Bağlantılı Haklar Nedir?
Bağlantılı haklar FSEK md. 80 kapsamında icracı sanatçı, fonogram yapımcısı ve yayın kuruluşlarına tanınır. Eser sahipliğinden farkı ve izin zinciri açıklanır.
Bağlantılı Haklar Nedir?
İlgili hizmet sayfası → Telif Avukatı: Telif hakkı ihlalleri, lisans ve eser sözleşmeleri için hizmet sayfası.
Kısa cevap: Bağlantılı haklar, eseri yaratan kişiye değil, eseri kamuya ulaştıran kişilere FSEK md. 80 ile tanınan haklardır. Kanun bu hakları üç grupta toplar: icracı sanatçılar, fonogram yapımcıları ile radyo ve televizyon kuruluşları. Aynı madde, filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcısına da ayrı bir hak tanır. Bağlantılı hak eserin kendisi üzerinde değil, eserin icrası, tespiti veya yayını üzerinde doğar.
Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: tek bir müzik kaydında birbirinden bağımsız birden çok hak sahibi bulunur. Besteci ve söz yazarı eser sahibi sıfatıyla, solist ve orkestra üyeleri icracı sıfatıyla, kaydı üreten şirket ise fonogram yapımcısı sıfatıyla hak sahibidir. Kaydı kullanmak isteyen kişi bunların hepsiyle ayrı ayrı muhatap olur.
1. Bağlantılı Hak ile Eser Sahipliği Arasındaki Fark
Eser sahipliği yaratıcı katkıya bağlanır. Bir beste, bir senaryo veya bir roman, sahibinin hususiyetini taşıdığı anda ve tescil aranmaksızın korunur. Bağlantılı hak ise yaratıcı katkıya değil, eserin kamuya ulaşmasını sağlayan emeğe ve yatırıma bağlanır.
Somut sonuç şudur: bir şarkıyı yorumlayan sanatçı, o şarkının eser sahibi olmaz. Onun hakkı bestenin kendisi üzerinde değil, kendi icrası üzerindedir. Aynı besteyi başka bir sanatçı yorumladığında ortaya ikinci ve bağımsız bir bağlantılı hak çıkar. İki icra birbirinden ayrı korunur.
Fonogram yapımcısının hakkı da benzer mantıkla işler. Yapımcı besteyi yaratmaz, icrayı da gerçekleştirmez; ancak sesin ilk tespitini organize eder ve finanse eder. Kanun bu yatırımı, tespit edilmiş ses kaydı üzerinde ayrı bir hakla ödüllendirir.
Önemli: Bağlantılı hak sahibi, eser sahibinin hakkını ortadan kaldırmaz. FSEK md. 80, bağlantılı hakların eser sahibinin haklarına halel getirmeyeceğini açıkça belirtir. İcracı sanatçı, bir eseri icra edip kaydettirmek için önce eser sahibinden izin almak zorundadır. Bu sıralamanın atlanması, kaydın sonraki tüm kullanımlarını sakatlar.
2. Kanunun Tanıdığı Hak Sahibi Grupları
FSEK md. 80, komşu hak sahiplerini üç başlık altında sayar.
İcracı sanatçılar. Bir eseri özgün biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden kişilerdir. Solist, müzisyen, tiyatro oyuncusu, dublaj sanatçısı ve orkestra şefi bu kapsamda yer alır.
Fonogram yapımcıları. İcranın veya diğer seslerin ilk tespitini gerçekleştiren ve bu tespiti kendi sorumluluğunda üstlenen gerçek veya tüzel kişilerdir. Plak şirketleri tipik örnektir.
Radyo ve televizyon kuruluşları. Kendi yayınları üzerinde hak sahibidir. Yayının kaydedilmesi, yeniden iletilmesi ve umuma açık mahallerde gösterilmesi bu hakkın kapsamındadır.
Kanun bunlara ek olarak filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcısına da ayrı bir hak tanır. Sinema eserinde eser sahipleri ile yapımcının hakkı birbirinden ayrılır; yapımcının hakkı yaratıcı katkıya değil, ilk tespite dayanır.
3. Koruma Süresi ve Süreye İlişkin Sık Yapılan Hata
Bağlantılı haklarda koruma süresi eser sahibinin koruma süresinden bağımsız işler. FSEK md. 82 uyarınca bu haklar yetmiş yıllık bir süreyle korunur ve süre, ölüm tarihine değil, icranın ilk tespitine, fonogramın tespitine veya yayının gerçekleştirilmesine bağlanır1.
Buradan çıkan pratik sonuç sık gözden kaçar. Eser sahibinin koruma süresi dolmuş, eser kamuya mal olmuş olabilir; buna rağmen o eserin yakın tarihli bir kaydı hâlâ korunuyordur. Bir klasik müzik eserinin bestecisi yüzyıllar önce ölmüş olsa dahi, o eserin güncel bir orkestra kaydını izinsiz kullanmak bağlantılı hakkı ihlal eder.
Aynı hata belgesel ve reklam yapımlarında da görülür. Yapımcı, metnin veya bestenin serbest olduğunu doğruladıktan sonra kaydı doğrudan kullanır. Oysa serbest olan eserdir, kayıt değildir.
4. İzin Zinciri: Bir Şarkıyı Kullanmak İçin Kaç İzin Gerekir
Bir ticari filmde hazır bir ses kaydını kullanmak isteyen taraf, üç ayrı katmandan izin almak durumundadır.
Birinci katman eser sahibidir. Beste ve güfte üzerindeki mali haklar, çoğaltma ve umuma iletim bakımından eser sahibinden veya haklarını devraldığı kişiden alınır.
İkinci katman icracı sanatçıdır. Kaydı yorumlayan sanatçının icrası üzerindeki mali hakları, sözleşmeyle yapımcıya devredilmiş olabilir; devredilmemişse doğrudan sanatçıdan izin gerekir.
Üçüncü katman fonogram yapımcısıdır. Ses kaydının kendisi üzerindeki hak yapımcıya aittir ve senkronizasyon, yani sesin görüntüyle birleştirilmesi, ayrıca izne tabidir.
Bu üç katmandan biri eksik kaldığında kullanım hukuka aykırı hale gelir. Eksik izinle yayına giren bir reklam filminde, sonradan gelen talep yalnızca tazminatla sınırlı kalmaz; yayının durdurulması da istenebilir. Bu nedenle uygulamada tek bir sözleşmeyle değil, hak sahibi başına ayrı belgeyle ilerlenir. Devir ile lisans arasındaki farkın kullanım kapsamına etkisi için telif hakkı devri ile lisans arasındaki fark başlığına bakılabilir.
Uygulamada
Bağlantılı hak uyuşmazlıklarında ilk kırılma noktası ispat düzenidir. Davacının kendi hak sahipliğini göstermesi yetmez; kullanımın hangi katmana temas ettiğini de göstermesi gerekir. İcracının açtığı davada talep icra üzerinden, yapımcının açtığı davada ise tespit üzerinden kurulur. Talep katmanının yanlış seçilmesi, esasa girilmeden aktif husumet itirazıyla karşılaşılmasına yol açar.
İkinci kırılma noktası sözleşme metinleridir. Yapım şirketleri çoğu zaman "tüm haklar yapımcıya aittir" biçiminde tek cümlelik bir hüküm kullanır. FSEK md. 52'nin eser sahibinin mali hakları için aradığı yazılılık ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi ölçütü, icracı sözleşmelerinde de esas alınır. Hangi hakkın, hangi süreyle, hangi ülke ve hangi mecra bakımından devredildiği yazılmamışsa, devir kapsamı dar yorumlanır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında da devir hükümleri hak sahibi lehine yorumlanmakta, kapsamı belirsiz genel ibarelere sınırlı sonuç bağlanmaktadır.
Üçüncü nokta zamanlamadır. İzinsiz kullanım tespit edildiğinde delil güvence altına alınmadan yapılan ihtar, karşı tarafa içeriği kaldırma ve iz temizleme imkanı verir. Tespit önce, ihtar sonra yapılır.
İlgili içerikler için bkz. İcracı Sanatçının Hakları Nelerdir, Telif Meslek Birliğine Üye Olmak Zorunlu mu, Telif Hukukunda Mali ve Manevi Haklar, Telif Hukuku.
Dipnotlar
-
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 52, md. 80, md. 82, RG 13.12.1951/7981. ↩
Sonraki dosya · Soru
Buluş Basamağı Nedir?
Dosyayı aç →