Uluslararası Başvuruda Esas Marka Olarak Başvuru mu Tescil mi Seçilmeli
Madrid Protokolü'nde esas marka olarak derdest başvuru seçilirse beş yıllık bağımlılık riski büyür. Kesinleşmiş tescile dayanmak merkezi saldırı riskini azaltır.
Kural olarak kesinleşmiş tescil tercih edilmelidir. Madrid Protokolü, uluslararası başvurunun menşe ofiste başvuru hâlinde bulunan ya da tescil edilmiş bir markaya dayandırılmasına izin verir. İki seçenek hukuken geçerlidir; ancak taşıdıkları risk aynı değildir.
Riskin Kaynağı: Beş Yıllık Bağımlılık
Protokol'ün 6. maddesi uyarınca uluslararası marka, esas markaya uluslararası tescil tarihinden itibaren beş yıl süreyle bağımlı kalır. Bu süre içinde esas başvuru veya tescil geri alınır, hükmü kalmaz, kendisinden feragat edilir ya da ret, fesih, iptal veya geçersizlik konusunda kesin bir karar verilirse, uluslararası tescil de son bulur. Sonuç, belirlenen tüm ülkelerdeki korumayı birlikte ortadan kaldırır.
Derdest Başvuru Neden Daha Riskli
Henüz incelenmemiş bir ulusal başvuru, iki ayrı ret ihtimalini içinde taşır. Menşe ofis başvuruyu mutlak ret nedenleri bakımından resen reddedebilir; ya da yayım sonrası üçüncü kişilerin itirazı üzerine nispi ret nedenlerine dayanarak reddedebilir.
Buradaki kritik nokta şudur: esas başvurunun reddi için mahkeme kararına ihtiyaç yoktur. İdari ret kararı da bağımlılık sonucunu doğurur ve uluslararası tescili düşürür. Bu nedenle uluslararası tescilin dayanağının derdest bir başvuru yerine kesinleşmiş bir tescil olması belirgin biçimde daha güvenceli kabul edilir.
Tescili Beklemenin Maliyeti
Tescili beklemek her zaman mümkün olmaz. Bir markanın hedef pazarlarda üçüncü kişilerce tescil ettirilme riski varsa, beklemek öncelik kaybına yol açabilir.
Bu durumda değerlendirilmesi gereken denge şudur: rüçhan süresinden yararlanmak isteniyorsa ilk başvurudan itibaren altı ay içinde uluslararası başvuru yapılması gerekir ve derdest başvuruya dayanmak zorunlu hâle gelir. Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları bakımından Türkiye'de SMK m. 12 ile m. 13 hükümleri uygulanır.
Rüçhan kaygısı yoksa, menşe ofisteki inceleme sonucunu beklemek beş yıllık dönemi güvenceye alır.
Mal ve Hizmet Listesi Kapsamı
Esas marka seçimi, kapsamı da belirler. Uluslararası başvuru, esas markanın mal ve hizmet listesini aşamaz. Esas başvuru dar tutulmuşsa, uluslararası tescil de o darlıkla sınırlı kalır ve sonradan genişletilemez.
Bu nedenle esas başvuru, hedef pazarlardaki fiili ve planlanan faaliyet göz önünde tutularak kurgulanmalıdır. Sınıf seçiminin ölçütleri için marka sınıf seçimi rehberine bakılabilir.
Esas Marka Düşerse Ne Olur
Dönüştürme yolu açıktır. Türkiye bakımından Sınai Mülkiyet Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 27, uluslararası tescilin iptalinden itibaren üç ay içinde Kuruma yapılacak talep ile ulusal tescile geçilmesine imkân tanır ve ilk başvuru tarihi korunur. Ancak dönüştürme her ülkede ayrı ayrı yürütülür ve masraflıdır; riski baştan azaltmak her zaman daha ucuzdur.
Türkiye'yi Belirleyen Başvurular Bakımından
Yabancı marka sahibinin Türkiye'yi belirlediği hâllerde de aynı mantık geçerlidir. SMK m. 14/1, uluslararası başvurunun Kuruma doğrudan yapılan başvuruyla aynı sonuçları doğuracağını düzenler. Menşe ülkedeki esas marka düştüğünde Türkiye'deki koruma da sona erer.
Ayrıntı için Madrid Protokolü ile uluslararası marka tescili incelemesine ve marka hukuku rehberine bakılabilir.
Sonraki dosya · Soru
Uluslararası Tescil Ulusal Tescile Dönüştürülebilir mi
Dosyayı aç →