Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciSoruNº 214Marka Hukuku

Marka Hükümsüzlük Davasında Zamanaşımı Var mı?

Marka hükümsüzlük davasında zamanaşımı kural olarak yoktur; ancak sessiz kalma yoluyla hak kaybı beş yıllık istisna getirir. Kötüniyetli tescilde bu koruma işlemez.

Av. Zeki DemirciSık Sorulan SorularPaylaş:XLinkedIn

Marka Hükümsüzlük Davasında Zamanaşımı Var mı?

İlgili hizmet sayfası → Marka Avukatı: Marka tescili, ihlal davaları ve uyuşmazlıklar için hizmet sayfası.

Kısa cevap: Marka hükümsüzlük davasında zamanaşımı kural olarak yoktur; hükümsüzlük hemen her zaman ileri sürülebilir. Bu kuralın tek gerçek sınırı sessiz kalma yoluyla hak kaybıdır. Önceki hak sahibi, sonraki markanın kullanıldığını bilmesine rağmen aralıksız beş yıl sessiz kalırsa hükümsüzlük talep etme hakkını yitirir.

Bu istisnayı bir zamanaşımı süresi gibi düşünmek yanlış olur; süre değil, sahibin kendi davranışıyla hakkını kaybetmesi söz konusudur.


Kural: Süreye Bağlı Olmayan Talep Hakkı

Hükümsüzlük, tescildeki bir hukuka aykırılığı geriye dönük olarak ortadan kaldırır. Bu nedenle kural olarak belirli bir hak düşürücü süreye bağlanmamıştır. Mutlak ret nedenlerine (örneğin ayırt edicilikten yoksunluk) dayanan hükümsüzlük talepleri, kamu düzeni boyutu taşıdığından daha da geniş biçimde ileri sürülebilir.

Nispi nedenlere dayanan hükümsüzlükte ise sessiz kalma sınırı devreye girer1.


İstisna: Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı

Beş yıllık sessizlik, önceki markanın sahibinin sonraki tescili artık geçersiz kılamamasına yol açar. Sürenin işlemesi için sonraki markanın fiilen kullanılıyor olması ve önceki hak sahibinin bu kullanımı bilmesi ya da bilebilecek durumda olması gerekir.

Önemli: Beş yıllık süre otomatik işlemez. Önceki hak sahibi süre dolmadan önce ihtarname göndermiş, itiraz etmiş veya dava açmışsa sessizlik kesilir. Tek bir ciddi itiraz, hakkın korunması için yeterlidir.


Kötüniyetli Tescilde Sessiz Kalma İşlemez

Sonraki markayı kötüniyetle tescil ettiren kişi, sessiz kalma korumasından yararlanamaz. Bir başkasının markasını bilerek ele geçiren, ondan haksız yarar sağlamayı amaçlayan tescil sahibine beş yıllık güvenli liman tanınmaz.

Kötüniyet iddiası, hükümsüzlük davasının seyrini değiştiren en güçlü argümandır. Başvuru sahibinin önceki markadan haberdar olduğunu gösteren ticari ilişki, coğrafi yakınlık veya sektörel bilinirlik delilleri bu noktada belirleyici olur.


Sık Karşılaşılan Yanılgı

"Tescilin üzerinden beş yıl geçti, artık dokunulamaz" düşüncesi eksiktir. Beş yıl, tescil tarihinden değil, sonraki markanın kullanımının bilindiği andan itibaren aranır. Ayrıca mutlak nedenlere dayanan hükümsüzlük ve kötüniyet halinde bu süre hiç işlemez.

Bir diğer yanılgı, hükümsüzlük ile tecavüz davalarının aynı süre rejimine tabi olduğudur. Tecavüz nedeniyle tazminat talepleri belirli zamanaşımı sürelerine bağlıyken, tescilin hükümsüzlüğü kural olarak süreyle sınırlı değildir.


Uygulamada Ne Yapılmalı?

Markasının izinsiz tescil edildiğini fark eden hak sahibi, beklemek yerine hızlı hareket etmelidir. Kullanımın öğrenildiği tarih delil olarak saklanmalı; ihtarname ile sessizlik zinciri kesilmelidir.

Davalı tarafta ise savunma ekseni ikiye ayrılır: bir yandan sessiz kalma süresinin dolduğu, öte yandan kötüniyet bulunmadığı ortaya konur. Bu iki eksen aynı dosyada birlikte kurgulanır.


İlgili içerikler için bkz. Marka Hükümsüzlük Davası, Marka Hükümsüzlük Davası Ne Kadar Sürer, Marka Hükümsüzlük Davasında Nedenler, Marka Hukuku.

Dipnotlar

  1. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 25, RG 10.01.2017/29944.

Sonraki dosya · Soru

Marka Vekili ile Avukat Arasındaki Fark Nedir?

Dosyayı aç →