Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciSoruNº 367Marka Hukuku

Coğrafi İşareti Kimler Kullanabilir?

Coğrafi işareti kimler kullanabilir? SMK md. 44/7 uyarınca tescil inhisari hak vermez; sicildeki şartlara uyan her üretici kullanır, denetim yükümlülüğü doğar.

Av. Zeki DemirciSık Sorulan SorularPaylaş:XLinkedIn

Coğrafi İşareti Kimler Kullanabilir?

İlgili hizmet sayfası → Marka Avukatı: Marka tescili, itiraz ve ihlal uyuşmazlıkları için hizmet sayfası.

Kısa cevap: Tescilli coğrafi işareti, SMK md. 46/1 uyarınca sicilde belirtilen şartlara uygun olan ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler kullanır. Kullanım tescil ettirenin iznine bağlı değildir; bu kişiler tescil ettirene yalnızca üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair bildirimde bulunur. SMK md. 44/7 uyarınca tescil edilen coğrafi işaret, tescil ettirene inhisari hak sağlamaz.

Yani coğrafi işaret bir izin sistemi değil, bir uygunluk sistemidir. Ölçüt sicildeki teknik şartlardır; kimliğiniz değil ürününüz belirleyicidir. Korumanın bütünü için coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı koruması rehberi çerçeveyi verir.


1. Kullanım Hakkının Kaynağı: İzin Değil Uygunluk

SMK md. 46/1 iki unsuru birlikte arar. Kişi, sicilde belirtilen şartlara uygun olan ürünün üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterecek ve tescil ettirene bu faaliyete dair bildirimde bulunacaktır. Bildirim bir başvuru değildir; tescil ettirenin onayına tabi bir izin talebi olarak yorumlanamaz.

Şartlara uygunluk denetlenir, kişi seçilmez. Tescil ettiren, sicildeki teknik şartları karşılayan bir üreticiyi listeden çıkararak piyasadan uzaklaştıramaz. Böyle bir davranış, hakkın amacı dışında kullanılması niteliğindedir ve üreticinin hukuki yollara başvurmasına zemin hazırlar.

Aynı kural geleneksel ürün adı için de geçerlidir. SMK md. 45/4 uyarınca tescil edilen geleneksel ürün adı da tescil ettirene inhisari hak sağlamaz.


2. Marka Hakkından Temel Farkı

Marka sahibinin izni olmadan marka kullanılamaz; hak sahibi lisans verir, devreder, kullanımı yasaklar. Coğrafi işarette bu yetkilerin hiçbiri yoktur.

Fark, hakkın hukuki işlemlere konu olup olamamasında en keskin biçimde görünür. SMK md. 148/1 uyarınca coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı hakkı; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez. Marka bir varlıktır, satılır ve rehin verilir; coğrafi işaret bir statüdür.

Tazminat rejimi de ayrışır. SMK md. 149/4 uyarınca coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez. SMK md. 151/6 uyarınca yoksun kalınan kazancın hesaplanmasına ilişkin SMK md. 151 hükmü coğrafi işarete tecavüzde uygulanmaz. İki kurumun karşılaştırması için coğrafi işaret ile marka arasındaki fark başlığı tabloyu tamamlar.

Önemli: Coğrafi işaret adının ticaret unvanına veya marka başvurusuna taşınması, tescil ettiren tarafından yapılsa bile hukuka aykırıdır. SMK md. 5/1-i uyarınca tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler marka olarak tescil edilmez; SMK md. 48/1 uyarınca tescil edilmişse dava yoluyla hükümsüz kılınabilir.


3. Kullanımın Biçimi ve Amblem Zorunluluğu

Kullanım hakkı serbest biçimde işletilmez. SMK md. 46/2 uyarınca kullanım hakkına sahip olanlar tescilli coğrafi işareti veya geleneksel ürün adını amblem ile birlikte ürün veya ambalajı üzerinde kullanır ve coğrafi işaretler bakımından amblemin kullanılması zorunludur.

Ürünün niteliği gereği amblem ile birlikte tescilli adın ürün veya ambalaj üzerinde kullanılamadığı durumlarda, SMK md. 46/3 uyarınca amblem ve tescilli ad işletmede kolayca görülecek şekilde bulundurulur. Geleneksel ürün adında rejim farklıdır: SMK md. 46/4 uyarınca amblemsiz kullanım bu Kanun hükümlerine tabi değildir. Ayrıntı için coğrafi işaret amblemi kullanmak zorunlu mu başlığına bakılabilir.

Amblemin yanıltıcı kullanımı ayrıca yaptırıma bağlanmıştır. SMK md. 44/2-ç ve md. 53/1-ç, amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımını önletilebilir ve tecavüz oluşturan fiil olarak düzenler.


4. Tescil Ettirenin Denetim Yükümlülüğü

Tescil ettirenin konumu hak sahibi değil denetleyicidir. SMK md. 49/1 uyarınca denetim; tescilli adı taşıyan ürünlerin üretimi, piyasaya arzı veya dağıtımı aşamalarında ya da ürün piyasada iken kullanımının tescilde belirtilen özelliklere uygunluğunun denetimine ilişkin her türlü faaliyeti kapsar.

Denetim, başvuruda belirtilen ve Kurum tarafından yeterliliği onaylanan denetim mercii tarafından yerine getirilir. Sicildeki denetim merciinde değişiklik ancak Kurumun onayıyla yapılır. SMK md. 49/3 uyarınca denetim raporları tescilin Bültende yayımlandığı tarihten itibaren yılda bir Kuruma sunulur; şikayet olması hâlinde Kurum raporların süresinden önce sunulmasını isteyebilir.

Eksiklik hâlinde SMK md. 49/4 uyarınca tescil ettirene bildirim yapılır ve altı ay içinde eksikliğin giderilmesi istenir. Eksiklik süresinde giderilmezse veya denetim faaliyeti usulüne uygun yerine getirilmemişse SMK md. 43 hükmü uygulanır ve hak sona erme riskine girer. Denetim işlemlerinin SMK md. 49'daki biçimde yapılmaması ayrıca SMK md. 50/2-c uyarınca hükümsüzlük sebebidir1.

Masraf yönü de sınırlıdır. SMK md. 49/5 uyarınca tescil ettiren, denetime ilişkin masrafları denetlenenlerden talep edebilir. Bunun ötesinde bir kullanım bedeli veya lisans ücreti istenemez.


Uygulamada

Sahada en sık görülen çatışma, tescil ettirenin kapıyı kapatmasıdır. Üretici, sicildeki teknik şartları karşıladığını belgeleyerek bildirimde bulunur; tescil ettiren yanıt vermez veya üyelik şartı öne sürer. Üretici bu durumda iki yol izler: bildirimi noter aracılığıyla tekrarlayıp delil oluşturmak ve denetim merciinin yeterliliği ile raporların düzenli sunulup sunulmadığını Kurum nezdinde sorgulamak. Denetim yükümlülüğünün ihmali, tescil ettireni hükümsüzlük riskiyle karşı karşıya bırakır.

Ters yöndeki hata da yaygındır: sicildeki şartlara uymadan üretim yapıp amblemle satmak. Bu fiil SMK md. 53/1-a kapsamında doğrudan tecavüz oluşturur ve SMK md. 53/2 uyarınca hem tescil ettiren hem kullanım hakkı sahibi üreticiler tarafından dava konusu yapılabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında coğrafi işaretin ününden yararlanma amacı taşıyan kullanımlar dar yorumlanmaz; ürünün tescil şartlarını taşımaması tek başına tecavüz sonucunu doğurur. Talep listesi ve usul için coğrafi işaret ihlalinde ne yapılabilir başlığına bakılabilir.

Doğru ticari kurgu iki katmanlıdır. Üretici, coğrafi işareti sicildeki şartlara uygun ve amblemli biçimde kullanır; kendi işletme kimliğini ise ayrı bir bireysel markayla korur. Devredilebilir ticari değer yalnızca markada birikir.


İlgili içerikler için bkz. Coğrafi İşaret Amblemi Kullanmak Zorunlu mu, Coğrafi İşaret İhlalinde Ne Yapılabilir, Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Koruması, Marka Hukuku.

Dipnotlar

  1. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 5, md. 43, md. 44, md. 45, md. 46, md. 48, md. 49, md. 50, md. 53, md. 148, md. 149, md. 151, RG 10.01.2017/29944.

Sonraki dosya · Soru

Geleneksel Ürün Adı Nedir?

Dosyayı aç →