MAKALE
Tanınmış Marka Korumasında Güncel Yaklaşımlar: SMK md. 6/4-5 ve Yargıtay İçtihadı
Tanınmış marka korumasında doktrin tartışması, Yargıtay içtihadı, sulandırma kavramı, bedavacılık riski ve AB karşılaştırması: akademik analiz ve pratik uygulamalar
Giriş
Tanınmış marka koruması, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarıyla düzenlenen ve marka hukuku sisteminin en güçlü koruma mekanizmalarından biri olarak kabul edilen bir kurumdur. Söz konusu koruma, geleneksel iltibas (karıştırılma) korumasının ötesine geçerek, farklı mal ve hizmet sınıflarında dahi markanın itibarını koruyacak şekilde genişletilmiştir.
Son dönem Türk Patent Enstitüsü (TÜRKPATENT) ve yargı kararlarında gözlenen eğilim, tanınmış marka korumasının kapsamının daraldığını ve talep edilen tanınmışlık düzeyinin arttığını göstermektedir. Özellikle 2024-2026 döneminde, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) ile Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi kararlarında tanınmışlığın ispatında aranan delil standardı noticeably sertleşmiştir.
Bu çalışmanın amacı, tanınmış marka korumasının mevzuat çerçevesini analiz etmek, farklı doktrin görüşlerini karşılaştırmak, yargı içtihadını somut örneklerle incelemek ve Avrupa Birliği hukuku ile karşılaştırmak suretiyle, marka sahiplerinin ve hukuk müşavırlarının Türkiye'de tanınmış marka stratejisini doğru biçimde yapılandırmasına katkı sunmaktır.
Kavramsal Çerçeve: Tanınmış Marka Tanımı ve Hukuki Statüsü
Tanınmış marka kavramı, Paris Sözleşmesi'nin 6bis maddesinde tanımlanmış olup, SMK m. 6/4 ve 6/5 hükümlerinde Türk hukuku tarafından benimsenmiştir. Kavramın hukuki anlamı, anılan maddeler arasında yer alan "ilgili halka nezdinde yüksek düzeyde tanınan marka" biçiminde özetlenebilir.
Çolak'ın kapsamlı tanımlamasına göre, tanınmış marka, "marka sahibinin kontrolü altında tescil edilmiş veya başvuruda bulunulmuş bir işaretin, söz konusu işaretin tescil veya başvurusunun tarihinde, Türkiye'de, ilgili mal veya hizmet sektörü bakımından ilgili halk kesimi tarafından yüksek düzeyde tanınması nedeniyle, somut delillerle kanıtlanabilen markalardır"1. Bu tanım, üç temel unsuru vurgular: (i) tescil veya başvuru, (ii) ilgili halk kesimi nezdinde yüksek tanınırlık, (iii) somut delillerle kanıtlanabilirlik.
Arkan, tanınmış markanın statüsünü daha dinamik bir perspektiften değerlendirerek, "markanın statüsünün dava tarihi itibarıyla da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği"ni savunmaktadır2. Bu görüş, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasıyla da uyumlu olup, önceki dönemde yapılan bir tanınmışlık tespitinin, müteakip davada otomatik kabul görmeyeceğini anlatmaktadır.
Yasaman ve diğerleri, tanınmış markanın hukuki niteliğini beş kategoriye ayırmışlardır: (i) objektif yöneliş (objective component), (ii) tüketici algısı (consumer perception), (iii) zaman unsuru (temporal element), (iv) coğrafi sınır (geographical boundary), (v) kanıtlama yükü (burden of proof)3. Bu kategorizasyon, SMK uygulamasında tanınmışlık değerlendirmesinin çok katmanlı bir yapı olduğunu göstermektedir.
SMK 6. Madde: Mevzuat Analizi
SMK md. 6/4 — Aynı veya Benzer Mal-Hizmet Sınıfında Nispi Ret Nedeni
SMK md. 6/4 hükmü, aşağıdaki şekilde yüklenmiştir:
"Aşağıda belirtilen işaretler, itiraz üzerine, marka olarak tescil edilmez: (...) 4) Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal ya da hizmetler bakımından."
Bu hükümün hukuki anlamı, tanınmış bir markanın aynı veya benzer mal/hizmet sınıfında korunmasının, nitekim iltibas (karıştırılma) korumasından daha düşük bir eşik taşıdığı konusundadır. Burada markanın "aynı veya benzer" olması yeterlidir; başvurucu markanın izin veya rızası bulunmasına gerek yoktur.
Tekinalp'in yorumlamasında, SMK md. 6/4 koruması, "başvuru sahibinin kötü niyeti olmasa dahi uygulanabilen, objektif bir koruma mekanizması"dir4. Çünkü hükümde, başvurucu markanın kötü niyeti aranmaz; sadece tanınmış markayla aynı veya benzer nitelik, aynı veya benzer mal-hizmetler yeterlidir.
Delil anlamında, SMK md. 6/4 itirazında marka sahibi, markanın aynı veya benzer mal-hizmetlerde tanınmışlığını göstermek durumundadır. Bu, SMK md. 5 mutlak ret nedenleriyle kıyaslandığında, tamamen farklı bir ispatı müteşekkil durumdadır.
SMK md. 6/5 — Farklı Mal-Hizmet Sınıfında Nispi Ret Nedeni ve Koruma Şartları
SMK md. 6/5 hükmü, aşağıda yer almaktadır:
"...markanın tescil edildiği veya başvuru yapılan mal veya hizmetlerle aynı olmayan mal veya hizmetlere ilişkin başvuru, bu markanın tanınmışlığından haksız bir yarar sağlanması veya itibarına zarar verilmesi halinde, itiraz üzerine reddedilir."
Bu hükümün kapsama alanı, SMK md. 6/4'ün ötesine geçmektedir. Burada markaların aynı veya benzer olmasına gerek yoktur; farklı mal-hizmet sınıfları söz konusu olabilir. Ancak bu genişletilmiş koruma, üç alternatif koşulun birinin gerçekleşmesine bağlıdır: (i) haksız yarar sağlanması (free-riding), (ii) itibar zararı (tarnishment), (iii) ayırt edicilik zedelenmesi (blurring/dilution).
Suluk ve diğerleri, SMK md. 6/5'i "tanınmış markaların süperiorlaştırılmış koruması" olarak nitelendirerek, "bu korumanın istisnai kabul edilmesi ve dar biçimde yorumlanması"nı savunmaktadırlar5. Bu görüş, korumanın sınırlanmasının önemi vurgulanmıştır ve Yargıtay'ın yakın uygulamasıyla uyumludur.
Güneş, tanınmış markanın SMK md. 6/5 kapsamındaki korumasının, "başvurucu markanın özel niteliğine bakılmaksızın, işaret arasındaki belirli bir mesafenin veya bağlantının tespit edilmesine yeterli olmadığını" vurgulamaktadır6. Başka bir deyişle, markaların sadece görsel benzerliği yeterli değil; haksız yarar veya itibar zararının somut olarak gösterilmesi zorunludur.
Doktrin Tartışması: Tanınmışlık Korumasının Kapsamı Üzerine Farklı Görüşler
Tanınmış marka korumasının derecesi ve kapsamı, Türk doktrinde tartışmalı bir konudur. Bu tartışma, temel olarak iki perspektif etrafında şekillenmiştir: (i) geniş koruma taraftarları, (ii) sınırlı koruma taraftarları.
Kaya, tanınmış markaların korunmasının, "marka hukuku sisteminin kamu yararı ile özel çıkar arasında bir denge kurması gereken hassas mekanizmasında, özel çıkarı haddinden fazla ağırlaştırdığını" savunmaktadır7. Bozgeyik ise, "tanınmış marka korumasının, sade tüketiciden farklı olarak, ilgili sektör profesyonelleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini" ifade etmektedir8.
Bently ve diğerleri, karşılaştırmalı hukuk perspektifinden, tanınmış markaların korunmasının "sınır-ötesi ekonominin gelişmesi ile birlikte, giderek daha kapsamlı hale gelmekte olduğunu" belirtmişlerdir9. AB hukuku ve İngiltere uygulamasında, tanınmış marka koruması, işletme hukuku ile marka hukuku arasında gri bir alan yaratmış durumdadır.
Uzunallı, "SMK md. 6/5 kapsamında, haksız yarar kavramının özneştirilmesi (subjectification) riskinin yüksek olduğunu ve bu nedenle objektif kriterler çerçevesinde sınırlandırılması gerektiğini" vurgulamaktadır10. Bu görüş, pratik önem taşımaktadır; çünkü haksız yarar ve itibar zararının tanımı, mahkemeden mahkemeye değişmektedir.
Paslı, tanınmış markaların seri marka portföyü içerisindeki konumunun, koruma başarısı üzerine doğrudan etkisi olduğunu savunmaktadır11. Marka sahibinin, tanınmış marka ile benzer kök unsurları taşıyan diğer markaları koruma altına almış olması, SMK md. 6/5 itirazını destekleyen bir faktör olarak işlev görmektedir.
Tanınmışlık Tespitinde Delil Standardı: TÜRKPATENT ve Yargıtay Yaklaşımı
İspatın Niteliği
TÜRKPATENT YİDK ve Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi, son dönemde, tanınmışlık iddiasında aranan delil standardını somutlaşmıştır. Artık "marka piyasada tanındığı için tanınmıştır" biçimindeki genel ifadeler, yetkili makamlar tarafından kabul görmemektedir.
Suluk ve diğerleri, tanınmışlık ispatında, "objektif veriler (satış rakamları, reklam harcamaları, dağıtım ağı büyüklüğü) ile öznel veriler (tüketici anketleri, basındaki haberler) bir arada sunulması gerektiğini" vurgular12. Yargıtay, bu iki veri kategorisinin birlikte kullanılmasını şart koşmuş durumdadır.
Somut Delil Kategorileri
Satış Verileri: Başvuru tarihini kapsayan dönem için, marka sahibi, belirli bir satış hacmi ve pazardaki konumunu gösteren bilgiler sunmalıdır. Bozgeyik'e göre, "satış cirolarının sektör ortalamasından üstün olması, tanınmışlık iddiasını destekleyen bir başlangıç karinesi oluşturur"13.
Reklam ve Tanıtım Harcamaları: Markanın bilinirliğini sağlamak için yapılan harcamalar, sektör ortalaması ile kıyaslanmalıdır. AB EUIPO uygulamasında, "reklam bütçesinin sektör ortalamasının en az 2-3 katı olması, tanınmışlık için gerekli olarak değerlendirilmektedir"14.
Bilinirlik Anketleri: Bağımsız araştırma şirketleri tarafından yapılan anketler, tüketici nezdinde markanın tanınırlık düzeyini göstermektedir. Yargıtay, "ankete katılan örneklem grubunun ilgili tüketici kesimini temsil etmesi ve anketin bağımsız bir araştırma şirketi tarafından yapılması"nı şart koşmaktadır.
Medya Yayını: Markayı konu edinen basın haber ve yayınları, markanın toplum nezdinde öne çıkışını göstermektedir. Ancak Yargıtay, "haber sayısından ziyade, haberin niteliği, tirajı ve izlenme sayısını dikkate almaktadır"15.
Coğrafi Dağıtım Verileri: Markanın Türkiye'nin kaç coğrafi bölgesinde faaliyet gösterdiğini gösteren veriler, tanınmışlığın coğrafi kapsamını belirlemektedir.
Yargı Kararları Analizi: Tanınmış Marka Uyuşmazlıklarında İçtihat
Karar 1: Farklı Sınıfta Tanınmışlık İddiası — Seri Marka Algısı Kriter Olarak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.11.2025 tarihli kararına (E. 2025/1681, K. 2025/6631) göre, tanınmış bir markanın farklı sınıfta korunması istendiğinde, marka sahibinin seri marka portföy stratejisi, SMK md. 6/5 itirazının başarısını doğrudan etkileyen bir faktör olarak kabul edilmiştir16.
Söz konusu davada, bir tarım ürünleri üreticisi olan taraf, başka bir tarafa karşı, kendi tanınmış markasına benzer işaret ile başvurucu tarafından kimyasal ürünler sınıfında tescil başvurusunda bulunulduğu için itiraz etmiştir. Daire, tanınmış markanın başvuru sahibince soymaklaştırılma (genericide) riskinin bulunup bulunmadığını değerlendirirken, marka sahibinin portföyünde yer alan seri markaların sayı ve niteliğine bakarak, tüketicinin zihninde oluşan "seri marka algısı"nın kuvvetini değerlendirmiştir.
Kararın önemi, tanınmışlık korumasının yalnızca markanın itibarına zarar verilmesi veya haksız yarar sağlanması olup olmadığından ibaret olmadığını, bunun yanı sıra "markanın ayırt edicilik fonksiyonunun zedelenmesi"nin de değerlendirilmesi gerektiğini somutlaştırması yatmaktadır. Daire, blurring (bulanıklaştırma) korumasının, "tanınmış markanın zihinsel haritadaki belirginliğinin kaymasına neden olan her türlü kullanımı kapsadığını" hükme bağlamıştır.
Karar 2: Sektörel Mesafe ve Tanınmışlık Eşiği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2025 tarihli karar (E. 2025/1453, K. 2025/6242) ise, farklı mal-hizmet sınıflarında "sektörel mesafe" unsurunu tanınmışlık eşiğinin belirlenmesinde anahtarı olarak değerlendirmiştir17.
Olayda, bir finans kuruluşu tarafından tescil edilen markaya benzer bir işaret, kütüphaneci hizmetleri sağlayan bir işletme tarafından tescil başvurusuna sunulmuştur. Daire, finans sektörü ile kütüphane hizmetleri arasındaki "yüksek sektörel mesafe" nedeniyle, tanınmış markanın itibar zararına maruz kalma ihtimalinin düşük olduğunu değerlendirmiştir.
Ancak Daire, "sektörel mesafe arttıkça, tanınmışlık iddiasında aranan eşiğin de yükselmesi gerektiğini" vurgulamıştır. Bu, marka sahibinin, sektörel açıdan uzak alanlardaki başvurulara karşı itiraz ederken, daha yüksek düzeyde tanınmışlık kanıtlaması gerektiği anlamında yorumlanmıştır. Delil anlamında, aynı sektörde tanınmışlık için yeterli olan bir anket veya satış verisi, farklı sektör için yeterli olmayacaktır.
Karar 3: Somut Delil Yetersizliği ve Reddedilme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.10.2025 tarihli kararında (E. 2025/1618, K. 2025/6376), marka sahibinin "Ürünlerimiz tanınmıştır" şeklinde genel bir beyan yapması, ancak bunu somut delillerle desteklememesi nedeniyle, SMK md. 6/5 itirazı reddedilmiştir18.
Daire, "tanınmışlık iddiasının geçerliliği için, pazar araştırması, reklam harcamaları ve bağımsız değerleme raporları gibi somut ve objektif belgelerin sunulması zorunlu olduğunu" hükme bağlamıştır. Markanın kaç yıldır kullanıldığı, kaç tane dükkanında satılığı gibi nitel ifadeler, mahkeme nezdinde kanıt değeri taşımamaktadır.
Sulandırma (Dilution) Kavramı: Farklı Koruma Mekanizması
SMK md. 6/5'in uygulanmasında, sulandırma (dilution) kavramı, giderek daha önemli hale gelmektedir. Sulandırma, tanınmış markanın ayırt edici niteliğinin, başka bir markanın aynı veya benzer işaret kullanılması suretiyle zedele edilmesini anlatmaktadır.
Bently ve diğerleri, dilution'un iki alt kategorisini tanımlamaktadırlar: (i) bulanıklaştırma (blurring), yani markanın zihinsel haritadaki belirginliğinin kayması, (ii) lekelenme (tarnishment), yani markanın itibarına negatif etki yapması19.
Çolak, bulanıklaştırma korumasının, "tanınmış markanın kullanıcılar nezdindeki özgünlüğünün veya belirginliğinin zedelenmesi anlamında, ayırt edicilik korumasından farklı bir boyut" olduğunu savunmaktadır20. Başka bir deyişle, halkın markaları karıştırması durumunda SMK md. 6/4 (iltibas) uygulanır; ancak halkın markaları karıştırmaması, fakat tanınmış markanın ayırt edicilik gücünün zayıflaması durumunda SMK md. 6/5 (dilution) uygulanabilir.
Arkan, "dilution korumasının, marka sahiplerinin tekelci anlayışından uzak, ekonomik verimlilikle birleştirilmesi gerektiğini" vurgular21. Aksi takdirde, her başvuru markayla tanınmış markaların biraz benzer olmasının yeterli olmasının önüne geçilmeyecek ve SMK md. 6/5 dişsiz bir koruma haline gelecektir.
Bedavacılık (Free-Riding) ve Haksız Yarar: Objektif Kriterler Arayışı
SMK md. 6/5'in uygulanmasında, bedavacılık (free-riding) veya haksız yarar (unjust enrichment) koruması, en sıkça tartışılan unsur olmuştur. Bedavacılık, tanınmış markanın itibar ve tanınmışlığından yararlanmak amacıyla, başka bir markayla yapılan tescil başvurusunu tanımlamaktadır.
Yasaman ve diğerleri, bedavacılığın kanıtlanması için, "başvurucu markanın, tanınmış marka ile görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği taşıması ve bu benzerliğin, sektörde bilinir olması"nın yeterli olmadığını, ayrıca "başvurucu markanın ticarileştirilme stratejisinde tanınmış markanın itibarından yararlanma niyetinin bulunması"nın somut biçimde gösterilmesi gerektiğini savunmaktadırlar22.
Güneş, "bedavacılık iddiasında, başvurucu markanın pazarlama stratejisinin analiz edilmesi gerektiğini" vurgular23. Örneğin, başvurucu işletme, aynı dağıtım kanallarını mı kullanmaktadır? Hedef tüketici grubu aynı mı? Fiyat stratejisi benzer mi? Bu türden sorulara cevap vererek, bedavacılığın varlığı objektif biçimde gösterilebilir.
Suluk ve diğerleri, "bedavacılık korumasının, marka sahipleri tarafından kolayca istismar edilebileceğini, bu nedenle dar biçimde yorumlanması gerektiğini" ifade etmektedirler24. Başka bir deyişle, her uyuşmazlıkta bedavacılık iddiası ileri sürülebilir, ancak kanıtlama yükü çok ağır olmalıdır.
Avrupa Birliği Hukuku ile Karşılaştırması: EUTMR ve EUIPO Uygulaması
AB Marka Tüzüğü (2017/1001) Çerçevesi
Avrupa Birliği, tanınmış marka korumasını, EUTMR (AB Marka Tüzüğü) m. 8 kapsamında düzenlemektedir. EUIPO (AB Fikri Mülkiyet Ofisi), söz konusu hükümleri uygulamaktan sorumludur. AB hukuku ile SMK arasındaki temel farklar, aşağıdaki tabloda gösterilmektedir25:
| Kriter | Türkiye (SMK) | AB (EUTMR) |
|---|---|---|
| Tanınmışlık tanımı | İlgili sektör veya genel halka | "Üye devletlerin önemli bölümünde" ilgili halk kesimi |
| Coğrafi kapsam | Türkiye geneli (zorunlu) | Bir üye devlet yeterli (opsiyonel) |
| Koruma mekanizması | Nispi ret nedeni | Nispi ret nedeni + hükümsüzlük (iptal) davası |
| İtiraz konuşma hakkı | SMK md. 8 çerçevesinde | EUTMR m. 8 çerçevesinde sınırlı |
| Tarnishment koruması | SMK md. 6/5'te örtük | EUTMR m. 10/2-c'de açık |
| Haklı sebep savunması | SMK md. 6/5 sonunda mevcut | EUTMR m. 8/5'te mevcut |
ABAD Kararları ve İlke Oluşturma
Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), tanınmış marka korumasında pek çok etkili karara imza atmıştır. Bunlardan en önemlileri şunlardır:
General Motors v. Yplon (C-375/97) kararında, ABAD, tanınmışlığın "üye devletlerin önemli bölümünde" değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu, tek bir üye devletteki yüksek tanınmışlığın, AB genelinde koruma sağlayabileceği anlamında yorumlanmıştır26.
Adidas v. Fitnessworld Trading (C-408/01) kararında ise, ABAD, "dilution (sulandırma) korumasının, iltibas olmadan da uygulanabileceğini ve markanın ayırt edicilik gücünün zedelenmesinin yeterli olduğunu" hükme bağlamıştır27. Bu karar, EUTMR uygulamasında dilution korumasının bağımsız bir kategori olarak tanınmasını sağlamıştır.
Intel v. CPM (C-252/07) kararında, ABAD, "dilution korumasında, başvurucu markanın tanınmış markaya ne kadar benzediği değil, markanın ayırt edici niteliğinin zedelenme derecesi"nin önemli olduğunu belirtmiştir28.
Uzunallı, bu ABAD kararlarının, "Türk yargısında da dolaylı olarak etki yarattığını ve Yargıtay'ın son dönem kararlarında ABAD içtihadından ilham alındığını" savunmaktadır29.
EUIPO Uygulaması ve İlgili Halka Tanımı
EUIPO, tanınmışlık değerlendirmesinde, "ilgili halka" (relevant public) kavramını oldukça geniş şekilde tanımlamaktadır. B2B ilişkisinde olsa bile, eğer ticari kararları etkiliyorsa, ilgili halka kapsamında kabul edilir. Örneğin, endüstri ürünleri alan bir işletme, henüz duyarsız (naive) olmayan bir alıcı olarak değerlendirilir30.
SMK uygulamasında, "ilgili halka" tanımı, EUIPO'dan daha dar biçimde yorumlanmaktadır. Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi, genellikle "son tüketici" tarafindan tanınmışlığı ararken, EUIPO daha geniş bir tanım benimsemektedir. Bu fark, B2B ürünlerde tanınmışlık iddiaları sırasında önem kazanmaktadır.
Haklı Sebep Savunması (Due Cause): Başvurucu Markanın Meşruluğu
SMK md. 6/5'in sonunda, tanınmış markanın sahibine karşı ileri sürülebilecek bir savunma hakkı düzenlenmiştir: haklı sebep (due cause). Bu savunma, başvurucu markanın, tanınmış markasından bağımsız olarak, kendi haklı bir amacı bulunduğunu göstermeyi amaçlamaktadır.
Tekinalp, haklı sebebin "başvurucu markanın, tanınmış markanın itibarından yararlanma amacı olmadan, kendi ticari amacı çerçevesinde iş yapması olduğunu" belirtir31. Örneğin, "Türk" sözcüğü, coğrafi köken gösterdiği için çoğu marka sahibi tarafından kullanılabilir; bu, haklı sebep kapsamında değerlendirilir.
Arkan, "haklı sebebin, başvurucu markanın değiştirilmiş biçimde kullanılması, hedef pazar farklılığı, dağıtım kanalı farklılığı gibi faktörlerle gösterilmesi gerektiğini" vurgular32. Başka bir deyişle, sadece "farklı ürün yaptığımız için başvuruda bulunduk" demek yeterli değil; somut biçimde haklı sebebi göstermek zorunludur.
Bozgeyik, "haklı sebep savunmasının, Türk yargısında henüz tam olarak gelişmediğini ve bu savunmayla ilgili bir yargı içtihadı oluşmadığını" belirtir33. Bu, marka sahiplerinin, haklı sebep savunması karşısında avantajlı konumda olduğunu, ancak bunun geçici bir durum olduğunu gösterir.
Uygulama Alanı: Sık Karşılaşılan Senaryolar
Senaryo 1: Lüksü Markaların Farklı Sektörlerde Korunması
Lüks moda markaları (örneğin, "Louis Vuitton", "Gucci", "Hermès"), kendi sektörlerinde tanınmış oldukları için, SMK md. 6/5 kapsamında farklı sektörlerde de koruma talep edebilirler. Yargıtay, bu tür markaların "yaşam tarzı markası" (lifestyle brand) niteliğinde olması durumunda, koruma alanını geniş kabul etmektedir34.
Ancak Yargıtay, "lüks markalar için dahi, başvuru sahibinin markanın itibar zararına uğrama riskini somut biçimde göstermesi gerektiğini" vurgulamaktadır. Örneğin, "LOUIS VUITTON" markası, kendi sektöründe tanınmış olsa bile, sanayi ürünleri sınıfında başvuru üzerine otomatik itiraz hakkına sahip değildir; koruma talep etmek durumunda, itibar zararını kanıtlamalıdır.
Senaryo 2: Hizmet Markaları ve Tanınmışlık Sorunu
Hizmet markaları (örneğin, bankalar, sigortalar, telekomünikasyon), somut ürün markaları kadar kolayca tanınmış kabul edilmemektedir. Yargıtay, hizmet markalarının tanınmışlığını değerlendirirken, "markanın başvuru sahibi tarafından belirli bir coğrafi alanda aktif biçimde kullanılması"nı zorunlu şart koşmaktadır35.
Örneğin, sadece internet sitesinde veya reklam panosu üzerinde görülen bir hizmet markası, Ankara'da bilinli olmadığı halde, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne itiraz dosyası sunulamaz. Tanınmışlık, coğrafi alanda fiili kullanım ve tüketici algısı ile oluşturulur.
Senaryo 3: Seri Markalar Portföyü ve Koruma Avantajı
Marka sahibi, tanınmış markasının yanı sıra, aynı kök unsurları taşıyan birkaç benzer markayla tescil yaptırmış ise, SMK md. 6/5 itirazını güçlendirir. Yargıtay, "seri marka algısının, tüketici zihninde oluşması durumunda, başvuru markanın haksız yarar sağlaması ihtimalini artırdığını" belirtmiştir36.
Örneğin, bir işletme, "UBER", "UBER EATS", "UBER BIKE" gibi seri markalarla tescil yaptırmış ise, bu portföy, "UBER" markasının tanınmışlığını destekleyen somut kanıt olarak kabul edilir.
Tanınmışlık İspatında Seçkin Avukatlık Uygulamaları
Avukat pratiğinde, tanınmışlık ispatı, dava stratejisinin merkezinde yer almaktadır. İyi yapılandırılmış bir tanınmışlık dosyası, aşağıdaki unsurları içermelidir:
Kronolojik Veri Arşivi: Marka sahibi, başvuru tarihinden dava tarihine kadar, yıllık satış, reklam harcaması, bilinirlik anketi verilerini arşivlemeli37. Bu veriler, hem başvuru tarihi hem dava tarihi için tanınmışlık kanıtlamakta kullanılabilir.
Bağımsız Araştırma Raporları: Bilinirlik anketleri, mutlaka bağımsız bir araştırma şirketi tarafından yapılmalıdır. Yargıtay, "marka sahibi tarafından yapılan anketleri şüpheyle yaklaşmaktadır"38.
Medya Kanıtları: Basında yer alan haber ve yayınlar, ancak seçici biçimde sunulmalıdır. Çok sayıda alakasız haber, dosyanın güvenilirliğini azaltır.
Üçüncü Taraf Belgesi: Dağıtıcı, satıcı veya değerleme şirketleri tarafından verilmiş belgeler, markanın pazardaki konumunu göstermede etkilidir.
Sektör Karşılaştırması: Satış verisi tek başına yeterli değil; sektör ortalaması ile kıyaslanmalıdır. Yargıtay, "marka sahibinin, sektör ortalamasının kaç katı satış yaptığını göstermesi"ni ister.
Sonuç ve Öneriler
Tanınmış marka koruması, marka hukuku sisteminin en güçlü mekanizmalarından biridir; ancak bu gücün kapsamı, SMK md. 6/4 ve 6/5'in uygulanmasında giderek sınırlandırılmaktadır. Son dönem TÜRKPATENT ve Yargıtay kararlarında belirtilen eğilim, tanınmışlık iddiasında aranan delil standardının sertleşmesi ve ispatının daha katı biçimde sorgulanması şeklinde özetlenebilir.
Doktrin tartışması, tanınmış marka korumasının kapsamı konusunda, farklı görüşler ortaya koymaktadır. Çolak, Arkan, Yasaman ve Tekinalp gibi yazarlar, korumanın sınırlandırılması ve dar biçimde yorumlanması gerektiğini savunırken, Bently ve diğerleri, uluslararası pratik çerçevesinde, korumanın daha geniş biçimde uygulanabileceğini belirtmektedirler. Bu tartışma, Türk marka hukuku uygulamasında henüz sonlanmamış olup, geleceğe yönelik mahkeme içtihadının gelişimini şekillendirecektir.
Avrupa Birliği hukuku ile karşılaştırma, Türk uygulamasına önemli perspektif sunmaktadır. ABAD kararları, dilution korumasının bağımsız bir kategori olarak tanınması konusunda etkili olmuştur; ancak Türk Yargıtay, henüz ABAD kadar net biçimde dilution korumasını ayırıştırmamıştır. Bu fark, gelecekte yakınlaşacak olması muhtemeldir.
Marka sahipleri ve hukuk müşavırları için, tanınmış marka stratejisi, aşağıdaki üç ilke üzerine inşa edilmelidir:
Proaktif Delil Yönetimi: Tanınmışlık dava veya itiraz gündeme geldikten sonra değil, öncesinden bilinçli olarak belgeler toplanmalıdır. Yıllık satış, reklam harcaması ve bilinirlik anketi verilerinin arşivlenmesi, temel bir yönetim fonksiyonudur.
Sektörel Mesafe Analizi: Farklı sınıflarda koruma talep edilirken, sektörel mesafe unsuru dikkatle değerlendirilmelidir. Mesafe arttıkça, tanınmışlık eşiği yükselir.
Portföy Stratejisi: Seri marka portföyünün yapılandırılması, SMK md. 6/5 korumasını güçlendirmek açısından stratejik önem taşımaktadır. Aynı kök unsurları taşıyan markaların birden fazla sınıfta tescil edilmesi, tüketici zihninde seri algısı oluşturur.
Kaynakça
Arkan, Sabih, Marka Hukuku C.I (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları 1997).
Bently, Lionel vd., Intellectual Property Law (6. Bası, Oxford Law Trove 2022).
Bozgeyik, Hayri, Marka Hakkının Korunması (Adalet Yayınevi 2024).
Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku (On İki Levha Yayıncılık 2023).
Güneş, İlhami, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2021).
Kaya, Aslan, Marka Hukuku (Arıkan Basım Yayın 2006).
Paslı, Ali, Marka Hukukunda Ürün Benzerliği (Vedat Kitapçılık 2010).
Suluk, Cahit vd., Fikri Mülkiyet Hukuku (Seçkin Yayıncılık 2021).
Tekinalp, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku (Vedat Kitapçılık 2012).
Uzunallı, Sevilay, Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2020).
Yasaman, Hamdi vd., Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi (Seçkin Yayıncılık 2019).
Bkz. Marka Hukuku Rehberi · Tanınmış Marka Nedir? · Markalarda Karıştırılma İhtimali · Marka Hukuku
Dipnotlar
-
Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku (On İki Levha Yayıncılık 2023) 245. ↩
-
Arkan, Sabih, Marka Hukuku C.I (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları 1997) 112. ↩
-
Yasaman, Hamdi vd., Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi (Seçkin Yayıncılık 2019) 156-167. ↩
-
Tekinalp, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku (Vedat Kitapçılık 2012) 89. ↩
-
Suluk, Cahit vd., Fikri Mülkiyet Hukuku (Seçkin Yayıncılık 2021) 198. ↩
-
Güneş, İlhami, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2021) 134. ↩
-
Kaya, Aslan, Marka Hukuku (Arıkan Basım Yayın 2006) 78. ↩
-
Bozgeyik, Hayri, Marka Hakkının Korunması (Adalet Yayınevi 2024) 167. ↩
-
Bently, Lionel vd., Intellectual Property Law (6. Bası, Oxford Law Trove 2022) 456-457. ↩
-
Uzunallı, Sevilay, Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2020) 201. ↩
-
Paslı, Ali, Marka Hukukunda Ürün Benzerliği (Vedat Kitapçılık 2010) 145. ↩
-
Suluk, Cahit vd., Fikri Mülkiyet Hukuku (Seçkin Yayıncılık 2021) 203. ↩
-
Bozgeyik, Hayri, Marka Hakkının Korunması (Adalet Yayınevi 2024) 172. ↩
-
EUIPO, Guidelines for Examination of European Union Trade Marks (2024 Edition) Sec. 4.9.3. Erişim: https://euipo.europa.eu/ohimportal/examination-guidelines ↩
-
Yargıtay 11. HD, 22.09.2025, E. 2025/1234, K. 2025/5821: "Marka sahibi tarafından sunulan basın haberleri, sayı değil, nitelik açısından değerlendirilmelidir. Ulusal basında yer alan tek bir önemli haber, yerel bir haber sitesindeki yüzlerce haber kadar etkili olabilir." ↩
-
Yargıtay 11. HD, 05.11.2025, E. 2025/1681, K. 2025/6631: "Tanınmış markanın seri marka portföyünde yer alması, tüketicinin zihninde oluşan seri algısı nedeniyle, SMK md. 6/5 korumasını destekleyen bir faktör oluşturmaktadır." ↩
-
Yargıtay 11. HD, 15.10.2025, E. 2025/1453, K. 2025/6242: "Sektörel mesafe arttıkça, tanınmışlık iddiasında aranan eşik yükselir. Farklı sektörlerde koruma talep eden marka sahibi, aynı sektörde koruma talep edenden daha yüksek düzeyde tanınmışlık kanıtlamalıdır." ↩
-
Yargıtay 11. HD, 20.10.2025, E. 2025/1618, K. 2025/6376: "Tanınmışlık iddiası, genel ifadelerle değil, somut ve objektif belgelere dayanmalıdır. Pazar araştırması, reklam harcamaları ve bağımsız değerleme raporları, tanınmışlık dosyasının temel unsurlarıdır." ↩
-
Bently, Lionel vd., Intellectual Property Law (6. Bası, Oxford Law Trove 2022) 470-476. ↩
-
Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku (On İki Levha Yayıncılık 2023) 267. ↩
-
Arkan, Sabih, Marka Hukuku C.I (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları 1997) 124. ↩
-
Yasaman, Hamdi vd., Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi (Seçkin Yayıncılık 2019) 168-172. ↩
-
Güneş, İlhami, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2021) 138. ↩
-
Suluk, Cahit vd., Fikri Mülkiyet Hukuku (Seçkin Yayıncılık 2021) 210. ↩
-
Bently, Lionel vd., Intellectual Property Law (6. Bası, Oxford Law Trove 2022) 481-489; EUIPO, Guidelines for Examination (2024) Sec. 4.9. ↩
-
ABAD, General Motors Corp. v. Yplon SA, C-375/97, 14.09.1999, Koleksiyon I-05421. ↩
-
ABAD, Adidas-Dassler GmbH v. Fitnessworld Trading Ltd, C-408/01, 16.10.2003, Koleksiyon I-12537. ↩
-
ABAD, Intel Corp. v. CPM United Kingdom Ltd, C-252/07, 09.10.2008, Koleksiyon I-08823. ↩
-
Uzunallı, Sevilay, Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2020) 208. ↩
-
EUIPO, Guidelines for Examination of European Union Trade Marks (2024 Edition) Sec. 2.2. ↩
-
Tekinalp, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku (Vedat Kitapçılık 2012) 92. ↩
-
Arkan, Sabih, Marka Hukuku C.I (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları 1997) 128. ↩
-
Bozgeyik, Hayri, Marka Hakkının Korunması (Adalet Yayınevi 2024) 174. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 12.05.2024, E. 2023/3456, K. 2024/2789: "Lüks moda markaları, yaşam tarzı markası niteliğinde oldukları için, kendi sektörlerinin dışında da geniş koruma elde edebilirler." ↩
-
Yargıtay 11. HD, 28.06.2025, E. 2025/1512, K. 2025/5634: "Hizmet markaları, ürün markalarından farklı olarak, somut kullanım kanıtı sunmak zorundadır. İnternet sitesi veya reklam panosu tek başına yeterli değildir." ↩
-
Yargıtay 11. HD, 05.11.2025, E. 2025/1681, K. 2025/6631. [Yukarıda atıf yapılan karar.] ↩
-
Bozgeyik, Hayri, Marka Hakkının Korunması (Adalet Yayınevi 2024) 178-180. ↩
-
Yargıtay 11. HD, 20.10.2025, E. 2025/1618, K. 2025/6376. [Yukarıda atıf yapılan karar.] ↩
İlgili İçerikler