Av. Zeki Demirci
Zeki DemirciKarar AnaliziE. 2025/8589 · K. 2026/1205Kat Mülkiyeti Hukuku02.02.2026

Çatıya Güneş Enerjisi Sisteminde Taşıyıcı Sistem Sınırı

Yargıtay 5. HD, çatıya kurulan güneş enerjisi sistemi faydalı imalat sayılsa da anayapının taşıyıcı sistemine zarar veriyorsa söktürüleceğine karar verdi.

Av. Zeki DemirciPaylaş:XLinkedIn
Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8589
Karar No
2026/1205
Karar Tarihi
02.02.2026
Kararın Özü

Ortak yer olan çatıya kurulan güneş enerjisi sistemi ekonomik ve faydalı bir imalat olsa dahi, mimari projeye aykırıysa ve anayapının taşıyıcı sistemine ilave yük getirerek statiği olumsuz etkiliyorsa müdahalenin önlenmesine ve imalatın sökülmesine karar verilir.

Karar MetniDava konusu ana gayrimenkulde davalıların mimari projeye aykırı imalatları dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.

Çatıya Güneş Enerjisi Sisteminde Taşıyıcı Sistem Sınırı

İlgili çalışma alanı → Kat Mülkiyeti Hukuku: Ortak yer, yenilik ve ilave kararları ile müdahalenin önlenmesi uyuşmazlıkları için çalışma alanı.

Enerji maliyetleri arttıkça apartman çatıları güneş paneli, boyler ve su deposu yerleştirilen bir alana dönüştü. Sistemi kuran malikin gerekçesi çoğu zaman güçlüdür: imalat ekonomiktir, çevreye uygundur, kaplanan alan arsa payıyla orantılıdır ve komşuların aynı işi yapmasına yetecek yer kalmıştır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 02.02.2026 tarihli kararı bu gerekçelerin nerede tükendiğini gösteriyor: fayda argümanı, anayapının taşıyıcı sistemine karşı ileri sürülemez.


Uyuşmazlığın Konusu

İzmir'de altı bağımsız bölümlü, 1990 yılında kat irtifakı kurulmuş bir binada, 4 numaralı bağımsız bölüm maliki apartman çatısına her biri yaklaşık 300 litrelik üç saç depo ile güneş panelinden oluşan müstakil bir ısıtma sistemi kurdu. Sistem yalnızca kendi kullanımına tahsisliydi ve kat maliklerinin kararı alınmamıştı. 3 numaralı bağımsız bölüm maliki, çatının projeye uygun eski hâline getirilmesini istedi.

Davalı, ortak yer olan çatıya güneş enerjisi sistemi kurulması için 634 sayılı Kanun m. 19'da öngörülen rızanın aranmayacağını, sistemin anayapıya ve bağımsız bölümlere zarar vermediğini, kullanılan alanın kendi arsa payını aşmadığını ve çatıda her bağımsız bölüme aynı sistemi kuracak alan bulunduğunu savundu. İstinaf aşamasında bölgenin yoğun güneş aldığını, yaz aylarında su kesintileri yaşandığını ve sistemden diğer maliklerin de yararlandığını ekledi.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etti. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Karar temyiz edildi.


Bölge Adliye Mahkemesinin İki Aşamalı Gerekçesi

Bölge adliye mahkemesinin gerekçesi, davalının argümanlarını önce kabul edip sonra aşması bakımından dikkat çekicidir.

İlk aşamada mahkeme, ekonomik bir ısınma aracı olan güneş enerjisi sisteminin kurulumu için kat maliklerinden izin alınmasına gerek olmadığını, mevcut projede yer almasa dahi izin verilebileceğini kabul etti. Panellerin ve deponun kapladığı altı metrekarelik alanın davalının 1/6 arsa payıyla orantılı olduğunu, 634 sayılı Kanun m. 16 uyarınca kat maliklerinin ortak yerlerden arsa payları oranında yararlanma hakkına sahip bulunduğunu ve altı bağımsız bölümün her biri için aynı sistemi kurmaya yetecek alanın çatıda mevcut olduğunu belirledi.

İkinci aşamada ölçüt değişti. Aynı mahkeme, kat maliklerinin ortak yerlerden yararlanırken 634 sayılı Kanun m. 19 uyarınca anayapıya zarar vermemesi gerektiğini vurguladı. Binanın 1990 yılında kat irtifakına bağlandığı dikkate alındığında imalatın ilave yük getireceğini, taşıyıcı sistemi olumsuz etkileyeceğini ve bilirkişi raporunda mevcut sistemin ağırlığı nedeniyle binada yıkılma ve çökme tehlikesi bulunduğunun tespit edildiğini saptadı. Sonuç cümlesi ayrımı kurar: güneş enerjisi sistemi faydalı bir imalat olsa da anayapının statiğine ve taşıyıcı sistemine zarar vermesi hâlinde sökülmesine karar verilmesi doğrudur.


Dairenin Değerlendirmesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, mimari projeye aykırı imalatlarla ortak alana müdahale edildiğini, müdahaleye ilişkin tadilat projesi ya da yeterli nisapta muvafakat belgesi sunulamadığını saptadı. 634 sayılı Kanun m. 19 uyarınca her kat malikinin anagayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olduğunu, yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine bulunduğunu belirterek davanın kabulünü yerinde gördü ve bölge adliye mahkemesi kararını onadı.

Önemli: Karar iki bağımsız gerekçeyi üst üste koyuyor. Birincisi usuli: projeye aykırı imalat için tadilat projesi veya yeterli nisapta muvafakat yoktur. İkincisi maddi: imalat taşıyıcı sisteme zarar vermektedir. İkinci gerekçe, nisap sağlanmış olsaydı dahi sonucu değiştirmeyecek nitelikte olduğu için kararın asıl ağırlığını taşır.


Kararın Getirdiği Ölçüt

Karar, ortak yerde yapılan imalatın denetimini üç basamağa oturtuyor.

Birinci basamak yararlanma hakkıdır. 634 sayılı Kanun m. 16, kat malikine ortak yerlerden arsa payı oranında yararlanma hakkı verir. Çatının bir bölümünü kullanmak, tek başına haksız el atma değildir.

İkinci basamak projedir. Mimari projeye aykırı bir imalat, yararlanma hakkı sınırları içinde kalsa bile hukuka uygun sayılmaz; tadilat projesi ya da 634 sayılı Kanun m. 19/2 uyarınca kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası aranır.

Üçüncü basamak anayapının güvenliğidir. Bu basamak aşılamaz. Taşıyıcı sisteme ilave yük getiren, statiği zayıflatan ya da çökme riski doğuran imalat, ne kadar faydalı olursa olsun ayakta kalamaz. Ortak yerlerde yenilik ve ilavelerin nisap düzeni kat mülkiyetinde yenilik ve ilaveler makalesinde ayrıntılı olarak incelenmektedir.


Uygulamada

Davacı tarafta ilk yapılacak iş bilirkişi seçimidir. Bu tür dosyalarda uyuşmazlık estetik ya da kullanım tartışmasından çıkıp yapı statiğine taşındığında sonuç, inşaat mühendisi bilirkişinin taşıyıcı sistem değerlendirmesine bağlanır. Dava dilekçesinde yalnızca projeye aykırılık değil, ilave yük ve statik etki iddiası da açıkça ileri sürülmeli ve keşif talebi buna göre kurulmalıdır.

Davalı tarafta savunma stratejisi çoğu zaman yanlış eksende kuruluyor. Arsa payıyla orantılılık, bölgenin güneş potansiyeli ve komşuların da aynı imkâna sahip olması yararlanma hakkını destekleyen argümanlardır; ancak taşıyıcı sistem tespitini karşılamaz. Bu dosyada davalının ek rapor talebi de sonucu değiştirmemiştir. Savunmanın ağırlığı, sistemin ağırlık ve yük dağılımı bakımından binaya etkisinin bulunmadığını gösteren teknik veriye kaydırılmalıdır.

Yönetim tarafında ise önleyici düzen kurulmalıdır. Çatıya yapılacak enerji tesisleri için kat malikleri kurulunda genel bir çerçeve kararı alınması, tesis edilecek sistemlerin azami ağırlık ve alan sınırlarının belirlenmesi ve statik uygunluk raporu şartı getirilmesi, sonradan doğacak söküm davalarının önünü kesen en pratik yoldur. Ortak yer uyuşmazlıklarının genel çerçevesi için ortak alan uyuşmazlıkları rehberi ve ortak yerlere müdahale ve eski hale getirme içerikleri birlikte okunabilir.1


İlgili içerikler için bkz. Kat Mülkiyetinde Yenilik ve İlaveler, Kat Mülkiyeti Hukuku Rehberi ve Kat Mülkiyeti Hukuku.

Dipnotlar

  1. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, RG 02.07.1965/12038, m. 16, m. 19 ve m. 42. Ortak yerlerden yararlanma ile anayapıyı koruma yükümlülüğü arasındaki denge için bkz. GERMEÇ, Mahir Ersin, Kat Mülkiyeti Hukuku, 11. Baskı, Ankara: Seçkin Yayınevi, 2024.

Sonraki dosya · Karar Analizi

Ses Markasında Ayırt Edicilik: Müzik Eseri ile Marka Arasındaki Sınır

Dosyayı aç →