MAKALE

Domain Adı ve Marka Uyuşmazlıkları

Domain adı ile marka çatışmalarında UDRP prosedürü, SMK md. 7/2-d kapsamı ve Türk hukukundaki çözüm yollarını değerlendiriyoruz.

·Marka Hukuku·Marka Hukuku Temel Kavramlar

Domain Adı Neden Marka Uyuşmazlığına Dönüşür?

Bir tescilli markanın aynısının veya benzerinin alan adı olarak tescil edilmesi, marka sahibiyle alan adı sahibi arasında doğrudan bir hukuki çatışma yaratır. Bu çatışma yalnızca Türk hukukuyla sınırlı değildir; ICANN bünyesindeki UDRP (Uniform Domain-Name Dispute-Resolution Policy) mekanizmasıyla uluslararası boyutu da olan bir uyuşmazlık alanıdır. Tescilli marka sahibinin alan adı üzerinde hak iddiası, özellikle e-ticarette ve dijital pazarlamada hayati bir koruma aracına dönüşmüştür.

Alan adı tescili "ilk gelen alır" ilkesine dayanır. Marka tescili ise ayırt edicilik ve sınıflandırma esaslarına bağlıdır. Bu iki farklı sistemin kesiştiği noktada uyuşmazlıklar kaçınılmaz hale gelir.


SMK md. 7/2-d: Türk Hukukunun Dijital Koruma Çerçevesi

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, marka sahibine tanınan hakları sayarken alan adlarını açıkça düzenlemiştir. SMK md. 7/3-d hükmüne göre, işareti kullanan kişinin işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması yasaklanabilir.

Bu düzenlemenin üç kritik unsuru vardır:

  • Hak veya meşru bağlantı yokluğu: Alan adını tescil eden kişinin marka üzerinde herhangi bir hakkı bulunmamalıdır.
  • Ticari etki: Salt alan adı tescili tek başına yeterli değildir; bu kullanımın ticari alanda etki yaratması gerekir.
  • Aynılık veya benzerlik: Tescilli marka ile alan adı arasında aynılık veya karıştırılma yaratacak düzeyde benzerlik bulunmalıdır.

Stratejik Not: Salt alan adı tahsis kaydı, marka hakkına tecavüz için tek başına yeterli görülmeyebilir. Ticari etki unsuru — aktif web sitesi, yönlendirme, satış faaliyeti — ayrıca ispatlanmalıdır. Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı, alan adının fiili kullanımına odaklanır.


Cybersquatting: Kötüniyetli Alan Adı Tescili

Cybersquatting, bir markayı tanıyan kişinin bu markayı alan adı olarak tescil ettirerek marka sahibine satmak, kira geliri elde etmek veya marka sahibinin dijital varlığını engellemek amacıyla hareket etmesidir. Bu durum hem UDRP kapsamında hem de Türk hukuku çerçevesinde hukuka aykırıdır.

Kötüniyetin tipik göstergeleri:

  • Alan adının tescilinden sonra hiçbir ticari faaliyette kullanılmaması (passive holding)
  • Marka sahibine satış teklifi yapılması
  • Rakip markaya yönlendirme yapılması
  • Birden fazla üçüncü kişi markasının toplu olarak alan adı olarak tescil edilmesi

Kötüniyetli alan adı tescilinde SMK md. 6/5 hükmü de devreye girer. Bu hüküm, Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesine atıfla, başvuru sahibinin kötüniyetle hareket ettiği tescillere karşı koruma sağlar. Marka hükümsüzlük davalarında kötüniyet, zamanaşımı süresinden bağımsız olarak her zaman ileri sürülebilir.


UDRP Prosedürü: Uluslararası Çözüm Mekanizması

ICANN tarafından yönetilen UDRP, .com, .net, .org gibi genel üst düzey alan adları (gTLD) ile birçok ülke kodu alan adı (ccTLD) için geçerli olan idari bir uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır.

UDRP başvurusunun üç koşulu:

  1. Alan adı, şikayetçinin tescilli markasıyla aynı veya karıştırılabilecek düzeyde benzer olmalıdır.
  2. Alan adı sahibinin, alan adı üzerinde bir hakkı veya meşru menfaati bulunmamalıdır.
  3. Alan adı kötüniyetle tescil edilmiş ve kullanılıyor olmalıdır.

Bu üç koşulun tamamının birlikte gerçekleşmesi gerekir. İspat yükü şikayetçidedir.

UDRP'nin avantajları:

  • Süreç genellikle 60 gün içinde tamamlanır.
  • Maliyet, mahkeme yargılamasına kıyasla düşüktür (tek panelist için yaklaşık 1.500 USD).
  • Karar, alan adının devri veya iptali şeklinde sonuçlanabilir.
  • WIPO ve NAF gibi akredite kuruluşlar başvuruları kabul eder.

UDRP'nin sınırları:

  • Tazminata hükmedilmez; yalnızca alan adı üzerinde karar verilir.
  • Karara rağmen taraflar ulusal mahkemelere başvurabilir.
  • .tr uzantılı alan adları UDRP kapsamında değildir.

Türkiye'de .tr Uzantılı Alan Adı Uyuşmazlıkları

Türkiye'deki .tr uzantılı alan adları TRABİS (Türkiye Alan Adları Yönetim Sistemi) tarafından yönetilir. .tr alan adlarına ilişkin uyuşmazlıklar UDRP kapsamına girmez; bu uyuşmazlıklar doğrudan Türk mahkemelerinde çözülür.

Dava türleri:

  • Marka tecavüzü davası (SMK md. 149): Alan adı kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla açılır. Tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi ve maddi/manevi tazminat talep edilebilir.
  • Haksız rekabet davası (TTK md. 54 vd.): Marka tescili bulunmasa dahi, alan adının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanılması halinde gündeme gelir.
  • Alan adı tahsis kararının iptali: TRABİS nezdinde tahsis edilen alan adının iptaline yönelik dava açılabilir.

Uygulamada: Mahkemeler, alan adının tescilli markayla aynı veya benzer olmasını tek başına yeterli görmez. Alan adının fiilen ticari amaçla kullanılıp kullanılmadığı, markayla karıştırılma ihtimalinin somut olarak ortaya konulması ve alan adı sahibinin kötüniyetinin ispatı beklenir.


Tescilli Marka vs. Domain: Öncelik Meselesi

Alan adı tescili, marka hakkı vermez. Bir kişinin belirli bir alan adını tahsis ettirmiş olması, o işaret üzerinde sınai mülkiyet hakkı kazandığı anlamına gelmez. Bu temel ilke, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında defalarca vurgulanmıştır.

Tersine, marka tescili de otomatik olarak alan adı hakkı vermez. Marka sahibi, alan adının devrini veya iptalini ancak SMK md. 7'de sayılan koşulların gerçekleştiğini ispatlayarak talep edebilir.

📌 Yargıtay 11. HD, 22.10.2025, E. 2025/1668, K. 2025/6441 — Alan adından doğan hakların ihlali ve SMK md. 6/5 kapsamında değerlendirme.

Neden önemli: Bu karar, alan adı tescilinin tek başına üstün hak sahipliği oluşturmayacağını teyit etmiştir. Mahkeme, alan adının fiili ve ticari kullanımını araştırmış; salt tahsis kaydının marka hakkına karşı ileri sürülemeyeceğini vurgulamıştır. Kötüniyetli alan adı tescillerinde md. 6/5 kapsamındaki korumadan yararlanılabileceği içtihatla netleşmiştir.


Marka Sahibi İçin Koruma Stratejileri

Proaktif koruma:

  • Marka tesciliyle eş zamanlı olarak ilgili alan adlarının (.com, .com.tr, .net, .org) tescil ettirilmesi
  • Marka izleme hizmetleriyle yeni alan adı tescillerinin takibi
  • TMCH (Trademark Clearinghouse) kaydıyla yeni gTLD'lerde öncelikli başvuru hakkı elde edilmesi

Reaktif koruma:

  • UDRP başvurusu (gTLD'ler için)
  • Türk mahkemelerinde marka tecavüzü davası (.tr ve diğer uzantılar için)
  • Haksız rekabet davası (tescilsiz işaretler için)
  • İhtiyati tedbir talebiyle alan adı kullanımının durdurulması

Değerlendirme ve Uygulama

Domain adı ve marka uyuşmazlıkları, dijital ticaretin büyümesiyle birlikte sayıca artmaya devam ediyor. SMK md. 7/2-d, marka sahibine dijital alanda güçlü bir koruma aracı sunuyor; ancak bu korumanın işletilmesi için ticari etki, kötüniyet ve karıştırılma ihtimali unsurlarının somut olarak ortaya konulması gerekiyor.

Marka portföyünü yöneten her hukukçunun alan adı stratejisini de planlaması, uyuşmazlık çıktığında ise UDRP ile ulusal dava seçenekleri arasında doğru tercihi yapabilmesi gerekir. Özellikle .tr uzantılı uyuşmazlıklarda doğrudan mahkeme yoluna başvurulması zorunluluğu, süreç yönetimini daha da kritik hale getirir.

Marka hukuku alanındaki diğer güncel konular ve e-ticarette marka ihlali sorunları ile birlikte değerlendirildiğinde, alan adı korumasının marka stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğu görülür. Kapsamlı bir marka koruması için marka hukuku temel çerçevesi göz ardı edilmemelidir.