Tasarım Hakkına Tecavüzün Cezası Var mı?
Tasarım hakkına tecavüzde hapis cezası yoktur. SMK md. 30 yalnızca markayı kapsar; tasarımda koruma hukuk davası, tazminat ve ihtiyati tedbir yoluyla sağlanır.
Tasarım Hakkına Tecavüzün Cezası Var mı?
İlgili hizmet sayfası → Tasarım Avukatı: Tasarım tescili, hükümsüzlük ve taklit uyuşmazlıkları için hizmet sayfası.
Kısa cevap: Hayır. Tasarım hakkına tecavüz için hapis veya adli para cezası öngörülmemiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda cezai yaptırım yalnızca marka hakkına tecavüz bakımından düzenlenmiştir. SMK md. 30/1 uyarınca başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Tasarım ve patent bakımından kanunda buna karşılık gelen bir suç tipi bulunmaz1.
Bu, uygulamada en sık karşılaşılan yanılgılardan biridir. Ürünü taklit edilen işletme savcılığa suç duyurusunda bulunur, dosya takipsizlikle sonuçlanır ve arada geçen sürede hem deliller zayıflar hem de piyasadaki satış devam eder. Tasarım tecavüzünde koruma baştan sona hukuk davası ve ihtiyati tedbir üzerinden kurulur.
1. Ceza Yalnızca Markada Neden Var
Ayrımın gerekçesi tescilin niteliğinde yatar. Marka tescili, mutlak ret nedenleri yönünden Kurum tarafından resen incelenir ve kapsamı sicilde net biçimde belirlidir. Bu nedenle bir işaretin taklit edilip edilmediği, ceza yargılamasının gerektirdiği kesinlikte tespit edilebilir.
Tasarım tescilinde durum farklıdır. Tescil, yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden esastan incelenmeden verilir. Bir tasarımın gerçekten korunmaya değer olup olmadığı ancak hükümsüzlük tartışmasıyla ortaya çıkar. Ayrıca tecavüz değerlendirmesi, bilgilenmiş kullanıcı üzerindeki genel izlenim karşılaştırmasına dayanır ve bu karşılaştırma teknik takdir gerektirir. Kanun koyucu, geçerliliği ve kapsamı bu ölçüde tartışmaya açık bir hakkı ceza normunun konusu yapmamıştır.
SMK md. 30/5, marka bakımından bile ihtiyat gösterir: bu maddedeki suçlardan cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır. SMK md. 30/6 uyarınca soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlıdır.
Önemli: Taklit üründe hem tasarım hem marka ihlali birlikte bulunabilir. Ürünün görünümü tescilli tasarımı, üzerindeki işaret ise tescilli markayı taşıyorsa iki ayrı yol açılır: tasarım yönünden hukuk davası, marka yönünden SMK md. 30 kapsamında ceza yolu. Uygulamada taklit ürünlerde etkili sonuç, çoğu zaman bu marka ayağı üzerinden alınır. Dosya kurulurken ürün üzerindeki her işaret ayrıca değerlendirilmelidir.
2. Tasarımda Hangi Davalar Açılır
SMK md. 81/1, tasarım hakkına tecavüz sayılan fiilleri üç bentte toplar: koruma kapsamındaki tasarımın uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, ticari amaçla kullanmak, ithal işlemine tabi tutmak; lisansla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya devretmek; tasarım hakkını gasp etmek.
Bu fiiller karşısında SMK md. 149 kapsamında ileri sürülebilecek talepler şunlardır:
Tecavüzün tespiti. Fiilin hukuka aykırılığının mahkemece belirlenmesi. Diğer taleplerin dayanağını oluşturur.
Tecavüzün önlenmesi ve durdurulması. Muhtemel tecavüzün önlenmesi ile devam eden fiilin durdurulması ayrı ayrı istenir.
Tecavüzün kaldırılması ve maddi zararın tazmini. Yoksun kalınan kazanç dahil olmak üzere zararın giderilmesi talep edilir.
El koyma. Tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde kullanılan araç, cihaz ve makinelere el konulması istenebilir.
Mülkiyetin tanınması, şeklin değiştirilmesi veya imha. El konulan ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmazsa şeklin değiştirilmesi ya da imha talep edilebilir.
Kararın ilanı. Haklı bir sebep veya menfaat bulunması halinde, masrafı karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın kamuya ilanı istenebilir.
Bu talepler yalnızca dava dilekçesinde ileri sürüldüğü ölçüde karara bağlanır. Mahkeme resen hükmetmez.
3. Asıl Araç: İhtiyati Tedbir
Ceza yolunun bulunmaması, hızlı sonuç alınamayacağı anlamına gelmez. Tasarım uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen aşama, esas hükümden çok ihtiyati tedbir aşamasıdır.
Tedbirle üretimin durdurulması, satışın engellenmesi, gümrükte ürünlere el konulması ve tecavüz oluşturan ürünlere yediemin tedbiri uygulanması istenebilir. Fuar dönemlerinde stant üzerinde uygulanan tedbir kararları, piyasadaki etkisi bakımından ceza soruşturmasından hızlı sonuç verir.
Tedbir talebinde iki nokta belirleyicidir. Birincisi yaklaşık ispattır: tescil belgesi, karşı tarafın ürününe ait numune veya fotoğraf ve karşılaştırmalı görsel analiz dosyaya sunulmalıdır. İkincisi teminattır; mahkeme uygun bir teminat karşılığında karar verir ve haksız tedbir halinde tazminat sorumluluğu doğar. Bu nedenle tedbir istenmeden önce kendi tescilinin hükümsüzlük riski değerlendirilmelidir.
Gümrükte el koyma ayrı bir kanaldır. Tescil kaydına dayanan gümrük gözetimi başvurusu yapıldığında, ithalat aşamasındaki ürünler durdurulur ve hak sahibine bildirim yapılır. İthalat yoluyla gelen taklitte bu yol, dava açılmadan önce zaman kazandırır.
4. Tescilsiz Tasarımda Durum
Tescil yoksa SMK md. 59/2 sınırlı bir koruma tanır. Tescilsiz tasarım, sahibine tecavüz fiillerini engelleme hakkını yalnızca korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması halinde verir. Bağımsız geliştirme savunması burada geçerlidir. SMK md. 69/2 uyarınca tescilsiz tasarımların koruma süresi, kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır.
İkinci dayanak haksız rekabettir. Tescilsiz bir ürün görünümünün taklidi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 54 ve md. 55 kapsamında değerlendirilir2. Bu yolun sınırı, tescilli haklar bakımından çizilmiştir; tescilli tasarıma dayanan bir davada aynı fiiller için haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasına ilişkin güncel yaklaşım tescilli sınai haklarda kümülatif korumanın sınırı başlığında ele alınmıştır.
Haksız rekabet yolunda cezai yaptırım bulunması ise ayrı bir noktadır. Türk Ticaret Kanunu haksız rekabete ilişkin cezai hükümler öngörür ve bu hükümler şikayete bağlıdır. Ancak bunlar tasarım hakkının ihlaline değil, haksız rekabet fiiline bağlanmıştır; iki dayanak birbirinin yerine geçmez.
Uygulamada
Taklit ürünle karşılaşan işletme için doğru sıralama şudur.
Önce delil. Ürün numunesi noter aracılığıyla veya satış kaydıyla birlikte temin edilir, satış noktası ve internet ilanları tarih damgalı biçimde kayıt altına alınır. Delil tespiti talebi, dava açılmadan da mahkemeden istenebilir.
Sonra ürün üzerindeki her hak ayrı ayrı belirlenir. Görünüm tasarıma, işaret markaya, teknik çözüm patente, ambalaj üzerindeki grafik unsurlar duruma göre esere dayanabilir. Marka ayağı varsa ceza yolu açılır ve bu yol, arama ve el koyma tedbirleri nedeniyle pratikte ayrı bir baskı üretir.
Ardından tedbir. Hukuk davası açılırken ihtiyati tedbir talebi aynı dilekçede yer almalıdır. Talep edilmediğinde yargılama süresince satış devam eder ve esas hükmün fiili değeri azalır.
Son olarak kendi tescilinin denetimi. Davalı, tecavüz iddiasına karşı hükümsüzlük karşı davası açar. Tescilin yenilik ve ayırt edici nitelik testine dayanıp dayanmadığı dava açılmadan önce değerlendirilmelidir; zayıf tescille açılan dava çoğu zaman tescilin kaybıyla sonuçlanır. Bu değerlendirmenin ölçütleri tasarımda yenilik ve ayırt edici nitelik nedir başlığında yer alır.
İlgili içerikler için bkz. Tasarım Hukuku Rehberi, Ürün Tasarımım Kopyalandı Ne Yapabilirim, Tasarım Tecavüzünde Bilgilenmiş Kullanıcı Testi, Tasarım Hukuku.
Dipnotlar
Sonraki dosya · Soru
Tasarım Hükümsüzlük Davasını Kimler Açabilir?
Dosyayı aç →