Av. Zeki Demirci
Av. Zeki DemirciMakaleNº 089Sağlık Hukuku

Teşhis Gecikmesinde Kaybedilen Tedavi İmkânı ve İlliyet Bağı

Tanı gecikmesinde zarar, hastalığın kendisi değil kaybedilen tedavi imkânıdır. İlliyet bağının farazi seyir karşılaştırmasıyla kurulması ve şans kaybı tartışması.

Av. Zeki DemirciTıbbi SorumlulukPaylaş:XLinkedIn

Teşhis Gecikmesinde Kaybedilen Tedavi İmkânı ve İlliyet Bağı

Tanı gecikmesi davalarının düğüm noktası illiyet bağıdır. Karşı taraf çoğu zaman şunu söyler: "Hastalık zaten vardı, gecikme sonucu değiştirmezdi." Dürüst bir değerlendirme bu itirazın bir kısmını kabul eder; ama asıl soruyu yanlış kurar. Sorulacak soru hastalığın varlığı değil, gecikmeyle kaybedilen tedavi imkânıdır.

Zarar Nerede Doğar

Hekimin kusuru çoğu tanı gecikmesi olayında hastalığı yaratmaz. Kanser, gecikmeden önce de vardır. Zarar, hastalığın kendisi değil, erken teşhisle elde edilebilecek daha iyi tedavi ve prognoz imkânının yitirilmesidir. Bu ayrım tazminatın kapsamını doğrudan belirler.

Somut ölçüt farazi seyir karşılaştırmasıdır: doğru zamanda tanı konulsaydı hastalık hangi evrede olurdu, hangi tedavi seçenekleri açık kalırdı ve prognoz ne olurdu? Bu karşılaştırma yapılmadan illiyet bağı kurulamaz; yapıldığında ise zararın gecikmeden doğan kısmı ölçülebilir hale gelir.

Uygun İlliyet Bağı

Sözleşmeden doğan sorumlulukta yalnızca tabii değil uygun illiyet bağı aranır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20.11.2024 tarihli ve E. 2024/144, K. 2024/565 sayılı kararında illiyeti, sonucu meydana getirmeye elverişli veya bu sonucun gerçekleşme ihtimalini objektif olarak artıran şartla sonuç arasındaki bağ olarak tanımlar. Değerlendirmede zararın öngörülebilir ve önlenebilir olması aranır.

Bu ölçüt tanı gecikmesine uygulandığında kritik soru şudur: erken teşhis, kötü sonucun gerçekleşme ihtimalini objektif olarak azaltır mıydı? Cevap evet ise, gecikme ile ağırlaşan sonuç arasında uygun illiyet bağı kurulur.

Sözleşmeden doğan sorumlulukta kusur karinesi 6098 sayılı Kanun m. 112 ile davalı aleyhine kurulmuş olsa da, zarar ve uygun illiyet bağının varlığını ispat yükü davacıda kalır. Bu nedenle illiyet, tanı gecikmesi dosyalarının en kırılgan halkasıdır ve bilirkişi incelemesiyle somutlaştırılmalıdır.

Şans Kaybı Tartışması

Doktrinde kaybedilen tedavi imkânı, "şans kaybı" (perte d'une chance) kuramıyla açıklanır. Bu görüşe göre iyileşme şansının belirli bir yüzdesi yitirilmişse, zarar bu kayıp oranında tazmin edilmelidir.1

Yargıtay bu kavramı adıyla benimsememekle birlikte aynı hukuki düşünceyi "tedavi imkânlarının kaçırılması" ifadesiyle uygular. Özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hastanın uzman değerlendirmesine geç yönlendirilmesi ve bu gecikmeyle cerrahi ya da erken müdahale imkânının kaçırılması, tazminat sorumluluğu doğurur.

Prognoz Değişmese Bile Tazminat

Karşı tarafın en güçlü savunması gecikmenin nihai sonucu değiştirmediği iddiasıdır. Ancak bu savunma tazminatı tümüyle ortadan kaldırmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1734, K. 2025/5164 sayılı kararında, gecikmenin sonucu yalnızca hastalık halinin uzaması olsa dahi bunun manevi tazminat için yeterli olduğunu, müterafik kusur indirimiyle birlikte manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Ayırt edici nokta ölçülebilir bir kötüleşmenin bulunup bulunmadığıdır. Lezyonun büyümesi, evrenin ilerlemesi, ek tedavi yükünün doğması gibi somut ve belgeli değişimler varsa, "sonuç değişmezdi" savunması olgusal olarak da çöker.

Uygulamada En Sık Yapılan Hata

En sık hata, davayı "hastalık hekim yüzünden oluştu" ekseninde kurmaktır. Bu kurgu, hastalığın gecikmeden önce de var olduğu itirazıyla kolayca kırılır. Doğru kurgu, zararı kaybedilen tedavi imkânı ve ağırlaşan tedavi yükü üzerine oturtmak ve farazi seyir karşılaştırmasını bilirkişiden açıkça istemektir.

İkinci hata, illiyet değerlendirmesini bilirkişiye soyut biçimde bırakmaktır. Heyete, erken tanı hâlinde evrenin, tedavi seçeneklerinin ve iş göremezlik oranının ne olacağı ayrı ayrı sorulmalıdır.

Sonuç

Tanı gecikmesinde tazminatın anahtarı, zararı doğru tanımlamaktır. Zarar hastalığın kendisi değil, kaybedilen tedavi imkânı ve ağırlaşan yüktür. Uygun illiyet bağı farazi seyir karşılaştırmasıyla kurulur; prognoz değişmese bile hastalık halinin uzaması manevi tazminatı gerektirir. Dava bu eksende kurulduğunda, karşı tarafın en güçlü savunması etkisini yitirir.

İlgili içerikler için bkz. Yanlış Teşhis ve Tanı Gecikmesinde Sorumluluk, Tıbbi Malpraktis Davası Rehberi.

Sağlık Hukuku

Dipnotlar

  1. Abik, Yıldız, "Doktorun Sorumluluğunda Şans Kaybı: İyileşme Şansının Kaybı", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 54, S. 3, 2005, s. 286-287; Özcan, Zeynep / Özcanoğlu, Ayşe Betül, "Yargıtay İçtihatları Işığında Malpraktis Komplikasyon Ayrımına Bağlı İspat Sorunları", Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, Yıl 8, S. 16, 2020, s. 305.

Sonraki dosya · Makale

İpoteğin Paraya Çevrilmesi ve Taşınmazın Cebri Satışı

Dosyayı aç →