Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciSoruNº 416Haksız Rekabet

Pazaryeri Üzerinden Satılan Taklit Üründen Platform Sorumlu mu?

Pazaryeri taklit üründen sorumlu mu? ETK md. 9 kapsamında genel izleme yükümlülüğünün yokluğu, bildirim üzerine harekete geçme ve müteselsil sorumluluk.

Av. Zeki DemirciSık Sorulan SorularPaylaş:XLinkedIn

Pazaryeri Üzerinden Satılan Taklit Üründen Platform Sorumlu mu?

İlgili hizmet sayfası → Fikri Mülkiyet Avukatı: Marka, telif, haksız rekabet ve dijital hukuk uyuşmazlıkları için hizmet sayfası.

Kısa cevap: Kural olarak hayır. ETK md. 9/1, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça aracı hizmet sağlayıcının, satıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu olmadığını düzenler1. Sorumluluk, bildirimden veya hukuka aykırılıktan haberdar olmadan sonra başlar.

Bu ayrım, pazaryeri uyuşmazlıklarında kime, hangi sırayla gidileceğini belirler. Platformu ilk muhatap saymak dosyayı baştan zayıflatır.


1. Genel İzleme Yükümlülüğü Yoktur

Türk hukukunda aracı hizmet sağlayıcıya, barındırdığı tüm listeleri önceden ve sürekli denetleme yükümlülüğü yüklenmemiştir. ETK md. 9/1'in koyduğu kural budur; 5651 sayılı Kanun da yer sağlayıcı bakımından aynı çizgide durur2.

Gerekçesi pratiktir. Milyonlarca ürün listesinin ihlal içerip içermediğini tescil sicilleriyle karşılaştırarak önceden denetlemek teknik olarak yürütülemez. Böyle bir yükümlülük, e-ticaret altyapısını işlemez hale getirir.

Sonuç, hak sahibinin yükünü artırır: ihlali tespit etmek, belgelemek ve platforma bildirmek hak sahibine düşer. Platform bu bildirime kadar hareketsiz kaldığı için kusurlu sayılmaz.


2. Bildirim Üzerine Harekete Geçme Yükümlülüğü

Kuralın karşılığı, bildirim sonrası hızlı hareket zorunluluğudur. Kanun burada iki ayrı yükümlülük kurar.

ETK md. 9/2: Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı, satıcı tarafından sunulan içeriğin hukuka aykırı olduğundan haberdar olması halinde bu içeriği gecikmeksizin yayımdan kaldırır ve hukuka aykırı hususu ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirir.

ETK md. 9/3: Hak sahibinin fikri ve sınai mülkiyet hakkı ihlaline dair bilgi ve belgeye dayanan şikayeti üzerine ETAHS, şikayete konu ürünü yayımdan kaldırır ve durumu satıcıya ve hak sahibine bildirir.

İkisi arasındaki fark, harekete geçme sebebidir. Md. 9/2 için resmi bir şikayet şart değildir; hukuka aykırılıktan herhangi bir yolla haberdar olmak yeterlidir. Md. 9/3 ise hak sahibinin belgeli şikayetini arar.

Önemli: "Haberdar olma" ölçütü hak sahibinin elindeki en güçlü araçtır. Basın haberi, Bakanlık yazısı, tüketici şikayetleri veya platformun kendi tespitleri de haberdar olma sonucu doğurabilir. Bildirimin yalnızca resmi form üzerinden yapılabileceği iddiası, md. 9/2'nin lafzıyla bağdaşmaz.


3. Sorumluluğun Doğduğu Haller

Platformun korunma alanı üç durumda sona erer.

Bildirime rağmen hareketsizlik. Usulüne uygun şikayet ulaştığı halde ürün kaldırılmazsa, ihlalin bildirimden sonraki döneme ilişkin kısmında platformun kendi kusuru doğar. Bu noktadan itibaren zarar, platformun ihmalinden kaynaklanan zarar olarak nitelendirilebilir.

Aracılığın ötesine geçme. Platform ürünü kendi stokundan satıyor, kendi adına faturalandırıyor veya listeyi kendi tanıtımıyla öne çıkarıyorsa artık elektronik ticaret hizmet sağlayıcı konumundadır. Bu halde SMK md. 29 anlamında tecavüz fiilinin doğrudan faili olabilir.

Tekrarlayan ihlale göz yumma. Aynı satıcının defalarca bildirilen ihlallerine karşı hiçbir yapısal önlem alınmaması, tek tek bildirimlere verilen mekanik cevapların ötesinde bir kusur tartışması yaratır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında, ihlalden haberdar edilen ve önleme olanağı bulunan ticari aktörün pasifliği kusur değerlendirmesinde dikkate alınır.


4. Müteselsil Sorumluluk Tartışması

Hak sahiplerinin sık sorduğu soru şudur: satıcıyla platform birlikte, müteselsilen sorumlu tutulabilir mi?

Cevap koşullu evettir. Müteselsil sorumluluk için platformun kendi fiilinin de zarara katkı sunmuş olması gerekir. Salt ortam sağlama bu katkıyı oluşturmaz; ETK md. 9/1 bunu açıkça dışlar. Ancak bildirime rağmen ürünün yayında kalması, TBK md. 61 anlamında birlikte sorumluluğu tartışılabilir hale getirir.

Uygulamada dava kurgusu şöyle yapılır: satıcıya karşı SMK md. 149 kapsamındaki tecavüz ve tazminat talepleri yöneltilir; platforma karşı ise bildirim sonrası dönemle sınırlı, kendi ihmaline dayanan talep ileri sürülür. İki talep aynı dosyada birleştirilebilir ama hukuki sebepleri ayrıdır.

Tazminat kalemi de ayrışır. Satıcıdan ihlalin tümüne ilişkin zarar istenirken, platformdan yalnızca bildirimden sonraki gecikme süresine düşen zarar istenir. Bu ayrımın yapılmadığı taleplerde kısmi ret riski yüksektir.


Uygulamada

En sık hata, bildirimin tarihinin belgelenmemesidir. Platformun sorumluluğu bildirim anından başladığına göre, o anın kesin olarak ispatı davanın çekirdeğidir. Bildirim, tarih ve referans numarası üreten yazılı kanaldan yapılmalı; teyit mesajı saklanmalıdır.

İkinci hata, bildirimden sonraki dönemi izlememektir. Ürün kaldırıldı sanılıp dosya kapatılırsa, aynı listenin başka hesapta yeniden açıldığı fark edilmez. Bildirim sonrası periyodik tarama yapılmalı ve her tekrar ayrıca kayda geçirilmelidir.

Üçüncü hata, platformu tek muhatap saymaktır. Satıcı kimliği tespit edilmeden açılan dava, esas faili dışarıda bırakır. ETK ek md. 2/1-ç uyarınca ETAHS, satıcının tanıtıcı bilgilerini doğrulamakla yükümlüdür; bu bilgilerin talep edilmesi dosyanın ilk adımıdır.


İlgili içerikler için bkz. E-Ticarette Aracı Hizmet Sağlayıcının Sorumluluğu, Trendyol ve Hepsiburada Sahte Ürün Şikayeti, Taklit Ürün Satmak Suç mu, Haksız Rekabet.

Dipnotlar

  1. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun md. 9, ek md. 2, RG 05.11.2014/29166.

  2. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, RG 23.05.2007/26530; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 29, md. 149, RG 10.01.2017/29944.

Sonraki dosya · Soru

Sınai Mülkiyet Kanunu Uygulama Yönetmeliği Neyi Düzenler?

Dosyayı aç →