Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciMakaleNº 063İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku

Taşınmaz Satımında Resmî Şekil ve Şekle Aykırılık

Taşınmaz satışı tapu memuru önünde resmî şekilde yapılır. Harici satış kural olarak kesin hükümsüzdür; ifa hâlinde dürüstlük kuralıyla tescil istisnası doğar.

Av. Zeki DemirciTaşınmaz SatışıPaylaş:XLinkedIn

Taşınmaz Satımında Resmî Şekil ve Şekle Aykırılık

İlgili çalışma alanı → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: Taşınmaz satışı, tapu iptali ve tescil, resmî şekil uyuşmazlıkları için çalışma alanı.

Taşınmaz satımında resmî şekil, mülkiyetin devrini borçlandıran sözleşmenin tapu memuru önünde yapılmasını gerektiren geçerlilik koşuludur. Bir taşınmaz alım satımı el sıkışmayla, adi yazılı senetle ya da noter dışı bir belgeyle tamamlanamaz. Şekle aykırı satış kural olarak kesin hükümsüzdür ve taraflara mülkiyet iddiası vermez. Bu kuralın kapsamı, sonucu ve dar bir istisnası, taşınmaz uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünün çıkış noktasıdır.

Resmî Şekil Zorunluluğu ve Dayanağı

Taşınmaz mülkiyetinin devrini borçlandıran sözleşme, resmî şekilde yapılmak zorundadır. 4721 sayılı Kanun md. 706 taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin resmî şekle bağlı olduğunu, 6098 sayılı Kanun md. 237 ise taşınmaz satışının geçerliliğinin resmî şekilde düzenlenmeye bağlı olduğunu açıkça belirtir. Bu resmî şekil, tapu sicil müdürlüğünde, yetkili memur önünde gerçekleşen resmî senet düzenlemesidir.1

Aynı yönde Tapu Kanunu md. 26, tapuda kayıtlı taşınmazların mülkiyetini devir amacı taşıyan sözleşmelerin tapu sicil müdürlüğünce resmî senetle düzenleneceğini hükme bağlar. Şekil burada bir törensel ayrıntı değildir. Amaç, tarafları acele işlemden korumak, iradeyi belgelemek ve tapu sicilinin güvenilirliğini ayakta tutmaktır.

Şekle Aykırı Satışın Sonucu: Kesin Hükümsüzlük

Resmî şekle uyulmadan yapılan taşınmaz satışı, ister sözlü ister adi yazılı olsun, kural olarak kesin hükümsüzdür. Kesin hükümsüzlük baştan itibaren sonuç doğurur; sözleşme onay, süre geçmesi ya da ifa ile geçerli hâle gelmez. Harici satış senediyle daire alan kişi, bedeli ödemiş ve taşınmaza yerleşmiş olsa bile bu belgeye dayanarak malik olduğunu ileri süremez.

Kesin hükümsüzlüğün pratik karşılığı iadedir. Taraflar geçersiz sözleşme uyarınca birbirlerine verdiklerini geri isteyebilir. Alıcının ödediği bedel, satıcının elinde hukuki sebepten yoksun kaldığından, sebepsiz zenginleşme ve istirdat kurallarıyla geri alınır. Satıcı da fiilen teslim ettiği taşınmazın iadesini talep edebilir.

Önemli: Harici satış senedinin noterde onaylatılması onu geçerli kılmaz. Noter tasdiki, imzanın o kişiye ait olduğunu belgeler; taşınmaz satışının aradığı resmî şekli sağlamaz. Geçerli satış yalnızca tapu sicil müdürlüğünde resmî senetle kurulur.

İfa Edilmiş Satımda İstisna: Dürüstlük Kuralı

Kesin hükümsüzlük kuralının dar ama yerleşik bir istisnası vardır. Bedelini tümüyle ödeyip taşınmaza yerleşen ve yıllarca malik gibi kullanan alıcıya karşı satıcının resmî devirden kaçınması, kimi hâllerde hakkın kötüye kullanılması sayılır.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu, 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı kararında bu istisnayı belirledi. Karara göre kat mülkiyetine tabi olmak üzere yapımına başlanan taşınmazda bağımsız bölüm satımında taraflar satımda anlaşmış, alıcı tüm borçlarını ödemiş, satıcı da bağımsız bölümü teslim edip alıcının malik gibi kullanmasına ses çıkarmamışsa; satıcının tapuda devirden kaçınması hâlinde hâkim, olayın özelliğine göre 4721 sayılı Kanun md. 2 dürüstlük kuralı gereğince tescil davasını kabul edebilir. Bu durumda tescile zorlama, 4721 sayılı Kanun md. 716 uyarınca mahkeme kararıyla gerçekleşir.

İstisnanın sınırları dardır. Yerleşik uygulamada aranan koşullar bir arada bulunmalıdır: kat mülkiyetine tabi bir yapıda bağımsız bölüm satımı, edimlerin karşılıklı ifası ve fiili teslim. Bu koşulları taşımayan boş arsa ya da müstakil taşınmaz satımlarında salt bedel ödenmesi tescil talebine yetmez. Kararın ayrıntılı çözümlemesi için harici satışla tapu iptali ve tescil İçtihadı Birleştirme Kararı analizine bakılabilir.

Taşınmaz Satış Vaadi ile Ayrım

Şekle aykırı satışla taşınmaz satış vaadi karıştırılmamalıdır. Satış vaadi, tarafların ileride resmî satış sözleşmesi yapma borcu altına girdiği ön sözleşmedir; mülkiyeti kendiliğinden geçirmez. Bu sözleşme, 6098 sayılı Kanun md. 237 ve Noterlik Kanunu md. 89 uyarınca noterde düzenleme şeklinde yapıldığında geçerlidir.

Geçerli satış vaadi güçlü bir güvence sağlar. 4721 sayılı Kanun md. 1009 uyarınca tapu kütüğüne şerh edilebilir; şerhten sonra taşınmaz üçüncü kişiye devredilse bile vaat alacaklısının hakkı korunur. Vaat borçlusu resmî satıştan kaçınırsa, alacaklı tescile zorlama davası açarak taşınmazı adına geçirir. Harici satış senedi bu imkânların hiçbirini vermezken, noterde düzenlenen satış vaadi dava yoluyla mülkiyete ulaştırır.

Uygulamada

Bir taşınmaz uyuşmazlığında ilk soru, elde hangi belgenin bulunduğudur. Belge tapuda düzenlenmiş resmî senetse mülkiyet tartışması yoktur. Belge harici satış senedi ya da adi yazılı sözleşmeyse, sözleşme kural olarak kesin hükümsüzdür ve öncelik ödenen bedelin istirdadına verilir. Bu noktada İçtihadı Birleştirme Kararının aradığı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilir; kat mülkiyetine tabi yapıda ifa edilmiş bir satım varsa tescil yolu açık olabilir.

Belge noterde düzenlenmiş satış vaadiyse strateji değişir. Öncelik, hakkın tapuya şerhi ve gerekirse tescile zorlama davasıdır. Her üç senaryoda da zamanaşımı, teslim tarihi ve üçüncü kişinin iyiniyeti baştan gözetilmelidir. Muvazaa boyutu bulunan devirlerde konunun muvazaa ve nispi muvazaa tapu davaları çerçevesinde ele alınması gerekir.


İlgili içerikler için bkz. Harici Satışla Tapu İptali ve Tescil: İçtihadı Birleştirme Kararı, Muvazaa ve Nispi Muvazaa: Tapu Davalarında Sınırlar ve İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku.

Dipnotlar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, RG 08.12.2001/24607; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, RG 04.02.2011/27836.

Sonraki dosya · Makale

Yüklenici Temerrüdünde Gecikme Tazminatı, Cezai Şart ve Eksik İş Bedeli

Dosyayı aç →