MAKALE
Marka Hükümsüzlük Davasında Mutlak ve Nispi Nedenler
SMK md. 25 çerçevesinde marka hükümsüzlük davasında mutlak ve nispi nedenler, kısmi hükümsüzlük ve kötüniyet istisnası.
Marka Hükümsüzlük Davası Neden Açılır?
Tescil edilmiş bir markanın sicilden silinmesini sağlayan en güçlü hukuki araç, hükümsüzlük davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 25, bu davanın koşullarını düzenler. Hükümsüzlük davası, tescil aşamasında gözden kaçan veya sonradan ortaya çıkan engellere dayanır ve markanın başvuru tarihinden itibaren hiç tescil edilmemiş gibi sonuç doğurur.
Bu dava, marka portföy yönetiminde hem saldırı hem savunma aracıdır. Rakip markayı sicilden sildirmek isteyen marka sahibi de, kendi markasına yönelik hükümsüzlük davasını savuşturmak zorunda kalan taraf da md. 25'in çerçevesini iyi bilmelidir. Mutlak ret nedenleri ve nispi nedenler, bu çerçevenin iki temel ayağını oluşturur.
Mutlak Hükümsüzlük Nedenleri: SMK md. 5'e Atıf
SMK md. 25/1, hükümsüzlük nedenlerini md. 5 veya md. 6'daki hallere bağlar. Md. 5'te sayılan mutlak ret nedenleri, kamu düzenini ve toplumsal menfaati korumaya yöneliktir. Bu nedenler menfaati olan herkes, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından ileri sürülebilir.
Başlıca mutlak hükümsüzlük nedenleri:
- Md. 5/1-a: Marka olarak tescil edilemeyecek işaretler (SMK md. 4'e uygun olmayan işaretler)
- Md. 5/1-b: Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler
- Md. 5/1-c: Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar belirten işaretler
- Md. 5/1-d: Herkes tarafından kullanılan veya meslek ya da ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaretler
- Md. 5/1-e: Malın doğası gereği ortaya çıkan şekli, teknik sonuç elde etmek için zorunlu şekli veya mala asli değerini veren şekli münhasıran içeren işaretler
- Md. 5/1-f: Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler
- Md. 5/1-g: Yanıltıcı nitelikteki işaretler
Dikkat: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında, hükümsüzlük davasında mutlak ret nedenleri re'sen incelenir. Taraflar ileri sürmese dahi mahkeme, md. 5 kapsamındaki engelleri kendiliğinden değerlendirir.
Md. 5/1-b, 5/1-c ve 5/1-d'de Kullanımla Kazanılan Ayırt Edicilik İstisnası
SMK md. 25/4, mutlak hükümsüzlük nedenlerinden birine dayanılarak açılan davada önemli bir istisna getirmiştir. Md. 5/1-b, 5/1-c ve 5/1-d'ye aykırı olarak tescil edilmiş bir marka, kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
Bu istisnanın uygulanması için:
- Kullanımın hükümsüzlük talep tarihinden önce başlamış olması gerekir.
- Kullanımın tescil kapsamındaki somut mal/hizmetlere yönelik olması aranır.
- Kullanımın ayırt edicilik kazandıracak yoğunluk ve süreye ulaşması beklenir.
Bu savunma, özellikle tanımlayıcı ibareler içeren markaların korunmasında hayati bir araçtır.
Nispi Hükümsüzlük Nedenleri: SMK md. 6'ya Atıf
Nispi nedenler, üçüncü kişilerin önceki hakları temelinde ileri sürülen engellerdir. Bu nedenlere yalnızca menfaati olan kişiler — genellikle önceki hak sahibi — dayanabilir.
Başlıca nispi hükümsüzlük nedenleri:
- Md. 6/1 — Karıştırılma ihtimali: Önceki tarihli tescilli veya başvurulu marka ile aynı veya benzer olup, aynı veya benzer mal/hizmetleri kapsayan ve karıştırılma ihtimali bulunan işaretler.
- Md. 6/2 — Ticari vekil/temsilci başvurusu: Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisinin izinsiz başvurusu.
- Md. 6/3 — Başvuru tarihinden önce kullanılan işaret: Tescilsiz ancak fiilen kullanılan ve belirli bir çevrede bilinen işaretler.
- Md. 6/4 — Tanınmış marka koruması: Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış markalarla aynı veya benzer olan işaretler.
- Md. 6/5 — Kötüniyetli başvuru: Başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanması halinde marka hükümsüz kılınabilir.
- Md. 6/6 — Diğer fikri mülkiyet hakları: Telif hakkı, tasarım hakkı, ticaret unvanı gibi önceki haklar.
📌 Yargıtay 11. HD, 20.10.2025, E. 2025/1618, K. 2025/6376
Neden önemli: Yargıtay, hükümsüzlük davasında md. 6/1 kapsamındaki karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin işaretlerin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünsel izlenim üzerinden yapılmasını istemektedir. Davacı tarafın dayanak markalarının baskın unsurunu belirlemesi ve bu unsurun dava konusu markada da belirleyici olduğunu göstermesi dava başarısının anahtarıdır. Parçalı karşılaştırma üzerine kurulu bir dava riskli kalır.
Kısmi Hükümsüzlük
SMK md. 25/5, hükümsüzlük hallerinin markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin yalnızca bir kısmına ilişkin olması durumunda, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verileceğini düzenler. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.
Bu düzenleme pratikte şu anlama gelir: Bir marka 10 sınıfta tescilli ise ve hükümsüzlük nedeni yalnızca 2 sınıfı ilgilendiriyorsa, marka kalan 8 sınıf için geçerli kalmaya devam eder.
Stratejik Not: Hükümsüzlük davası açılırken talep, ilgili mal ve hizmetlerle sınırlı tutulmalıdır. Gerekçesiz biçimde tüm sınıflara yönelik hükümsüzlük talebi, mahkeme nezdinde inandırıcılığı zayıflatır.
Davacı Sıfatı ve Zamanaşımı
Mutlak nedenlerde: Menfaati olan herkes, Cumhuriyet savcıları ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları dava açabilir. Zamanaşımı süresi yoktur; mutlak ret nedenleri her zaman ileri sürülebilir.
Nispi nedenlerde: Kural olarak yalnızca menfaati olan kişi — önceki hak sahibi — dava açabilir. Ancak nispi nedenlerde bir sessiz kalma süresi mevcuttur.
Sessiz kalma (md. 25/6): Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki marka kötüniyetli olmadıkça markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.
Kötüniyet istisnası: Tescil başvurusunun kötüniyetle yapıldığı ispatlanan hallerde zamanaşımı veya sessiz kalma süresi uygulanmaz. SMK md. 6/5 kapsamındaki kötüniyet, süresiz olarak ileri sürülebilir.
Kullanım İspatı Def'i
SMK md. 25/7, md. 6/1 uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında davalıya önemli bir savunma imkanı tanır. Davalı, davacının markasını beş yıl boyunca ciddi biçimde kullanmadığını def'i olarak ileri sürebilir. Bu durumda davacı, markasını tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde beş yıllık süre içinde gerçek anlamda kullandığını ispatlamak zorundadır.
Bu mekanizma, sicilde yer alan ancak fiilen kullanılmayan "uyuyan markaların" hükümsüzlük silahı olarak kullanılmasını engeller.
Hükümsüzlük Kararının Sonuçları
SMK md. 27/1 uyarınca hükümsüzlük kararı, marka başvuru tarihinden itibaren geriye dönük etki doğurur. Markaya SMK ile sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
Ancak iki istisna vardır:
- Karardan önce kesinleşmiş ve uygulanmış tecavüz davaları etkilenmez.
- Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler etkilenmez (ödenen bedelin hakkaniyete göre iadesi istenebilir).
Kesinleşen hükümsüzlük kararı herkese karşı hüküm doğurur ve marka sicilden terkin edilir.
Değerlendirme ve Uygulama
Marka hükümsüzlük davası, marka hukuku uyuşmazlıklarında en etkili araçlardan biridir. Mutlak nedenlerin re'sen incelenmesi, nispi nedenlerde ispat yükünün dağılımı, kısmi hükümsüzlük imkanı ve kötüniyet istisnası, bu davanın stratejik planlamasında dikkate alınması gereken temel unsurlardır.
Marka hükümsüzlük davası süreci ile birlikte okunduğunda dava yönetimi bütünlük kazanır. Marka hukuku alanındaki güncel gelişmeler ve marka hukuku temel çerçevesi bu konuda tamamlayıcı kaynaklardır.