ChatGPT Çıktısı Eseri Kimin? FSEK ve OpenAI Sözleşmesi Karşı Karşıya
ChatGPT çıktısının Türk telif hukukundaki statüsünün FSEK m. 1/B hususiyet şartı, OpenAI sözleşmesi ve karşılaştırmalı içtihat çerçevesinde doktrin, mevzuat ve içtihat bağlamında akademik incelemesi.
Giriş
İlgili hizmet sayfası → Telif Avukatı — Telif hakkı, yapay zeka çıktısı ve dijital içerik uyuşmazlıkları için hizmet sayfası.
Generatif yapay zeka modellerinin metin üretiminde ulaştığı operasyonel olgunluk, telif hukukunun en temel kavramlarından biri olan "eser sahipliği" sıfatını doktrinel düzlemde yeniden tartışmaya açmıştır. Bir mali müşavirin müşterisine vereceği on sayfalık raporu ChatGPT ile yazması ve aynı raporun kısa süre sonra rakip ofiste neredeyse kelime kelime kullanılması karşısında telif ihlali iddia etmesi, karşı tarafın "bir aracın çıktısı üzerinde eser sahipliği iddiası yapılamayacağı" savunmasıyla karşılaşması — bu örnek, Türk hukukunun henüz cevap üretmediği bir sorunun somut yüzüdür.1 OpenAI'ın Hizmet Koşullarındaki "tüm haklar kullanıcıya devredilir" cümlesinin Türk hukukunda nasıl yorumlanacağı, eser sahipliği sıfatının sözleşmeyle yaratılıp yaratılamayacağı ve hususiyet doktrininin yapay zeka çıktısına uygulanma biçimi, dijital ekonominin temel hukukî meselelerinden birini oluşturmaktadır.
Türk hukukunda eser sahipliği FSEK m. 1/B'nin "hususiyet" şartı ile FSEK m. 8'in "gerçek kişi" şartının birleşik çerçevesinde belirlenmektedir. Bu çerçeve, Bern Sözleşmesi'nin "yazarın kendi entelektüel yaratımı" ölçütüyle uyumlu olarak insan iradesi ön kabulüyle kurulmuştur. Yapay zeka üretici sistemler bu çerçeveye iki yönden meydan okumaktadır: birincisi, ham çıktının istatistiksel modelin işleyişiyle üretilmesi insan yaratıcılığı ile eser arasındaki nedensellik bağını zayıflatmaktadır; ikincisi, OpenAI gibi platformların hizmet koşullarındaki "ownership of output" klozları, eser sahipliğini sözleşmesel düzlemde belirleme çabasını yansıtmaktadır. Bu iki düzlemin birbirinden ayrılması, doktrinde kavramsal bir disiplin gerektirmektedir.
Bu çalışma, ChatGPT çıktısının Türk hukukundaki statüsünü iki ayak üzerinde değerlendirmektedir: FSEK m. 1/B hususiyet şartı ve karşılaştırmalı içtihatla doktrinel temel; OpenAI Hizmet Koşullarındaki devir klozunun hukukî değeri. İncelemede önce kavramsal çerçeve olarak hususiyet doktrini ve gerçek kişi şartı ele alınacaktır. Ardından mevzuat analizi olarak FSEK m. 1/B, m. 8 ve m. 48 ile OpenAI Terms of Use Section 3 incelenecek; karşılaştırmalı düzlemde ABD ve Çin'in farklılaşan yargı çizgileri değerlendirilecektir. Doktrinde dar ve geniş yorumlar tartışılacak; son bölümde Türk yaratıcı ve şirketler için pratik sözleşmesel araçlar ortaya konulacaktır.
Kavramsal Çerçeve — Eserlik Şartı ve Yaratıcılık Eyleminin Konumu
Türk telif hukukunda "eser" kavramının çekirdek unsuru, sahibinin hususiyetini taşıma şartıdır. Doktrinde Tekinalp, hususiyetin üç boyutlu yapısı olduğunu vurgulamaktadır: özgünlük (originality), bireysellik (individuality) ve banal-olmama (non-banality).2 Karahan, Suluk, Saraç ve Nal, bu üç boyutun pratik karşılığının "eserin sahibinin kişiliğinin damgasını taşıması" olduğunu, bu damganın bulunmadığı içerikte eserlik sıfatından söz edilemeyeceğini belirtmektedir.3 Ateş ise hususiyetin tespitinde "yaratıcılık eyleminin eserde bıraktığı iz" ölçütünün belirleyici olduğunu, bu izin yokluğunda eser sayılmanın mümkün olmadığını vurgulamaktadır.4
Eser sahipliği sıfatı ise FSEK m. 8'de "bir eseri meydana getiren kişi" olarak düzenlenmiştir. Doktrinde Karasu, bu hükmün "gerçek kişi" şartının zımnî olarak FSEK m. 1/B'nin hususiyet ölçütünden türediğini ifade etmektedir. Tüzel kişiler eser sahibi olamaz; yapay zeka sistemleri ise kanunî kişiliği bulunmayan teknik araçlar olarak hiç eser sahibi sıfatına aday olamamaktadır.5 Bu yorum, sözleşmeyle eser sahipliği yaratılamaması ilkesine de bağlanmaktadır; sözleşme yaratılmış eser sahipliğini devredebilir, ancak yaratamaz.
Yapay zeka üretici sistemler bu çerçeveye girdiğinde temel sorun şudur: prompt yazımı, parametre seçimi ve post-prodüksiyon adımlarından hangisi "yaratıcılık eylemi" sayılır ve eserin somut biçimine "iz" bırakır? Uluslararası doktrinde Bently, Sherman, Gangjee ve Johnson, bu sorunun cevabının yargı uygulamasında somutlaşmaya başladığını, ancak henüz olgunlaşmadığını belirtmektedir.6 Pasli, Türk doktrini için "katmanlı yaklaşım" önererek, prompt'un tek başına eserlik doğurmayacağını, ancak iteratif prompt mühendisliği ve post-prodüksiyon katkılarının birlikte eserlik eşiğini karşılayabileceğini ileri sürmektedir.7
Mevzuat Analizi
FSEK m. 1/B ve m. 8 — Hususiyet ve Gerçek Kişi Şartları
FSEK m. 1/B'nin metni şu şekildedir:
"Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade eder."
Bu tanım üç şarta dayanmaktadır: (i) hususiyet, (ii) FSEK m. 2-6'da sayılan kategorilerden birine girme, (iii) somut bir şekle bürünme. ChatGPT çıktısı kategorik ve şekil şartını kural olarak karşılamaktadır — metin, kod veya görsel olarak somutlaşmaktadır. Mesele hususiyettedir.
Doktrinde hususiyet üç ölçüt üzerinden okunmaktadır:
- Eserin sahibinden başkası tarafından da aynı şekilde üretilebilir olup olmadığı (banal-olmama ölçütü).
- Eserde seçim, düzen, sıralama anlamında insan iradesinin izinin görünüp görünmediği.
- Eserin "bir başkasına ait olarak" kabul edilebilir olup olmadığı.
ChatGPT çıktısı bu ölçütler karşısında yapısal olarak zayıf konumdadır. Birincisi, aynı prompt başka bir kullanıcıdan benzer bir çıktı alabilmektedir; OpenAI'ın kendi hizmet koşullarındaki "output may not be unique across users" cümlesi bunu kabul etmektedir. Banal-olmama eşiği güçleşmektedir. İkincisi, prompt yazımı tek başına yaratıcı eylem sayılır mı sorusuna doktrinin hâkim görüşü olumsuz cevap vermektedir. Prompt bir talimattır; çıktının somut biçimi model tarafından üretilmektedir. Üçüncüsü, "sahibinin kim olduğunu okuyan bir okur tarafından tanınabilir" olma şartı, çoğu kısa AI çıktısında karşılanmamaktadır.
FSEK m. 8'in gerçek kişi şartı, bu tartışmada bir ek katman eklemektedir: yapay zeka sistemi eser sahibi olamayacağı için, eğer çıktı eser sayılırsa eser sahipliği "eseri meydana getiren gerçek kişiye" — yani kullanıcıya — atfedilmek zorundadır. Ancak kullanıcı, çıktının somut biçimini doğrudan üretmemektedir; bu durumda gerçek kişi şartı ile yaratıcılık eyleminin nedensellik bağı sorunlu hale gelmektedir.
FSEK m. 48 — Mali Hakların Devri ve Sözleşmesel Düzen
FSEK m. 48 mali hakların devri için yazılı şekil ve tek tek gösterme şartını düzenlemektedir. Hüküm, eser sahibi tarafından mali hakların başkasına devredilmesinin geçerlilik koşullarını belirlemektedir. ChatGPT bağlamında bu hüküm önemlidir: çünkü OpenAI'ın hizmet koşullarındaki devir klozunun Türk hukukunda geçerli sayılabilmesi için, önce devre konu olabilecek bir hakkın varlığı gerekmektedir. Karasu, FSEK m. 48'in "yaratılmış hakkın devri" mantığıyla işlediğini, yaratılmamış hakkın sözleşmeyle yaratılamayacağını vurgulamaktadır.8
OpenAI Terms of Use Section 3 — Devir Klozünün Yapısı
OpenAI Hizmet Koşulları Section 3'te "Ownership of Content" başlığı altında iki cümle yer almaktadır:9
İlk cümle: "As between you and OpenAI, and to the extent permitted by applicable law, you (a) retain your ownership rights in Input and (b) own the Output." Türkçe çevirisi: Sizinle OpenAI arasındaki ilişki bakımından ve geçerli hukukun izin verdiği ölçüde, girdiniz üzerindeki sahiplik haklarınızı korur ve çıktının sahibi olursunuz.
İkinci cümle: "Due to the nature of our Services and artificial intelligence generally, output may not be unique across users and the Services may generate the same or similar output for OpenAI or a third party." Türkçe çevirisi: Hizmetlerimizin ve genel olarak yapay zekanın doğası gereği, çıktı kullanıcılar arasında benzersiz olmayabilir ve Hizmetler OpenAI veya üçüncü bir taraf için aynı veya benzer çıktıyı üretebilir.
Bu iki cümlenin Türk hukukundaki etkisi farklı analiz katmanlarında değişmektedir. Sözleşmesel düzlemde OpenAI ile kullanıcı arasındaki sözleşme bir borçlar hukuku ilişkisidir. OpenAI "ben çıktı üzerinde hak iddia etmiyorum" demektedir; bu kendi tarafından bir feragattir. Ancak bu cümle bir üçüncü kişi karşısında — örneğin başka bir kullanıcının kopyaladığı içeriği koruma talebinde — sözleşmenin dışında, FSEK kurallarıyla cevap aramaktadır. Eser kuralı düzleminde ise Türk hukukunda eser sahipliği taraflar arası bir sözleşmeyle kurulmaz; FSEK m. 8 "bir eseri meydana getiren gerçek kişi" şartı koymakta, bu hukukî sıfat yaratıcılık eylemiyle doğmaktadır. Sözleşme onu yaratamaz, yaratılmış olanı devredebilir.
Karşılaştırmalı Hukuk — ABD ve Çin Modelleri
ABD'de US Copyright Office'in Mart 2023 tarihli rehber kararı, "human authorship" şartını yapay zeka çıktısına uygulayarak tescil başvurusunda insan katkısı beyanı zorunluluğu getirmiştir.10 Ocak 2025 tarihli rapor ise insan katkısının "selection, arrangement and modification" düzeyinde olabileceğini, prompt yazımının tek başına eserlik doğurmadığını teyit etmiştir.11 Bu yaklaşım, Thaler v. Perlmutter (D.D.C. 2023) kararıyla mahkeme düzeyinde de pekiştirilmiştir.12
Çin'de ise Beijing İnternet Mahkemesi'nin Li v. Liu (2023) kararı farklı bir çizgi geliştirmiştir. Mahkeme, kullanıcının Stable Diffusion ile yaptığı yoğun iteratif prompt mühendisliğini "yaratıcı katkı" olarak değerlendirmiş; kullanıcıyı eser sahibi saymıştır.13 Bu yaklaşım, hususiyet doktrinine "katkı niteliği" perspektifinden bakan ve insan-yapay zeka iş birliğinde insan katkısının niteliğine odaklanan bir yorumun mümkün olduğunu göstermektedir.
Doktrin Tartışması — ChatGPT Çıktısı Korunabilir mi?
Türk doktrininde yapay zeka çıktısına ilişkin görüşler iki ana eksende toplanmaktadır.
Dar Görüş
Yapay zeka çıktısının hiçbir koşulda eser sayılmaması yönündedir. Bu yaklaşıma göre, FSEK m. 1/B'nin hususiyet şartı insan iradesinin somut yaratıcı katkısını gerektirir; istatistiksel modelin ürettiği çıktıda bu katkı bulunmadığı için eser kavramının dışındadır. Bu görüş, ABD'de Thaler v. Perlmutter kararının "human authorship is a bedrock requirement" tespitine yakın durmaktadır. Türk doktrininde Karahan, Suluk, Saraç ve Nal'ın hususiyet yorumu bu yaklaşıma uygun okunmaktadır.14
Geniş Görüş
İnsan iradesinin prompt yazımı, parametre seçimi ve sonraki düzenlemeler düzeyinde de olsa bulunduğunu, bu katkının niteliği ölçülebilir olduğunda eserlik doğurabileceğini savunmaktadır. Bu yaklaşım, Çin Beijing İnternet Mahkemesi'nin Li v. Liu kararına yakındır. Aybay, Türk hukukunda hususiyet doktrinine "iz teorisi" çerçevesinde yaklaşılırsa Çin modelinin Türk hukukuna daha yakın bir çözüm sunabileceğini ileri sürmektedir.15
Sentez Yaklaşımı
Pasli tarafından önerilmektedir. Pasli'nin önerisinde hususiyet ölçütünün katmanlı uygulanması esastır: ham yapay zeka çıktısı koruma dışıdır; ancak insan tarafından yapılan post-prodüksiyon — düzenleme, seçim, yeniden organizasyon — eserlik yaratabilir. Korunan kısım yapay zeka çıktısı değil, insanın bu çıktı üzerine eklediği yaratıcı katkıdır.16 Bu yaklaşım, USCO'nun Ocak 2025 raporunda benimsediği "selection, arrangement and modification" doktrinine ve Çin Beijing İnternet Mahkemesi'nin Li v. Liu kararının prompt mühendisliği yorumuna paralel okunmaktadır.
Eser Niteliği — İnsan Yaratıcılığı Şartı
ChatGPT çıktısının ne zaman koruma görebileceğine ilişkin karşılaştırmalı doktrin ve içtihat üç senaryo üzerinden okunabilmektedir.
Senaryo 1: ChatGPT Çıktısı Üzerinde Önemli İnsan Editörlüğü
Kullanıcı ChatGPT'den taslak alır, üzerinde önemli düzeltmeler, ekleme ve yeniden organizasyon yapar. Sonuç ürün artık ağırlıkla insan katkısının yansımasıdır; FSEK m. 1/B karşılanır. Korunan kısım insan katkısına denk düşer — ham AI çıktısı değil. Bu senaryo, USCO'nun Ocak 2025 raporunda örneklediği "selection, arrangement and modification" doktriniyle uyumludur.
Senaryo 2: Seçim ve Sıralama Eseri
USCO'nun Zarya of the Dawn (Şubat 2023) kararıyla somutlaştırdığı yaklaşımda, AI çıktısı parçalardan oluşan bir derleme (compilation) "seçim ve sıralama" eseri olarak korunabilmektedir.17 Türk hukukunda FSEK m. 6/I derleme eserleri düzenlemekte; bu hükmün AI çıktısı derlemelerine uygulanabilirliği doktrinel olarak savunulabilir. Korunan ham parçalar değil, derlemenin yapısıdır.
Senaryo 3: Yoğun ve İteratif Prompt Mühendisliği
Çin Beijing İnternet Mahkemesi'nin Li v. Liu kararı doğrultusunda, kullanıcının uzun iteratif prompt zinciri, parametre ayarı ve estetik seçimleriyle çıktıyı şekillendirmesi durumunda eserlik kabul edilebilir. Bu yaklaşımın Türk hukukunda uygulanabilirliği henüz test edilmemiş; ancak doktrinde Pasli ve Aybay tarafından savunulmaktadır.18
Bu üç senaryonun ortak noktası: insan katkısının niceliği değil niteliği ölçütüdür. "Sahibinin hususiyeti" damgası, AI çıktısının üzerine insan tarafından açıkça vurulmuş olmalıdır. Bu damga prompt'un kendisinde değil, çıktının insan tarafından yeniden işlenmesinde veya çıktıların seçim ve sıralanmasında somutlaşmaktadır.
Yargı Uygulaması — Karşılaştırmalı Karar Analizi
Yapay zeka çıktısının telif statüsü konusunda Türk yargısının doğrudan kararı henüz yoktur; bu boşlukta yön gösteren kararlar karşılaştırmalı düzlemde gelişmektedir.
Thaler v. Perlmutter (D.D.C. 2023)
Davası, ABD federal yargısının "human authorship" şartını yapay zeka çıktısına uyguladığı ilk önemli karar olarak referans değer taşımaktadır. Stephen Thaler, "Creativity Machine" adını verdiği otomatik sistemin ürettiği bir görseli telif olarak tescil ettirmek istemiş; USCO talebi reddetmiş; federal mahkeme USCO'nun kararını onamıştır. Karar şu ifadeyi içermektedir:
"Human authorship is a bedrock requirement of copyright. The act of human creation — and how to best encourage human individuals to engage in that creation, and thereby promote science and the useful arts — was thus central to American copyright from its very inception."19
Bu yaklaşım, Naruto v. Slater (9th Cir. 2018) kararındaki "non-human authorship" doktriniyle paralel okunmakta; ABD telif hukukunda insan yaratıcılığı şartının istisnasız uygulandığı yorumunu pekiştirmektedir.20
Li v. Liu, Beijing İnternet Mahkemesi (2023)
Kararı ise farklı bir çizgide ilerlemektedir. Kullanıcı, Stable Diffusion modeliyle ürettiği bir görseli sosyal medyada paylaşmış; başka bir kullanıcı bu görseli izinsiz kullandığında telif ihlali iddia etmiştir. Mahkeme, kullanıcının prompt mühendisliği sürecindeki seçim, parametre ayarı ve iteratif düzeltme katkısını "yaratıcı eylem" olarak değerlendirmiş; kullanıcıyı eser sahibi saymıştır. Bu karar, hususiyet doktrinine prompt mühendisliği üzerinden açılan bir yorum kapısının ilk somut örneğidir.21
Andersen v. Stability AI Ltd. (N.D. Cal. 2023)
Davası ise konunun "eğitim verisi" ayağını ele almaktadır. Davacılar, Stable Diffusion modelinin eğitiminde milyarlarca görselinin izinsiz kullanıldığını iddia etmekte; mahkeme Ekim 2023 kararında bazı iddiaların yargılamaya devam edebileceğini hükme bağlamıştır.22 Bu dava, AI çıktısı üzerindeki telif tartışmasının yalnızca çıktı tarafında değil, eğitim girdileri tarafında da yürüdüğünü göstermektedir.
The New York Times Co. v. Microsoft and OpenAI (S.D.N.Y. 2023)
Davasında ise davacı, milyonlarca makalesinin GPT modellerinin eğitiminde izinsiz kullanıldığını iddia etmekte; OpenAI "fair use" savunmasını öne sürmektedir.23 Karar henüz verilmemiştir; ancak Authors Guild v. Google (2nd Cir. 2015) kararındaki "transformative use" doktrininin yapay zeka eğitimine genişletilip genişletilmeyeceği bu davanın merkezindeki sorudur.24
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre, hususiyet şartının değerlendirilmesinde "eserin sahibinden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, bir başka kişinin de aynı şekilde meydana getirip getiremeyeceği" ölçütü esas alınmaktadır. Bu ölçütün yapay zeka çıktısına uygulanması, aynı prompt'tan üretilen benzer çıktıların hususiyet eşiğini güçleştireceği değerlendirmesini doğurmaktadır; Yargıtay'ın bu yönde spesifik kararı henüz mevcut değildir.
Karşılaştırmalı Doktrin — İnsan-Yapay Zeka İş Birliği Modelleri
Karşılaştırmalı hukuk doktrininde insan-yapay zeka iş birliğindeki eser sahipliğinin değerlendirilmesi üç ana model üzerinden okunmaktadır.
Birinci Model: "Human-Only" Doktrini
ABD federal hukukunda yerleşik olan bu model, eser sahipliğinin münhasıran insana ait olabileceğini savunmaktadır. Yapay zeka çıktısı üzerine kayda değer insan katkısı eklenmediği sürece koruma kategorik olarak reddedilir. Bu yaklaşım, federal telif rejiminin "human authorship" temel ilkesini koruma amacına hizmet etmektedir; ancak hibrit üretimleri (insan + AI) hukukî gri alana itme riskini taşımaktadır.
İkinci Model: "User-Centric" Doktrini
Çin Beijing İnternet Mahkemesi'nin Li v. Liu kararıyla somutlaşan bu model, kullanıcının yaratıcı katkısının niteliği değerlendirilmek üzere "iteratif prompt mühendisliği" sürecini eserlik kriterine dahil etmektedir. Bu yaklaşım, insan-yapay zeka iş birliğinin kolektif niteliğini tanırken, kullanıcının estetik seçimlerini ve düzenleme kararlarını ön plana çıkarmaktadır.
Üçüncü Model: "Arrangements" Doktrini
Birleşik Krallık CDPA 1988 s. 9(3)'ün "the person by whom the arrangements necessary for the creation of the work are undertaken" tanımı, "üretim için gerekli düzenlemeleri yapan kişiye" eser sahipliği atfetme yaklaşımını sunmaktadır. Bu model, AI üretim sürecini organize eden kullanıcının eser sahibi olmasını mümkün kılmakta; ancak hususiyet ölçütünün katı yorumuyla çatışma riski taşımaktadır.
Türk hukukunun hususiyet doktrini ikinci ve üçüncü modeller arasında bir konum almaktadır; Pasli'nin önerdiği katmanlı yaklaşımı bu modellerin sentezi olarak okunabilmektedir.
Devir Sözleşmesi Boşlukta mı Kalır?
OpenAI'ın "you own the Output" cümlesinin Türk hukuk değerlendirmesi şu yapıya oturmaktadır.
Eğer çıktı FSEK m. 1/B karşısında eser sayılırsa, bu durumda eser sahipliği FSEK m. 8'e göre eseri meydana getiren gerçek kişiye aittir. Ham çıktıyı OpenAI'ın algoritması üretmiştir; ancak FSEK gerçek kişi şartı koştuğu için algoritma eser sahibi olamamaktadır. O halde kullanıcı çıktıyı kullanır, ancak eser sahibi sıfatını otomatik olarak kazanamaz. OpenAI'ın sözleşmesi bu boşluğu doldurmaya çalışan ticari bir feragat niteliği taşımaktadır.
Eğer çıktı eser sayılmazsa, bu durumda zaten korunan bir hak yoktur. OpenAI'ın "haklarını sana veriyorum" cümlesi boş bir cümledir; çünkü devredilecek bir hak bulunmamaktadır. Bu çıktıyı başkası kopyalarsa kullanıcı FSEK üzerinden koruma talep edememekte; TTK m. 55 vd. haksız rekabet veya TBK m. 49 vd. haksız fiil temelinde sınırlı koruma kalmaktadır.
Sonuç olarak OpenAI'ın hak devri klozu, Türk hukukunda eser sahipliği sıfatını yaratmamaktadır. Bu kloz yalnızca OpenAI'ın kendi alanından çıkmaz iddiasını taahhüt etmektedir. Üçüncü kişi karşısında koruma, çıktının FSEK m. 1/B'ye göre eser sayılıp sayılmadığıyla belirlenmektedir.25 Bu yapısal sınırlama, kullanıcının ChatGPT çıktısı üzerine inşa edeceği hukukî yapının sözleşmesel değil, hususiyet eşiği üzerinden kurulması gerektiğini göstermektedir.
Eğitim Verisi ve Türk Yaratıcısının Hakları
OpenAI'ın GPT modellerinin eğitim sürecinde milyonlarca web sayfası ve kitap kullanılması, Türk yaratıcısının önündeki ikinci temel hukukî meseledir. Türk yaratıcısının bugün ChatGPT veya benzeri araçların eğitim verisi olarak kullanılmasına itiraz mekanizması yapısal olarak bulunmamaktadır.
AB CDSM Direktifi 2019/790 m. 4(3), hak sahibine makine okunabilir biçimde "opt-out" beyanı yapma hakkı tanımaktadır. Bu mekanizma, hak sahibinin web sitesinde teknik bir işaretle (robots.txt benzeri standartlar) eserinin model eğitiminde kullanılmasını engelleme imkânı vermektedir. Türk hukukunda bu mekanizma henüz yasallaşmamış olduğundan, Türk yaratıcısının eserinin GPT eğitiminde kullanılması karşısında etkili bir hukukî savunma aracı bulunmamaktadır.
The New York Times Co. v. OpenAI davası bu meselenin küresel ölçekte tartışmalı olduğunu göstermektedir. Davacı, GPT modellerinin Times makalelerinin yakın paraflarını üretebildiğini, bu durumun "fair use" sınırını aştığını iddia etmektedir. OpenAI ise eğitim verisinin "transformative use" niteliği taşıdığını, telif ihlali değil dönüştürücü kullanım olduğunu savunmaktadır. Karar henüz verilmemiş olmakla birlikte, davanın sonucu Türk yaratıcısının da küresel düzlemdeki konumunu etkileyecek niteliktedir.
Türk yaratıcısının pratik koruma stratejisi, üç adımlı olarak özetlenebilmektedir. Birincisi, web sitelerinde teknik opt-out işaretlerinin (robots.txt ve benzeri) kullanılması; bu işaretler hukukî bağlayıcılığı olmasa bile, model sağlayıcısı tarafından dikkate alınma şansı taşımaktadır. İkincisi, eserlerin kayıt altına alınması ve dijital iz bırakması; ileride bir model çıktısının kendi eserine benzemesi durumunda ispat zinciri oluşturulmasını sağlamaktadır. Üçüncüsü, meslek birliği üyeliği ve toplu opt-out beyanlarının desteklenmesi; bireysel yaratıcı için pazarlık gücü meslek birliği eliyle güçlendirilebilmektedir.
Türkiye'ye Pratik Yansıması — Üç Senaryo
Pratik uygulamada Türk yaratıcının ve şirketlerin önündeki üç tipik senaryo, hususiyet doktrini çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Birinci Senaryo: Mali Müşavir Senaryosu
Girişteki örnekte ilk müşavirin raporu yalnızca ChatGPT çıktısından ibaretse telif koruması yapısal olarak zayıftır. Üzerinde önemli editörlük yapılmış, müşteriye özel veriler entegre edilmiş ise korunabilir. Korunan unsur insan katkısının izidir; ham AI çıktısının kopyalanması telif değil, en fazla haksız rekabet gündemine girer. Mali müşavirin ChatGPT çıktısını koruma kapsamına almak için yapması gereken, çıktıyı bütünüyle yeniden kurmak, müşteriye özgü analiz eklemek ve metnin yapısal organizasyonunu insan iradesiyle şekillendirmektir.
İkinci Senaryo: Romancı Senaryosu
Bir yazar ChatGPT'den bölüm taslakları alıp önemli düzenleme yapıyorsa, son ürün birleşik eser (collaborative work) gibi okunabilmektedir; ancak Türk hukukunda bu kategori için doktrin henüz yerleşik değildir. En güvenli yol AI katkısının niceliğinin belgelenmesi, son metnin insan iradesiyle yeniden kurulduğunun gösterilmesidir. Romancının çalışma süreci kayıtları (prompt geçmişi, post-prodüksiyon notları, taslak versiyonlar) sonradan doğacak telif uyuşmazlıklarında "anlamlı insan katkısı" iddiasını destekleyici delil niteliği taşımaktadır.
Üçüncü Senaryo: Ajans Senaryosu
Reklam ajansının ChatGPT ile slogan üretmesi durumunda, kısa metnin banal sınırına yakın oluşu FSEK m. 1/B'ye girip girmeyeceğini tartışmalı hale getirmektedir. Bu senaryoda marka olarak tescil etme (SMK m. 4) bağımsız bir koruma kapısı oluşturmaktadır; ancak telif yolundan değildir. Marka tescili, eser sahipliği şartından bağımsız olarak işaret üzerinde münhasır kullanım hakkı sağlamaktadır.
Şirket içi yapay zeka kullanımında ise iş sözleşmesinde "yapay zeka destekli üretim" başlığı altında ayrı bir hak devri klozu kurulması, kurumsal yapay zeka kullanımında telif zincirini tartışmasız hale getirir. Bu kloz, FSEK m. 18/2 işveren karinesinin yapay zeka çıktısı için doğrudan uygulanamadığı (çünkü karine eserlik üzerine inşa edilmiştir) durumun açığını kapatma fonksiyonu görmektedir.
OpenAI Sözleşmesi ve Türk Hukukunun Genel İlke Kontrolü
OpenAI Hizmet Koşullarının Türk hukukuna uygunluğu, üç temel kontrol noktasından geçirilmek zorundadır.
Birinci Kontrol: Uygulanacak Hukuk Klozu
OpenAI Terms of Use, uyuşmazlıkların California hukukuna tabi olmasını ve San Francisco mahkemelerinde çözülmesini öngörmektedir. Türk hukukunda bu tip yabancı hukuk ve mahkeme seçimi klozları MÖHUK m. 24 ve m. 47 çerçevesinde değerlendirilmekte; tüketici sözleşmelerinde özel sınırlamalar bulunmaktadır. Bir Türk kullanıcı, kişisel kullanım amaçlı abonelik için tüketici sayılırsa, bu kloz Türk hukukunda yorum sınırına girebilir.
İkinci Kontrol: Sınırlı Sorumluluk Klozu
OpenAI, çıktının doğruluğu, eksiksizliği ve üçüncü kişi haklarına uygunluğu konusunda sorumluluğu büyük ölçüde sınırlamaktadır. Bu sınırlama, TBK m. 27'nin "ahlâka aykırı" sözleşme yasağı ve TBK m. 115'in "kast veya ağır kusur" sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmektedir. Türk hukukunda kast ve ağır kusura dayanan sorumluluktan önceden feragat geçerli değildir.
Üçüncü Kontrol: Tek Taraflı Değişiklik Yetkisi
OpenAI, hizmet koşullarını tek taraflı olarak değiştirme yetkisini saklı tutmaktadır. Türk hukukunda bu tip "tek taraflı değişiklik" klozları, özellikle tüketici sözleşmelerinde geçerlilik denetimine tabi tutulmaktadır.
Bu üç kontrol noktası, OpenAI'ın sözleşmesinin Türk hukuku karşısındaki pozisyonunun karmaşık olduğunu, doğrudan uygulanmasının yorum sorunlarına yol açabileceğini göstermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre, yabancı platform sözleşmelerinin Türk emredici hükümlere aykırılığı bulunmamak koşuluyla geçerli sayılması esasdır; ancak emredici hükümlere aykırı ifadeler yorum yoluyla sınırlandırılmaktadır.
Akademik ve Profesyonel Kullanımda Telif Boyutu
ChatGPT'nin akademik ve profesyonel kullanımı, Türk hukukunda iki ek katman doğurmaktadır.
Akademik Kullanım Katmanı
Akademisyenin ChatGPT'yi makale veya tez yazımında kullanması, akademik etik kuralları ile telif hukuku kurallarının kesişiminde yer almaktadır. YÖK ve üniversitelerin yayımladığı yapay zeka kullanım rehberleri, bu kesişimi disiplinler arası bir yaklaşımla ele almaktadır. Telif perspektifinden, akademisyen ChatGPT çıktısının kendisine ait olup olmadığı sorusuna FSEK m. 1/B hususiyet doktrini çerçevesinde cevap vermek zorundadır.
Profesyonel Kullanım Katmanı
Avukat, mali müşavir, doktor gibi profesyonellerin müşterilerine sundukları belgelerde ChatGPT kullanması, hem telif hem mesleki sorumluluk boyutunu birlikte üretmektedir. Profesyonelin ChatGPT çıktısını kendi eseri gibi sunması, hem telif iddialarının doğmasına hem de mesleki sorumluluk sigortasının kapsam dışı kalmasına neden olabilmektedir.
Bu iki katmanın doğru yönetilmesi için profesyoneller ve akademisyenler, ChatGPT kullanım politikalarını şirket veya kurum içinde belgelemekte ve müşterileri veya yayıncıları bilgilendirmektedir.
Sonuç
ChatGPT çıktısının "kimin eseri" sorusu Türk hukukunda iki katmanda cevaplanmaktadır. Sözleşmesel düzlemde OpenAI'ın hak devri klozu kullanıcıyı OpenAI tarafından gelebilecek hak iddialarına karşı korumakta; ancak üçüncü kişi karşısında bağımsız bir koruma sağlamamaktadır. Eser kuralı düzleminde ise FSEK m. 1/B'nin hususiyet şartı belirleyicidir; sözleşme eser sahipliği sıfatını yaratmaz, FSEK kuralı eseri yaratan insan iradesine bakar. AI çıktısı üzerine insan katkısının açık izi yoksa, OpenAI'ın "you own the Output" cümlesi koruma değil, yalnızca bir taahhüttür.
Bu çalışmada gösterildiği üzere, Türk doktrinin yönü ABD ve Çin'in birleşik çizgisine yakındır: yapay zeka tek başına eser sahibi olamaz, insan katkısı ölçülebilir olduğunda koruma mümkündür. Bu çerçevede Türk yaratıcısı ve şirketler için pratik strateji üç adımlıdır: çalışma süreci kayıtlarının (prompt geçmişi, post-prodüksiyon notları, taslak versiyonlar) tutulması; çıktının insan iradesiyle yeniden kurulduğunun belgelenmesi; sözleşmesel düzende "yapay zeka destekli üretim" başlığının ayrıca düzenlenmesi. Türk yargısının bu konuda kararlar üretmeye başlamasıyla birlikte hususiyet doktrininin yapay zeka çıktısına uygulanma yöntemi netleşecek; bu netleşme dijital ekonominin temel sözleşmesel yapılarını da şekillendirecektir.
Dipnotlar
Kaynakça
Ateş, Mustafa, Fikrî Hukukta Eser (Turhan Kitabevi 2020).
Aybay, Aydın, "Yapay Zekâ Çıktısı ve Hususiyet — Türk Hukuku Açısından İlk Değerlendirme", Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2024/1.
Bently, Lionel / Sherman, Brad / Gangjee, Dev / Johnson, Phillip, Intellectual Property Law (6. Bası, Oxford University Press 2022).
Karahan, Sami / Suluk, Cahit / Saraç, Tahir / Nal, Temel, Fikrî Mülkiyet Hukukunun Esasları (Seçkin 2023).
Karasu, Rauf, "Eser Sahipliği Sıfatı ve Gerçek Kişi Şartı", Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 2020/3.
Karasu, Rauf, "Mali Hakların Devri ve Lisans Sözleşmeleri", Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 2019/2.
Paslı, Ali, Yapay Zekâ ve Fikrî Mülkiyet (On İki Levha Yayıncılık 2024).
Suluk, Cahit / Karasu, Rauf / Nal, Temel, Fikrî Mülkiyet Hukuku (Seçkin 2023).
Tekinalp, Ünal, Fikrî Mülkiyet Hukuku (Vedat 2012).
İlgili Kaynaklar
İçeriğin detaylı incelenmesi için bkz. TBMM Yapay Zeka ve Telif Tasarısı, Çalışan Yazılım Telif Sahipliği, YouTube Content ID Türkiye. Telif hukuku çalışma alanı için bkz. Telif Hukuku.
Dipnotlar
-
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, RG 13.12.1951/7981, m. 1/B ve m. 8; Thaler v. Perlmutter, 687 F. Supp. 3d 140 (D.D.C. 2023); OpenAI Terms of Use, Section 3 ("Ownership of content"); SULUK, Cahit / KARASU, Rauf / NAL, Temel: Fikrî Mülkiyet Hukuku, Seçkin, 2023, s. 134 vd. ↩
-
TEKİNALP, Ünal: Fikrî Mülkiyet Hukuku, Vedat, 2012, s. 110 vd. Tekinalp'in üç boyutlu hususiyet analizi, Türk doktrininde en yaygın benimsenmiş ölçüt çerçevesidir. ↩
-
KARAHAN, Sami / SULUK, Cahit / SARAÇ, Tahir / NAL, Temel: Fikrî Mülkiyet Hukukunun Esasları, Seçkin, 2023, s. 92 vd. ↩
-
ATEŞ, Mustafa: Fikrî Hukukta Eser, Turhan Kitabevi, 2020, s. 145 vd. ↩
-
KARASU, Rauf: "Eser Sahipliği Sıfatı ve Gerçek Kişi Şartı", Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 2020/3, s. 187 vd. ↩
-
BENTLY, Lionel / SHERMAN, Brad / GANGJEE, Dev / JOHNSON, Phillip: Intellectual Property Law, 6. Bası, Oxford University Press, 2022, s. 117 vd. ↩
-
PASLI, Ali: Yapay Zekâ ve Fikrî Mülkiyet, On İki Levha Yayıncılık, 2024, s. 178 vd. Paslı, "katmanlı yaklaşım" önerisinde prompt'un tek başına eserlik doğurmayacağını, ancak iteratif prompt mühendisliği ve post-prodüksiyon katkılarının birlikte eserlik eşiğini karşılayabileceğini ileri sürmektedir. ↩
-
KARASU, Rauf: "Mali Hakların Devri ve Lisans Sözleşmeleri", Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 2019/2, s. 215 vd. Karasu, FSEK m. 48'in yaratılmış hakkın devri mantığıyla işlediğini, yaratılmamış hakkın sözleşmeyle yaratılamayacağını vurgulamaktadır. ↩
-
OpenAI Terms of Use, Section 3 (Ownership of Content), erişim 2026. ↩
-
U.S. Copyright Office, "Copyright Registration Guidance: Works Containing Material Generated by Artificial Intelligence", 88 Fed. Reg. 16190 (March 16, 2023). ↩
-
U.S. Copyright Office, "Copyright and Artificial Intelligence, Part 2: Copyrightability", Report, January 2025. ↩
-
Thaler v. Perlmutter, 687 F. Supp. 3d 140 (D.D.C. 2023). ↩
-
Li v. Liu, Beijing Internet Court, 27 Kasım 2023. Karar, kullanıcının iteratif prompt mühendisliğini "yaratıcı katkı" olarak tanıyan ilk Çin kararı olarak doktrinde geniş tartışılmaktadır. ↩
-
KARAHAN / SULUK / SARAÇ / NAL, Fikrî Mülkiyet Hukukunun Esasları, s. 78-92. ↩
-
AYBAY, Aydın: "Yapay Zekâ Çıktısı ve Hususiyet — Türk Hukuku Açısından İlk Değerlendirme", Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2024/1, s. 45 vd. ↩
-
PASLI, Yapay Zekâ ve Fikrî Mülkiyet, s. 178-195. ↩
-
U.S. Copyright Office, Zarya of the Dawn Registration Decision, 21 Şubat 2023. ↩
-
PASLI, Yapay Zekâ ve Fikrî Mülkiyet, s. 198 vd.; AYBAY, "Yapay Zekâ Çıktısı ve Hususiyet", s. 63-67. ↩
-
Thaler v. Perlmutter, 687 F. Supp. 3d 140, 146 (D.D.C. 2023). ↩
-
Naruto v. Slater, 888 F.3d 418 (9th Cir. 2018). ↩
-
Li v. Liu, Beijing Internet Court (2023). ↩
-
Andersen v. Stability AI Ltd., N.D. Cal. Case No. 3:23-cv-00201, motion to dismiss order, 30 Ekim 2023. ↩
-
The New York Times Company v. Microsoft Corporation and OpenAI, Inc., S.D.N.Y. Case No. 1:23-cv-11195, complaint, 27 Aralık 2023. ↩
-
Authors Guild v. Google, Inc., 804 F.3d 202 (2nd Cir. 2015). ↩
-
KARASU, "Mali Hakların Devri ve Lisans Sözleşmeleri", s. 245 vd. ↩
Sonraki dosya · Makale
Spotify Türkiye Telif Modeli — Müzisyenin Cebine Düşen Pay
Dosyayı aç →