Zeki DemirciFikri Mülkiyet Hukuku

MAKALE

Markalarda Karıştırılma İhtimali: SMK Madde 6/1 Analizi ve Yargıtay İçtihadı

Marka hukuku nispi ret nedeni karıştırılma ihtimalinin doktrin, mevzuat ve içtihat bağlamında kapsamlı akademik incelemesi — SMK md. 6/1, benzerlik testleri, ortalama tüketici standardı.

·Marka Hukuku·Nispi Ret Nedenleri
Marka hukuku editör nişanı
ZD
Av. Zeki DemirciFikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku

Giriş

Marka hukuku sisteminin merkezinde, koruma pratikleri ile iş hayatının özgürlüğü arasında bir denge kurma amacı yer almaktadır. Bu dengenin en önemli aracı "karıştırılma ihtimali" (likelihood of confusion) kavramıdır. Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) md. 6/1 uyarınca, yeni bir marka başvurusu, tescillenmiş bir markaya benzer olması ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsadığı takdirde nispi ret nedeniyle reddedilebilir.1 Ancak bu mekanizmanın uygulanmasında sorun yalnızca benzerlik tespiti değildir; daha derin bir sorun, tüketici algısı, pazar yapısı ve marka ekosisteminin karmaşık ilişkisini yönetmektir.

Karıştırılma ihtimali, TÜRKPATENT'in itiraz kararlarının yaklaşık yüzde 70'inin gerekçesini oluşturmakta, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin docket'inin büyük bölümünü işgal etmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bu kavramın uygulanmasında tutarlı ancak multifaktöryel bir metodoloji geliştirmiştir. Bu makalede, kavramın doktrinel tanımından, mevzuat analizi ve Yargıtay içtihadının özgün yönteminden, karşılaştırmalı hukuk perspektifine kadar, markalarda karıştırılma ihtimalinin kapsamlı bir incelemesi yapılacaktır.

Kavramsal Çerçeve: Karıştırılma İhtimalinin Doktrinel Temeli

Karıştırılma ihtimali, tüketicinin bir marka nedeniyle başka bir markayla veya o markanın sahibi ile ticari bağlantı kurması riskini ifade eder. Çolak'a göre, bu durum "tüketici açısından öznellik taşımasına karşılık, yargı nezdinde nesnel kriterler çerçevesinde değerlendirilmesi gereken" bir kavramdır.2 Arkan ise, karıştırılma ihtimalinin müstakil bir hukuki sonuç doğurduğunu, marka sahibine nispi bir hak sağladığını belirtmiştir; bu hak, başkalarının benzeri işaretleri marka olarak tescil ettirmesini engellemek yeteneğidir.3

Doktrinde karıştırılma ihtimaline ilişkin iki farklı perspektif vardır. Geleneksel görüş, karıştırılma ihtimalini "doğrudan karıştırılma"—yani tüketicinin iki markayı birbirinin yerine geçer olarak algılaması—ile sınırlandırmıştır. Ancak Tekinalp, SMK md. 6/1'in "ilişkilendirilme ihtimali de dâhil" ifadesini vurgulayarak, sadece doğrudan karıştırmayı değil, tüketicinin iki marka arasında ekonomik veya kurumsal bir bağ olduğunu düşünmesinin yeterli olduğunu savunmuştır.4 Bu perspektif, Türk hukuku ve AB hukuku arasında bir paralellik gösterir; nitekim AB Marka Tüzüğü (EUTR) m. 10(2)(b) da "ilişkilendirme riski" (association risk) ayrı bir koruma alanı olarak tanınmıştır.

Suluk ve meslektaşlarının yaklaşımı, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde "çifte benzerlik şartı"nın rolünü belirlemiştir: işaret benzerliği ile mal/hizmet benzerliğinin eşzamanlı olarak bulunması gerekir. Tek başına işaret benzerliği veya tek başına mal/hizmet örtüşmesi yeterli değildir.5 Güneş ise, bu değerlendirmenin "bütünsel" yapılması gerektiğini, ayrıntılı unsur bazı karşılaştırmayı reddederek, tüketici tarafından markaya atfedilen "genel izlenim"i esas almıştır.6

Bozgeyik, karıştırılma ihtimalinin tespitinde "baskın unsur testi"nin önemine vurgu yapmıştır; birleşik markaların her bileşeninin aynı ağırlıkta tartılmadığını, tüketicinin dikkatini çeken baskın ve ayırt edici unsurlar tarafından markanın tanınmasının önemli olduğunu belirtmiştir.7 Uluslararası doktrin, özellikle Bently ve meslektaşları, bu kavramın sınır ötesi pazar yapısında ne denli semantik açıdan sorunlu olduğunu vurgulamış, "ortalama tüketici" tanımının coğrafyaya ve mal kategorisine göre değişken olduğunu ortaya koymışlardır.8

Mevzuat Analizi: SMK Madde 6/1

SMK Madde 6/1'in Hükmü

SMK md. 6/1, karıştırılma ihtimaline ilişkin nispi ret nedeni şu şekilde düzenlenmektedir:

"Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."

Bu hükmün yapısı, iki temel unsuru birlikte aramaktadır: (1) işaret benzerliği, (2) mal veya hizmet benzerliği. Kanun, ayrıca "ilişkilendirilme ihtimali de dâhil" ifadesini kullanarak, koruma kapsamını genişletmiştir. Bu mekanizmanın amacı, önceki tarihli markanın sahibi veya başvuru sahibini korumak değil, halka karşı yanlış bir bağlantı algısından korumaktır.

SMK md. 6/1'in karşılaştırması yapıldığında, AB Marka Tüzüğü m. 8(1)(b) ile tamamen paralel olduğu görülmektedir. Her iki düzenlemede de nispi ret nedeni aynı şekildedir: işaret benzerliği + mal/hizmet benzerliği + karıştırılma ihtimali (veya AB'de "likelihood of confusion"). Ancak SMK md. 6/4 ve 6/5'te tanınmış markalar için özel koruma sağlanmıştır ki, bu da AB hukuku ile benzer ancak SMK'da daha geniş bir yorum olanağı vermektedir.

Karşılıklı Bağımlılık Ilkesi

SMK md. 6/1'in uygulanmasında kritik bir ilke, işaret benzerliğinin yüksekliği halinde mal/hizmet benzerliğinin eşiğinin düşebileceğidir. Bu "karşılıklı bağımlılık ilkesi" (interdependence principle), AB Genel Mahkemesi (General Court) tarafından SABEL/PB (Case T-249/95) kararında ortaya konmuş ve Türk hukuku içtihadı tarafından benimsenmiştir. Bu ilke, değerlendirmenin mekanik ve matrissel değil, dinamik ve bağlamsal olmasını gerektirir.

Örneğin, iki marka optik olarak birbirinin neredeyse kopyası ise, tüketicinin bunları tamamen farklı mal kategorilerinde gördüğünde bile bir ilişki kurması olasıdır. Tersine, işaret benzerliği sınırlı ancak mal/hizmet benzerliği tam ise, karıştırılma ihtimali yine de oluşabilir.

Doktrin Tartışması: Karıştırılma İhtimalinin Kapsamı Üzerine

Türk doktrininde, karıştırılma ihtimalinin kapsamına ilişkin iki temel görüş bulunmaktadır.

Dar görüş, Kaya tarafından temsil edilmektedir. Kaya, karıştırılma ihtimalini sıkı şekilde tanımlayarak, tüketicinin "doğrudan" iki markayı birbirinin yerine geçer olarak algılaması halinde söz konusu olduğunu belirtmiştir.9 Bu görüş, tüketici korumasını merkeze alırken, işletmecilerin yeni pazar ve yeni mal kategorilerinde faaliyet gösterebilme özgürlüğünü prioritize etmektedir.

Geniş görüş ise, Uzunallı tarafından benimsenmektedir. Uzunallı, SMK md. 6/1'in "ilişkilendirilme ihtimali de dâhil" hükmünü esas alarak, tüketicinin markalar arasında herhangi bir ekonomik, kurumsal veya kültürel bağ kurması halinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu savunmuştur.10 Bu görüş, marka portföyü yönetimi açısından daha korumacı bir yaklaşım benimsemektedir.

Paslı, bu iki görüş arasında bir dengeyi önermiştir. Paslı'ya göre, karıştırılma ihtimalinin kapsamı, mal ve hizmetlerin niteliğine göre değişmelidir. Örneğin, "lüks ürünler" kategorisinde tümevar daha yüksek dikkat gösterir, bu nedenle karıştırılma ihtimali daha dar yorumlanmalıdır. Ancak "günlük tüketim ürünleri"nde tüketici dikkat düzeyi düşük olduğundan, karıştırılma ihtimali daha geniş yorumlanabilir.11 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, uygulamada Paslı'nın yaklaşımını benimsimiştir.

Benzerlik Testleri: İşaret Benzerliği

Görsel Benzerlik

İşaret benzerliği değerlendirmesi, markaları birbirine karşı koyarak yapılır. Bu noktada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, hem yan yana karşılaştırmaları (side-by-side comparison) hem de birbirinden bağımsız karşılaştırmaları (separate comparison) dikkate almaktadır. Görsel benzerlik, markaların yazılış biçimi, harf dizilimi, logo yapısı, renk ve düzen benzerliğini kapsar.12

Yargıtay 11. HD'nin 18.09.2024 tarihli kararında ("ÇALIK" / "CALI" uyuşmazlığı), görsel benzerliğin değerlendirilmesinde harf sayısı ve baskın consonant'ların önemine vurgu yapılmıştır. Karar, "ÇALIK" ibaresinin beş harfli, başında Ç sesi olan, K ile biten bir yapıya sahip olduğunu; "CALI"nin ise dört harfli, C ile başlayan ve I ile biten tamamen farklı bir yapıya sahip olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, sonraki "textile" ve şekil ögesi eklemesinin ayırt edici gücü artırdığını belirtmiştir.13

İşitsel (Fonetik) Benzerlik

Fonetik benzerlik, markaların telaffuzunda ortaya çıkan yakınlıkları ifade eder. Türkçe hukuku bağlamında, markaların Türkçe telaffuzundaki benzerlik değerlendirilir; ancak uluslararası markalarda, hedef pazarın dil özelliği dikkate alınır.

Yargıtay 11. HD, fonetik benzerliği değerlendirirken, yalnızca hece sayısının ya da ilk harfin benzerliğini esas almamakta, baskın sesler, vurgu noktaları ve konsonan-vokal dağılımını incelemektedir.14 Örneğin, "Mulino" (İtalyanca, değirmen anlamında) ile "Molina" markaları arasında, hece sayısı ve vokal yapısı benzer olsa bile, ilk consonant'ın farklılığı (M-M / L-L vs L-N) fonetik benzerliği sınıflandırabilir.

Kavramsal (Anlamsal) Benzerlik

Kavramsal benzerlik, markaların çağrıştırdığı anlam, konsept veya fikirsel bağlantıyı inceler. Farklı dillerde aynı kavramı ifade eden markalar arasında, görsel ve fonetik farklılığa rağmen, kavramsal benzerlik karıştırılma ihtimalini doğurabilir.

Örneğin, "LION" (İngilizcede aslan) ile "LEÃO" (Portekizce aslan) markaları arasında, görsel ve fonetik benzerlik olmasa bile, her ikisi de aynı hayvanı simgelediğinden kavramsal benzerlik vardır. Yargıtay 11. HD, bu tür durumlarda, daha geniş bir tüketici segmentinin (örneğin, eğitimli, yabancı dil bilen tüketiciler) bu bağlantıyı kurma olasılığını incelemektedir.15

Benzerlik Testleri: Mal ve Hizmet Benzerliği

Nice Sınıflandırması Yaklaşımı

Mal ve hizmet benzerliği değerlendirmesinde, Nice Sınıflandırması başlangıç noktasıdır ancak belirleyici değildir (SMK md. 11/4). Yargıtay 11. HD, aynı Nice sınıfında yer alan ancak tamamen farklı nitelikteki mal veya hizmetlerin benzer olmayabileceğini; farklı sınıflarda yer alan ancak işlevsel olarak tamamlayıcı mal ve hizmetlerin benzer sayılabileceğini belirtmiştir.16

Örneğin, 29. sınıf gıda ürünleri (et, süt ürünleri vb.) ile 30. sınıf başka gıda ürünleri (un, şeker vb.) aynı sınıfta olmadığı halde, tüketici bakımından benzer sayılabilir. Tersine, 35. sınıf perakendecilik hizmetleri ile 29. sınıf gıda ürünleri tamamen farklı sınıflarda olsa da, gıda perakendeciliğinin tüm aşamalarını kapsadığından, benzerlik söz konusu olabilir.17

Tamamlayıcılık ve Rekabet Faktörleri

Mal ve hizmet benzerliğinin tespitinde, tamamlayıcılık ve rekabet ilişkisi önemlidir. İki mal/hizmet, tüketicinin satın alma kararında örtüşen bir dönem içinde veya aynı ihtiyacı karşılama bağlamında değerlendirilir.

Suluk, bu değerlendirmeyi "kullanıcı kitlesi" üzerinden yapmayı önermiştir. Örneğin, makine operatörleri için tasarlanmış "CNC freze" makineleri ile aynı operatörlere yönelik eğitim hizmetleri farklı mal/hizmetler olmasına rağmen, aynı kullanıcı kitlesine hitap ettiğinden, tüketici bağlamında benzer sayılabilir.18

Ortalama Tüketici Standardı

Kavramın Tanımı ve Uygulama Alanı

Karıştırılma ihtimalinin tespitinde en kritik kriter, "ortalama tüketici" standartıdır. Ortalama tüketici, SMK ve AB Tüzüğü dahil, "makul ölçüde bilgili ve dikkatli" ancak "tam karşılaştırma imkanına sahip olmayan" bir tüketici modelidir.19

Yargıtay 11. HD'nin 06.11.2025 tarihli kararında, ortalama tüketici standardının mal kategorisine göre değişkenlik gösterdiğini belirtmiştir. Karar şöyle ifade etmiştir:

"Başvuru kapsamındaki malların hitap ettiği ortalama tüketiciler açısından, markaların bıraktığı genel izlenim esas alınarak değerlendirme yapılması gerekmektedir. Söz konusu mal kategorisinin yüksek birim fiyata sahip olması, tüketicinin satın alma öncesi daha dikkatli bir inceleme yapmasına sebep olmakta; bu durumda karıştırılma ihtimalının tespitinde daha yüksek benzerlik seviyesi aranmaktadır."20

Bu karar, mal ve hizmetlerin niteliği ve fiyat düzeyinin, ortalama tüketici modelini doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur. Yuksek değerli, teknik veya profesyonel ürünlerde tüketici daha dikkatlidir; günlük tüketim ürünlerinde ise dikkat düzeyi düşüktür.

Bağlamsal Dikkat Düzeyi

Tekinalp, dikkat düzeyinin yalnızca mal türüne göre değil, satın alma bağlamına göre de değişkenlik gösterdiğini vurgulamıştır. Örneğin, aynı tüketici, çevrimiçi alışveriş yaptığında (kısıtlı görsel ve bilgi) farklı bir dikkat düzeyine sahip olabilir; fiziksel bir mağazada ise daha dikkatli olabilir.21

Yargıtay 11. HD, distribüsyon kanallarının (çevrimiçi, toptan, perakende, profesyonel) markaya karşı dikkat düzeyini belirlediğini kabul etmiştir. Örneğin, endüstriyel bileşenlerin toptan pazarında alıcı (B2B) çok daha yüksek dikkat göstermekte; tüketici pazarında (B2C) ise dikkat düzeyi düşüktür.22

Bütünsel Değerlendirme İlkesi ve Baskın Unsur Testi

Genel İzlenim Yaklaşımı

Markaların karşılaştırılması, "bütün" olarak yapılır; parçacı bir yaklaşım uygulanmaz. Yargıtay 11. HD'nin yerleşik uygulaması, markaların "bıraktığı genel izlenim"i esas almaktadır. Bu, EUIPO (European Union Intellectual Property Office) tarafından "overall impression" doktrininin Türk hukuku karşılığıdır.

Görsel, fonetik ve kavramsal benzerliğin her biri ayrı ayrı değerlendirildikten sonra, bu üç düzlemin birlikte oluşturduğu bütünsel izlenim tespit edilir. Tek bir unsurdaki farklılık, genel izlenimin benzer olmasını engellemeyebilir.

Yargıtay 11. HD'nin 25.09.2025 tarihli kararında, bu ilke açıkça formüle edilmiştir:

"Her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibarıyla görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir."23

Baskın Unsur Testi

Bileşik markaların (metin + şekil, birleşik yazılış) değerlendirilmesinde, tüketicinin dikkatini çeken baskın ve ayırt edici unsur belirlenir. Yargıtay 11. HD, bu unsurun belirleniminde, font büyüklüğü, renk, konum ve tekrarlanma sıklığını dikkate almaktadır.24

Yargıtay 11. HD'nin 18.09.2024 tarihli "LEZZET İÇİNDE ZİYAFET" / "ZİYAFET" uyuşmazlığında, baskın unsur testi uygulanmıştır. Karar, başvurucu markanın "ZİYAFET" ibaresini, önceki "ZİYAFET" markasıyla benzer konumda ve ağırlıkta kullandığını tespit etmiştir. Kendisi başvuru markanın diğer bileşenleri farklı olsa bile, baskın unsur olan "ZİYAFET"in ortak kullanımı nedeniyle karıştırılma ihtimalı bulunduğuna hükmetmiştir.25

İlişkilendirilme İhtimali: Doğrudan Karıştırılmanın Ötesine

SMK md. 6/1'in "ilişkilendirilme ihtimali de dâhil" hükmü, koruma kapsamını doğrudan karıştırmanın ötesine taşımıştır. Tüketici, iki markayı birbirinin yerine geçer olarak algılamasa bile, aralarında ekonomik, organizasyonel veya kültürel bir bağ olduğunu düşünüyorsa, ilişkilendirilme ihtimali vardır.

Yargıtay 11. HD'nin 25.02.2025 tarihli kararında, ilişkilendirilme ihtimali şu şekilde tanımlanmıştır:

"Markaları taşıyan ürünlerin işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması, karıştırılma ihtimalini oluşturmaktadır."26

Bu formülasyon, önemli bir ayrımı yapıntır: ilişkilendirilme ihtimali, tüketicinin markalara "aynı kaynaktan geldiği" düşüncesünü gerektirir; bunun somut gerçeğe eşit olması gerekmez. Tüketici sadece "muhtemelen aynı şirketin alt markası" veya "muhtemelen lisans koşulları ile bağlı" şeklinde bir algılama yapsa bile, yeterlidir.

Yargıtay 11. HD, bu değerlendirmede "seri marka algısı"nı da dikkate almaktadır. Önceki marka sahibinin, ortak bir unsur taşıyan bir dizi markaları varsa (örneğin, "X PLUS", "X PREMIUM", "X GOLD" gibi), yeni bir başvuru, bu serinin parçası olarak algılanabilir.27

Tanınmış Markalar ve Genişletilmiş Koruma

SMK Madde 6/4 ve 6/5 Ayrımı

SMK md. 6/4 (Paris Sözleşmesi tanınmışlığı) ile SMK md. 6/5 (Türkiye'deki tanınmışlık) arasında kritik bir fark vardır.

SMK md. 6/4, Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi kapsamındaki tanınmış markalarla aynı veya benzer başvurular, "aynı veya benzer mal/hizmetlerde" itiraz üzerine reddedilebilmektedir. Bu durumda, klasik karıştırılma ihtimali değerlendirmesi devam eder; mal/hizmet benzerliği şartı kalır.

SMK md. 6/5 ise, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle, "farklı mal veya hizmetlerde bile" başvurunun reddini mümkün kılar. Burada aranan, klasik karıştırılma ihtimali değil, markanın itibarından haksız yarar sağlanması, itibarın zarar görmesi veya ayırt edici karakterin zedelenmesidir (SMK md. 6/5-a, b, c). Bu, koruma kapsamını önemli ölçüde genişletmektedir.

Yargıtay 11. HD'nin 02.10.2025 tarihli kararında, bu ayrımın pratik önemine vurgu yapılmıştır. Daire, tanınmışlık iddiası yapıldığında, SMK md. 6/1 ve SMK md. 6/5 koşullarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tanınmışlık iddiası, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin yerine geçmez; her iki gerekçe bağımsız koşullara sahiptir.28

Kötüniyet Faktörü

SMK md. 6/5'in uygulanmasında, başvuru sahibinin kötüniyeti kritik rol oynamaktadır. Yargıtay, başvuru sahibinin ünlü marka hakkında bilgisinin, başvuruda kullanılan işaretin, ünlü markaya benzerliğinin ve başvuru sahibinin geçmiş davranış deseninin, kötüniyeti tespit etmek için incelendiğini belirtmiştir.29

Seri Marka İzlenimi ve Portföy Yönetimi

Yargıtay 11. HD, seri marka algısını, ilişkilendirilme ihtimalinin bağımsız bir kategorisi olarak kabul etmiştir. Bir işletmecinin, ortak bir kök unsur taşıyan bir dizi markası varsa (örneğin, "SAMSUNG GALAXY", "SAMSUNG BESPOKE", "SAMSUNG SmartThings"), tüketici, yeni bir başvuruyu bu serinin parçası olarak algılayabilir.

Yargıtay 11. HD'nin 24.12.2024 tarihli kararında, bu ilke somutlaştırılmıştır:

"Ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da dava konusu markanın davacı şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağı" gerekçesiyle verilen hükümsüzlük kararı onanmıştır.30

Seri marka algısı, özellikle marka portföyü yönetiminde önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bir şirket, stratejik olarak seri markalar geliştiriyorsa, yeni bir başvuru bu serinin parçası olarak korunabilir; ancak aynı seri algısı, başka bir işletmecinin benzer başvurusunun reddini gerektirebilir.

Bilirkişi İncelemesi: Usul ve Pratik Konular

Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde, mahkemeler çoğunlukla bilirkişi raporu alır. Bilirkişi raporu, tüketici araştırması yapamayan mahkemeler açısından, teknik bir araştırma imkanı sağlar.

Türk hukuku, bilirkişi raporunu "bağımsız yargılamanın unsuru" olarak kabul eder; mahkeme, bilirkişi raporunu tamamen kabul etmek, tamamen reddettmek veya kısmen işlemek zorunluluğundadır.31 Ancak pratikte, karıştırılma ihtimali davalarında mahkemeler, bilirkişi raporuna büyük ölçüde dayanmaktadır.

Bilirkişi raporu, aşağıdaki unsurları içerir:

  1. Görsel benzerlik analizi: Markaların yazılış biçimi, harf dizilimi, logo yapısı ve renk kullanımı yan yana ve ayrı olarak incelenir.
  2. İşitsel benzerlik: Markaların Türkçe telaffuzundaki yakınlık değerlendirilir. Hece sayısı, vurgu noktaları ve baskın sesler incelenir.
  3. Kavramsal benzerlik: Markaların çağrıştırdığı anlam, konsept ve algı karşılaştırılır.
  4. Mal/hizmet benzerliği: Nice Sınıflandırması esas alınarak, işlevsel ve dağıtım kanalı bakımından benzerlik tespit edilir.
  5. Ortalama tüketici algısı: İlgili mal veya hizmetin hedef kitlesinin dikkat düzeyi, satın alma kararında markaların rolü ve genel izlenim değerlendirilir.

Pratik sorun: Bilirkişi raporu, sıkça metodolojik eksiklikler veya yetersiz mal/hizmet benzerliği analizi içermektedir. Yargıtay, bu tür raporlara karşı "eleştirel yaklaşım" göstermekte; taraflar, bilirkişi raporuna yazılı itiraz yapma hakkını kullanmalıdırlar. İtiraz yapılmazsa veya yetersiz kalırsa, mahkeme raporun eksik tarafını tamamlamak için re'sen unsur ekleyebilir ancak bu sık gerçekleşmez.32

AB Hukuku Karşılaştırması: EUIPO Rehberi ve Case Law

AB Tüzüğü Madde 8(1)(b)

AB Marka Tüzüğü (EUTR) m. 8(1)(b), SMK md. 6/1 ile aynı yapıda ancak daha detaylı içtihat geliştirmiştir. AB hukuku "likelihood of confusion" (karıştırılma ihtimali) dönemini, EUIPO rehberlerinde somutlaştırmıştır.

EUIPO, liklihood of confusion değerlendirmesinde şu faktörleri önemsemektedir:

  1. Markaların benzerlik derecesi — görsel, fonetik, kavramsal
  2. Mal ve hizmetlerin benzerliği
  3. Ortalama tüketicisinin dikkat düzeyi
  4. Önceki markanın ayırt edici gücü
  5. Karşılıklı bağımlılık ilkesi — işaret benzerliğinin yüksekliği, mal/hizmet benzerliğinin eşiğini düşürebilir.33

EUIPO Case Law: Sabel v. Puma (T-249/95)

EUIPO'nun temel içtihadı, "General Court" (eski ADI) tarafından Sabel BV v. Puma AG (Case T-249/95) kararında oluşturulmuştur. Karar, markaların "genel izlenimi"nin değerlendirilmesinde bütünsel yaklaşımı esas almıştır. Sabel kararı:

"...the criteria to be applied include an appreciation of the visual, aural or conceptual similarities of the marks, evaluated by reference to the overall impression created by the marks bearing in mind their distinctive and dominant components..."

olarak belirtmiştir. Bu karar, Türk Yargıtay'ın içtihadını doğrudan etkilemiş ve bütünsel değerlendirme ilkesinin benimsenmesine yol açmıştır.34

AB Hukuku ile Türk Hukuku Arasındaki Farklılıklar

Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde AB ve Türk hukuku arasında temel fark yoktur; ancak bazı aksesorik konularda farklar vardır:

  1. Görsel benzerlik: AB hukuku, "görsel benzerlik" öğesini grafik tasarım ve tipografi unsurlarına odaklanarak değerlendirmektedir. Türk hukuku ise, aynı özü takip eder ancak daha az detaylı.
  2. Dilsel faktörler: AB hukuku, daha çok dilli pazar için standart oluşturmuştur; Türk hukuku ise, Türkçe telaffuzu esas almaktadır.
  3. Seri marka: AB hukuku, "family of marks" (marka ailesi) konseptini geliştirilmiş bir hale getirmiştir. Türk hukuku ise, bunu son yıllarda benimsemeye başlamıştır.35

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi İçtihadının Sistemik Analizi

Yargıtay 11. HD, 2023-2025 yılları arasında verdiği kararlarında, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde tutarlı bir metodoloji benimsemiştir. Bu metodoloji, aşağıdaki temel ilkelerden oluşmaktadır:

İlke 1: Çifte Benzerlik Şartı

İşaret benzerliği ve mal/hizmet benzerliği, eşzamanlı olarak bulunmalıdır. Tek başına işaret benzerliği veya tek başına mal/hizmet örtüşmesi yeterli değildir. Ancak "karşılıklı bağımlılık ilkesi" kapsamında, bir unsurun yüksekliği diğerini telafi edebilir.36

İlke 2: Bütünsel Değerlendirme

Görsel, fonetik ve kavramsal benzerlikler, birleşik bir izlenim oluşturmaktadır. Tek bir unsurun farklılığı, genel izlenimin benzer olmasını engellemez.37

İlke 3: Ortalama Tüketici Standardı ve Bağlamsal Dikkat

Dikkat düzeyi, mal kategorisine, fiyat düzeyine, satın alma bağlamına ve dağıtım kanalına göre değişir. Yargıtay, bu faktörleri somut biçimde değerlendirmektedir.38

İlke 4: Baskın Unsur Testi

Bileşik markaların değerlendirilmesinde, tüketicinin dikkatini çeken ayırt edici ve baskın unsur belirlenmelidir.39

İlke 5: İlişkilendirilme İhtimali Ayrıntısı

Doğrudan karıştırılma olmasa bile, tüketicinin iki marka arasında ekonomik veya kurumsal bir bağ kurması, karıştırılma ihtimalini oluşturur.40

Uygulamada Değerlendirme: Stratejik Avukat Perspektifi

Başvuru Aşamasında Karıştırılma İhtimali Taraması

Bir marka başvurusuna karar vermeden önce, başvurucu benzerlik araştırması yapmalıdır. Bu araştırmada, yalnızca aynı Nice sınıfında yer alan markalar değil, tamamlayıcı ve rekabetçi ilişkiye sahip markalar da taranmalıdır. Çolak'ın tavsiyesi, "dar ve geniş" benzerlik araştırması yapılmasıdır: dar arama (aynı sınıf), geniş arama (benzer mal/hizmet).

Başvurucu tarafından yapılan bu araştırma, nihai olarak TÜRKPATENT veya mahkeme tarafından yapılacak değerlendirmeyi değiştirmez; ancak, başvurunun başarı olasılığını önceden tahmin etme fırsatı verir.

İtiraz Aşamasında Argümanlar

Bir itiraz davasında, itiraz yapan taraf (önceki marka sahibi), karıştırılma ihtimalini ispat yüküne sahiptir. Bu ispat, şu adımları takip eder:

  1. Önceki markanın tescili: Tescil belgesi ile ispat edilir.
  2. İşaret benzerliği: Bilirkişi raporu veya doğrudan mahkeme incelemesiyle.
  3. Mal/hizmet benzerliği: Nice Sınıflandırması, işlevsel benzerlik ve pazar yapısı analizi.
  4. Ortalama tüketici algısı: Başvuru kapsamındaki mal/hizmetin hedef kitlesinin dikkat düzeyinin belirlenmesi.

Başvuru sahibi ise, karıştırılma ihtimalinin olmadığını kanıtlamak zorundadır. Bu, sıkça şu argümanlarla yapılır:

  • İşaret benzerliğinin sınırlı olduğu
  • Mal/hizmet benzerliğinin olmadığı
  • Ayırt edici unsurların açıkça farklı olduğu
  • Hedef kitlenin dikkat düzeyinin yüksek olduğu (örneğin, profesyonel ürünler)
  • Dağıtım kanallarının farklı olduğu
  • Pazar yapısı itibariyle kaynaktan bağlantı kurmanın zor olduğu

Hükümsüzlük Davası Aşamasında

Marka tescilinin ardından, önceki marka sahibi hükümsüzlük davası açabilir (SMK md. 28/1-b). Bu davada, mahkeme, karıştırılma ihtimalini değerlendirmek için re'sen bilirkişi raporu talep edebilir. Pratikte, dava tarafları kendi bilirkişilerine başvurmakta, bu da çelişkili raporlarla sonuçlanmaktadır.

Avukat perspektifinden önemli nokta, bilirkişi raporu kalitesidir. Kötü bir bilirkişi raporu, davayı kaybettirebilir. Taraflar, bilirkişi raporundaki metodolojik eksikliğe, yazılı itiraz yapmalıdırlar (HMK m. 294). İtiraz yapılmazsa, mahkeme raporun yetersizliğini fark etse bile, dosya dışında bir inceleme yapamaz (res iudicata ilkesi).41

Portföy Yönetimi Stratejisi

Seri markalar geliştirmeyi planlayan işletmeciler, bu markaların birbirleriyle ve pazar yapısıyla ilişkisini stratejik olarak yönetmelidir. Örneğin:

  1. Ortak kök unsuru seçerken: "BRAND+QUALIFIER" formatı (örneğin, "SAMSUNG GALAXY"), tüketici tarafından seri olarak algılanması riskinı artırır. Bu risk, seri marka algısı yoluyla, başka işletmecilerin benzer başvurularını engellemek için kullanılabilir.
  2. Mal/hizmet genişlemesinde: Aynı marka, farklı mal/hizmetlere genişletiliyorsa, benzerlik araştırması yapılmalı ve müteakip başvuruların itiraz riskine açık olup olmadığı önceden değerlendirilmelidir.
  3. Lisans stratejisinde: Lisans koşulları net belirtilmeli; aksi takdirde, tüketici markaların "aynı kaynaktan" geldiğini düşünerek, lisans alanı şirketin marka itibarını zarar verebilir.

Sonuç

Karıştırılma ihtimali, marka hукuu sisteminin kalbinde yer almakta, TÜRKPATENT itirazlarının büyük çoğunluğunun, mahkeme davalarının temel sorusunun ve portföy yönetim stratejilerinin belirleyicisi olmaktadır. SMK md. 6/1, bu kavramı geniş bir çerçevede düzenlemekte: ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere, tüketicinin iki marka arasında bağlantı kurma riskini kapsamaktadır.

Değerlendirme tek bir kritere indirgenemez. İşaret benzerliği, mal/hizmet benzerliği, hedef kitle, markanın ayırt edici gücü, baskın unsur, tanınmışlık düzeyi ve seri marka algısı birlikte tartılmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bu bütünsel yaklaşımı, 2023-2025 yılları arasında verdiği kararlarda tutarlı biçimde sürdürmüş, net bir metodoloji oluşturmuştur.

Doktrinde ise, Çolak, Arkan, Tekinalp, Suluk, Güneş, Kaya, Bozgeyik, Uzunallı ve Paslı gibi yazarlar, bu kavramın kapsamını, sınırlarını ve pratiğini tartışarak, hukuki düşüncenin derinliğini sağlamıştır. AB hukuku ile karşılaştırmalı analiz, Türk hukuku sisteminin bu konuda EUIPO ve Court of Justice uygulamasına paralel olduğunu, ancak bazı noktalarda daha geniş bir yorum imkanı sunduğunu göstermiştir.

Bu kavramın doğru anlaşılması ve uygulanması, marka hukukunun her aşamasında pratik sonuç doğurmaktadır. Başvuru aşamasındaki benzerlik araştırması, itiraz aşamasındaki hukuki argümanlar, dava aşamasındaki bilirkişi raporu kalitesi ve portföy yönetimi stratejisi, tamamı karıştırılma ihtimalinin doğru uygulanmasına bağlıdır. Profesyonel hukuki analiz, sezgiye değil teknik değerlendirmeye dayanmalı; içtihadı takip ederek, kriterleri somut olaya uyarlamalı; belirsizlik durumunda, tüketici koruması ilkesine saygı gösterilmelidir.


Kaynakça

Arkan, Sabih, Marka Hukuku C.I (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları 1997).

Bently, Lionel vd., Intellectual Property Law (6. Bası, Oxford Law Trove 2022).

Bozgeyik, Hayri, Marka Hakkının Korunması (On İki Levha Yayıncılık 2024).

Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku (On İki Levha Yayıncılık 2023).

Güneş, İlhami, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2020).

Kaya, Aslan, Marka Hukuku (Vedat Kitapçılık 2006).

Paslı, Ali, Marka Hukukunda Ürün Benzerliği (Vedat Kitapçılık 2019).

Suluk, Cahit vd., Fikri Mülkiyet Hukuku (Seçkin Yayıncılık 2023).

Tekinalp, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku (Vedat Kitapçılık 2020).

Uzunallı, Sevilay, Marka Hukuku (Adalet Yayınevi 2021).

Yasaman, Hamdi vd., Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi (Seçkin Yayıncılık 2019).


Dipnotlar


İlgili Kaynaklar

İçeriğin detaylı incelenmesi için bkz. Marka Hukuku Rehberi, Marka Nedir, Tanınmış Marka Nedir, Mutlak Ret Nedenleri. Başvuru süreci için bkz. Marka Başvurusu Nasıl Yapılır.

Ayrıca, Marka Hukuku Çalışma Alanı altında marka ihtilafları ve portföy yönetimi hakkında ek kaynaklar mevcuttur.

Dipnotlar

  1. SMK md. 6/1; EUTR m. 8(1)(b). Karşılaştırmada bkz. Çolak, Türk Marka Hukuku, s. 234.

  2. Çolak, Türk Marka Hukuku, s. 240. Çolak, öznel tüketici algısı ile nesnel yargı değerlendirmesi arasında çözülmesi gereken bir tansiyonu işaret etmektedir.

  3. Arkan, Marka Hukuku C.I, s. 158. Arkan, karıştırılma ihtimalinin "negatif özel hak" olarak işlev gördüğünü vurgular.

  4. Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 419. Tekinalp, SMK md. 6/1'in uluslararası normlarla harmonize edilerek geniş bir yorum yapılması gerektiğini belirtmiştir.

  5. Suluk vd., Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 512-513. Çifte benzerlik şartı, Türk hukuku için vazgeçilmez bir ilkedir.

  6. Güneş, 6769 Sayılı SMK Işığında Uygulamalı Marka Hukuku, s. 178. Güneş, bütünsel değerlendirmenin "ilk izlenim testi" olduğunu belirtmiştir.

  7. Bozgeyik, Marka Hakkının Korunması, s. 291. Bozgeyik, baskın unsur testinin özellikle kombinasyon markalarda kritik olduğunu vurgular.

  8. Bently vd., Intellectual Property Law, s. 602. Yazarlar, ortalama tüketici kavramının "kültürel yapı ve tüketim alışkanlıklarına" göre değişkenlik gösterdiğini belirtmişlerdir.

  9. Kaya, Marka Hukuku, s. 180. Kaya'nın dar görüşü, işletmecilerin yeni pazar haklarını korumaya yönelik bir perspektif sunar.

  10. Uzunallı, Marka Hukuku, s. 206. Uzunallı, "ilişkilendirilme ihtimali"ni bağımsız bir koruma kategorisi olarak kalıcılaştırmıştır.

  11. Paslı, Marka Hukukunda Ürün Benzerliği, s. 167-168. Paslı'nın yaklaşımı, Yargıtay 11. HD tarafından uygulamada benimseniştir.

  12. Yargıtay 11. HD, 25.09.2025, E. 2025/766, K. 2025/5675. Bu karar, görsel benzerlik değerlendirmesinde yan yana karşılaştırmaların yanı sıra, markaların tüketici belleğinde oluşturduğu izlenimin de önemli olduğunu belirtmiştir.

  13. Yargıtay 11. HD, 03.07.2024, E. 2023/2844, K. 2024/5506. Karar, "ÇALIK" / "CALI" ibarelerinin görsel yapı bakımından tamamen farklı olduğunu tespit etmiştir.

  14. Yargıtay 11. HD, 03.07.2024, E. 2023/2844, K. 2024/5506. Daire, hece sayısının benzer olması, ilk heceye vurgunun benzer olması durumunda bile, konsonan yapısının farklı olması halinde fonetik benzerlik olmayabileceğini belirtmiştir.

  15. Yargıtay 11. HD, 06.11.2025, E. 2025/2066, K. 2025/6661. Daire, kavramsal benzerliğin değerlendirilmesinde "ilgili pazarın eğitim ve yaşam düzeyi"nin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.

  16. Yargıtay 11. HD, 18.09.2024, E. 2023/4015, K. 2024/6497. Bu karar, Nice sınıflandırmasının "başlangıç noktası, belirleyici değil" olduğunu açıkça ifade etmiştir.

  17. Yargıtay 11. HD, 18.09.2024, E. 2023/4015, K. 2024/6497. 29. sınıf gıda ürünleri ile 35. sınıf perakendecilik hizmetleri arasında tamamlayıcılık temelinde benzerlik bulunmuştur.

  18. Suluk vd., Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 523. Suluk, "kullanıcı kitlesinin uyuşması"nın mal/hizmet benzerliğinin tespit edilmesinde esas alınması gerektiğini savunmuştur.

  19. Yargıtay 11. HD, 06.11.2025, E. 2025/2066, K. 2025/6661. Daire, ortalama tüketicinin tanımını "makul bilgi ve dikkat, ancak aynı anda karşılaştırma imkanı olmayan" şekilde formüle etmiştir.

  20. Yargıtay 11. HD, 06.11.2025, E. 2025/2066, K. 2025/6661. Karar, lüks ürünler ve pahalı mal kategorilerinde karıştırılma ihtimalinin daha yüksek benzerlik seviyesi gerektirdiğini vurgulamıştır.

  21. Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, s. 421. Tekinalp, satın alma bağlamının (çevrimiçi, fiziksel mağaza, toptan vb.) dikkat düzeyini belirlediğini belirtmiştir.

  22. Yargıtay 11. HD, 06.11.2025, E. 2025/2066, K. 2025/6661. Daire, B2B pazarında alıcıların "profesyonel bilgiye sahip" olduğunu, bu nedenle dikkat düzeyinin yüksek olduğunu ifade etmiştir.

  23. Yargıtay 11. HD, 25.09.2025, E. 2025/766, K. 2025/5675. Bu karar, bütünsel değerlendirme ilkesinin Türk hukuku standart yöntemi olduğunu teyit etmiştir.

  24. Yargıtay 11. HD, 18.09.2024, E. 2023/4015, K. 2024/6497. "LEZZET İÇİNDE ZİYAFET" uyuşmazlığında, baskın unsur ("ZİYAFET") belirlenerek karar verilmiştir.

  25. Yargıtay 11. HD, 18.09.2024, E. 2023/4015, K. 2024/6497. Baskın unsur testinin uygulandığı bu karar, bileşik markalarda yargılama yöntemini ortaya koymaktadır.

  26. Yargıtay 11. HD, 25.02.2025, E. 2024/2618, K. 2025/1250. Bu karar, ilişkilendirilme ihtimalinin tanımında "işletmesel köken"i esas alan temel referans kararlardan biridir.

  27. Yargıtay 11. HD, 24.12.2024, E. 2024/1442, K. 2024/9373. Seri marka algısı, ilişkilendirilme ihtimalinin bağımsız bir türü olarak kabul edilmiştir.

  28. Yargıtay 11. HD, 02.10.2025, E. 2025/754, K. 2025/5902. Daire, tanınmışlık iddiası yapıldığında, SMK md. 6/1 (carşıştırılma ihtimali) ve SMK md. 6/5 (tanınmış marka koruması) koşullarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

  29. Yargıtay 11. HD, 02.10.2025, E. 2025/754, K. 2025/5902. Kötüniyet, başvuru sahibinin ünlü markayı taklit etme niyetini gösterir ve SMK md. 6/5 uygulamasında önemli rol oynar.

  30. Yargıtay 11. HD, 24.12.2024, E. 2024/1442, K. 2024/9373. Seri marka algısı, tüketici kararlarını doğrudan etkilemiş ve hükümsüzlüğe yol açmıştır.

  31. HMK m. 293-294. Bilirkişi raporu, mahkeme kararının "temelidir" ancak bağlayıcı değildir. Taraflar, raporun metodolojisine itiraz edebilir.

  32. Yargıtay uygulaması, bilirkişi raporu eksik veya hatalı ise mahkemenin "ek bilirkişi raporu" talebinde bulunabileceğini kabul etmiştir. Ancak, taraflar yazılı itiraz yapmadıkça, mahkeme raporu "olduğu gibi" değerlendirme eğilimindedir.

  33. EUIPO, Similarity of Marks Guide (2017), s. 8-12. EUIPO rehberi, karşılıklı bağımlılık ilkesini somut örneklerle açıklamaktadır.

  34. Case T-249/95, Sabel BV v. Puma AG, Court of Justice of the European Union, 11.11.1997. Bu kararı Yargıtay 11. HD, 25.09.2025 tarihli kararında ("bütünsel değerlendirme") açıkça referans almıştır.

  35. Bently vd., Intellectual Property Law, s. 605-606. Yazarlar, AB ve Türk hukuku arasında yaklaşım benzerliğini ancak bazı uygulamada nüanslar farklılığını belirtmişlerdir.

  36. Yargıtay 11. HD, 25.02.2025, E. 2024/2618, K. 2025/1250. Çifte benzerlik şartı, Yargıtay'ın tutarlı içtihadıdır.

  37. Yargıtay 11. HD, 25.09.2025, E. 2025/766, K. 2025/5675. Bütünsel değerlendirme, Yargıtay'ın standart yöntemidir.

  38. Yargıtay 11. HD, 06.11.2025, E. 2025/2066, K. 2025/6661. Ortalama tüketici standardının bağlamsal uygulanması, Yargıtay 11. HD'nin özgün katkısıdır.

  39. Yargıtay 11. HD, 18.09.2024, E. 2023/4015, K. 2024/6497. Baskın unsur testi, bileşik markalarda zorunlu bir yöntemdir.

  40. Yargıtay 11. HD, 25.02.2025, E. 2024/2618, K. 2025/1250. İlişkilendirilme ihtimali, SMK md. 6/1'in önemli bir yorum hattıdır.

  41. HMK m. 294. Bilirkişi raporuna yazılı itiraz, dosya içi delilin kalitesini artıran önemli bir usul hakkıdır.