Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciSoruNº 366Marka Hukuku

Geleneksel Ürün Adı Nedir?

Geleneksel ürün adı nedir? SMK md. 34/3 uyarınca en az otuz yıllık kullanım, geleneksel üretim yöntemi veya hammadde şartı ve coğrafi işaretten farkı.

Av. Zeki DemirciSık Sorulan SorularPaylaş:XLinkedIn

Geleneksel Ürün Adı Nedir?

İlgili hizmet sayfası → Marka Avukatı: Marka tescili, itiraz ve ihlal uyuşmazlıkları için hizmet sayfası.

Kısa cevap: Geleneksel ürün adı, coğrafi sınırla bağı bulunmayan ancak geleneksel bir üretim geçmişi taşıyan adlara tanınan koruma biçimidir. SMK md. 34/3 uyarınca menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen ve ilgili piyasada bir ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan adlar; geleneksel üretim veya işleme yönteminden yahut geleneksel bileşimden kaynaklanma ya da geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş olma şartlarından en az birini sağlaması hâlinde geleneksel ürün adı olarak tanımlanır.

Kurumun ayırt edici yönü şudur: korunan şey bir yer değil, bir yöntemdir. Korumanın bütünü için coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı koruması rehberi çerçeveyi verir.


1. Üç Şartın Anatomisi

SMK md. 34/3 birbirine bağlı üç unsur arar.

Menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeme. Ad, belirli bir coğrafi alanla nitelik veya ün bağı kuramıyorsa bu kategoriye girer. Coğrafi bağ kurulabiliyorsa doğru yol SMK md. 34/1'dir. İki kategori birbirinin alternatifi değil, birbirini dışlayan kutulardır.

En az otuz yıllık kullanımın kanıtlanması. Süre bir beyan değil, ispat konusudur. İlgili piyasada ürünü tarif etmek için o adın en az otuz yıl kullanıldığı gösterilir. Arşiv kayıtları, eski etiket ve ambalaj örnekleri, gazete ilanları, ticaret odası kayıtları, yayınlar ve fatura örnekleri bu ispatı taşır.

Gelenekselliğin kaynağı. İki alternatiften biri yeterlidir. Geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel bileşimden kaynaklanma; ya da geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş olma. Başvuru dosyasında hangi alternatife dayanıldığı açıkça belirtilir ve teknik olarak tarif edilir.

SMK md. 35/2 ise kapıyı kapatan halleri sayar: SMK md. 34'teki şartları taşımayan adlar, ürünün genel özelliğini ifade eden adlar, ürünün niteliği konusunda halkı yanıltabilecek adlar, kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı adlar ve kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren ya da kullanılmayan adlar.


2. Coğrafi İşaretten Farkı

İki kurum aynı kitapta düzenlenir ama koruma mantıkları ayrışır.

Coğrafi sınır. Coğrafi işarette sınırların açıkça tanımlanması ve belgelenmesi zorunludur; SMK md. 37/1-d bunu başvuru unsuru olarak sayar. Geleneksel ürün adı başvurusunda böyle bir unsur bulunmaz; SMK md. 37/2 hammadde ve bileşen özellikleri ile ürün hazırlama tekniklerinin açıklandığı üretim metodu tanımını ister.

Amblem rejimi. SMK md. 46/2 uyarınca coğrafi işaretler bakımından amblem kullanımı zorunludur. Geleneksel ürün adında ise SMK md. 46/4 uyarınca amblemsiz kullanım bu Kanun hükümlerine tabi değildir. Yani geleneksel ürün adında koruma amblemle birlikte doğar, amblemsiz kullanımda ne yükümlülük ne koruma söz konusudur. Ayrıntı için coğrafi işaret amblemi kullanmak zorunlu mu başlığına bakılabilir.

Korumanın kapsamı. SMK md. 45/2, geleneksel ürün adı tescilinden doğan hakları sayarken önletilebilecek fiilleri amblemin kullanımı üzerine kurar: ürün özelliklerini taşımadığı hâlde amblemin ürünün ününden yarar sağlayacak şekilde veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak ticari amaçlı kullanımı; amblemin tüketiciyi yanıltıcı şekilde kullanımı; tescilde belirtilen özellikleri ve amblemi taşımadığı hâlde ambalajda, tanıtımda, reklamda veya yazılı belgede ürünün tescilde belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin yanıltıcı belirtiye yer verilmesi.

Menşe adı ile mahreç işareti arasındaki ayrım da ayrıca değerlendirilir; karşılaştırma için menşe adı ile mahreç işareti farkı başlığına bakılabilir.

Önemli: Geleneksel ürün adı tescili de tekel yaratmaz. SMK md. 45/4 uyarınca tescil edilen geleneksel ürün adı, tescil ettirene inhisari hak sağlamaz. SMK md. 46/1 uyarınca sicilde belirtilen şartlara uygun ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösteren herkes adı kullanabilir.


3. Başvuru, Denetim ve Sona Erme

Başvuru hakkı coğrafi işaretle aynıdır. SMK md. 36/1 uyarınca üretici grupları; ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları; ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik çıkarlarını korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler başvurabilir. Tek üretici bulunduğunu ispat eden ilgili üretici de başvuru yapabilir.

Süreç de ortaktır. Kurum başvuruyu SMK md. 38 uyarınca inceler, uygun bulursa Bültende yayımlar. SMK md. 40/2 uyarınca yayımdan itibaren üç ay içinde itiraz edilebilir. İtiraz gelmezse veya nihai olarak reddedilirse, SMK md. 41 uyarınca tescil ücretinin iki ay içinde ödenmesi şartıyla tescil yapılır.

Denetim yükümlülüğü de aynı rejime tabidir. SMK md. 49 uyarınca denetim, Kurum tarafından yeterliliği onaylanan denetim mercii tarafından yürütülür ve denetim raporları yılda bir Kuruma sunulur. Raporlardaki eksikliğin altı ay içinde giderilmemesi veya denetimin usulüne uygun yürütülmemesi hâlinde SMK md. 43 devreye girer ve hak sona erme riskine girer.

Hükümsüzlük yolu SMK md. 50'de açıktır. Tescilin SMK md. 33, 34, 35, 37 veya 39'daki şartlara uymaması, başvuru hakkı bulunmayan kişi tarafından yapılmış olması veya denetim işlemlerinin SMK md. 49'daki biçimde yerine getirilmemesi hükümsüzlük sebebidir. Sürecin ayrıntısı coğrafi işaret nasıl tescil edilir başlığında açıklanmıştır.


4. Diğer Haklarla İlişkisi ve Yaptırım

SMK md. 45/5 önemli bir denge kurar: geleneksel ürün adlarına sağlanan koruma, başta coğrafi işaretler ve markalar olmak üzere diğer sınai mülkiyet hakları kapsamında kazanılmış haklara halel getirmez. Yani önceden kazanılmış bir marka hakkı, sonradan tescil edilen geleneksel ürün adı nedeniyle geçersiz hale gelmez.

Ters yönde koruma da vardır. SMK md. 48/3 uyarınca tescilli bir markanın itibarı, ünü ve kullanım süresi gözetilerek, markanın varlığına zarar verici veya gerçek kaynak konusunda yanıltıcı nitelikteki adların geleneksel ürün adı olarak tesciline, önceki tarihli hak sahibinin itirazı üzerine izin verilmez.

Tecavüz yönünden geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK md. 54'te düzenlenmiştir. Talep listesi SMK md. 149/1'e göre belirlenir; ancak SMK md. 149/4 uyarınca geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez ve SMK md. 151/6 uyarınca yoksun kalınan kazancın hesaplanmasına ilişkin SMK md. 151 hükmü uygulanmaz1. Cezai boyutta SMK md. 30 yalnızca marka hakkına tecavüzü suç olarak düzenler; geleneksel ürün adı ihlali bu maddenin kapsamı dışındadır.

Hakkın hukuki işlemlere kapalılığı da unutulmamalıdır. SMK md. 148/1 uyarınca geleneksel ürün adı hakkı lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez.


Uygulamada

Başvurularda en zayıf halka otuz yıl ispatıdır. Sözlü gelenek beyanı tek başına yeterli sayılmaz; yazılı iz aranır. Eski ambalaj görselleri, dönemin fiyat listeleri, yerel gazete arşivleri, halk bilimi çalışmaları ve ustalık belgeleri dosyayı taşır. İkinci zayıf halka gelenekselliğin hangi alternatife dayandığının belirsiz bırakılmasıdır: yöntem mi, bileşim mi, hammadde mi? Üçünü birlikte iddia eden ancak hiçbirini teknik olarak tarif etmeyen dosya, inceleme aşamasında eksiklik yazışmasına düşer.

Tescil sonrası en sık görülen yanılgı amblem konusundadır. İşletme, geleneksel ürün adını amblemsiz kullanıp Kanunun sağladığı korumaya dayanmak ister. SMK md. 46/4 bu yolu kapatır. Amblemsiz kullanan taraf, tescilli adı kullanan bir rakibe karşı Kanuna dayanamaz. Dava açmayı planlayan tescil ettiren ve kullanım hakkı sahiplerinin, kendi ürünlerinde amblemin usulüne uygun kullanıldığını önce kendi içinde denetlemesi gerekir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında, geleneksel ve yerel adlar üzerinde bireysel tekel kurulmasına yönelik talepler dar yorumlanır; bir adın ürünün genel özelliğini ifade edip etmediği tüketici algısı üzerinden değerlendirilir. Bu yaklaşım, hem tescil aşamasında hem tecavüz davasında delil yükünün ağırlığını açıklar. Marka tarafındaki ayırt edicilik tartışmasıyla karşılaştırma için mutlak ret nedenleri içeriği ölçek verir.


İlgili içerikler için bkz. Menşe Adı ile Mahreç İşareti Farkı Nedir, Coğrafi İşaret Amblemi Kullanmak Zorunlu mu, Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Koruması, Marka Hukuku.

Dipnotlar

  1. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 30, md. 34, md. 35, md. 36, md. 37, md. 38, md. 40, md. 41, md. 43, md. 45, md. 46, md. 48, md. 49, md. 50, md. 54, md. 148, md. 149, md. 151, RG 10.01.2017/29944.

Sonraki dosya · Soru

İcracı Sanatçının Hakları Nelerdir?

Dosyayı aç →