Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciSoruNº 686Marka Hukuku

Marka Tescilli Değilse Ceza Davası Açılabilir mi?

6769 sayılı Kanun m. 30 cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olmasını arar. Tescilsiz işaret sahibinin elindeki yollar ve sınırları.

Av. Zeki DemirciMarka İhlali ve YaptırımlarPaylaş:XLinkedIn

Marka Tescilli Değilse Ceza Davası Açılabilir mi?

İlgili hizmet sayfası → Marka Avukatı — Marka tescili, ihlal davaları ve uyuşmazlıklar için hizmet sayfası.

Kısa cevap: Hayır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 30, bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olmasını açıkça şart koşar. Tescil yoksa suç oluşmaz; savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir, dava açılmışsa mahkeme beraat hükmü kurar.


1. Tescil Şartı Neden Mutlaktır

Ceza normları kıyas yasağına tabidir. Kanun koyucu cezai korumayı sicile bağlamışsa, hâkim bu şartı yorum yoluyla genişletemez. Tescilsiz bir işaretin piyasada yıllardır kullanılıyor olması, tanınmışlık düzeyine ulaşmış bulunması veya gerçek hak sahipliğinin ispatlanabilir olması tek başına ceza sorumluluğu doğurmaz.

Şart, üç alt unsuru birlikte arar. Marka Türkiye'de tescilli olacaktır; yurt dışındaki tescil yeterli değildir. Tescil suç tarihinde geçerli olacaktır; yenilenmemiş veya iptal edilmiş marka dayanak yapılamaz. Tescilin koruma kapsamı, şikâyete konu mal veya hizmet sınıfını içerecektir.


2. Tescilsiz İşaret Sahibinin Elindeki Yollar

Ceza yolu kapalı olsa da hukuk yolu açıktır. Tescilsiz işaret sahibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 54 ve devamındaki haksız rekabet hükümlerine dayanarak tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat talep edebilir. Ayrıca 6769 sayılı Kanun m. 6 uyarınca, tescilsiz işaret üzerinde önceki tarihli hak sahibi olduğunu ileri sürerek sonraki tescile itiraz edebilir veya hükümsüzlük davası açabilir.

Önemli: Haksız rekabet hükümlerine dayalı korumada ispat yükü ağırdır. İşaretin kullanım tarihi, coğrafi ve sektörel yaygınlığı, ilgili çevrede ayırt edicilik kazandığı somut delillerle gösterilmelidir. Tescil ise bu ispat yükünü büyük ölçüde ortadan kaldırır. Ayrıntı için Tescilsiz İşaret Koruması sayfasına bakılabilir.


3. Başvuru Aşamasındaki Marka Yeterli mi

Değildir. Kanun tescili arar; başvurunun yapılmış olması cezai koruma sağlamaz. Marka başvurusunun tescille sonuçlanması hâlinde koruma başvuru tarihinden itibaren hüküm doğurur; ancak bu, başvuru ile tescil arasındaki dönemde işlenen fiillerin ceza normuna tabi tutulmasını sağlamaz. Ceza sorumluluğunda suçun işlendiği anda tipe uygunluk aranır.

Buna karşılık hukuk davası bakımından durum farklıdır: Tescil gerçekleştiğinde, başvuru tarihinden sonraki tecavüz fiilleri için hukuk davası açılabilir.


4. Tescil Sonradan Ortadan Kalkarsa Ne Olur

Marka hükümsüz kılınırsa hükümsüzlük kararı kural olarak geriye etkilidir ve marka hiç doğmamış sayılır. Bu durumda hükümsüz kılınan markaya dayanan ceza davasının dayanağı da ortadan kalkar. Aynı şekilde kullanmama nedeniyle iptal kararı verilmesi hâlinde, iptalin etkili olduğu tarihten sonraki fiiller bakımından cezai koruma kalkar.

Sanık müdafii bakımından pratik sonuç şudur: Ceza dosyasında ilk kontrol edilecek husus şikâyetçi markanın sicildeki güncel durumudur. Hükümsüzlük veya iptal davası açılması, ceza yargılamasında bekletici sorun tartışmasını gündeme getirir. İlgili yollar için Marka Hükümsüzlük Davası ve Kullanmama Nedeniyle Marka İptali sayfaları incelenebilir.


Marka suçlarının unsurları, şikâyet ehliyeti ve uzlaştırma rejimi için Marka Hakkına Tecavüz Suçu ve Cezai Koruma makalesi ile Marka Hukuku Rehberi ve Marka Hukuku sayfaları birlikte okunmalıdır.

Sonraki dosya · Soru

Taklit Ürünü Nereden Aldığımı Söylersem Ceza Alır mıyım?

Dosyayı aç →