Borçlu Temerrüdünde Alacaklının Seçimlik Hakları Nelerdir?
Borçlu temerrüde düştüğünde alacaklı 6098 sayılı Kanun md. 125 uyarınca aynen ifa, ifadan vazgeçip tazminat veya sözleşmeden dönme yollarından birini seçer.
Borçlu Temerrüdünde Alacaklının Seçimlik Hakları Nelerdir?
İlgili çalışma alanı → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: Sözleşmeden dönme, fesih ve tazminat uyuşmazlıkları için çalışma alanı.
Kısa cevap: Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede borçlu temerrüde düşerse alacaklının önünde üç yol vardır. Birincisi borcun aynen ifasını ve gecikme sebebiyle tazminatı birlikte istemek, ikincisi ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini hemen bildirerek ifa etmemeden doğan zararın giderilmesini istemek, üçüncüsü sözleşmeden dönmektir. Üç yol 6098 sayılı Kanun md. 125'te düzenlenir. Seçim kural olarak geri alınamaz; ikinci ve üçüncü yolun kullanılabilmesi vazgeçme iradesinin gecikmeksizin bildirilmesine bağlıdır.
Ön Koşul: Süre Verme
Seçimlik haklar temerrütle birlikte kendiliğinden doğmaz. 6098 sayılı Kanun md. 123, taraflardan biri temerrüde düştüğünde diğerinin borcun ifası için uygun bir süre verebileceğini ya da uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebileceğini düzenler. Sürenin uygunluğu somut edime göre belirlenir.
6098 sayılı Kanun md. 124 üç halde süre verilmesini gereksiz kılar: borçlunun durumundan süre verilmesinin etkisiz kalacağı anlaşılıyorsa, temerrüt sonucunda ifa alacaklı için yararsız hale gelmişse ya da sözleşme gereğince ifanın belirli bir zamanda gerçekleşmemesi üzerine ifa isteminin düşeceği anlaşılıyorsa. Son hal kesin vadeli işlemi anlatır.
Birinci Yol: Aynen İfa ve Gecikme Tazminatı
Alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikmeden doğan zararın giderilmesini birlikte isteyebilir. Sözleşme ayakta kalır; borçlu edimini yerine getirmeye devam eder.
Gecikme zararının ispatı alacaklıya aittir, ancak kusur yönünden karine borçlu aleyhinedir. 6098 sayılı Kanun md. 118 uyarınca temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe geç ifadan doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İnşaat işlerinde bu kalemin hesabı için kat karşılığı inşaatta gecikme tazminatı nasıl hesaplanır sayfasına bakılabilir.
İkinci Yol: İfadan Vazgeçip Tazminat
Alacaklı, borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirirse, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir. Sözleşme ayakta kalır, fakat asli edim yerini tazminata bırakır.
Burada istenen zarar olumlu zarardır: sözleşme gereği gibi ifa edilseydi alacaklının bulunacağı durum ile mevcut durum arasındaki fark. Kalemin sınırı için olumlu ve olumsuz zarar arasındaki fark sayfası ölçütleri gösterir.
Üçüncü Yol: Sözleşmeden Dönme
Dönme, sözleşmeyi geçmişe etkili biçimde tasfiye eder. Taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve önceden ifa ettikleri edimleri geri isteyebilir. Borçlu temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ispat edemezse, alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de ister; bu kalem kural olarak olumsuz zarardır.
Sürekli edimli sözleşmelerde ve ileri seviyeye ulaşmış inşaat ilişkilerinde geriye etkili tasfiye uygulanabilir olmaktan çıkar; bozucu beyan ileriye etkili sonuç doğurur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2026 tarihli, E. 2026/1435 K. 2026/1783 sayılı kararında, ileriye etkili fesihte edimin önemli ölçüde ifası koşulunun aranmadığı, buna karşılık yüklenicinin gerçekleşen ifa oranını aşan tapu payı isteyemeyeceği belirtilmiştir.
Önemli: Vazgeçme bildirimi gecikirse alacaklı ifayı beklemiş sayılır ve talebi aynen ifaya döner. İkinci ya da üçüncü yolu seçen alacaklı, verilen sürenin bitiminin hemen ardından iradesini yazılı olarak bildirmelidir. Bildirimin tarihi, dosyadaki en belirleyici belgelerden biridir.
Uygulamada
Dilekçede en sık yapılan hata, üç yolun iç içe geçirilmesidir. Aynı dilekçede hem aynen ifa hem dönme istenip vazgeçme bildiriminin tarihi gösterilmediğinde, mahkeme talebi aynen ifa olarak nitelendirir ve tazminat kalemleri düşer. Talep terditli kurulacaksa sıralama ve dayanak açıkça yazılmalıdır.
İkinci hata, dönme ile feshin aynı anlamda kullanılmasıdır. İnşaatın fiili seviyesi tespit ettirilmeden ileri sürülen geriye etkili fesih talebi, ileri seviyedeki yapılarda reddedilme riski taşır. Kavramsal çerçeve için borçlu temerrüdünde dönme ve ileriye etkili fesih makalesine, kararın çözümlemesi için ileriye etkili fesihte ifa oranı ve tapu talebi analizine bakılabilir.1
İlgili içerikler için bkz. Borçlu Temerrüdünde Dönme ve İleriye Etkili Fesih, İleriye Etkili Fesihte İfa Oranı ve Tapu Talebi, Kat Karşılığı Sözleşmeden Dönme ile Fesih Farkı, İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku.
Dipnotlar
-
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, RG 04.02.2011/27836, md. 117, md. 118, md. 123, md. 124 ve md. 125. ↩
Sonraki dosya · Soru
Dönmenin Geriye Etkisi ve İade Nasıl Olur?
Dosyayı aç →