu: Malın veya hizmetin niteliği, kalitesi ya da coğrafi kaynağı. Metindeki "gibi" ifadesi sayımı örnekleyici kılar; üretim biçimi, bileşim, kullanım amacı veya ticari köken hakkındaki yanıltma da kapsama girer.
  • Sonuç: Halkın yanıltılması ihtimali. Gerçekleşmiş bir aldatma aranmaz, ancak ihtimalin ciddi olması gerekir.

Hükmün sonuçları açısından üç kural belirleyicidir. Birincisi, SMK m. 5/2 kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmayı yalnızca (b), (c) ve (d) bentleri bakımından ret engeli olmaktan çıkarır; (f) bendi bu istisnanın dışındadır. İkincisi, SMK m. 25/4 hükümsüzlük aşamasında aynı sınırlamayı tekrarlar. Üçüncüsü, hükümsüzlük nedeni markanın yalnızca bir kısım mal veya hizmetiyle ilgiliyse mahkeme yalnızca o mal veya hizmet bakımından kısmi hükümsüzlüğe karar verir (SMK m. 25/5); karar marka başvuru tarihinden itibaren geçerli olur ve korumayı hiç doğmamış sayar (SMK m. 27/1).

Not. Yanıltıcılık, kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanılsa bile ortadan kalkmaz. Yıllarca kullanılan bir marka, ilgili mal grubunda yanıltıcıysa hükümsüzlükten kurtulamaz.

TÜRKPATENT'in İki Soruluk Testi

Doktrinde aktarıldığına göre TÜRKPATENT, yanıltıcılığı iki soruyla ölçer. İlk soru, işaretin ürünün özelliği, kalitesi, görevi, bileşimi veya kullanımı konusunda yanıltıcı bir ibare barındırıp barındırmadığıdır. İlk soruya olumlu cevap verilirse ikinci soru sorulur: ilgili tüketiciler bu ibare nedeniyle gerçekten yanılabilir mi3?

İkinci sorunun merkezinde "açık ve belirgin zıtlık" ölçütü vardır. Tescili istenen ibare, mal veya hizmetin özellikleriyle açıkça çelişiyorsa ve bu çelişki tüketicide yanlış bir algı doğuracaksa başvuru reddedilir. Zayıf bir ihtimalin varlığı ret için yeterli sayılmaz4. Alkolsüz ibaresinin alkollü içecek sınıfında, suni ürün için hakiki deri ifadesinin kullanılması bu zıtlığa örnek gösterilir.

Avrupa Birliği Adalet Divanı da benzer bir eşik kullanır: yanıltıcılık için güncel ve ciddi bir yanılma tehlikesi gerekir. Divan'ın Elizabeth Emanuel kararında (C-259/04, 30.03.2006) bu eşik, sonradan yanıltıcı hâle gelme iddiasında da uygulanmıştır; bu karara aşağıda dönülmektedir5.

İlgili Tüketici Kavramı

Yanılma ihtimali ortalama tüketici üzerinden değil, ilgili mal veya hizmetin hitap ettiği tüketici kesimi üzerinden ölçülür. Vejetaryenlere yönelik bir ürün için ilgili tüketici vejetaryenlerdir; oyuncakta ise çocuklar ve çocuklar adına karar veren ebeveynler6. Gıda gibi günlük, düşük bedelli ve dikkatsiz seçilen mallarda ibarelerin ambalaj ve etiket beyanı olarak algılanma ihtimali yükselir; tüketici ürün hakkında araştırma yapmaz ve markada geçen ifadeye güvenir7.

Satın Alma Kararının Etkilenmesi Şartı mı?

Doktrinde yanıltıcılığın bir koşulu tartışılır: yanıltıcı işaret tüketicinin satın alma kararını etkilemeli midir? Bir görüşe göre yanıltıcı işaret tüketicide saik hatasına yol açmalı ve tercihi etkilemelidir8. Karşı görüş, yanıltıcılığın kamu düzeniyle ilgili olduğunu, tüketicilerin ürünü ihtiyaçları nedeniyle veya düşük fiyat yüzünden işarete bakmadan seçebileceğini, bu yüzden salt yanıltıcı olmanın yeterli sayılması gerektiğini savunur9. Yargı kararlarında bu tartışma açıkça yapılmaz; mahkemeler tüketicinin ürünü ilgili coğrafi veya niteliksel çağrışımla algılayıp algılamayacağına bakar.

Coğrafi Kaynak Yanıltıcılığı: Yer Adı İçeren Markalar

Yer adı içeren markada ilk akla gelen engel SMK m. 5/1-(c)'dir (coğrafi kaynak belirten işaretler). (f) bendi bunun yanına farklı bir soru ekler: yer adı ürünün gerçek kaynağıyla çelişiyorsa tüketici yanılır mı? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin iki güncel kararı bu ayrımı örnekler.

GENEVE Kararı: Saatlerde Menşe Çağrışımı

Yargıtay 11. HD, 17.12.2024 tarihli kararında (E. 2024/1314, K. 2024/9120), 09, 14, 35 ve 37. sınıflarda "GENEVE" ibaresini içeren marka başvurusuna karşı açılan YİDK iptali ve hükümsüzlük davasını karara bağlamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, ibarenin saat şirketlerinin bulunduğu şehre işaret ettiğini, tüketicinin "bir an bunu Cenevre kökenli bir saat markası olarak algılayacağını" saptamış, markanın belli bir kaliteye ve üretim yerine gönderme yaptığını ve bunun saat alıcısının tercihini doğrudan etkileyeceğini belirtmiştir10.

Karardaki iki husus öğreticidir. Birincisi, BAM yanıltıcılığı başvuru sahibinin gerçekten İsviçre'de üretim yapıp yapmadığından bağımsız saymıştır: akıllı saatler ve saat perakendeciliği hizmetleri yönünden de yanıltıcılık "İsviçre menşeli olsun veya olmasın" kabul edilmiştir. İkincisi, BAM, TÜRKPATENT'in itiraz üzerine mal listesine müdahale ederek "Cenevre menşeli olmayan" saatleri listeden ayırma yöntemini görev ve yetki aşımı saymıştır; marka başvuruları Nice sınıflandırmasındaki mal ve hizmet sınıfları yönünden tescil edilebildiği ve hükümsüz kılınabildiği için listenin cinsini ve niteliğini değiştiren işlem hukuki dayanaktan yoksundur. Yargıtay bu gerekçeyi onamıştır.

Karar notu. Yargıtay 11. HD, 17.12.2024, E. 2024/1314, K. 2024/9120. Başvuru sahibinin ürünleri gerçekten İsviçre'de üreteceği yönündeki savunma, akıllı saatler ve saat perakendeciliği yönünden yanıltıcılığı gidermemiştir.

MADRAN Kararı: Su İçeren Bütün Emtia ve Perakende Hizmeti

Yargıtay 11. HD, 20.05.2025 tarihli kararında (E. 2024/5695, K. 2025/3450), MADRAN ibaresini barındıran bir marka başvurusunu incelemiştir. İlk derece mahkemesi 32. sınıfın tamamını ve bu malların perakende satışına ilişkin 35. sınıf hizmetlerini yanıltıcı bulmuş, BAM bu kabulü esastan onamış, Yargıtay da temyiz itirazlarını reddetmiştir. BAM gerekçesine göre MADRAN, Aydın İli Bozdoğan İlçesi sınırları içindeki bir kaynaktan çıkan memba suyunun adıdır; başvuru kapsamındaki bira, meyve suyu, meşrubat, enerji içeceği gibi mallar da niteliği itibarıyla içine su katılabilen emtiadır. Başvuru sahibi bu bölge suyuyla anılan malları üretmediği veya böyle bir faaliyet izni bulunmadığı sürece ibare "coğrafi kaynak konusunda yanıltıcı nitelik taşır"11.

Karar iki ilkeyi birlikte ortaya koyar. Yanıltıcılık yalnızca suyun kendisiyle sınırlı değildir; su içerebilen mallara yayılır. BAM, başvuru sahibinin bu bölge suyuyla ilgili bir üretim, pazarlama veya izin iddiasının ve ispatının bulunmamasını gerekçesinde saymıştır. Aynı davada davacının diğer mutlak ret iddiaları ile SMK m. 6 temelli benzerlik, önceye dayalı hak, tanınmışlık ve kötüniyet iddiaları reddedilmiştir; yanıltıcılık ve karıştırılma ihtimali birbirinden bağımsız ret nedenleridir.

Sınır: Yer Adı Her Zaman Yanıltıcı Değildir

Yargıtay 11. HD, 06.11.2024 tarihli kararında (E. 2023/6568, K. 2024/7768), "Türkiye'nin çikolata fabrikası" ibaresini tali unsur olarak barındıran 35. sınıf hizmetlerine ilişkin markayı hükümsüz saymamıştır. BAM'a göre ibare başvurudaki konumlandırma ve yazım biçimi itibarıyla tali unsurdur; tescil kapsamındaki hizmetler bakımından tanımlayıcı değildir ve SMK m. 5/1-(d) ile (f) bentleri uyarınca tescil engeli oluşturmaz. Yargıtay BAM kararını onamıştır12.

Bu karar, yanıltıcılığın konum ve ağırlık sorusuyla ilişkisini gösterir. Ülke adı veya üstünlük çağrışımı taşıyan ifade başvurudaki esas unsur değil de bütünü etkilemeyen tali unsursa, ret için gereken "açık ve belirgin zıtlık" oluşmaz.

Nitelik Yanıltıcılığı: Slogan Markalarda "Mucidi" ve "Lideri" İfadeleri

Slogan markalar, ürüne ilişkin tanıtıcı beyanlar taşıdığı için yanıltıcılık tartışmasına en açık markalardır. Yargıtay 11. HD, 07.05.2025 tarihli kararında (E. 2024/4714, K. 2025/3137), "Faizsiz Ev Alma Sisteminin Mucidi ... Evim" ibareli markayı finansal ve parasal hizmetler, gayrimenkul komisyonculuğu ve inşaat hizmetleri bakımından yanıltıcı saymıştır. İlk derece mahkemesi "mucidi" ibaresini abartılı ve yanıltıcı bulmuş, markanın tamamını hükümsüz kılmış; BAM ise yanıltıcılığı yalnızca marka kapsamındaki bu üç hizmet grubuyla sınırlandırarak kısmi hükümsüzlüğe hükmetmiş, Yargıtay bu sonucu onamıştır.

Karar, aşağıda ayrı bir karar analizinde incelenmiştir: yanıltıcı slogan markada sınıf bazlı kısmi hükümsüzlük. Sloganın ana markaya eklenmesinin yanıltıcılığı gidermediği, aksine güçlendirdiği noktası da orada ayrıca vurgulanmıştır13.

Sonradan Yanıltıcı Hâle Gelen Marka: SMK m. 26/1-(c)

Tescil anında yanıltıcı olmayan marka, sonraki kullanım nedeniyle yanıltıcı hâle gelebilir. SMK m. 26/1-(c) bu durumu iptal nedeni sayar: marka sahibi tarafından veya izniyle yapılan kullanım sonucunda marka, tescilli mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi ya da coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltıyorsa Kurum talep üzerine markanın iptaline karar verir.

İki yönde dikkat gerekir. Birincisi, yetki: SMK m. 192/1-(a) uyarınca m. 26 Kanun'un yayımından yedi yıl sonra, yani 10.01.2024'te yürürlüğe girmiştir; o tarihten itibaren iptal talepleri doğrudan TÜRKPATENT'e yapılır, mahkemeler bu alanda iptal kararını yalnızca geçiş hükümlerinin gösterdiği ölçüde verir. İkincisi, etki: iptal kararı, iptal talebinin Kurum'a sunulduğu tarihten itibaren hüküm doğurur (SMK m. 27/2); hükümsüzlükteki geriye etki iptalde yoktur.

Doktrin, sonradan yanıltıcılığın tipik örneğini marka devrinde görür. Tanınmış bir marka devredilip ürün başka bir yerde üretilmeye başlandığında, üretim yeri değişikliği tüketiciye açıklanmazsa marka yanıltıcı hâle gelebilir14. Divan'ın Emanuel kararında kişi adından oluşan markanın rızayla devrinin kendi başına yanıltıcılık doğurmayacağı, tüketicide oluşan kalite ve imaj değerinin devralanın garantisinde olduğu kabul edilmiştir. Paris İstinaf Mahkemesi'nin Inès de la Fressange kararında ise, tasarımcının işten ayrılmasından sonra adının marka olarak kullanılmaya devam etmesinin yanıltıcı olduğu sonucuna varılmıştır; Fransız Yargıtayı bu sonucu bozmuştur. İki karar birlikte okunduğunda ölçüt değişmez: devir tek başına yanıltıcılık yaratmaz, tüketicinin ürüne atfettiği özelliğin fiilen ortadan kalkması gerekir15.

Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar

Başvuru aşamasında. Yer adı, ülke adı veya "ilk", "mucidi", "lideri", "tek" gibi üstünlük çağrışımı taşıyan ifade barındıran başvuruda ilk iş, ifadenin mal listesinin hangi kalemleriyle çeliştiğini belirlemektir. Yanıltıcılık sınıf bazında hükümsüzlük nedenidir; listenin başvuru sahibince daraltılması (örneğin menşe şartı koyma) kararın kapsamını belirler. Kurum bu yöntemi dosya üzerinden uygulasa da, GENEVE kararında görüldüğü gibi Kurum'un listeye resen müdahalesi yargı denetiminde sorun çıkarabilir.

Hükümsüzlük davasında. Davacı, ilgili tüketicinin ürünle yer adı veya nitelik ifadesi arasında kuracağı bağı somut delille göstermelidir. Tüketici anketleri, sektör yönetmelikleri (örneğin insani tüketim amaçlı sular için etiketleme kuralları), davalının kendi internet sitesindeki ürün beyanları ve fiilî kullanım örnekleri bu delil türleridir16. Davalı tarafın en güçlü savunması, ibarenin başvurudaki konumunun tali olduğunu ve bağın bulunmadığını göstermektir.

Savunmada. Kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanma (SMK m. 5/2 ve m. 25/4) yanıltıcılık savunması olarak ileri sürülemez. Beş yıllık sessiz kalma def'i (SMK m. 25/6) ise yalnızca öncelikli marka sahibinin sonraki markaya karşı hükümsüzlük istemini engeller; yanıltıcılık kamu yararına dayandığı için bu savunmanın yanıltıcılık iddiası bakımından kapsamı ayrıca tartışılmalıdır17.

Stratejik not. Hükümsüzlük davalarında yanıltıcılık iddiası genellikle ayırt edicilik ve karıştırılma iddialarının yanına eklenir. Mahkeme çoğu zaman yalnızca bazı sınıflarda yanıltıcılık bulur; bu nedenle talep, sınıf ve mal kalemi bazında yazılmalıdır.

Sonuç

SMK m. 5/1-(f), tescil edilemeyecek işaretlerin içinde tüketiciyi doğrudan koruyan tek bentlerden biridir. Ölçüt, ortalama tüketici yerine ilgili tüketici üzerinden kurulan, açık ve belirgin zıtlık gerektiren ciddi bir yanılma ihtimalidir. 2024-2025 Yargıtay kararları üç sonuç verir: yer adı içeren markalarda yanıltıcılık başvuru sahibinin gerçek üretim yerinden bağımsız ve su gibi geniş emtia gruplarına yayılabilir; slogan markalarda üstünlük iddiası sınıf bazında yanıltıcı sayılır; tali unsur olarak yer alan genel ifade tek başına ret nedeni oluşturmaz.

Başvuru stratejisi, itiraz ve dava hazırlığı için marka hukuku rehberi ve marka hukuku çalışma alanı sayfası ile birlikte, ilgili ayırt edicilik sorunları için ayırt edicilik makalesi, mal listesinin daraltılması için markada kısmi iptal makalesi okunabilir.

Dipnotlar

  1. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (RG 10.01.2017/29944) m. 5/1-(f). Hükmün metni Kanun'un yürürlükteki halinden alınmıştır. Yargıtay kararlarının künyeleri ilgili bölümlerde ayrıca gösterilmiştir. ↩

  2. Mehmet Evrin, Marka Hukukunda Yanıltıcılık Kavramının TÜRKPATENT Uygulamaları, Mahkeme Kararları ve Tüketici Tercihleri Açısından İncelenmesi: Gıda Sektörü Özelinde Yanıltıcılık Kavramına Yönelik Vaka Çalışması, TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı Uzmanlık Tezi, Ankara 2024, s. ii (Özet) ve s. 63 (KHK dönemi kararlarda "556 sayılı Marka KHK m. 7/1-f" atfı). Tez, çalışmanın odağını SMK m. 5/1-(f) olarak belirtir. KHK hükmünün lafzına ilişkin bu yazıdaki aktarım doktrin görüşüne dayanır. ↩

  3. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 34 ve s. 67 (TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu, 2021, s. 305'e atıfla). ↩

  4. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 34; Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, On İki Levha Yayıncılık 2018, s. 182 (Evrin'in aktarımıyla). ↩

  5. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 34 ve s. 63-64; Adalet Divanı, Elizabeth Florence Emanuel v Continental Shelf 128 Ltd., C-259/04, 30.03.2006 (Evrin, s. 63-64'ün aktarımıyla). Divan görüşünün Türkçe doktrindeki değerlendirmesi için bkz. Memişoğlu, Marka Hukukunda Mutlak Ret Sebepleri, Seçkin Yayıncılık 2019, s. 673-674. ↩

  6. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 67; Hamdi Yasaman, Marka Hukuku 556 sayılı Marka KHK Şerhi, C. I, İstanbul 2004, s. 240 (Evrin'in aktarımıyla). ↩

  7. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 35; Sedat Şen, Türk Marka Hukukunda Yanıltıcı İşaretler, Platon Yayıncılık 2022, s. 60 (Evrin'in aktarımıyla). ↩

  8. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 34; Zühtü Bahadır, Markanın Hükümsüzlüğü ve İptali, Turhan Kitabevi, Ankara 2018, s. 66; Memişoğlu, Seçkin Yayıncılık 2019, s. 621. ↩

  9. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 34-35; Ahmet Kaya, Marka Hukuku, İstanbul 2006, s. 106; Şen, Platon Yayıncılık 2022, s. 59 (hepsi Evrin'in aktarımıyla). ↩

  10. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 17.12.2024 tarihli ve E. 2024/1314, K. 2024/9120 sayılı karar. Yargıtay, Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi'nin kararını HMK m. 370/1 uyarınca onamıştır; alıntılar BAM gerekçesinden olup Yargıtay kararında aktarılmıştır. ↩

  11. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.05.2025 tarihli ve E. 2024/5695, K. 2025/3450 sayılı karar. Karar, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/13 E., 2021/272 K. sayılı hükmü ile Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2022/1123 E., 2024/1302 K. sayılı istinaf kararını onamıştır. ↩

  12. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 06.11.2024 tarihli ve E. 2023/6568, K. 2024/7768 sayılı karar. Yargıtay, davacının temyiz itirazlarını reddederek BAM kararını HMK m. 370/1 uyarınca onamıştır. ↩

  13. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 07.05.2025 tarihli ve E. 2024/4714, K. 2025/3137 sayılı karar. ↩

  14. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 63 (Memişoğlu, Seçkin Yayıncılık 2019, s. 673-674 ve Çelikel, Marka Hukukunda Avrupa Birliği Adalet Divanı Kararları ve Yorumları, 2020, s. 206-210'a atıfla). ↩

  15. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 63-64. Paris İstinaf Mahkemesi'nin Inès de la Fressange kararının Fransız Yargıtayı'nca bozulması ve doktrinin istinaf kararını yerinde bulması Evrin'in aktarımıdır; karar metni bu yazıda ayrıca doğrulanmamıştır. ↩

  16. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.05.2025, E. 2024/5695, K. 2025/3450. Davacı, insani tüketim amaçlı sular hakkındaki yönetmelik hükmüne ve davalının kendi internet sitesindeki ürün beyanına dayanmıştır; bu iddiaların ispat değeri mahkemece değerlendirilmiştir. ↩

  17. 6769 sayılı SMK m. 25/6. Hükmün yanıltıcılık iddiasına uygulanıp uygulanmayacağı kanun metninden doğrudan çıkmaz; yazıdaki yorum kamu yararı gerekçesine dayanan doktrin değerlendirmesidir (bkz. Evrin, Uzmanlık Tezi, s. 34-35, Kaya'ya atıfla). ↩

Sonraki dosya · Makale

Kimlik Fotokopisi Alınması: Dayanak, Ölçülülük ve Yaptırım

Dosyayı aç →