REHBER
Yapay Zekâ ve Telif Hakkı
Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin telif statüsü, AI modelinin eğitiminde eser kullanımı, prompt mühendisliği, hak sahipliği, sözleşmesel önlemler ve gelişen Türk hukuku yorumu.
Yapay zekâ, fikri mülkiyet hukukunun karşılaştığı en yeni ve en kapsamlı meydan okumadır. AI ile yazılan metin, üretilen görsel, oluşturulan müzik ve geliştirilen yazılım — her biri "Bu içeriğin sahibi kimdir?" ve "Bu içerik bir eser midir?" sorularını eş zamanlı gündeme getirir. Diğer yandan AI modelinin eğitim aşamasında telif korumalı eserlerin kullanılması, milyonlarca eser sahibinin müdahale alanına soktuğu yepyeni bir uyuşmazlık alanı doğurur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, AI'ı doğrudan düzenlemez; ancak mevcut çerçeve — özellikle FSEK m. 1/B-a hususiyet kavramı ve FSEK m. 21-25 mali haklar — AI uyuşmazlıklarının çözümünde uygulama bulur.1
Bu rehber, yapay zekâ ile telif hukukunun kesişiminde ortaya çıkan kavramsal sorunları, sözleşmesel önlemleri ve Türkiye'de oluşmakta olan içtihat çizgisini açıklar.
AI ile Üretilen İçerik Eser midir?
FSEK m. 1/B-a uyarınca eser, "sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulü"dür. İki temel unsur belirleyicidir: hususiyet ve gerçek kişi sahipliği.
Salt AI tarafından üretilen içerik. Bir prompt verildiğinde AI tarafından otomatik olarak üretilen içerik — örneğin "bir kedinin yıldızlı gökyüzünde uçan resmini çiz" prompt'u ile üretilen görsel — mevcut hukuk anlayışına göre eser sayılmaz. Çünkü içerikteki yaratıcı seçimler bir gerçek kişiye atfedilemez. AI bir araç değil, otonom bir üretim katmanıdır.
İnsan yönlendirmesi ile AI içeriği. Kullanıcının yoğun yaratıcı katkısı varsa — örneğin sayısız iterasyon, ince prompt mühendisliği, manuel düzenleme — sonuçta hususiyet doğabilir. Bu durumda eserin sahibi insan kullanıcıdır. Ancak mahkeme, yaratıcı katkının somut deliller ile ispatını arar.
AI destekli profesyonel üretim. Bir tasarımcının AI'ı bir araç olarak kullanması — örneğin photoshop'ta AI fill ile fotoğrafı düzenlemesi — tasarımcının eser sahipliğini değiştirmez. AI yalnızca üretim sürecinin bir aşamasıdır.
Türk hukukunda henüz Yargıtay kararı oluşmamış olmakla birlikte, doktrin AB Adalet Divanı'nın Painer kararı (C-145/10) ve Çin Beijing İnternet Mahkemesi'nin "Li v. Liu" kararı (2023) ile paralel bir yaklaşım benimsemekte; insan yönlendirmesinin somutluğunu kritik kıstas olarak öne çıkarmaktadır.
AI Eğitiminde Eser Kullanımı
Yapay zekâ modeli eğitiminde milyonlarca eser kullanılır. Bu eserlerin lisans alınmadan kullanılması, fikri mülkiyet hukukunun en yoğun tartışıldığı alandır.
Türk hukukunda AI eğitiminde eser kullanımı, FSEK m. 22 (çoğaltma) ve FSEK m. 21 (işleme) kapsamında değerlendirilebilir.
Çoğaltma hakkı çerçevesinde. AI modeline eserin "yüklenmesi" geçici de olsa bir çoğaltma teşkil edebilir. Eserin model parametrelerine kodlanması, klasik anlamda çoğaltma değildir; ancak FSEK m. 22'nin geniş yorumu altında değerlendirilebilir.
İşleme hakkı çerçevesinde. AI modelinin eseri "öğrenmesi" ve daha sonra benzer içerik üretmesi, FSEK m. 21 işleme hakkına dolaylı bir müdahale niteliğinde olabilir. Üretim aşamasında orijinal eserin tanınabilir izleri çıkıyorsa, işleme hakkı ihlali daha somut hâle gelir.
Bu alanda mevcut hukuk yorumu henüz oturmamıştır. AB'de AI Act ve DSM Direktifi'nin metin ve veri madenciliği istisnaları (Art. 3-4) farklı bir çerçeve sunar; ancak Türkiye'de buna paralel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Telif Korumalı Eserlerin Eğitim Verisinde Tespiti
AI eğitiminin "kara kutu" niteliği, eser sahibinin müdahale imkânını sınırlandırır. Eserin model eğitiminde kullanıldığını ispatlamak teknik olarak zordur.
Pratik tespit yöntemleri:
1. Üretim çıktısındaki tanınabilir izler. Model belirli bir sanat tarzını veya yazar üslubunu yeniden ürettiğinde, eserin eğitim verisinde olduğu izlenimi doğar. Ancak bu, kesin kanıt değildir.
2. Model adı veya prompt yanıtları. AI'a "[X yazarın] tarzında bir hikâye yaz" prompt'u verildiğinde model özgün üretim yapabiliyorsa, eğitim verisinde yazarın eserleri bulunma ihtimali yüksektir.
3. Şirket beyanı veya veri seti dökümü. Bazı AI şirketleri eğitim veri kaynaklarını açıklar (Common Crawl, LAION-5B gibi). Bu veri setlerinin dökümü, eser sahibinin tespitini kolaylaştırır.
4. Teknik bilirkişi raporu. Üretim çıktılarının istatistiksel analizi, eserin model parametrelerinde kodlandığı yönünde kanıt sunabilir; ancak güçlü teknik destek gerektirir.
Sözleşmesel Önlemler
AI çağında lisans sözleşmelerinin AI kullanımı için açık düzenlemeler içermesi zorunludur. Önemli sözleşme noktaları:
Yazarlar ve Yayıncılar. Kitap yayın sözleşmelerinde "Yayıncı, eseri yapay zekâ modeli eğitiminde kullanma yetkisine sahip değildir; bu kullanım ayrı bir lisans gerektirir" tipi açık hüküm eklenmelidir. Eski sözleşmelerde bu konu düzenlenmediği için, AI kullanımı yetki dışı kabul edilebilir.
Sanatçılar ve Galeriler. Bir sanatçının eseri için yapılan satış veya sergileme sözleşmesinde, eserin AI eğitiminde kullanılmasına ilişkin açık beyan eklenmelidir. Müzayede ve dijital galeri sözleşmeleri özellikle dikkat gerektirir.
Müzisyenler ve Plak Şirketleri. Müzik haklarında master kayıtların AI eğitiminde kullanımı, mekanik haklar ve eser sahibinin haklarını ayrı ayrı etkiler. Plak şirketleri ile müzisyenler arasındaki sözleşmelerde AI eğitim hakkı açıkça düzenlenmelidir.
Fotoğrafçılar ve Görsel Ajanslar. Stock photo ajansları (Shutterstock, Getty Images gibi) AI eğitim lisansı verir; ancak bireysel fotoğrafçılar bu konuda açıkça beyan etmelidir.
Yazılım Geliştiriciler. Açık kaynak lisansları (GPL, MIT, Apache gibi) AI eğitiminde kullanımı düzenlemez. GitHub Copilot davasında ortaya çıkan tartışma, açık kaynak kodun AI eğitiminde kullanımının lisans şartlarıyla uyumsuz olabileceği yönündedir.
AI Üretiminde Hak Sahipliği Senaryoları
Bir AI çıktısının ortaya çıktığı durumda hak sahipliği üç farklı senaryoda değişebilir:
Senaryo 1 — Salt AI Üretimi. Kullanıcı kısa bir prompt verir, AI özgün çıktı üretir. Çıktıda insan yaratıcı katkısı somut değilse, eser sayılmaz; herkesin kullanımına açık (public domain benzeri) bir statü kabul edilir.
Senaryo 2 — Yoğun İnsan Yönlendirmesi. Kullanıcı iteratif prompt, parametrik ayarlama ve manuel düzenleme ile çıktıyı şekillendirir. Çıktı hususiyet kazanır ve eser sayılır; kullanıcı eser sahibi olur.
Senaryo 3 — AI Aracı, İnsan Yaratıcı. Profesyonel tasarımcı bir AI aracı kullanarak yaratıcı bir görsel oluşturur; AI yalnızca bir aşamadır. Tasarımcı eser sahibi olur; AI'ın "katkısı" hukuken bağımsız bir hak doğurmaz.
Pratikte üç senaryo arasındaki sınır belirsizdir. Yaratıcı katkının somut delillerle (prompt geçmişi, iterasyon kayıtları, manuel düzenleme dosyaları) belgelenmesi, eser sayılma iddiasında belirleyici olur.
AI Tarafından Üretilen İçeriğin Markalama
AI ile üretilen bir logo, jingle veya tasarım, marka olarak tescil edilebilir mi? Marka hukuku açısından önemli olan ayırt edicilik, telif hukuku ile bağımsız bir kategoridir; AI ile üretilse bile bir işaret, ayırt edici nitelik taşıyorsa tescil edilebilir.
Ancak iki sorun ortaya çıkar:
Birincisi, marka başvurusunda gerçek hak sahipliğinin beyan edilmesi gerekir. AI ile üretilen bir tasarımı, başvuru sahibi kendi tasarımıymış gibi beyan ederse, bu başvuru kötü niyetli (SMK m. 6/9) sayılabilir.
İkincisi, AI üretiminde eğitim verisindeki tanınmış marka veya eser benzerliği riski vardır. AI, eğitim verisindeki bir markaya benzer çıktı üretebilir; bu durumda başvuru SMK m. 5 veya m. 6 kapsamında reddedilir.
ChatGPT, Gemini, Claude ve Benzeri AI Asistanları
Genel amaçlı AI asistanları (büyük dil modelleri) kullanımı, telif riski açısından farklı değerlendirilir.
Metin üretimi. AI'ın ürettiği metin, kullanıcının prompt yönlendirmesi ile şekillenir. Profesyonel bir editör veya yazar, AI çıktısını işleyerek yeni bir eser yaratabilir. Bu durumda hak sahibi yazardır.
Kod üretimi. GitHub Copilot, Cursor gibi AI kod asistanları, kullanıcı için kod parçaları üretir. Üretilen kodun açık kaynak lisanslı verilerden türemiş olma ihtimali, lisans uyumsuzluğu doğurabilir. Bu konuda Microsoft v. Copilot davası (ABD) önemli bir referanstır.
Görsel üretimi. Midjourney, DALL-E, Stable Diffusion gibi modeller, kullanıcının prompt'una göre görsel üretir. Görselin hak sahipliği, kullanıcının yaratıcı katkısının yoğunluğuna bağlıdır.
Müzik üretimi. Suno, Udio gibi modeller, kullanıcının prompt'una göre müzik üretir. Müziğin hak sahipliği, kullanıcının yönlendirmesi ile şekillenir; AI tek başına sahip olamaz.
Türkiye'de bu AI asistanlarının kullanımına ilişkin özel düzenleme bulunmamakla birlikte, kullanım koşulları (ChatGPT'nin OpenAI sözleşmesi gibi) çıktının ticari kullanımı ve hak devri açısından belirleyici olur. Çoğu AI asistanı, kullanıcının ürettiği içerik üzerindeki haklarını kullanıcıda bırakır; ancak bazıları kendi platformlarında kullanım hakkı saklı tutar.
Deepfake ve Telif
Deepfake teknolojisi, bir kişinin yüzünün veya sesinin AI ile başka bir içerikte taklit edilmesidir. Telif boyutu üç katmanlıdır:
Birincisi, kişilik hakkı: Kişinin imajının izinsiz kullanımı TMK m. 24 ihlali doğurur.
İkincisi, eser sahipliği: Eğer kişinin yüzü veya sesi bir performans (oyunculuk, şarkıcılık) bağlamında kullanılıyorsa, FSEK m. 80 bağlantılı haklar (komşu haklar) ihlali söz konusu olur.
Üçüncüsü, kaynak içerik telifi: Deepfake için kullanılan orijinal video veya ses kaydının telifi ayrıca ihlal edilmiş olur.
Türkiye'de deepfake özelinde 5651 sayılı Kanun ve TCK m. 136 (kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı) hükümleri uygulanır; FSEK hükümleri paralel olarak değerlendirilir.
Karşı Senaryo
Risk 1 — AI çıktısının eser olarak iddiası. Kullanıcı, bir AI ile ürettiği görseli kendi eseri olarak tescil ettirmek veya başkalarına lisanslamak ister. Yaratıcı katkı somut delillerle gösterilemezse, eser statüsü reddedilir. Sonuç: koruma talepi reddedilir; başka taraflar serbestçe kullanabilir.
Risk 2 — Eğitim verisinin habersiz kullanımı. Bir AI şirketi, telif korumalı eserleri eğitim verisi olarak kullanır; eser sahibi tespit eder ve dava açar. AI şirketi savunmada metin ve veri madenciliği istisnası veya fair use iddia eder. Türk hukukunda bu istisna açıkça düzenlenmediği için savunma zayıflar. Sonuç: tazminat hükmedilir; ileride milyonlarca eser sahibinden gelebilecek toplu davalara karşı kırılganlık doğar.
Sonraki Adımlar
Yapay zekâ ile telif hukukunun kesişimi gelişmekte olan bir alandır. Eser sahipleri açısından öncelik, lisans sözleşmelerine AI kullanımına ilişkin açık hükümler eklemektir. AI çıktısının kullanıcısı açısından öncelik, yaratıcı katkıyı somut delillerle belgelemek ve AI üretiminin sınırlarını şeffafça açıklamaktır.
Türkiye'de bu alanda yargısal birikim henüz oturmamış olsa da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin telif hukukunun mali ve manevi katmanlarını ayrı değerlendirme yaklaşımı, AI uyuşmazlıklarında da uygulama bulacaktır. AI ile üretilen içeriğin telif ihlalini doğurması durumunda, mali ve manevi tazminatın ayrı hesaplanması; AI eğitiminde eser kullanımının izinsiz olması durumunda, FSEK m. 68 kapsamında üç kata kadar artırılmış tazminat hakkı saklı kalır.2
İlgili rehberler için: Telif Hukuku Rehberi · İnternette Telif İhlali · Mali ve Manevi Haklar · Sosyal Medyada Telif · Telif Lisans ve Devir Sözleşmesi
Dipnotlar
-
5846 sayılı FSEK, RG 13.12.1951/7981. ↩
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 23.10.2025, E. 2025/1710, K. 2025/6470 — eserin izinsiz uyarlanması mali ve manevi hak ihlalini birlikte doğurur; AI ile uyarlama dahil olmak üzere tüm dijital dönüşümlerde tazminat her iki hak türü için ayrı kalemler hâlinde hesaplanır. ↩