Kadastro Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?
Kadastro mahkemesinin görev alanı, askı süresinde açılan davalar, genel mahkemeden devredilen dosyalar ve tutanak kesinleştikten sonraki görev ayrımı.
Kadastro Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?
İlgili çalışma alanı → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: Kadastro, tapu iptali ve tescil ile taşınmaz mülkiyeti uyuşmazlıkları için çalışma alanı.
Kısa cevap: 3402 sayılı Kadastro Kanunu md. 25, kadastro mahkemesini taşınmazın sınırlandırma ve tespitinden doğan uyuşmazlıkları çözmekle görevli kılar. Mahkeme, askı ilanı süresinde açılan davalara ve kadastro çalışması başlayan bölgede genel mahkemeden devredilen mülkiyet davalarına bakar. Kadastro tutanağı kesinleşip tapuya tescil yapıldıktan sonra doğan uyuşmazlıklar bu mahkemenin görev alanı dışındadır1.
Görevin Kapsamı
Kadastro mahkemesi, adı üzerinde, kadastro çalışmasına bağlı bir mahkemedir. Görev alanı üç başlıkta toplanır.
Birincisi, askı ilanı süresi içinde açılan davalardır. 3402 sayılı Kanun md. 11 uyarınca tutanak sonuçları otuz gün süreyle ilan edilir; bu süre içinde tespite karşı açılan dava kadastro mahkemesinde görülür.
İkincisi, kadastro çalışması başlayan bölgede genel mahkemede görülmekte olan ve taşınmazın mülkiyetine ilişkin davalardır. Bu dosyalar kadastro mahkemesine devredilir ve orada sonuçlandırılır. Devir, taraflara yeniden dava açma yükü getirmez.
Üçüncüsü, kadastro müdürlüğünce ya da komisyonca alınan kararlara karşı yasal süresinde yöneltilen itirazlardan doğan uyuşmazlıklardır.
Görev Dışında Kalan Uyuşmazlıklar
Kadastro mahkemesi genel bir taşınmaz mahkemesi değildir. Kadastroyla bağlantısı bulunmayan talepler bu mahkemede görülmez.
Tutanak kesinleşip taşınmaz tapu kütüğüne tescil edildikten sonra doğan uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Tespitten sonraki satış, bağış, miras intikali ya da muvazaalı devir iddiaları bu gruptadır. Muvazaa temelli devirlerin ayrımı için muvazaa ve nispi muvazaa tapu davaları makalesindeki ölçütler geçerlidir.
Ecrimisil, el atmanın önlenmesi ve kira alacağı gibi kullanıma ilişkin talepler de kadastro mahkemesinde ileri sürülemez. Bu taleplerin çerçevesi ecrimisil ve el atmanın önlenmesi rehberi sayfasında ele alınmıştır.
Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıkları da ayrı bir rejime tabidir; ölçütler kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma rehberi sayfasındadır.
Önemli: Görev, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 114 uyarınca dava şartıdır ve md. 115 gereği mahkemece resen incelenir. Görevsiz mahkemede geçirilen süre, 3402 sayılı Kanun md. 12/3'teki on yıllık hak düşürücü sürenin işlemesini durdurmaz. Görev sorunu, dilekçe yazılmadan önce çözülmelidir.
Kadastro Mahkemesi Ne Kadar Süre Görevlidir
Mahkemenin görevi, kadastro çalışmasının hukuki ömrüyle sınırlıdır.
Tutanaklar kesinleşip taşınmazlar tapu kütüğüne tescil edildiğinde, o çalışma alanına ilişkin kadastro uyuşmazlıkları büyük ölçüde tükenir. Kadastro mahkemesinin görevi de bu noktada sona erer; derdest dosyalar sonuçlandıktan sonra mahkeme kaldırılır ve dosyalar genel mahkemelere devredilir.
Bu nedenle uygulamada karşılaşılan asıl soru, uyuşmazlığın hangi tarih aralığına düştüğüdür. Tespit tarihi, askı ilanı tarihleri ve kesinleşme tarihi belirlenmeden görev değerlendirmesi yapılamaz.
Mahkemenin İnceleme Yetkisi
Kadastro mahkemesi, önüne gelen taşınmaz bakımından mülkiyetin kime ait olduğunu belirler. Bu belirlemede kayıt, zilyetlik, sınır ve nitelik iddialarının tamamını inceler.
Mahkeme, tarafların ileri sürdüğü delillerle bağlı kalmadan resen araştırma yapar. Tapu kayıtları, vergi kayıtları, keşif ve bilirkişi incelemesi bu araştırmanın olağan araçlarıdır.
Zilyetliğe dayalı iddialarda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 713 ile 3402 sayılı Kanun md. 14'teki koşullar birlikte değerlendirilir. Kayıt malikinin tespit tarihinden önce ölmüş olması hâlinde tespitin mirasçılar adına yapılmış sayılacağına ilişkin değerlendirme ölü kişi adına kadastro tespiti ve mirasçılar analizinde incelenmiştir.
Uygulamada
İlk iş görev tespitidir. Dosyaya başlamadan önce kadastro müdürlüğünden tutanak ve askı belgeleri, tapu müdürlüğünden tescil kaydı istenir. Bu iki belge, hangi mahkemenin görevli olduğunu tereddütsüz gösterir.
İkinci iş, derdest dosya araştırmasıdır. Kadastro çalışması başlayan bir bölgede aynı taşınmaz hakkında genel mahkemede görülen bir dava varsa, devir mekanizması işletilmelidir. Devir talebi yapılmadan sürdürülen genel mahkeme yargılaması, görev yönünden sonuçsuz kalır.
Üçüncü iş, talep sınıflandırmasıdır. Aynı dilekçede hem tespite itiraz hem ecrimisil talebi bulunuyorsa, talepler farklı mahkemelerin görev alanına düşer. Talepler baştan ayrılmazsa dosya görevsizlikle kapanır ve süre kaybı doğar.
Dördüncü iş, keşif hazırlığıdır. Kadastro yargılamasında sonucu belirleyen delil çoğu zaman fen ve ziraat bilirkişisi raporudur. Keşif öncesinde sabit sınır noktaları, eski hava fotoğrafları, vergi kayıtları ve yerel bilirkişi listesi hazırlanmalıdır.
Son olarak süre denetimi ihmal edilmemelidir. Kadastro mahkemesinde açılan dava askı süresi içinde açılmışsa hak düşürücü süre tartışması doğmaz. Süre geçmişse dosya artık genel mahkemede ve on yıllık sürenin gölgesinde yürür. Bu ayrımın bütün süreç içindeki yeri kadastro tespitine itiraz ve tapu kayıt düzeltme rehberi sayfasında ele alınmıştır.
İlgili içerikler için bkz. Kadastro Tespitine İtiraz ve Tapu Kayıt Düzeltme Rehberi, Kadastro Tespitine Nasıl İtiraz Edilir, Kadastroda On Yıllık Hak Düşürücü Süre Nedir, İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku.
Dipnotlar
-
3402 sayılı Kadastro Kanunu, RG 09.07.1987/19512, md. 11, md. 12, md. 14 ve md. 25; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, RG 04.02.2011/27836, md. 114 ve md. 115; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, RG 08.12.2001/24607, md. 713. ↩
Sonraki dosya · Soru
Kadastro Tespitine Nasıl İtiraz Edilir?
Dosyayı aç →