MAKALE
Tanınmış Marka: Paris Sözleşmesi md. 6bis, TRIPS md. 16/3 ve SMK md. 6/4-6/5 Çerçevesinde Doktrinel ve Yargısal Analiz
Tanınmış markanın hukuki tanımı, tanınmışlık kriterleri, koruma kapsamı, Paris Sözleşmesi ile WIPO yaklaşımları ve Yargıtay içtihatları derinlemesine analiz.
Giriş
Marka hukuku, tescilli markaları temelde tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerle sınırlı bir koruma sağlar. Bu temel ilke, işaret sahibisinin tescil sırasında seçtiği Nice Sınıflandırması'nda yer alan kategorilerin dışında ek bir koruma imkânı sunmaz. Ancak Uluslararası Marka Sistemi çerçevesinde ve birçok ulusal hukuk düzeninde, belirli koşulları karşılayan "tanınmış markalar" bu temel ilkenin ötesine geçen bir hukuki rejime tabi tutulmuştur. Tanınmış marka, tescil sınırlarını aşan, farklı mal ve hizmetler, hatta tamamen farklı sektörlerdeki faaliyetleri denetleyebilen bir koruma mekanizmasıdır1.
Söz konusu koruma mekanizması, Paris Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi (6bis) ile uluslararası düzlemde standardize edilmiş ve daha sonra TRIPS Anlaşması'nın 16/3. maddesinde pekiştirilmiştir2. Türk hukuk düzeninde ise 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK), bu uluslararası yükümlülükleri iç hukuka aktarırken, SMK md. 6/4 ve SMK md. 6/5 olmak üzere iki ayrı hukuki rejimu düzenlemiştir. Bu iki rejim arasındaki fark, hem teorik olarak hem de pratik uygulamada en sık karıştırılan ve dava stratejisini doğrudan belirleyen bir noktadır3.
Çalışmanın amacı, tanınmış marka kavramının uluslararası hukuk normları, doktrinel açıklamalar ve güncel yargı içtihatları ışığında bütünsel bir analiz çerçevesinde sunulmasıdır. Özellikle SMK md. 6/4 ile SMK md. 6/5 arasındaki ayrım, tanınmışlığın belirlenmesinde kullanılan kriterler, Yargıtay'ın uyguladığı iki aşamalı test sistemi ve pratik uygulamada ortaya çıkan zorluklar incelenecektir.
1. Kavramsal Çerçeve: Tanınmış Marka Tanımı ve Hukuki Niteliği
1.1. Tanınmış Markanın Tanımı ve Teorik Temeli
Tanınmış marka, ilgili tüketici kesiminde veya genel kamuoyunda yüksek düzeyde bilinirlik ve itibar kazanmış markadır. Ancak bu tanım, tanınmış markanın hukuki niteliğini tam olarak açıklamaz. Çolak, tanınmış markaların tescillenme öncesinde veya sonrasında kazanılan ve objektif delillerle ispat edilmesi gereken bir statüsü ifade ettiğini belirtmektedir4. Arkan'a göre ise tanınmışlık, sadece bilinirlik değil, markanın tüketici nezdindeki prestiji ve güven yaratan bir konumunun sonucudur5.
Tanınmışlık, bir tescil veya idari karar tarafından veya herhangi bir resmi liste veya sicil kaydı tarafından belirlenmez. TÜRKPATENT'in periyodik olarak yayımladığı "Tanınmış Marka Listesi" bile, tanınmışlığı kesin olarak tespit etmez; aksine, belirli bir dönem itibarıyla tanınmış marka statüsünü haiz markaların bir göstergesi niteliğini taşır. Mahkemeler, her davada tanınmışlığı somut delillerle yeniden değerlendirir ve önceki tespitler bağlayıcı olmaz6. Bozgeyik'in ifadesiyle, tanınmışlık bir "olgusal belgelendirme" sürecinin sonucudur ve bu belgelendirme her yargısal inceleme sırasında yinelenir7.
1.2. Uluslararası Hukuk Çerçevesi: Paris Sözleşmesi ve TRIPS
Tanınmış marka koruması, Paris Sözleşmesi'nin kurulduğu 1883 yılından bu yana uluslararası marka sistemi içinde yer almıştır. Paris Sözleşmesi'nin 6bis maddesinde, ülkelerin hukuk düzenlerine bırakılan bir koruma modeli öngörülmüştür. Söz konusu madde, taraf ülkelerin, tanınmış markaları kullanma veya benzer işaretleri tescil etme yoluyla haksız rekabet ve marka itibarının sulandırılmasına karşı koruma sağlamak için kendilerine sunulan araçları kullanma sorumluluğunu getirir8.
WIPO'nun 1999 yılında yayımladığı "Joint Recommendation Concerning Provisions on the Protection of Well-Known Marks" başlıklı dokümanda, tanınmış markanın korunması için aranan kriterlerin çerçevesi belirlenmiştir. Söz konusu dokümanda "tanınmış marka" terimi, ilgili daire, ilgili tüketici kesimi veya genel kamuoyunun önemli bir bölümü tarafından ilgili mal veya hizmetler açısından tanındığı şekilde tanımlanmıştır9. TRIPS Anlaşması'nın 16/3. maddesi ise bu korumayı daha da ileri taşıyarak, farklı mal ve hizmetler bakımından haksız yarar sağlanma, markanın itibarının zarar görmesi veya ayırt edici karakterinin zedelenmesi hallerinde koruma sağlanmasını öngörmüştür10.
1.3. Türk Hukuku'nda Tanınmış Marka: İki Rejimlı Yapı
SMK, tanınmış markalar için bir değil, iki ayrı hukuki rejimi düzenler. Tekinalp, bu iki rejimin varlığının, Türk marka hukuku sisteminin uluslararası normlarla uyumluluk gereksiniminden ve iç hukuk uygulamalarının farklılaştığı alanlarda meydana gelen çeşitlenmeyi yansıttığını açıklamaktadır11. SMK md. 6/4, Paris Sözleşmesi 6bis kapsamında tanınmış markalar için "aynı sektörde koruma" sağlarken; SMK md. 6/5, "Türkiye'deki tanınmışlık düzeyine dayanan genişletilmiş koruma" sunmaktadır. Bu ikili yapı, uygulamada stratejik seçim imkânı sunar, ancak yanlış seçim davayı kaybettirebilir.
2. SMK md. 6/4: Paris Sözleşmesi Tanınmışlığı ve Aynı Sektör Koruması
2.1. Yasal Düzenleme ve Kapsamı
SMK md. 6/4 hükmü şu şekildedir:
"Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir."
Bu hüküm, Paris Sözleşmesi'nin 6bis maddesini Türk hukuku sistemine direktif olarak aktarır. Hükümdeki anahtar unsurlar, "Paris Sözleşmesi bağlamında tanınmış" olma ve "aynı veya benzer mal veya hizmetler" ile sınırlı korumadır.
Md. 6/4 kapsamında koruma sağlanabilmesi için, taraflar arasında üç temel koşulun sağlanması gereklidir: (1) Markanın Paris Sözleşmesi'ne taraf bir ülkede tanınmış olması, (2) İtiraz edilen başvurunun marka sahibinin markasıyla aynı veya benzer nitelikte olması, (3) İtiraz edilen başvurunun aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından yapılması12.
2.2. "Paris Sözleşmesi Tanınmışlığı" Ölçütü: İlgili Tüketici Kesimi
Md. 6/4'ün en kritik noktası, "tanınmışlık" ölçütünün "ilgili tüketici kesimi" ile sınırlı olmasıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 06.06.2022 tarihli HUMMER kararında13, Paris Sözleşmesi'nin 6bis maddesine dayanan tanınmışlık iddiasının değerlendirilirken "Türkiye'de toplumun ilgili kesimi nezdinde tanınmışlık düzeyine ulaşmış olup olmadığı" hususunun araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Kararın önemli kısmı şu pasajı içermektedir:
"HUMMER markasının Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında Türkiye'de toplumun ilgili kesimi nezdinde tanınmışlık düzeyine ulaşıp ulaşmadığının, ilgili mal ve hizmetlerin satışında rol oynayan tarafların bilgisi, ilgili mal ve hizmetlerin kullanıcıları veya potansiyel kullanıcılarının, tanınmışlığın bir göstergesi olarak başvuru sahibinin ticari veya reklam faaliyetlerinin yoğunluğu da dikkate alınarak araştırılması gerekmektedir."
Suluk vd., bu değerlendirmenin tamamen sektörle sınırlı olduğunu ve genel kamuoyu bilinirliğinin aranmadığını açıklamaktadırlar14. Örneğin, "Boeing" markası havacılık endüstrisinde dünya çapında tanınmış olsa bile, perakende gıda sektöründe ilgili tüketici kesiminin (gıda tüccarı, gıda tüketicileri) bağlamında tanınmasını gerektirmez. Bu açıdan md. 6/4, "sektörel tanınmışlık" koruması sunmaktadır.
2.3. Tescil Zorunluluğu Olmamak: Paris Sözleşmesi Hükümlerinin Doğrudan Uygulanması
SMK md. 6/4 kapsamında, markanın Türkiye'de tescil edilmiş olması zorunlu değildir. Paris Sözleşmesi'ne taraf olan bir ülkede tanınmış olan markalar, Türkiye'de tescilsiz kalsa bile koruma alabilirler. Bu, uluslararası hukuk bağlamında, Türkiye'nin Paris Sözleşmesi'ne vermiş olduğu taahhüdün bir ifadesidir15.
Güneş, bu düzenlemenin özellikle lüks ve ileri teknoloji ürünlerinin markaları bakımından önemli olduğunu, çünkü bu tür ürünlerin markalarının Türkiye'de resmen tescil yapılmadığı halde, kaçak ithalatlar yoluyla tanınırlık kazandığını belirtir16.
3. SMK md. 6/5: Türkiye'deki Tanınmışlık Düzeyine Dayanan Genişletilmiş Koruma
3.1. Yasal Düzenleme ve Temel Özellikleri
SMK md. 6/5 hükmü şu şekildedir:
"Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir."
Bu hüküm, marka hukukundaki en geniş koruma mekanizmasıdır. Üç temel unsur, md. 6/5 korumasını karakterize eder: (1) Tescil veya daha önceki tarihli başvuru şartı, (2) Türkiye'de ulaşılan tanınmışlık düzeyi, (3) Üç koruma koşulundan en az birinin (haksız yarar, itibar zararı, ayırt edicilik zedelenmesi) somut olarak ortaya konması17.
3.2. Üç Koruma Koşulu: Analiz ve Değerlendirme
3.2.1. Haksız Yarar Sağlanması (Unfair Advantage)
Md. 6/5'in ilk koşulu, yeni markanın tanınmış markanın prestijinden "bedelsiz yararlanması"dır. Bu, özellikle lüks ve prestijli markalar için geçerlidir. Örneğin, "Ferrari" adlı otomobil markasının ünü, otomotiv endüstrisini aşmış ve teknolojik mükemmelliğin sembolü haline gelmiştir. Eğer birisi "Ferrari" ismini tiyatro veya spor yönetim hizmetleri için tescil ettirmeyi istemediyse, bu sırf Ferrari markasının ün ve kredisini beslemeksizin kullanmak değil, aksine onun itibarından faydalanmak demektir. Bently vd., bu tür hallerde markanın sahihi, tescillenmiş marka veya başvuru sebebiyle, tanınmış markanın itibar ve ticari değerinin bedelsiz transferini engellemeye hak sahibidir, demektedir18.
Yargıtay 11. HD, 26.05.2025 tarihli kararında19, "haksız yarar sağlanması"nın işlemli olabilmesi için, yeni markanın tanınmış markanın ünü ve itibarından, tüketicilerin şuurlu veya şuursuzbir biçimde yararlanabileceği yapıda olması gerektiğini belirtmiştir. Basit bilinirlik yeterli değildir; tanınmış markanın prestijine dayanarak ticari bir avantaj elde etme ihtimali bulunmalıdır.
3.2.2. İtibarın Zarar Görmesi (Tarnishment / Reputation Damage)
İkinci koşul, "markanın itibarının zarar görmesi" olarak tanımlanmaktadır. Bu, tanınmış markanın pozitif çağrışımlarının olumsuz bir bağlama yerleştirilmesiyle oluşur. Örneğin, "Rolls Royce" adlı prestijli otomobil markası, düşük kaliteli ve ucuz elektronik ürünlerinin markası olarak kullanıldığında, markanın prestijli imajı sıkıştırılabilir.
Kaya, itibar zararının, özellikle markanın sembolleştirdiği değerler (lüks, prestij, güvenilirlik, yüksek kalite) ile sonradan kendisine yüklenen değerler (ucuzluk, düşük kalite, sıradan kullanım) arasında direkt çatışma olduğunda ortaya çıktığını açıklamaktadır20.
3.2.3. Ayırt Edici Karakterin Zedelenmesi (Dilution)
Üçüncü koşul, "ayırt edici karakterinin zedelenmesi" olarak tanımlanmaktadır. Bunu İngilizce hukuk doktrininde "dilution" (sulandırma) terimi ile adlandırılır. Tanınmış markanın güçlü çağrışımları, yeni markaların uygulanmasıyla zayıflatıldığında, tanınmış markanın ayırt ediciliği erir.
Örneğin, "Kleenex" (mendil) markası, "kleenex" kelimesinin genel halk tarafından mendil türü ürünler için genel ad olarak kullanılmaya başlanması sonucu ayırt ediciliğini kaybetmiştir. Bu, dilution'ın en radikal biçimidir. SMK md. 6/5, bu sulandırmaya karşı koruma sağlar; ancak sulandırmaya neden olan başvurunun da aynı sulandırıcı etkiye sahip olması beklenir21.
Yargıtay 11. HD'nin 15.10.2025 tarihli kararında22, "ayırt edici karakterinin zedelenmesinden söz edilebilmesi için, yeni markanın tanınmış markanın ilgili mal ve hizmetlerdeki ayırt edici niteliğini, şekil, renk, ses, koku veya harekete ilişkin olabilecek her türlü unsuru zayıflatıcı bir etkiye sahip olması veya olması muhtemel olması gerektiği" belirtilmiştir.
3.3. Dört Aşamalı Test: Tanınmışlık + Üç Koşul
Md. 6/5 koruması, iki aşamalı değil, dört aşamalı bir testen geçmelidir:
Aşama 1: Markanın Türkiye'de tanınmış olup olmadığı tespit edilir.
Aşama 2: İtiraz edilen başvuru markayla aynı veya benzerliği değerlendirilir.
Aşama 3: Üç koşuldan en az biri somut olarak ortaya konur (haksız yarar, itibar zararı, ayırt edicilik zedelenmesi).
Aşama 4: Başvuru sahibinin "haklı bir sebebe" dayandığı iddiası, bu hakkı varsa ciddiye alınır23.
Bu dört aşamanın her biri geçilmezse, md. 6/5 koruması devreye girmez.
4. SMK md. 6/4 ile SMK md. 6/5 Arasındaki Temel Farklar
4.1. Tanınmışlık Ölçütü
Md. 6/4'ün tanınmışlık ölçütü, "ilgili tüketici kesimi" ile sınırlıdır. Md. 6/5 ise "Türkiye'de ulaşılan tanınmışlık düzeyi"nden bahsetmekte, bu da ilgili sektörün ötesine geçerek daha geniş bir tüketici kitlesini içerir. Arkan, md. 6/4'ün "nispi tanınmışlık", md. 6/5'in "mutlak tanınmışlık" olarak nitelendirilebileceğini belirtmektedir24.
4.2. Mal ve Hizmet Benzerliği Şartı
Md. 6/4, "aynı veya benzer mal veya hizmetler" bakımından koruma sağlayarak, sektörel sınırı kendiliğinden koyar. Md. 6/5 ise, "aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde" başvuru yapılmış olmasına bakılmaksızın koruma sağlar. Bu, md. 6/5'in md. 6/4'ten çok daha geniş bir koruma mekanizması olduğunun göstergesidir.
4.3. Koruma Eşiği ve Sektörel Mesafe
Yargıtay'ın uygulamasında, sektörel mesafe tanınmışlık eşiğini belirleyen temel faktördür. Md. 6/4, aynı veya yakın sektörlerde daha kolay devreye girer. Md. 6/5, farklı sektörlerde uygulanabilirse de, sektörel mesafe arttıkça istenilen tanınmışlık düzeyi de yükselir25.
4.4. Tescil Şartı
Md. 6/4'te tescil şartı yoktur. Md. 6/5'te ise "tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış" olma koşulu vardır. Bu koşul, md. 6/5'in koruma kapsamını md. 6/4'ten daha dar kılar.
5. Doktrin Tartışması: Tanınmışlık Eşiği ve Sektörel Mesafe
5.1. Sektörel Mesafe Etkisi Üzerine Doktrinel Görüşler
Tanınmışlık kavramının uygulanması, doctrinde özellikle "sektörel mesafe" konusunda tartışmaya konu olmuştur. Uzunallı, sektörel mesafenin sadece tanınmışlık eşiğini etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda "haksız yarar", "itibar zararı" ve "ayırt edicilik zedelenmesi" unsurlarının somutlaştırılmasında da rol oynadığını vurgulamaktadır26.
Çolak, özellikle "lüks" ve "prestijli" markalar ile "massa" kategorisindeki markalar arasında tanınmışlık korumasının uygulanmasında ciddi fark ortaya çıktığını belirtmektedir27. Lüks markaların (Hermès, Louis Vuitton) bekçi etkisi (watchdog effect) daha güçlüdür; bu tür markalar, sektörel mesafe hangi olursa olsun, farklı alanlarda kullanılmalarını daha rahat engelleme hakkı elde edebilirler. Bunun nedeni, söz konusu markaların prestiji ve itibarının korunmasının genel hukuki ilgisi taşımasıdır.
5.2. "Sektörel Yakınlık" Kriteri ve Yargı Uygulaması
Yargıtay 11. HD'nin 28.04.2025 tarihli ROKETSAN kararında28, sektörel yakınlık konusunda önemli bir perspektif sunulmuştur:
"13. sınıf (silahlar, mühimmat) ile 35. sınıf (ağır silahlar satışı ve ticaret) arasında sektörel yakınlık bulunmakta; savunma sanayi bağlamında söz konusu iki alan birbirine yakın sayılmakta olup, davacının ROKETSAN markasının 13. sınıf kapsamında tespit edilen tanınmışlık düzeyi, 35. sınıf kapsamında da korunması için yeterli görülmektedir."
Bu karar, tanınmışlık eşiğinin saf Nice Sınıflandırması'na değil, fiili sektörel ilişkiye dayandığını ortaya koymaktadır. Tekinalp, bu karar doğrultusunda, "sektörel yakınlık" kavramının "ekonomik aktivite benzerliği" ile "tüketici algısı benzerliği"nin bileşimi olarak değerlendirilmesi gerektiğini açıklamaktadır29.
6. Tanınmışlık Tespiti: Hukuki Kriterler ve Deliller
6.1. Tanınmışlığın Tespit Sorumluluğu
Yargıtay 11. HD, tanınmışlığın ispatı sorumluluğunu iddia edene (marka sahibine) yüklemektedir. Md. 6/5 koruması otomatik başlaması; aksine, tanınmışlık iddiasında bulunmak isteyenin, ispatını sağlayan somut delillerle bu iddiasını desteklemesi zorunludur30.
Bozgeyik, tanınmışlık iddiasının suşladığı doktrinel ilkesinin "objektif kanıtlandırmaya dayanması" olduğunu belirtir31. Basit iddialar, mahkemeler tarafından reddedilir. Pazar araştırmaları, satış verileri, reklam harcamaları, medya yansımaları ve bağımsız değerleme raporları sunulması beklenir.
6.2. Tanınmışlık Tespiti İçin Aranan Kriterler
6.2.1. Pazar Payı ve Satış Hacmi
Markanın ilgili mal veya hizmet alanında tuttuğu pazar payı ve satış hacmi, tanınmışlık iddiasının ilk göstergesidir. Yargıtay, "%50'nin üzerindeki pazar payının tanınmışlık iddiasını güçlü kıldığını" belirtmiş; ancak "%50'nin altında" olması tanınmışlığı otomatik olarak reddetmez32.
6.2.2. Reklam ve Tanıtım Yatırımları
Markanın ulusal ve uluslararası medyada yapılan reklam ve tanıtım harcamaları, tanınmışlığın kurulmasındaki en somut göstergelerdir. Özellikle geniş kitleye ulaşan reklam kampanyaları (TV, radyo, internet), sponsor faaliyetleri ve marka bilinirlik anketleri bu bağlamda değerlendirilir33.
6.2.3. Coğrafi Yaygınlık
Markanın Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde bilinir olması, tanınmışlık iddiasını güçlendirir. Sadece istanbul veya Ankara gibi büyük şehirlerde bilinir olan bir marka, "Türkiye'de" tanınmış sayılmayabilir. Yargıtay, "coğrafi yaygınlığın" tanınmışlık eşiğinin önemli bir bileşeni olduğunu tutarlı biçimde belirtmektedir34.
6.2.4. Kullanım Süresi ve Sürekliliği
Markanın ne kadar süredir ve ne kadar kesintisiz şekilde kullanıldığı, tanınmışlığın yerleşmesi bakımından önemlidir. Süre, tek başına yeterli değilse de; diğer kriterlerle birlikte değerlendirildiğinde, tanınmışlık iddiasını destekleyen bir etmen olur35.
6.2.5. Tescil Portföyü
Markanın Türkiye'deki tesciller yanında, AB, ABD, WIPO uluslararası tescili gibi geniş bir tescil portföyü, markanın önemini ve tanınırlığını yansıtır. Özellikle uluslararası tescil yapan markalar, Türkiye'de de daha kolay tanınmış sayılır36.
6.2.6. Bağımsız Değerleme Raporları
Brand valuation firmaları tarafından hazırlanan marka değeri raporları, tanınmışlık iddiasını destekleyen önemli belgelerdir. Bu raporlar, markanın objektif parasal değerini ortaya koyarak, tanınmışlığın somut bir kanıtını sunmaktadır37.
6.2.7. Kamuoyu Araştırmaları
Pazar araştırması şirketleri tarafından yapılan anketler, belirli bir dönemde hedef kitlede markanın bilinirliğini rakamsal olarak ortaya koyan belgelerdir. Eğer anket, "marka hatırlaması (unaided recall)" veya "marka tanınması (aided recall)" açısından %60 veya üstü bir sonuç sunuyorsa, bu tanınmışlık iddiasını güçlü şekilde destekler38.
7. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Tanınmış Marka Doktrini: Analiz
7.1. İki Aşamalı Test: Tanınmışlık + Koşul
Yargıtay 11. HD'nin güncel yaklaşımı, md. 6/5 korumasını iki aşamaya böler:
Birinci Aşama: Markanın Türkiye'de tanınmış olup olmadığı somut delillerle tespit edilir.
İkinci Aşama: Birinci aşama geçilirse, üç koşuldan (haksız yarar, itibar zararı, ayırt edicilik zedelenmesi) en az birinin somut olarak ortaya konması sağlanır39.
7.2. "Kesin Yargıdan Kaçınma" İlkesi
Yargıtay 11. HD, tanınmış marka davalarında sıkça "kesin yargı" kullanmaktan kaçınmış, bunun yerine "ihtimal ve risk değerlendirmesi" yapsa da, delil yeterli olmadığında tanınmışlığı reddetmiştir. Yargıtay, "markanın piyasada bilinmesi"nin tanınmışlık anlamında yeterli olmadığını, "kontrollü deliller" ile bu bilinirliğin derecesinin tespit edilmesi gerektiğini belirtmektedir40.
7.3. Sektörel Mesafe ve Eşik Yükseltme
Yargıtay 11. HD'nin 15.10.2025 tarihli kararında41:
"Davacı yan markaları finans sektöründe tanınmış olsa bile, gıda sektöründe yapılan başvuru söz konusu olduğunda, markanın çok daha yüksek bir tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması gerekmektedir; sektörler arasındaki fark arttıkça istenilen tanınmışlık derecesi de yükselmektedir."
Bu karar, tanınmışlık eşiğinin "sabit" olmadığını, sektörel ilişkiye göre "dinamik" biçimde ayarlandığını gösterir. Finans sektöründe tanınmış bir marka, gıda sektöründe kolay koruma alamaz; ancak finans sektöründe başka bir finansal hizmet için yapılan başvuru söz konusuysa, daha düşük tanınmışlık eşiği yeterlidir42.
8. Pratik Uygulamalar: Senaryo Analizi
8.1. Senaryo 1: Aynı Sektör, Tam Benzer Marka
Bir banka markası "XBank" olarak tescil ve Türkiye'de yüksek tanınmışlık düzeyinde yer almaktadır. Aynı sektörde (finans) başka bir finansal hizmet şirketi "XBank Investmans" adıyla başvuru yapmaktadır.
Değerlendirme: Hem md. 6/4 hem md. 6/5 uygulanabilir. Aynı sektör olduğundan, tanınmışlık eşiği düşüktür. İtiraz kabul olasılığı oldukça yüksektir43.
8.2. Senaryo 2: Farklı Sektör, Orta Düzey Tanınmışlık
"Montblanc" (Lüks yazı aletleri) markası, tekstil sektöründe farklı bir başvuru söz konusudur.
Değerlendirme: Md. 6/4 geçerli olmaz (farklı sektör). Md. 6/5 açısından, "Montblanc" prestijli bir marka olsa bile, sektörel mesafe büyük olduğundan, çok yüksek bir tanınmışlık düzeyi aranır. Ancak "Montblanc"ın lüks imajı ve prestiji, md. 6/5/3. koşul (ayırt edicilik zedelenmesi) üzerinden koruması sağlanabilir44.
8.3. Senaryo 3: Yetersiz Delille Tanınmışlık İddiası
Bir marka sahihi, markasının tanınmış olduğunu iddia etmekte; ancak yalnızca "şirket faturalarını" ve "sosyal medya takipçi sayısını" sunmaktadır.
Değerlendirme: Yargıtay, bu delilleri yetersiz bulur. Pazar araştırması, reklam harcamaları, bağımsız değerleme raporları gibi daha solid deliller aranır. Tanınmışlık tespiti yapılamaz45.
9. Uluslararası Karşılaştırma: AB Marka Tüzüğü Perspektifi
9.1. AB Marka Tüzüğü'nde Tanınmış Marka Koruması
AB Marka Tüzüğü (2017/1001), "Markala Yönetmeliği" (UHMR), md. 8/5'te tanınmış markalar için koruma öngörmektedir. Söz konusu düzenleme, SMK md. 6/5'e oldukça benzer şekilde, "haksız yarar sağlanması, itibarın zedelenmesi veya ayırt edici karakterinin sulandırılması" koşullarını öngörmektedir46.
Ancak AB hukuku, "Sabel AG c. Puma AG" (C-249/97) davasında, "dilution" (sulandırma) kavramını İçtihat Avrupa Mahkemesi (IAMH) tarafından "tüketicinin markanın özgün çağrışımlarına oluşturduğu doğrudan veya dolaylı bağlantı ile bu çağrışımların zayıflaması" şeklinde tanımlamıştır47.
9.2. WIPO'nun 1999 Ortak Tavsiyesi
WIPO'nun "Joint Recommendation Concerning Provisions on the Protection of Well-Known Marks" başlıklı belgesinde, tanınmış markanın korunması için aranan nitelikler ayrıntılı biçimde belirtilmişdir48. Bu tavsiyelere göre, tanınmışlık tespiti yapılırken şu hususlar dikkate alınmalıdır:
- Tanınmışlığın derecesi ve coğrafi yayılımı
- Tanınmışlığın "ilgili daire" veya "ilgili tüketici kesimi" arasında olup olmadığı
- Markanın reklamlanması ve kullanımına yönelik faaliyetleri
- Markanın itibarı ve prestiji
Yargıtay, bunları Türk hukuk sistemi çerçevesinde uygulamaktadır.
10. Sonuç ve Değerlendirme
Tanınmış marka koruması, Türk marka hukuku sistemi içinde en güçlü ve aynı zamanda en karmaşık mekanizmalardan biridir. SMK md. 6/4 ile SMK md. 6/5 arasındaki ayrım, sadece teorik bir farklılık değildir; dava stratejisini, ispat sorumluluğunu ve başarı ihtimalini doğrudan belirler. Md. 6/4'ü seçmek gerektiğinde md. 6/5'i seçmek, güçlü bir dosyayı zayıflatabilir; md. 6/5'i gerektiğinde md. 6/4'ü seçmek, başarı imkânını ortadan kaldırabilir.
Çolak'ın belirttiği üzere, tanınmış marka koruması "sezgiye değil, teknik analize dayanmaktadır"49. Yargıtay 11. HD'nin tutarlı uygulaması, tanınmışlık iddiasının somut delillerle desteklenmesini zorunlu kılmış, "herkes biliyor" türü genel tespitleri reddetmiştir. Sektörel mesafe, tanınmışlık eşiğini dinamik biçimde etkilemektedir; bu nedenle her dava, kendine özgü koşullar altında değerlendirilmelidir.
Uluslararası marka sistemi perspektifinden bakıldığında, Türkiye'nin Paris Sözleşmesi ve TRIPS Anlaşması'na vermiş olduğu taahhütleri yerine getirmek adına SMK md. 6/4 ve md. 6/5 beraber düzenlenmiştir. Ancak bu iki düzenleme birbirine katkı sağlayan değil, bağımsız ve alternatif koşullar sunan mekanizmalarıdır.
Pratik anlamda, tanınmış marka iddiasında bulunan bir marka sahibi, dosya hazırlanması aşamasında şunları yapmalıdır:
Tanınmışlık düzeyini objektif delillerle ortaya koymak: Pazar araştırması, satış verileri, reklam harcamaları, bağımsız değerleme.
Sektörel mesafeyi değerlendirmek: İtiraz edilen başvurunun alanı ile tanınmış markanın alanı arasındaki ekonomik ve tüketici algısı benzerliğini tespit etmek.
Koşullarından en az birini somutlaştırmak: "Haksız yarar" varsa somut olarak (lüks imajının massa ürüne aktarılması), "itibar zararı" varsa (olumsuz bağlama yerleştirilme), "ayırt edicilik zedelenmesi" varsa (temel çağrışımların zayıflaması) göstermek.
Haklı sebep savunmasına karşı hazırlıklı olmak: Başvuru sahibinin söz konusu markanın kendi ticari ve rekabetle ilgili meşru hakları hakkında sunabileceği iddialarına cevap vermek.
Bu çerçevenin dışında yapılan tanınmış marka iddialarının başarı şansı minimal düzeyde kalır. Yargıtay'ın uyguladığı iki aşamalı test (tanınmışlık tespiti + koşul sağlanması), bu prensipleri bağlayıcı kılmaktadır.
Kaynakça
Arkan, Sabih, Marka Hukuku C.I (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları 1997).
Bently, Lionel vd., Intellectual Property Law (6. Bası, Oxford Law Trove 2022).
Bozgeyik, Hayri, Marka Hakkının Korunması (On İki Levha Yayıncılık 2024).
Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku (On İki Levha Yayıncılık 2023).
Güneş, İlhami, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku (Adalet Yayıncılık 2019).
Kaya, Aslan, Marka Hukuku (Vedat Kitapçılık 2018).
Suluk, Cahit vd., Fikri Mülkiyet Hukuku (Seçkin Yayıncılık 2022).
Tekinalp, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku (Vedat Kitapçılık 6. Bası 2012).
Uzunallı, Sevilay, Marka Hukuku (Adalet Yayıncılık 2020).
Yasaman, Hamdi vd., Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi (Seçkin Yayıncılık 2019).
WIPO, Joint Recommendation Concerning Provisions on the Protection of Well-Known Marks (1999).
İlgili İçerikler
Tanınmış marka koruması hakkında bkz. Marka Hukuku Rehberi; Tanınmış Marka Korumasında Güncel Yaklaşımlar; Markalarda Karıştırılma İhtimali; Marka Hukuku.
Dipnotlar
-
Paris Sözleşmesi'nin 6bis maddesi, taraf ülkeleri tanınmış markaları koruma sağlamak için harekete geçmeye davet etmektedir. Çolak, Türk Marka Hukuku, s. 234-235. Arkan bu koruma mekanizmasını "ek koruma" olarak tanımlamakta, tescil kapsamı dışında fakat tanınmışlık düzeyine dayanan bir hukuki statü olduğunu belirtmektedir. Arkan, Marka Hukuku C.I, s. 98-99. ↩
-
TRIPS Anlaşması md. 16/3, "İşareti aynı veya benzer işaretlerin farklı mal veya hizmetlerde tescili halinde, bu tescil, tanınmış markanın sahibinin, haksız bir yarar sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda reddedilebileceğini" öngörmektedir. Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 156-157. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 02.10.2025, E. 2025/754, K. 2025/5902. Daire bu kararında, "SMK md. 6/1 (karıştırılma ihtimali), SMK md. 6/5 (tanınmışlık) ve SMK md. 6/9 (kötüniyet) iddialarının her biri bağımsız koşullar taşımakta olup, ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği" belirtilmiştir. Bu karar, uygulamada yapılan en yaygın hataya (fıkraların karıştırılması) karşı önemli bir uyarıdır. ↩
-
Çolak, Türk Marka Hukuku, s. 235-237. Çolak, tanınmışlığın "somut bir olgusal tespit" olduğunu ve her davada mahkemeler tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. ↩
-
Arkan, Marka Hukuku C.I, s. 98-101. Arkan, tanınmışlığın "bilinirlik + prestij" kombinasyonu olduğunu belirtmektedir. ↩
-
Yargıtay 11. HD'nin yerleşik içtihadında, TÜRKPATENT'in tanınmış marka listelerine bağlayıcı bir etki tanınmamaktadır. Bozgeyik, Marka Hakkının Korunması, s. 198. ↩
-
Bozgeyik, Marka Hakkının Korunması, s. 195-199. Bozgeyik, tanınmışlığın "olgusal belgelendirme" süreci olduğunu ve her yargısal inceleme sırasında bu sürecin yinelenmesi gerektiğini açıklamaktadır. ↩
-
Paris Sözleşmesi 6bis maddesi, taraf ülkelerin "tanınmış markaları" korumak için kendi hukuk düzenlerine göre uygun tedbirler alması gerektiğini belirtmektedir. Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 154-156. ↩
-
WIPO, Joint Recommendation Concerning Provisions on the Protection of Well-Known Marks (1999), bölüm 2. Söz konusu dokümanda tanınmış markanın "ilgili daire, ilgili tüketici kesimi veya genel kamuoyunun önemli bir bölümü tarafından" tanınması gerektiği belirtilmektedir. ↩
-
TRIPS Anlaşması md. 16/3, tanınmış markaların koruma kapsamını farklı mal ve hizmetlere kadar genişletmektedir. Yasaman vd., Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi, s. 205-210. ↩
-
Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 157-159. Tekinalp, iki rejimlı yapının "uluslararası normlarla uyumluluk" ile "iç hukuk gereksinimlerinin dengelenmesi" sonucu ortaya çıktığını belirtmektedir. ↩
-
Suluk vd., Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 187-189. Söz konusu yazarlar, md. 6/4'ün "Paris Sözleşmesi'ne taraf ülkelerdeki tanınmışlığı" koruma altına aldığını, bunun da temel olarak "ilgili sektördeki bilinirlik" ile sınırlı olduğunu belirtmektedir. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 06.06.2022, E. 2021/621, K. 2022/4503. Söz konusu karada Daire, HUMMER markasının tanınmışlığının değerlendirilirken "Türkiye'de toplumun ilgili kesimi nezdinde tanınmışlık düzeyine ulaşıp ulaşmadığı" hususunun araştırılması gerektiğini belirtmiştir. ↩
-
Suluk vd., Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 188-189. Bu yazarlar, "ilgili tüketici kesimi" ölçütünün md. 6/4'ün temel sınırlayıcısı olduğunu belirtmektedir. ↩
-
Güneş, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku, s. 198-199. Güneş, özellikle lüks ürün markalarının Türkiye'de resmen tescil yapılmadığı halde, kaçak ithalatlar yoluyla tanınırlık kazandığını belirtmektedir. ↩
-
Güneş, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku, s. 200. ↩
-
Kaya, Marka Hukuku, s. 176-180. Kaya, md. 6/5'in "en geniş koruma mekanizması" olduğunu belirtmektedir. ↩
-
Bently vd., Intellectual Property Law, s. 673-675. Bu yazarlar, "unfair advantage" (haksız yarar) kavramını "tanınmış markanın ün ve kredisinin bedelsiz transferi" olarak tanımlamaktadırlar. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 26.05.2025, E. 2024/5630, K. 2025/3660. Daire, "haksız yarar sağlanması"nın "işlemli olabilmesi için, yeni markanın tanınmış markanın ünü ve itibarından, tüketicilerin şuurlu veya şuursuz bir biçimde yararlanabileceği yapıda olması gerektiğini" belirtmiştir. ↩
-
Kaya, Marka Hukuku, s. 181-182. ↩
-
Uzunallı, Marka Hukuku, s. 154-156. Uzunallı, sulandırmanın "tanınmış markanın özgün çağrışımlarının zayıflaması" olduğunu belirtmektedir. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 15.10.2025, E. 2025/1453, K. 2025/6242. ↩
-
Bozgeyik, Marka Hakkının Korunması, s. 215-220. ↩
-
Arkan, Marka Hukuku C.I, s. 99-102. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 15.10.2025, E. 2025/1453, K. 2025/6242. Söz konusu karardan; "sektörel mesafe arttıkça istenilen tanınmışlık düzeyi de yükselmektedir" ilkesi açık biçimde ortaya çıkmaktadır. ↩
-
Uzunallı, Marka Hukuku, s. 160-165. ↩
-
Çolak, Türk Marka Hukuku, s. 238-241. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 28.04.2025, E. 2024/4410, K. 2025/2856. ROKETSAN kararı, sektörel yakınlık konusunda önemli bir rehber sunmaktadır. ↩
-
Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 160-162. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 20.10.2025, E. 2025/1618, K. 2025/6376. Söz konusu kararında Daire, tanınmışlık iddiasının ispatı sorumluluğunun iddia edende (marka sahibinde) olduğunu belirtmiştir. ↩
-
Bozgeyik, Marka Hakkının Korunması, s. 210-215. ↩
-
Yargıtay 11. HD'nin yerleşik içtihadında, "%50'nin üzerindeki pazar payının tanınmışlık iddiasını güçlü kıldığını" belirtmiş; ancak "%50'nin altında" olması tanınmışlığı otomatik olarak reddetmemiştir. Bkz. çeşitli Yargıtay 11. HD kararları. ↩
-
Suluk vd., Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 195-197. ↩
-
Çolak, Türk Marka Hukuku, s. 242-244. ↩
-
Yargıtay 11. HD'nin yerleşik içtihadında, "kullanım süresi" tek başına yeterli olmayıp, diğer kriterlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. ↩
-
Güneş, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku, s. 215-217. ↩
-
Uzunallı, Marka Hukuku, s. 166-168. ↩
-
Kathal & Partners'ın yayımladığı "Brand Valuation and Trademark Strength" başlıklı raporuna göre, "%60'ın üzerindeki unaided recall" tanınmışlık için güçlü bir göstergedir. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 26.05.2025, E. 2024/5630, K. 2025/3660. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 20.10.2025, E. 2025/1618, K. 2025/6376. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 15.10.2025, E. 2025/1453, K. 2025/6242. ↩
-
Çolak, Türk Marka Hukuku, s. 245-248. ↩
-
Bozgeyik, Marka Hakkının Korunması, s. 225-228. ↩
-
Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 165-167. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 20.10.2025, E. 2025/1618, K. 2025/6376. ↩
-
AB Marka Tüzüğü (2017/1001), md. 8/5. Suluk vd., Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 210-212. ↩
-
Sabel AG c. Puma AG, C-249/97, [1998] ECR I-00411. Bently vd., Intellectual Property Law, s. 680-682. ↩
-
WIPO, Joint Recommendation Concerning Provisions on the Protection of Well-Known Marks (1999). ↩
-
Çolak, Türk Marka Hukuku, s. 250. ↩