Markada Kısmi İptal: Mal ve Hizmet Kapsamının Daraltılması
SMK m. 26/5 çerçevesinde markada kısmi iptal: Kullanım zorunluluğunun alt grup bazında değerlendirilmesi, ispat yükü ve 2025-2026 Yargıtay 11. HD kararları.
Giriş
Markada kısmi iptal, tescilli markanın sicilden tamamen silinmeden, yalnızca kullanılmayan mal ve hizmetler bakımından geçersiz kılınmasıdır. Bir marka dokuzuncu sınıftaki yazılım ürünlerinde yoğun biçimde kullanılırken aynı tescilin kapsadığı ses ve görüntü kayıt cihazlarında hiç kullanılmamış olabilir. SMK sistemi bu durumda iki uç çözümden, yani tescilin tamamen korunmasından ya da tamamen iptalinden kaçınır; iptali, kullanım zorunluluğunun yerine getirilmediği mal ve hizmetlerle sınırlar.
Konunun pratik ağırlığı büyüktür. Kısmi iptal, savunma ve saldırı stratejilerinde aynı anda iki rol oynar: Üçüncü kişiler için kendi başvurularının önündeki engel markayı daraltan bir araçtır; marka sahibi için ise tescil listesinin ne kadarının fiilen savunulabileceğini belirleyen bir risk kalemidir.1
İlgili hizmet sayfası → Marka Avukatı — Marka tescili, itiraz, hükümsüzlük ve tecavüz uyuşmazlıklarında hizmet sayfası.
Normatif Çerçeve: SMK m. 9/1 ile m. 26/1-a, 26/4 ve 26/5
SMK m. 9/1 markanın ciddi biçimde kullanılmasını arar. Kullanımın dört unsuru vardır: ciddi olması, markanın tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından gerçekleşmesi, Türkiye'de yapılması ve beş yıl boyunca kesintisiz biçimde sürmesi. Haklı neden bulunmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması, SMK m. 26/1-a uyarınca iptal hâlidir. SMK m. 26/4, beş yıllık sürenin dolmasından sonra ve iptal talebinden önce başlayan ciddi kullanımın talebin reddine yol açtığını, iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek talepten önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanımın ise dikkate alınmadığını düzenler. SMK m. 26/5 ise iptal hâllerinin bir kısım mal veya hizmete ilişkin olması durumunda yalnızca o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verileceğini öngörür.2
Mülga 556 sayılı KHK döneminde kullanma yükümlülüğü m. 14'te yer alıyordu. Kural kullanımın tescil edilen mal ve hizmetler bakımından ve Türkiye'de gerçekleşmesi gerektiğini açıkça yazmıyordu; bu unsurlar SMK ile metne girdi. Dolayısıyla KHK dönemine ait tez ve makalelerdeki "markanın kullanılan kısmı" tartışmaları, bugün m. 9/1 ve m. 26/5'in birlikte okunmasıyla çözülmektedir.3
SMK m. 26/5'e göre iptal, markanın içerdiği işaretin bir kısmına değil, tescil edildiği mal ve hizmetlerin bir kısmına yöneltilir. Hükmün ikinci cümlesi açıktır: "Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez."
Bu nokta sık karıştırılır. "Kısmi iptal" markanın sözcük veya şekil unsurlarından birinin sicilden düşmesi anlamına gelmez. Çok unsurlu bir markada yalnızca sözcük unsurunun korunması ya da şekil unsurunun silinmesi talep edilemez; mahkeme veya Kurum marka örneğini değiştirecek bir hüküm kuramaz.4
Kullanım Zorunluluğu Hangi Birim Üzerinden Ölçülür?
Doktrinde ve uygulamada kullanım zorunluluğunun tescil kapsamındaki her sınıf ve alt grup bakımından ayrı ayrı aranması kabul edilir. Bir mala benzer veya onunla ilişkili bir başka malın kullanılması, o malın kullanımı anlamına gelmez. Tescilin bir kısım mal veya hizmette kullanılması, kullanılmayan diğer mal ve hizmetler için tescili ayakta tutmaya yetmez.5
Burada asıl tartışma ölçeğin nerede çizileceğidir. Sınıf başlığı çok geniş, tek bir ürün ise çok dardır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2025 tarihli kararıyla onanan ilk derece kararında uygulanan ölçek, tescil listesindeki mal ve hizmet kalemlerinin işlevsel olarak ayrışan alt gruplarıdır. Aynı sınıfta yer almak, kullanımın bütün kalemlere sirayet ettiği sonucunu doğurmaz.
Yargıtay 11. HD, 22.10.2025, E. 2025/1371, K. 2025/6435: İlk derece mahkemesi, 42. sınıfta tescilli markanın bilgisayar hizmetlerinde kullanıldığını, ancak "malzeme ve ürün test hizmetleri", "kalite kontrol hizmetleri" ve "araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri" bakımından hiç kullanılmadığını tespit etmiştir. Mahkeme, 42. sınıfın iki ayrı alt sınıfındaki kullanımları birbirinden farklı sayarak tescili yalnızca kullanılmayan hizmetler yönünden iptal etmiş; istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Yargıtay kararı onamıştır.6
Kararın değeri, savunma stratejisine dair bir uyarı taşımasındadır. Davalı marka sahibi, kendi asıl faaliyet alanındaki kullanımı ispatlayarak tescilin tamamını koruyamaz. Aynı sınıfta ama başka bir alt grupta yer alan kalemler için ayrıca delil sunması gerekir.
İspat Yükü ve Delil Niteliği
Kullanımı ispat yükü marka sahibindedir. Kullanmama iddiası olumsuz bir olguya dayandığından, iptal talep edenin her mal ve hizmet kalemi için kullanılmadığını kanıtlaması beklenmez; marka sahibi kullanım delillerini sunmak zorundadır.7 Kullanım delilleri fatura, irsaliye, katalog, ambalaj, reklam kaydı ve benzeri belgelerdir. Sunulan belgelerin markayı taşıması, beş yıllık değerlendirme dönemine ait olması ve tescil kapsamındaki ilgili mal veya hizmetle bağlantılı olması gerekir.
Yargıtay 11. HD, 12.05.2025, E. 2024/5017, K. 2025/3276: Dokuzuncu sınıftaki "ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar" ve aynı kalemdeki diğer mallar bakımından açılan kısmi iptal davasında ilk derece mahkemesi, markanın yalnızca davalının kendi bünyesinde çalışan bir yazılım programı üzerinde görüldüğünü, şirketin iç işleyişine hizmet eden bu kullanımın markasal kullanım sayılmayacağını ve 2011 tarihli faturanın hem markayı içermediğini hem de dava tarihinden yaklaşık sekiz yıl önceye ait olduğunu belirlemiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Yargıtay kısmi iptal kararını onamıştır.8
Karardan iki sonuç çıkar. Birincisi, markanın şirket içi operasyonda görünmesi, üçüncü kişilere yönelik ticari kullanım değildir; markanın temel işlevi ürünün ticari kaynağını göstermek olduğundan kullanımın piyasaya dönük olması gerekir. İkincisi, değerlendirme dönemi dışındaki belge, ne kadar düzenli görünürse görünsün, ciddi kullanım delili olarak tartılmaz.
Bilirkişi incelemesi de kısmi iptalde belirleyici olabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2025 tarihli, E. 2024/6515, K. 2025/5671 sayılı kararına konu dosyada yedinci sınıftaki bir tescil söz konusuydu. Bölge adliye mahkemesi, marka, makine ve mali konularda uzman bilirkişilerin de yer aldığı heyetin asıl ve ek raporlarını davalının ticari kayıtlarıyla birlikte değerlendirmiş; markanın bir kısım emtia için ciddi ve etkin biçimde kullanıldığını, bir kısmı için kullanılmadığını tespit etmiştir. Yargıtay, kısmi iptale ilişkin bu hükmü onamıştır.9 Tescil listesi uzun olduğunda, uyuşmazlığın seyrini çoğu kez bu kalem kalem eşleştirme belirler.
Kısmi İptalin Usulü: Talep, Hüküm ve Taleple Bağlılık
Kısmi iptal, talebin kapsamına bağlı olarak hüküm altına alınır. Hâkim talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.01.2026 tarihli, E. 2025/4406, K. 2026/82 sayılı kararı bu ilkenin marka davasındaki uygulamasını gösterir. Davacı, davalıya ait iki markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini istemişti; iptal istemi yoktu. Bozmadan sonra yeniden yargılama yapan mahkeme, kısa kararda dava konusu olmayan bir markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve iptaline hükmetmiş, gerekçeli kararda ise dava konusu iki marka hakkında farklı bir hüküm kurmuştu. Yargıtay, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi (HMK m. 297/2, 298/2) ve talep edilenin dışına çıkılarak hüküm kurulmasını (HMK m. 26) birlikte bozma nedeni saydı.10
Bu karar, kısmi iptal talebinin dilekçede nasıl kurulacağına ilişkin önemli bir ipucu verir. Hükümsüzlük ile iptal ayrı hukuki sebeplere dayanır; birine ilişkin talep diğeri için hüküm kurmaya yetmez. Davacı iptal sonucunu istiyorsa, hangi tescil numaralı markanın hangi sınıfında hangi mal ve hizmetler bakımından iptal istediğini açıkça yazmalıdır.
TÜRKPATENT Önünde Kısmi İptal
SMK m. 26, m. 192/1-a uyarınca Kanun'un yayımından yedi yıl sonra, 10.01.2024 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tarihten itibaren kullanmama nedeniyle iptal talebi mahkemeye değil Kuruma yapılır. Geçici m. 4/2 uyarınca o tarihte mahkemelerde görülmekte olan iptal davaları mahkemelerce sonuçlandırılır; bu makaledeki kısmi iptal kararları da 2024 öncesinde açılmış bu tür davalara aittir.
Kurum, iptal talebini marka sahibine tebliğ eder. Marka sahibi bir ay içinde delil ve cevaplarını sunar; talep hâlinde bir aya kadar ek süre verilir ve Kurum dosya üzerinden karar verir (m. 26/7). Kurum talebi reddedebilir, markayı tamamen veya kısmen iptal edebilir. Kısmi iptal kararından zarar gören taraf, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Kurum nezdinde itiraz edebilir (m. 20); şekli eksiklik içermeyen itiraz Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından incelenir (m. 21/1). Kurumun kararlarına karşı açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'dir (m. 156/2). İptal kararının kesinleşmesinden sonra marka, kısmi iptalde yalnızca ilgili mal ve hizmetler yönünden sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır (m. 27/7).11
Terditli Taleplerde Kısmi İptal
Hükümsüzlük davası mahkemede görülür (SMK m. 25/1). İptal yetkisinin mahkemelerce kullanıldığı dönemde iki istem çoğu kez terditli olarak birlikte ileri sürülmüştür: Önce hükümsüzlük, mümkün olmazsa kullanılmama nedeniyle iptal. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.10.2025 tarihli, E. 2025/1043, K. 2025/5854 sayılı kararına konu birleşen davada ilk derece mahkemesi, hükümsüzlüğe ilişkin asli istemi reddetmiştir. Mahkeme, davaya cevap vermeyen ve 35. sınıfta kullanım delili ileri sürmeyen marka sahibinin markasını ise fer'i istem uyarınca bu sınıftaki tüm hizmetler bakımından, 21.02.2019 tarihinden geçerli olmak üzere iptal etmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Yargıtay kararı onamıştır.12
Karar, kısmi iptalin her zaman dar bir sonuç doğurmadığını da gösterir. Marka sahibi bir sınıfta hiç delil sunmazsa, "kısmi" iptal o sınıfın tamamını kapsar. Kısmi iptal bu anlamda bir ölçüdür, ayrıcalık değildir.
Uygulamada Stratejik Notlar
Marka sahibi açısından en yararlı önlem, tescil listesini kullanım kayıtlarıyla yıllık olarak eşleştirmektir. Beş yıllık sürenin dolduğu tescillerde listedeki her kalem için tarihli ve markayı gösteren bir delil dosyası tutulmalıdır. Kullanılmayan kalemlerin kullanım niyeti yoksa, yenileme sırasında listeden çıkarılması dava riskini azaltır.
Başvuru sahibi veya iptal talep eden açısından ise engel marka listesinin tamamına değil, kendi başvurusuyla çatışan kalemlere odaklanmak gerekir. Kısmi iptal talebi bu kalemlerle sınırlandırıldığında hem ispat yükü netleşir hem de talep aşımı riski ortadan kalkar. Kullanımın ispatı konusunda itiraz ve hükümsüzlük aşamasındaki farklar için marka itirazında ve hükümsüzlük davasında kullanım ispatı def'i makalesine bakılabilir.
Sonuç
Kısmi iptal, kullanmama yaptırımının ölçülü uygulanmasını sağlar. Kullanım zorunluluğu liste bütününe değil, tescil kapsamındaki işlevsel olarak ayrışan mal ve hizmet gruplarına göre aranır; ispat yükü marka sahibindedir; şirket içi veya değerlendirme dönemi dışındaki kullanım delil sayılmaz; iptal marka örneğini değil mal ve hizmet listesini daraltır. Dava veya itiraz stratejisi kurarken tescil listesini kalem kalem okumak, sonucu belirleyen ilk adımdır.
İlgili süreç ayrıntıları için kullanmama nedeniyle marka iptali rehberine, genel çerçeve için marka hukuku rehberi ve marka hukuku sayfalarına, somut karar için kısmi iptalde alt grup bazında kullanım değerlendirmesi analizine bakılabilir.
Dipnotlar
-
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, RG 10.01.2017/29944, m. 9/1, m. 26/4 ve m. 26/5. ↩
-
Şakar, N. (2024). 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na Göre Markanın Kullanılmama Sebebiyle İptali Halinin İncelenmesi, TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı Uzmanlık Tezi, Ankara, s. 28 (m. 9/1'in unsurları), s. 65 (m. 26/5). ↩
-
Şakar, a.g.e., s. 28. Mülga 556 sayılı KHK m. 14 ile SMK m. 9 arasındaki fark tezde aynı sayfada karşılaştırılmaktadır. ↩
-
SMK m. 26/5, ikinci cümle; Şakar, a.g.e., s. 65. Konuya ilişkin genel çerçeve için ayrıca bkz. Özdamar Doğan, E. (2014). "Markanın Kullanılmaması Sebebiyle Hükümsüzlüğü", Türkiye Barolar Birliği Dergisi, C. 27, S. 114, s. 201-218. ↩
-
Şakar, a.g.e., s. 35. Kullanma yükümlülüğünün kapsamı için ayrıca bkz. Oral, S. (2008). "Markayı Kullanma Yükümlülüğü", Legal Fikri ve Sınai Haklar Dergisi, C. 4, s. 847-864. ↩
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1371, K. 2025/6435, 22.10.2025 (İstanbul BAM 44. HD, E. 2022/906, K. 2025/171; İstanbul Anadolu 1. FSHHM, E. 2020/26, K. 2022/30 kararının onanması). ↩
-
SMK m. 9/1; kullanım delilini sunmayan marka sahibi aleyhine verilen iptal kararı için bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1043, K. 2025/5854, 01.10.2025. ↩
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5017, K. 2025/3276, 12.05.2025 (İstanbul BAM 44. HD, E. 2021/1593, K. 2024/1158; İstanbul Anadolu 2. FSHHM, E. 2019/273, K. 2021/79 kararının onanması). ↩
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6515, K. 2025/5671, 25.09.2025 (İstanbul BAM 16. HD, E. 2023/135, K. 2024/1579; Bakırköy 1. FSHHM, E. 2018/20, K. 2022/137). Kısmi iptale ilişkin asıl dava yönünden onama; aynı kararda müşterek hak sahipliğine ilişkin birleşen dava yönünden bozma. ↩
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4406, K. 2026/82, 13.01.2026; HMK m. 26 ve m. 297/2, 298/2. ↩
-
SMK m. 20, m. 21/1, m. 26/5, m. 26/7, m. 27/7, m. 156/2, m. 192/1-a ve geçici m. 4/1-2; Şakar, a.g.e., s. 65-68. ↩
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1043, K. 2025/5854, 01.10.2025 (Ankara BAM 20. HD, E. 2022/1766, K. 2024/2031; Ankara 5. FSHHM, E. 2020/353, K. 2022/30 kararının onanması). ↩
İLGİLİ DOSYALAR
Soru
Markam Yalnızca Bir Ürün İçin Kullanılıyorsa Tescilin Tamamı Korunur mu?
Soru
Şirket İçi Yazılımda Görünen Marka Kullanılmış Sayılır mı?
Karar Analizi
Markada Kısmi İptal: Aynı Sınıfta Alt Grup Bazında Kullanım
Karar Analizi
Madrid Başvurusunun Reddi ve Engel Markaya Karşı Kullanmama İptali
Rehber
Marka İhlali ve Tecavüz Davaları
Sonraki dosya · Makale
Kamulaştırmasız El Atmada Dava Hakkının Sınırları
Dosyayı aç →