Kargoda Taklit Ürün Çıkarsa Satıcı Sorumlu mu?
Kargoda taklit ürün çıkması halinde satıcının sorumluluğu: SMK md. 7 ve md. 29 kapsamında stoklama ve nakletme, iyiniyet savunmasının sınırı, tedarikçiye rücu.
Kargoda Taklit Ürün Çıkarsa Satıcı Sorumlu mu?
İlgili hizmet sayfası → Marka Avukatı: Marka tescili, ihlal davaları ve uyuşmazlıklar için hizmet sayfası.
Kısa cevap: Kural olarak sorumludur. Marka hakkına tecavüz yalnızca satış anında doğmaz. SMK md. 7 ve md. 29 uyarınca taklit ürünün stoklanması, nakledilmesi, ticari amaçla elde bulundurulması ve ithal edilmesi de tecavüz fiilidir1. Kargoya verilen koli henüz alıcıya ulaşmamış olsa bile, satıcının ürünü ticari amaçla elde bulundurduğu ve nakil sürecine soktuğu sabitse sorumluluk doğar.
Küçük ve orta ölçekli işletmeler bu noktada sık hata yapar. "Ürünü ben üretmedim, sadece tedarikçiden alıp gönderdim" savunması, kanunun aradığı bilme veya bilmesi gerekme ölçütünü karşılamadığı sürece koruma sağlamaz.
1. Tecavüz Fiili Satışla Sınırlı Değildir
SMK md. 7 marka sahibine, tescilli işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesini, teslim edilebileceğinin teklif edilmesini, ticari amaçla elde bulundurulmasını ve ithal ya da ihraç edilmesini yasaklama yetkisi verir. Zincirin her halkası ayrı bir fiildir.
SMK md. 29 bu yetkiyi tecavüz tarafından tanımlar. Hükme göre markanın taklit edildiğini bilen veya bilmesi gereken kişinin taklit ürünü satması, dağıtması, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarması, ithal işlemine tabi tutması veya ticari amaçla elde bulundurması tecavüz sayılır.
Ceza cephesi daha da açıktır. SMK md. 30/1, iktibas veya iltibas suretiyle marka hakkına tecavüz ederek mal üreten, satışa arz eden, satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişiyi cezalandırır. Nakil ve depolama fiilleri kanun metninde açıkça sayılmıştır.
Önemli: Kargo teslim edilmeden yakalanan bir gönderide "satış gerçekleşmedi" savunması sonuç doğurmaz. Ticari amaçla elde bulundurma ve nakletme, satıştan bağımsız ve kendi başına yeterli fiillerdir.
2. Kargo Şirketinin Konumu
Kargo şirketi kural olarak taşıma sözleşmesinin tarafıdır ve gönderi içeriğini denetleme yükümlülüğü taşımaz. Bu nedenle taklit ürün taşınmasından doğrudan sorumlu tutulması olağan durumda gündeme gelmez.
Denge, şirketin bilgi düzeyine göre değişir. Marka sahibinin usulüne uygun bildirimi üzerine somut bir gönderinin taklit ürün taşıdığını öğrenen taşıyıcının teslimatı sürdürmesi, bilme unsurunu doğurabilecek bir davranıştır. Uygulamada taşıyıcıya karşı ileri sürülen talepler genellikle tazminat değil, gönderinin durdurulması ve delil tespitine yöneliktir.
Marka sahibi açısından pratik hedef de budur: taşıyıcıyı davalı yapmak değil, gönderi kayıtları üzerinden gönderici kimliğini, sevk adresini ve hacmi belgelemek. Delil kurgusu için marka ihlalinde delil tespiti nasıl yapılır başlığındaki çerçeve kullanılabilir.
3. İyiniyet Savunmasının Sınırı
SMK md. 29 bilme veya bilmesi gerekme ölçütünü arar. Bu ölçüt sübjektif bir beyanla değil, objektif verilerle değerlendirilir.
Bilmesi gerekme sonucunu doğuran tipik göstergeler şunlardır: piyasa fiyatının belirgin biçimde altında alım, tedarikçinin faturasız veya eksik belgeli çalışması, ürünün tanınmış bir markaya ait olması, ambalaj ve etiket kalitesindeki bariz sapma, aynı ürün için daha önce alınmış bir ihtarname veya platform şikayeti.
Bu göstergelerden birkaçı bir arada bulunduğunda iyiniyet savunması zayıflar. Öte yandan hukuki sorumluluk tablosu ikiye ayrılır: tecavüzün tespiti, durdurulması ve ürünlere el konulması taleplerinde kusur aranmaz; maddi ve manevi tazminat talebinde kusur tartışılır. Satıcı iyiniyetini ispatlasa bile ürünler ticaretten çekilir.
4. Faturayla İspat ve Tedarikçiye Rücu
Ticari defterler ve fatura, bu dosyalarda savunmanın omurgasıdır. Tedarik zincirinin belgelenmesi iki ayrı sonuç üretir.
Birincisi kusur değerlendirmesidir. Gerçek bir ticari ilişkiye dayanan, bedeli banka üzerinden ödenmiş, piyasa fiyatıyla uyumlu bir alım, satıcının bilmesi gerekme eşiğini geçmediği yönünde güçlü bir karinedir.
İkincisi ceza dosyasındaki etkisidir. SMK md. 30/7 uyarınca, taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan kişi malı nereden temin ettiğini bildirir ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve mallara el konulmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Kanun, tedarikçiyi açıklamayı doğrudan ödüllendirir.
Hukuk cephesinde ise satıcı, marka sahibine ödediği tazminatı ayıplı ifa ve zapttan sorumluluk hükümleri çerçevesinde tedarikçiye yöneltebilir. Bu talebin başarısı, sözleşmede orijinallik taahhüdü ve rücu kaydı bulunup bulunmadığına bağlıdır.
5. Gümrükte Durdurma ile İlişkisi
İthal edilen partilerde tablo daha erken kurulur. Gümrük aşamasında durdurulan bir sevkiyat, ürün henüz iç piyasaya girmeden marka sahibine tespit imkanı verir; SMK md. 29'daki ithal işlemine tabi tutma fiili de bu aşamada gerçekleşmiş olur.
İthalatçı için sonuç ağırdır: gümrükte durdurulan bir parti, sonraki gönderilerde bilmesi gerekme unsurunun ispatını kolaylaştıran bir geçmiş kaydı üretir. Aynı tedarikçiden ikinci kez ürün getirmek, iyiniyet savunmasını pratikte kullanılamaz hale getirir. Sürecin işleyişi için sahte ürün gümrükte durdurma talebi ve gümrükte ürünlerim sahte diye durduruldu ne yapmalıyım başlıklarına bakılabilir.
Uygulamada
Kargoda yakalanan bir gönderi öğrenildiğinde ilk iş, gönderinin durdurulmasını istemek değil, kendi tedarik dosyasını toplamaktır. Fatura, sipariş yazışması, ödeme dekontu ve varsa tedarikçinin orijinallik beyanı bir arada tutulmadığında, sonradan üretilen belgeler savunmayı güçlendirmek yerine zayıflatır.
İkinci adım tedarikçi bildirimidir. SMK md. 30/7'nin sağladığı imkan, ceza soruşturması başladıktan sonra değil, mümkün olan en erken aşamada kullanıldığında değer taşır. Tedarikçiyi korumak amacıyla susmak, ticari bir tercih gibi görünse de sonuçta bütün cezai riski satıcının üzerinde bırakır.
Üçüncü adım stok temizliğidir. Aynı üründen depoda kalan parti ticaretten çekilmediği sürece, her yeni sevkiyat ayrı bir tecavüz fiili doğurur ve tazminat hesabında çarpan etkisi yaratır. Marka sahibiyle uzlaşma görüşmesine girilecekse, stokun çekildiğinin belgelenmesi masadaki en güçlü koz olur. Taklitle mücadelenin işletme tarafındaki kurgusu KOBİ'ler için taklitle mücadele rehberi başlığında yer alır.
İlgili içerikler için bkz. Marka İhlali ve Tecavüz Davaları Rehberi, Taklit Ürün Satmak Suç mu?, Taklit Ürün Sattığım İçin Dava Açıldı Ne Yapmalıyım?, Marka Hukuku.
Dipnotlar
-
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 7, md. 29, md. 30, md. 149, RG 10.01.2017/29944. ↩
Sonraki dosya · Soru
Kişisel Veri Anonim Hale Getirme Nedir?
Dosyayı aç →