Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciSoruNº 420Marka Hukuku

Marka İhlali Davasında Zorunlu Arabuluculuk Var mı?

Marka ihlali davasında zorunlu arabuluculuk yalnızca para alacağı ve tazminat taleplerinde dava şartıdır. TTK md. 5/A kapsamı ve tecavüz davalarında usul.

Av. Zeki DemirciSık Sorulan SorularPaylaş:XLinkedIn

Marka İhlali Davasında Zorunlu Arabuluculuk Var mı?

İlgili hizmet sayfası → Marka Avukatı: Marka tescili, ihlal davaları ve uyuşmazlıklar için hizmet sayfası.

Kısa cevap: Kısmen. Marka ihlali davasında zorunlu arabuluculuk, yalnızca konusu bir miktar para olan talepler bakımından dava şartıdır. TTK md. 5/A uyarınca ticari davalardan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması aranır1. Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve hükümsüzlük talepleri para alacağı niteliğinde olmadığından bu şarta tabi değildir.

Ayrımın kaynağı TTK md. 4/1-d'dir: fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ticari nitelik kazanan dosya, para talebi içerdiği ölçüde dava şartı arabuluculuk rejimine girer. Maddi çerçeve için marka hukuku rehberi ayrı bir başlıktır.


1. Hangi Talepler Kapsamda, Hangileri Değil

Ayrım talebin niteliğine göre yapılır, davanın adına göre değil.

Arabuluculuğa tabi olanlar: maddi tazminat, manevi tazminat, yoksun kalınan kazanç, itibar tazminatı, lisans bedeli benzeri alacak talepleri, marka lisans sözleşmesinden doğan bedel alacakları, bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları.

Arabuluculuğa tabi olmayanlar: tecavüzün tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması, SMK md. 149 kapsamındaki elkoyma ve imha talepleri, hükümsüzlük davası, iptal talebi, kararın ilanı talebi2.

Önemli: SMK md. 149/1-ç bendi "tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini" ifadesini tek bentte birleştirir. Bu birleşik anlatım, tazminat kaleminin arabuluculuk şartından muaf olduğu anlamına gelmez. Belirleyici olan talebin para alacağı niteliği taşıyıp taşımadığıdır.


2. Karma Talepli Dosyada Usul

Uygulamadaki dosyaların çoğu karma taleplidir: tecavüzün men'i ile tazminat aynı dilekçede birleştirilir. Bu durumda dava şartı yalnızca tazminat kalemi için aranır.

Arabuluculuk tutanağı olmadan açılan karma davada mahkeme, dava şartı bulunmayan tazminat kalemi bakımından usulden ret kararı verir; men ve tespit talepleri yönünden yargılama devam eder. Sonuç, tazminat için ikinci bir dava açma yükü ve zamanaşımı riskidir.

Pratik çözüm basittir: dava öncesinde arabuluculuk başvurusu yapılır, anlaşmazlık tutanağı alınır ve dilekçeye eklenir. Süreç TTK md. 5/A/2 uyarınca arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlanır; zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.

Süreç, zamanaşımını da korur. 6325 sayılı Kanun md. 18/A/15 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez3.


3. Son Tutanağın Dilekçeye Eklenmesi

6325 sayılı Kanun md. 18/A/2, davacının anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemesini zorunlu tutar. Sonuçlar iki basamaklıdır.

Tutanak alınmış ancak dilekçeye eklenmemişse: mahkeme davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın dava usulden reddedilir.

Arabulucuya hiç başvurulmamışsa: herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Bu halde düzeltme imkanı yoktur.

İhtiyati tedbir bakımından da özel bir kural vardır. 6325 sayılı Kanun md. 18/A/16 uyarınca dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmişse, HMK md. 397/1'de düzenlenen iki haftalık dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez4. Tedbir kararı alınmış bir dosyada arabuluculuk süreci, tedbiri kendiliğinden kaldırmaz.


4. İlk Toplantıya Katılmamanın Bedeli

6325 sayılı Kanun md. 18/A/11, geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan tarafı yaptırıma bağlar. Bu taraf son tutanakta belirtilir; davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilir.

Her iki tarafın da katılmaması halinde açılacak davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

Bu düzenleme, arabuluculuğu formalite sayan yaklaşımı maliyetli hale getirir. Taklit ürün satışına dayanan bir dosyada davalının toplantıya katılmaması, davacı açısından kazanılacak bir usul avantajıdır ve dava dilekçesinde açıkça vurgulanmalıdır.


Stratejik Not

Arabuluculuk masaya erken oturma fırsatıdır. Marka ihlali dosyalarında davalının çoğu zaman hukuki değerlendirmesi eksiktir. Tazminatın SMK md. 151 kapsamında yoksun kalınan kazanç yöntemleriyle hesaplanacağını ilk kez arabuluculuk toplantısında öğrenir. Delil dosyası düzgün sunulduğunda anlaşma oranı, dava sonrasına göre yüksektir.

Anlaşma metni tecavüzü de kapatmalıdır. Yalnızca para üzerinde anlaşan tutanak, kullanımın devam etmesi riskini taşır. Anlaşma belgesine; kullanımın sonlandırılması, stokun imhası, alan adı ve sosyal medya hesaplarının devri veya kapatılması, tekrar halinde cezai şart maddeleri konulmalıdır. 6325 sayılı Kanun uyarınca icra edilebilirlik şerhi alınmış anlaşma belgesi ilam niteliğindedir.

Ceza şikayeti arabuluculuğa tabi değildir. SMK md. 30 kapsamındaki suç şikayete bağlıdır ve ceza yargılamasında CMK md. 253 çerçevesinde uzlaştırma uygulanır. Bu, hukuk davasındaki dava şartı arabuluculuktan ayrı bir kurumdur. İki süreç birbirini beslediğinden birlikte planlanır; ayrıntı için marka ihlalinde uzlaşma mümkün mü başlığına bakılabilir.

Yetki itirazı arabuluculuk aşamasında da yapılabilir. 6325 sayılı Kanun md. 18/A/8 uyarınca karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılmalıdır; yanlış büroya yapılan başvuru süreci uzatır.


İlgili içerikler için bkz. Fikri Mülkiyet Uyuşmazlıklarında Yargılama Usulü, Marka İhlalinde Tazminat Nasıl Alınır, Marka İhlalinde Uzlaşma Mümkün mü, Marka Hukuku.

Dipnotlar

  1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 4, md. 5/A, RG 14.02.2011/27846.

  2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 149, md. 151, RG 10.01.2017/29944.

  3. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 18/A, RG 22.06.2012/28331.

  4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 397, RG 04.02.2011/27836.

Sonraki dosya · Soru

Özel Nitelikli Kişisel Veri Nedir?

Dosyayı aç →