Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciSoruNº 776Sağlık Hukuku

Doğumda Tıbbi Hata Olursa Ne Yapılır?

Doğumda tıbbi hata iddiasında komplikasyon ile kusur ayrımı, onam formu, dava yolu ve süreler; Yargıtay'ın brakiyal pleksus kararlarındaki ölçütler.

Doğumda Tıbbi Hata Olursa Ne Yapılır?

İlgili çalışma alanı → Sağlık Hukuku: Tıbbi malpraktis, hekim sorumluluğu ve hasta hakları için çalışma alanı.

Kısa cevap: Doğumda tıbbi hata şüphesinde ilk iş, doğum dosyasının tamamını (doğum takip kayıtları, NST çıktıları, epikriz, yenidoğan kayıtları, onam formları) eksiksiz almaktır. Ardından zararın komplikasyon mu, kusur mu olduğu bağımsız bir tıbbi raporla sorgulanır. Özel hastanede yol, arabuluculuk sonrası tüketici mahkemesidir; kamu hastanesinde ise önce idareye başvurulur, sonra idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Genel çerçeve tıbbi malpraktis davası rehberinde yer alır.


Her Kötü Sonuç Hata Değildir

Doğum eylemindeki hekim ve hastane ile anne arasındaki ilişki, özel hastanede vekâlet sözleşmesi olarak nitelenir. Vekil işi sadakat ve özenle yürütür; özen borcunda benzer alanda basiretli bir vekilin davranışı ölçü alınır (6098 sayılı Kanun m. 506/2-3). Hekim sonucu garanti etmez, ama sonuca ulaşmak için gösterdiği özenden sorumludur.

Bu nedenle davada belirleyici soru, zararın "her türlü dikkat ve özene rağmen" gelişebilen bir komplikasyon olup olmadığıdır. Omuz takılması sonrası gelişen kol felci (brakiyal pleksus hasarı), doğum sırasında oksijensiz kalma ve vakum ya da forseps yaralanmaları bu tartışmanın en sık görüldüğü dosyalardır. Ayrımın genel ölçütleri malpraktis ile komplikasyon arasındaki fark sayfasında açıklanır.

Uygulamada: Komplikasyon nitelemesi davanın sonu değildir. Komplikasyonun zamanında fark edilip edilmediği, doğru yönetilip yönetilmediği ve aileye bilgi verilip verilmediği ayrı sorulardır. Bilirkişiye bu sorular tek tek yöneltilmezse rapor yalnızca "komplikasyondur" tespitiyle kalır.


Yargıtay Brakiyal Pleksus Dosyalarında Neye Bakıyor?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 08.12.2025 tarihli, E. 2025/2564, K. 2025/5967 sayılı kararında, doğumda kolu felç kalan bebek için açılan davada komplikasyon kabulüyle verilen ret kararını bozdu. Daireye göre hükme esas alınan bilirkişi raporu, "komplikasyonun iyi yönetilmediği yönündeki davacının itirazlarını karşılar nitelikte" değildi. Mahkemeden, olayda ihmal ve hata bulunup bulunmadığını ve "komplikasyonun iyi yönetilip yönetilmediğini" irdeleyen bir Adli Tıp Kurumu raporu alması istendi. Kararda ayrıca mesleki iş gören vekilin "en hafif kusurundan bile sorumlu" olduğu vurgulandı.

Aynı Daire, 21.05.2026 tarihli, E. 2025/6019, K. 2026/3291 sayılı kararında ise ret kararını onadı. Adli Tıp Kurumu raporuna göre hasar tanı konulana kadar geçen üç aylık sürede başka bir travmayla da gelişebilirdi ve normal doğumda tespit edilen brakiyal pleksus hasarı, vajinal doğum manevralarına bağlı olarak her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen bir komplikasyondu. Daire, tazminat için kusur, zarar ve illiyet bağının birlikte bulunması gerektiğini hatırlattı.

İki karar birlikte okunduğunda sonuç şudur: Davayı belirleyen, zararın türü değil, raporun dosyadaki somut itirazları cevaplayıp cevaplamadığıdır. Doğum sonrası takip, tanının gecikmesi ve aileye bilgi verilmesi iddiası raporda karşılanmamışsa rapor hükme esas alınamaz.


Onam Formu Davayı Bitirir mi?

Tabip, her müdahale için hastanın önceden muvafakatini alır; büyük cerrahi müdahalelerde muvafakat yazılı olmalıdır (1219 sayılı Kanun m. 70). Normal doğum ve sezaryen onam formlarında brakiyal pleksus hasarı, köprücük kemiği kırığı gibi riskler çoğunlukla yazılıdır.

Formun varlığı tek başına davayı sona erdirmez. Yukarıdaki 2025 tarihli kararın ilk derece aşamasında mahkeme, formda brakiyal pleksus riskinin ve görülme oranının yazılı olduğunu tespit etmiş; Yargıtay buna rağmen komplikasyon yönetimi incelenmediği için kararı bozmuştur. Onam, riskin gerçekleşmesine rıza anlamına gelir; özensiz yönetilen bir komplikasyona rıza anlamına gelmez. Doğum yöntemi değiştirildiyse (örneğin sezaryen planından normal doğuma geçildiyse) bu kararın gerekçesi ve anneye anlatılıp anlatılmadığı ayrıca sorgulanır. Aydınlatmanın ispatı için tıbbi malpraktiste aydınlatmayı kim ispatlar sayfasına bakılabilir.


Dava Yolu ve Süreler

Durum Yol Dayanak
Özel hastanede doğum Önce arabuluculuk, sonra tüketici mahkemesi 6502 sayılı Kanun m. 73, 73/A
Kamu hastanesinde doğum Önce idareye başvuru, ret veya 30 gün cevapsızlık sonrası idare mahkemesi 2577 sayılı Kanun m. 13; 657 sayılı Kanun m. 13
Ceza yolu (taksirle yaralama) Şikâyet, fiili ve faili öğrenmeden itibaren 6 ay 5237 sayılı Kanun m. 73, 89/5

Özel hastanede tüketicinin açtığı dava harçtan muaftır ve tüketicinin yerleşim yerinde de açılabilir (6502 sayılı Kanun m. 73/2, 73/5). Tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar arabuluculuk şartının dışındadır (m. 73/A/1-a).

Kamu hastanesinde dava hekim aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine açılır (657 sayılı Kanun m. 13). İdareye başvuru, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır (2577 sayılı Kanun m. 13/1). Ayrıntı için devlet hastanesinde doktor hatası nasıl dava edilir sayfasına bakılabilir.

Özel hukuk tazminatında haksız fiil zamanaşımı, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıldır; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suçsa o süre uygulanır (6098 sayılı Kanun m. 72/1). Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklarda beş yıllık süre de gündeme gelir (6098 sayılı Kanun m. 147/5). Hangi sürenin uygulanacağı tartışmalı olduğundan ihtiyatlı yol, en kısa süreyi esas almaktır.

Dikkat: Taksirle yaralamada soruşturma kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra dışındaki yaralama bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz (5237 sayılı Kanun m. 89/5). Organ işlevinin sürekli zayıflaması gibi ağır sonuçlarda ceza artar (m. 89/2-3).


Ne Talep Edilebilir?

Bebeğin kalıcı bedensel zararında tedavi ve fizik tedavi giderleri, sürekli iş göremezlik kaybı ve bakıcı gideri maddi tazminat kalemleridir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde bebek için manevi tazminat istenebilir; ağır bedensel zararda anne ve baba da kendi adlarına manevi tazminat isteyebilir (6098 sayılı Kanun m. 56). Doğum sırasında annenin kendisinin uğradığı zarar ayrı bir talep konusudur.

Maluliyet oranı ayrı bir raporla, zarar hesabı ise aktüerya bilirkişisiyle belirlenir. Hastane ile doğumu yaptıran hekim birlikte davalı gösterilebilir.


Stratejik Not

Doğum dosyalarında davanın kaderini ilk bilirkişi raporu belirler. Bu nedenle rapora sorulacak sorular dava dilekçesiyle birlikte hazırlanmalıdır: Doğum yöntemi seçimi tıbben yerinde miydi, doğum takibi (NST, travay izlemi) yeterli miydi, komplikasyon anında doğru manevralar yapıldı mı, doğum sonrası tanı ve sevk zamanında mıydı, aileye ne zaman ve nasıl bilgi verildi. Raporun bu sorulardan birini cevapsız bırakması, Yargıtay'ın 2025 tarihli kararında olduğu gibi bozma sebebidir. Komplikasyonun yönetimine ilişkin ölçütler komplikasyonun kötü yönetimi sorumluluk doğurur mu sayfasında ele alınır.

Karşı taraf savunması genellikle "öngörülebilir komplikasyon", "onam formunda yazılı risk" ve "doğum sonrası başka travma ihtimali" üzerine kurulur. Doğum sonrası ilk günlere ait yenidoğan kayıtları ve taburcu notu, özellikle üçüncü savunmayı çürütmek için kritik delildir. Somut durumda profesyonel hukuki destek yerinde olur.


İlgili içerikler için bkz. Tıbbi Malpraktis Davası Rehberi, Malpraktis ile Komplikasyon Arasındaki Fark Nedir? ve Sağlık Hukuku.

Sonraki dosya · Soru

Veri Sorumlusu Kendi Kurumunda Denetim Yapmak Zorunda mı?

Dosyayı aç →