Kadastro Tespitine Nasıl İtiraz Edilir?
Kadastro askı ilanı süresinde itiraz, otuz günlük dava hakkı, kadastro mahkemesinin görevi ve tutanak kesinleştikten sonra izlenecek hukuki yol.
Kadastro Tespitine Nasıl İtiraz Edilir?
İlgili çalışma alanı → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: Kadastro, tapu iptali ve tescil ile taşınmaz mülkiyeti uyuşmazlıkları için çalışma alanı.
Kısa cevap: Kadastro tespitine itiraz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu md. 11 uyarınca askıya çıkarılan sonuçların ilan edildiği otuz gün içinde kadastro mahkemesinde dava açılarak yapılır. Süre içinde dava açılmazsa tespit kesinleşir ve taşınmaz tapu kütüğüne tescil edilir. Kesinleşmeden sonra da dava açılabilir; ancak bu kez görevli mahkeme ve ileri sürülebilecek hukuki sebepler değişir1.
İtirazın İki Ayrı Aşaması
Kadastro sürecinde itirazın iki farklı zamanı vardır ve bunlar birbirinin yerine geçmez.
Birinci aşama arazi çalışması sırasındadır. Kadastro ekibi taşınmazı ölçüp tutanağı düzenlerken, hak sahibi kayıt, zilyetlik ve sınır iddiasını ekibe bildirir. Bu beyan tutanağa geçirilir. Beyanın tutanağa yazılması ileride ispat kolaylığı sağlar, ancak tek başına tespiti değiştirmez.
İkinci aşama askı ilanıdır. Tutanaklar tamamlandıktan sonra sonuçlar otuz gün süreyle kadastro müdürlüğünde ve çalışma alanının bulunduğu köy veya mahallede ilan edilir. Hukuki sonuç doğuran itiraz bu dönemde yapılır.
Askı Süresinde Ne Yapılmalı
Askı süresinde yapılacak tek etkili işlem, kadastro mahkemesinde dava açmaktır. Dilekçede tespitin hangi yönüyle hatalı olduğu somut biçimde gösterilir: malik yanlış yazılmışsa kayıt ve mirasçılık belgeleri, sınır hatalıysa komşu parsel bilgileri, zilyetlik iddiası varsa kullanım süresine ilişkin deliller eklenir.
3402 sayılı Kanun md. 25, kadastro mahkemesini taşınmazın sınırlandırma ve tespitinden doğan uyuşmazlıkları çözmekle görevli kılar. Mahkeme yalnızca tespitin doğruluğunu denetler; kadastro dışı bir talep bu mahkemede görülmez.
Önemli: Kadastro müdürlüğüne verilen yazılı dilekçe dava açılmış sayılmaz. Otuz günlük süreyi koruyan tek işlem, kadastro mahkemesine usulüne uygun biçimde sunulmuş dava dilekçesidir. İdari başvurunun dava yerine geçtiği sanılarak kaybedilen hak, uygulamada en sık karşılaşılan hak kaybıdır.
Askı Süresi Geçtiyse
Otuz gün içinde dava açılmazsa tespit kesinleşir. Bu, itiraz yolunun tamamen kapandığı anlamına gelmez.
Tutanağın kesinleşmesinden sonra açılacak dava, tapu iptali ve tescil davasıdır ve asliye hukuk mahkemesinde görülür. Görev, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 114 uyarınca dava şartıdır; md. 115 gereği mahkeme görevi resen inceler. Yanlış mahkemede geçirilen süre hak kaybı doğurabileceğinden, görev sorunu dilekçe yazılmadan önce çözülmelidir.
Bu aşamada belirleyici olan sınır, 3402 sayılı Kanun md. 12/3'te düzenlenen on yıllık hak düşürücü süredir. Süre, tutanağın kesinleştiği tarihte işlemeye başlar ve yalnızca kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan iddiaları kapatır. Sürenin kapsamı ve işlemediği hâller kadastroda on yıllık hak düşürücü süre sayfasında ayrıntılıdır.
Hangi İddialar Süreye Takılmaz
Kadastro tespitinden sonra doğan hukuki sebeplere dayanan davalar on yıllık süreye tabi değildir. Tespitten sonraki satış, bağış, miras veya muvazaalı devir iddiaları kendi süre rejimine göre değerlendirilir.
Mirasçılık sıfatına dayanan istekler de ayrı tutulur. Kayıt maliki kadastro tespit tarihinden önce ölmüşse, tespit esasen mirasçılar adına yapılmış sayılır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bu yöndeki değerlendirmesi ölü kişi adına kadastro tespiti ve mirasçılar analizinde incelenmiştir.
Ehliyetsizlik ve hile iddiaları ile orman, mera ve kıyı gibi kamu malı niteliğine ilişkin uyuşmazlıklar da hak düşürücü sürenin dışında kalır.
Teknik Hata mı, Mülkiyet Uyuşmazlığı mı
Her itiraz dava gerektirmez. 3402 sayılı Kanun md. 41, ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplama hatalarının kadastro müdürlüğünce resen ya da başvuru üzerine düzeltilmesini öngörür. Düzeltme ilgililere tebliğ edilir; tebliğden itibaren otuz gün içinde sulh hukuk mahkemesinde dava açılmazsa kesinleşir.
Ayrım şu ölçütle kurulur: işlem yalnızca kaydı gerçeğe uygun hâle getiriyorsa idari düzeltme yeterlidir. İşlem bir kişinin mülkiyet alanını daraltıp diğerininkini genişletiyorsa artık mülkiyet uyuşmazlığı vardır ve dava zorunludur. Bu ayrımın pratik uygulaması tapudaki yüzölçümü ve sınır hatası nasıl düzeltilir sayfasındadır.
Uygulamada
İlk iş askı ilanının başlangıç ve bitiş tarihlerinin belgeyle saptanmasıdır. Kadastro müdürlüğünden askı tutanağı örneği alınmadan süre hesabı yapılmamalıdır. Sözlü bilgiye dayanan hesaplar, birkaç günlük farklarla hak kaybına yol açar.
İkinci iş delillerin ilan süresi dolmadan toplanmasıdır. Vergi kayıtları, tarımsal destekleme belgeleri, eski hava fotoğrafları ve komşu parsel maliklerinin tanıklığı zilyetliğin süresini ve niteliğini gösterir. Dava açıldıktan sonra toplanan deliller çoğu zaman gecikmiş sayılır.
Üçüncü iş taşınmazın devir riskinin yönetilmesidir. Yargılama sürerken taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişiye devredilirse, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 1023 uyarınca kazanım korunur ve aynen iptal imkânı ortadan kalkar. Dava dilekçesiyle birlikte tapuya ihtiyati tedbir şerhi istenmesi bu riski karşılar; şerh mekanizmasının işleyişi tapu şerhleri ve beyanlar rehberi sayfasında ayrıntılıdır.
Son olarak hukuki sebep ayrımı dilekçede net kurulmalıdır. Aynı olay içinde hem kadastro öncesi hem kadastro sonrası sebepler bulunabilir. İlki süreye takılırken ikincisi ayakta kalır; sebepler karıştırılırsa ayakta kalabilecek talep de reddedilen talebin içinde kaybolur.
İlgili içerikler için bkz. Kadastro Tespitine İtiraz ve Tapu Kayıt Düzeltme Rehberi, Kadastro Mahkemesi Hangi Davalara Bakar, Ölü Kişi Adına Kadastro Tespiti ve Mirasçılar, İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku.
Dipnotlar
-
3402 sayılı Kadastro Kanunu, RG 09.07.1987/19512, md. 11, md. 12, md. 25 ve md. 41; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, RG 08.12.2001/24607, md. 1023; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, RG 04.02.2011/27836, md. 114 ve md. 115. ↩
Sonraki dosya · Soru
Kadastroda On Yıllık Hak Düşürücü Süre Nedir?
Dosyayı aç →