Kesinleşen Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma Davası
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, tebligat ve tezyid-i bedel davasıyla kesinleşen kamulaştırma varsa kamulaştırmasız el atma davasının reddi gerektiğine karar verdi.
- Mahkeme
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1828
- Karar No
- 2026/12299
- Karar Tarihi
- 07.09.2026
Kamulaştırma tebligatı malike yapılmış, malik tezyid-i bedel davası açmış ve yargılamada bedeli artırılmışsa kamulaştırma işlemi kesinleşmiştir; bu durumda aynı taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atma bedeli davasının kabulü yerine reddi gerekir.
Kesinleşen Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma Davası
İlgili hizmet sayfası → İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku: Kamulaştırma, tapu iptali ve tescil ile ecrimisil uyuşmazlıkları için çalışma alanı.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 07.09.2026 tarihli ve 2026/1828 E., 2026/12299 K. sayılı kararıyla, kamulaştırma işleminin kesinleştiği bir taşınmaz için kamulaştırmasız el atma davasının kabul edilemeyeceğini belirledi. Karar, idarenin "kamulaştırma yapıldı" savunmasının hangi olgularla ispatlanabileceğini gösterir ve davanın baştan doğru konumlandırılmasını gerektirir. Konunun genel çerçevesi kamulaştırmasız el atmada dava hakkının sınırları makalesinde işlenmiştir.
Uyuşmazlığın Konusu
Davacılar, murislerine ait üç parsel sayılı taşınmaza davalı idarece kamulaştırma yapılmadan el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin faiziyle tahsilini ve ecrimisil talep etti. İdare, el atmanın söz konusu olmadığını, taşınmazların mahkeme kararıyla kendi adına tescil edildiğini, ayrıca davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini savundu.
İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti. Davalı idarenin istinaf başvurusu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce esastan reddedildi. Bölge adliye mahkemesi, davacılar murislerine ödeme yapıldığını idarenin ispat edemediğini, bilirkişi raporunda usulüne uygun emsal karşılaştırması bulunmasa da metrekare birim fiyatının makul olduğunu belirtmişti.
Yargılama Süreci
Tezyid-i bedel, malikin kamulaştırma bedelinin artırılması için açtığı davayı ifade eder; güncel usulde bedelin belirlenmesi 2942 sayılı Kanun m. 10 çerçevesinde yürür. Karardaki tezyid-i bedel davaları 1969 tarihlidir ve bu nedenle eski usule ilişkindir.
İdare, istinaf aşamasında 2942 sayılı Kanun'un geçici madde 6 hükmünün uygulanamayacağını, taşınmazların mülkiyetinin kendisi adına tescil edildiğini, taşınmazlar için tebligat yapıldığını ve malikler tarafından tezyid-i bedel davası açıldığını ileri sürdü. Bu itirazlar temyizde de tekrarlandı. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi dosyayı tetkik hâkimi raporu üzerine inceleyerek hükmü bozdu.
Kararın Gerekçesi
Daire, bölge adliye mahkemesinin ödeme ispatına dayanan gerekçesine girmedi. İncelemesini dosyadaki kamulaştırma belgelerine yöneltti ve davanın akıbetini şu tespitlere bağladı:
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre davalı idare tarafından dava konusu taşınmazların kamulaştırma işlemlerine başlandığı [...] yargılama sonucunda hisselerine düşen bedellerin artırılmasına karar verildiği, bu nedenle kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Köşeli parantezle gösterilen bölümde Daire, kamulaştırma tebligatının kök murislerden birine bizzat yapıldığını, kök murislerin 1969 yılında asliye hukuk mahkemesinde tezyid-i bedel davaları açtığını ve bu davalarda 1972 tarihli kararlarla hisselerine düşen bedellerin artırıldığını tespit etmiştir. Kararın hükmü bozmadır; dosya yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.1
Kararın Anlamı
Karar, kamulaştırmasız el atma davasının varlık koşulunu hatırlatır: ortada tamamlanmamış veya hiç yapılmamış bir kamulaştırma bulunmalıdır. İdare kamulaştırma işlemini yürütmüş, malik de tebligat üzerine bedel artırım davası açarak işlemin bedel aşamasına katılmışsa, işlem kesinleşmiş sayılır ve sonraki el atma talebi dayanaksız kalır.
Önemle belirtmek gerekir ki, kararın gerekçesi kısadır. Daire, kesinleşmenin ödemeyle ilişkisini ayrıca tartışmamıştır; bölge adliye mahkemesinin üzerinde durduğu ödeme ispatı sorunu bozma gerekçesinde yer almaz. Kanaatimizce bu, kesinleşmiş bir kamulaştırma karşısında ödeme tartışmasının ikinci planda kaldığı şeklinde yorumlanabilir; ancak ödemenin hiç yapılmadığı bir dosyada aynı sonucun doğacağını karardan kesin biçimde çıkarmak güçtür.
Önemli: Kararın dayandığı olgular, 1969 ve 1972 tarihli eski dosyalardır. Bu nedenle sonuç, belge arşivinin eksiksiz getirilmesine bağlıdır. Tebligat tutanağı ve tezyid-i bedel dosyası bulunamazsa idarenin kesinleşme savunması ispatsız kalır.
Uygulamada
Malik yönünden ilk adım, taşınmaz için geçmişte kamulaştırma dosyası açılıp açılmadığını tapu kayıt geçmişi ve idarenin kamulaştırma arşivi üzerinden araştırmaktır. Eski bir tezyid-i bedel davası bulunuyorsa, yeni bir kamulaştırmasız el atma davası açmadan önce o dosyanın sonucu incelenmelidir; kesinleşmiş bir bedel varsa talep ödenmeyen kısım üzerinden değil, mevcut kamulaştırma bedeli ve infazı üzerinden kurulmalıdır.
İdare yönünden ise kamulaştırma tebligatı, malikin tezyid-i bedel davası açtığına dair dosya numaraları ve bedel artırımı kararı dilekçeye eklenerek savunma somutlaştırılmalıdır. Karar ayrıca zamanaşımı ve hak düşürücü süre savunmalarının esasa girmeden kesinleşme itirazıyla da karşılanabileceğini gösterir. Dava türleri ve uzlaşma ön şartı için bkz. kamulaştırmasız el atma davası nasıl açılır; bütüncül çerçeve için kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma rehberi esas alınabilir.
İlgili içerikler için bkz. Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma Rehberi, Kamulaştırma Bedelinin Tespiti: Gelir Metodu ve İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku.
Dipnotlar
-
Yargıtay 5. HD, 07.09.2026, E. 2026/1828, K. 2026/12299; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, RG 08.11.1983/18215, geçici madde 6 ve m. 10. Kamulaştırmasız el atmanın dava türleri için bkz. Uysal, Afra, Kamulaştırmasız El Atma Halinde Açılabilecek Davalar, Taraf Ehliyetleri ve Nitelikleri, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 2, S. 1, Bahar 2015, s. 199-215. ↩
İLGİLİ DOSYALAR
Sonraki dosya · Karar Analizi
Yurt Dışı Sunucuda Barındırma ve Aktarım: KVKK Kurul Kararı
Dosyayı aç →